100 Soruda Donanım Uzmanı Olun PC Dünyasındaki gelişmeler hız kesmeden devam ediyor. Peki PC-nizi yeterince tanıyor musunuz? Sorun çıkardığı zaman ne yapıp ne yapmamanız gerektiğini biliyor musunuz? Bu ay 100 soruda PC bileşenlerini ele alıyor ve donanım uzmanlığına giden yolun kapısını aralıyoruz. Tüm Bileşenler İçin En Önemli Bilgiler 20 100 Soruda Donanım 21 CHIP | ŞUBAT 2002 GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET 1 ICPU (Central Processing Unit) nedir? CPU için bilgisayarın beyni benzetmesini yaparsak yanlış olmaz. Gerçekten de PC içindeki matematiksel hesaplamaların neredeyse tümü CPU içinde geçer. 2 IÇekirdek (Execution Unit) ve Die nedir? CPU içindeki milyonlarca transistordan oluşan tek bir kırmık halindeki bölüme çekirdek, bunun kapladığı fiziksel alana da Die denir. 3 ICache nedir? Sistem belleğinden gelen veriler, bazı durumlarda CPU’nun hızına yetişemeyebilir. Bu problemi çözmek için CPU içinde, küçük bir miktar cache (tampon) bellek bulunur. Cache bellek genellikle L1 (Level1) ve L2 (Level2) olmak üzere iki kısımdan oluşur. Cache için kullanılan belleğin çok hızlı ve özel bir yapıda olmasının yanı sıra, (yüksek fiyatı yüzünden de) masaüstü sistemlerde CPU’dan CPU’ya değişmekle beraber, toplam cache bellek miktarı 1 MB’ın altındadır. Server’larda kullanılan özel CPU’larda daha yüksek miktarlarda cache bellek bulunabilir. Modern CPU’larda hem L1 hem de L2 cache bellek, CPU çekirdeğiyle aynı saat hızında çalışır. 4 IFSB (Front Side Bus) nedir? Chipset’teki kuzey köprüsüyle CPU arasındaki veriyoluna FSB denir. FSB, CPU ve anakart mimarisine bağlı olarak değişebilir. 5 IInteger ve FPU (Floating Point Unit) nedir? Integer (tamsayı) operasyonları CPU’lar için fazla zor değildir. Fakat karmaşık matematiksel hesaplamaların yapıldığı kayar nokta hesaplamaları CPU’ları oldukça zorladından, bu tür uygulamalarda hızdan ödün vermemek için CPU’ların içinde sadece kayar nokta hesaplamalarının yapıldığı bir bölüm olan FPU bulunur. 6 ICPU çarpanı nedir? CPU’nun saat hızı anlamında çalışma hızını oluşturan iki temel etken vardır. FSB ve çarpan. Çarpan bir katsayıdır ve CPU modeline göre değişir. Örneğin P4 2GHz 100 MHz FSB’ye ve 20 çarpanına sahiptir. Böylece 20x100=2000 MHz’lik saat hızı elde edilir. 7 ICPU’larda saat hızı performansta ne derece etkilidir? Aynı CPU ailesinde bile, kullandığınız yazılımlarda elde ettiğiniz performans, CPU saat hızıyla orantısal olarak lineer bir eğri çizmez. Diğer bir deyişle, örneğin sisteminizde 800 MHz PIII işlemcisi var ve Quake3’te 120 kare/sn gibi değer elde ediyorsunuz. İşlemcinizi 1.2 GHz PIII’e terfi ettirdiğinizde 180 kare/sn elde edemezsiniz. Kaldı ki, Celeron ya da Athlon gibi farklı işlemciler işin içine girdiğinde, durum daha da çapraşık bir hal alır. Aslına bakarsanız formül basittir: Performans= Birim zamanda yapılan işxCPU saat hızı. Bu bağlamda, saat hızı performans konusunda belirleyici olamaz, zira her CPU ailesinin birim zamanda yaptığı iş miktarı farklıdır. 8 ISoğutucu ve pasta ne işe yarar? CPU’lar tüm yarıiletken yapılar gibi yüzde 100 verimli çalışamazlar ve bir miktar ısı üretirler. Sağlıklı bir çalışma için CPU içindeki bu ısının bertaraf edilmesi gereklidir. Soğutucular Die üzerine sıkı sıkı monte edilerek, ortaya çıkan ısı emilir ve alüminyum soğutucu ısıyı dağıtır. Soğutucu üzerindeki bir fan, ısının alüminyum kısım üzerinde birikmesini ve soğutma kapasitesinin düşmesine engel olur. Die ve alüminyum soğutucu, her ne kadar tutturucular tarafından sıkı sıkı birbirine değecek şekilde monte edilseler de, arada gözle görülemeyecek bazı boşluklar kalabilir ve bu ısı aktarımına engel olur. Bu durumda ısı iletimini arttırmak için soğutucu ve Die arasına pasta denilen ısı ileten macun kıvamında bir madde sürülür. 9 IWafer nedir? CPU’ların üretim sürecinde, CPU çekirdekleri silikon plakalar üzerinde onlarcası bir arada bulunur. Bu plakalara wafer denir. 10 ITPI (True Performance Initiative) nedir? AMD’nin aynı saat hızındaki işlemcilerinin Intel işlemcilerinden daha performanslı olduğu fikriyle, AMD tarafından ortaya atılan TPI; CPU performansında En Önemli Bileşen: CPU Bilgisayar dünyasında sürekli yeni mimariler ve yeni teknolojiler ortaya atılıyor. CPU’nun bu konuda lokomotif olduğunu söyleyebiliriz. CPU’ların İç Yapısı: Miliyonlarca transistordan oluşan CPU’ların içinde, koordineli bir şekilde çalışan farklı modüller vardır. 2 Onlarcası Bir Arada: CPU üretimi sırasında, onlarca CPU çekirdeği tek bir silikon tabakası içinde bulunur. 9 22 CHIP | ŞUBAT 2002 çekirdek saat hızının tek kriter olmadığı mantığına dayanıyor. AMD, yaygın benchmark programları yardımıyla, Intel işlemcileri kıyas kabul ederek örneğin çekirdek hızı 1533MHz olan Athlon işlemcisini, AthlonXP 1800+ ismiyle piyasaya sürüyor. 11 ICPU’lardaki transistor boyutu neden önemlidir? CPU çekirdeği, sadece birkaç milimetreye sığan milyonlarca mikroskobik transistordan oluşur. Bu transistorlar, belli bir miktar ısı üretir ve transistor boyutları büyüdükçe bu yarıiletkenler arasındaki mesafe de azalır. Bunun sonucunda daha sıkışık bir yapı ortaya çıkar ki, bu da ısıl problemleri beraberinde getirir. Bu bağlamda daha küçük transistorlar, daha az ısı üretimi ve daha esnek bir yapı anlamına gelir. Şu anda Intel 0.13mikron teknolojisiyle ürettiği P4 işlemcilerle (Northwood) AMD’den bir adım önde. Zira AMD, CPU üretim bandında hala 0.18 mikron teknolojisini kullanıyor. 12 IKomut seti nedir? Komut setleri, yazılımları daha hızlı çalıştırmak üzere CPU’lara entegre edilen donanımsal kısayollardır. Bu yapılar dikkate alınarak kodlanan yazılımlarda, ciddi bir performans artışı görülebilir. MMX (Multimedia Extensions) ya da SSE (Streaming SIMD Extensions) hem Intel hem de AMD işlemcilerde kullanılan en yaygın komut setleridir. 13 ISMP (Symetric Multi Processing) nedir? Tek işlemcili sistemlerin yanı sıra, bazı anakartlar da iki ya da dört işlemciyi destekleyebilir. SMP sistemlerde, sadece anakartın değil, işletim sistemi ve CPU’ların da SMP uyumlu olması gereklidir. Win- NT, Unix türevleri ya da Win2000 SMP destekli işletim sistemleri arasındadır. Bu sistemlerde kullanılan CPU’ların aynı saat hızında çalışması şarttır. Çalıştırılan tek bir uygulama varsa ve bu uygulama SMP destekliyse, bariz bir hızlanma görülebilir. Örneğin Lightwave ya da 3D Studio Max gibi rendering programları, genellikle fazlaca CPU gücüne ihtiyaç duydukları için SMP uyumludur. 14 IOverclock nedir, nasıl yapılır? Overclock en basit anlatımıyla, bilgisayarınızın tavsiye edilenden daha hızlı çalıştırılmasıdır. Bunun için sistem veriyolu hızı, BIOS içindeki ilgili seçenekler yardımıyla arttırılır. Örneğin, 133MHz veriyolu hızında çalışan bir PIII800 işlemciniz var diyelim! Anakartınızın BIOS’undan FSB hızını, örneğin 150MHz yaparsanız bu durumda işlemciniz 900MHz saat hızında çalışır. Burada dikkat edilmesi gereken, bu sırada AGP ve PCI hızının da artacağıdır. Bu şekilde, normalde 133/2=66MHz olması gereken AGP hızı 150/2=75 MHz ve 133/4=33 MHz olması gereken PCI hızı da 50 MHz olacaktır. Tabii, bilgisayarınızın içindeki AGP ve PCI kartların bu yüksek hızı kaldıramaması durumunda, sistem kilitlenecektir. Bellek modülleri de benzer şekilde normalde 133 MHz’de çalışacak şekilde üretildikleri için, üretim kaliteleriyle orantılı bir overclock performansı sunarlar. Sonuç itibariyle overclock sırasında, sadece CPU ve bellek değil tüm sistem daha hızlı çalışmaya zorlanır.Ve bu zorlama, üreticilerin tavsiye ettiği sınırları çok aşabilir ve riskli bir işlemdir. 15 IOverclock için püf noktaları Kesinlikle kullandığınız soğutucu/fan kombinasyonun kaliteli olmasına dikkat etmelisiniz. Bunun dışında, sistemin sınırlarını deneyerek bulmak ve kilitlenme yaşamadığınız optimum saat hızını doğru tespit etmek de çok önemlidir. CPU’- nun yüksek saat hızlarında sorunsuz çalışabilmesi için, gerekiyorsa CPU çalışma voltajını arttırmak, sistem stabilitesini sağlamak adına önemli bir adımdır. Bunun dışında CPU sıcaklığının, sadece soğutucuyla CPU arasındaki bir değişken olmadığını, kasa içi sıcaklıkla da yakından ilgili olduğunu hatırlatalım. Bu aşamada gerekiyorsa kasa içi fanlardan kullanmakta fayda var. Aslına bakarsanız, overclock, belli incelikleri ve riskleri olan bir işlem. Dolayısıyla, overclock hakkında daha fazla bilgi almak isteyen okuyucularımızın bu konuda oldukça ayrıntılı bir yazıyı ve testi CHIP Aralık 2001 sayısında bulabileceklerini söyleyip konuyu burada kapayalım. Isı Aktarımı Önemlidir: CPU’ların soğutucuya değen metal kısmı, daha iyi bir ısı aktarımı için geniş tutulur. 8 Mikroskop Altında: Milyonlarca transistör içeren CPU çekirdeği (Die) sadece birkaç milimetrekarelik alan kaplar. 11 Su Soğutma: Overclock ile daha yüksek saat hızlarına çıkabilmek için, su kullanan soğutma sistemleri şart. 15 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET 23 CHIP | ŞUBAT 2002 berleşirken, bellekle 133x2=266 MHz hızında haberleşir. SGRAM (Synchronous Graphics RAM) ise SDRAM’in grafik kartları için optimize edilmiş versiyonudur. Bir diğer bellek teknolojisi olan Rambus DRAM (RDRAM), Intel ve Rambus şirketlerinin yarattığı bir bellek türüdür. 2’şer 2’şer kullanılmak zorunda olan RDRAM platformunda kullanılmayan bellek yuvalarının da, anakartla gelen sonlandırıcılarla doldurulması şarttır. Şu anda kullanılan 800 MHz’lik PC800 RDRAM belleklerin yerini, kısa bir süre sonra daha hızlı olan PC1066 RDRAM modülleri alacak. Bellekler hakkında daha fazla bilgi için geçen ayki CHIP’e bakabilirsiniz. 18 IRAS ve CAS nedir? Veriler, bellek modülleri içinde dolaşırken, sıralar ve sütunlar düzeniyle hareket ederler. Sıralar RAS (Row Access Signal), sütunlarsa CAS (Column Access Signal) iletileriyle uyarılırlar. Bellek, onay sinyali almasının ardından bir sonraki dur sinyaline kadar, istenilen bilgileri satırlar halinde veriyoluna yollar. Bu sinyallerin gidip gelmesi sırasında bir gecikme (Latency) oluşur. Bu gecikmenin mümkün olduğu kadar az olması önemlidir. CAS2 bellekler (ya da CL2) CAS3’lere (CL3) göre daha hızlıdır. 19 IParite ve ECC nedir? Her iki terim de, bellek modüllerindeki hata düzeltme yapılarını gösterir. Pariteli RAM modülleri, giren ve çıkan verileri kontrol ederek karşılaştırır ve hata kontrolü sağlar. ECC (Error Checking Control) ise, 1 byte için kullanılması gereken 1 bit yerine 8 byte için 7 bit’lik bir hata kontrol yöntemi kullanır. 1 bit’lik hataları otomatik olarak düzeltebilen ECC bellekler, bunun üzerindeki hatalarda sistemi kilitler. 20 IChipset nedir, ne işe yarar? Chipset için basitçe, “anakartın kendisidir” dersek yanlış olmaz. Anakart üzerindeki CPU, bellek ve ekran kartı arasındaki iletişimin yanı sıra, giriş/çıkış (I/O) port’ları, PCI slot’lar, IDE yuvaları gibi tüm bileşenler chipset sayesinde birbirleriyle haberleşir. Bu bileşenleri birbirinden bağımsız adacıklar olarak düşünürsek, chipset bu adacıklar arasındaki yolları ve köprüleri temsil eder. Chipset genellikle iki kısımdan oluşur. Farklı isimlerle anılsa da kuzey/güney köprüsü olarak isimlendirebileceğimiz bu chip’lerden kuzey köprüsü CPU, bellek ve AGP veri yolundan sorumluyken, güney köprüsü diğer bileşenlere ait verileri düzenler. Kuzey köprüsüyle CPU/Bellek/AGP arasındaki veri aktarım hızı, chipsetten chipsete göre değişebilir. Benzer şekilde bazı chipsetlerin güney köprüsü, örneğin maksimum 4 USB port’u desteklerken, diğerlerindeyse bu sayı 6’ya çıkabilir. Anakartınıza ait bu tür özelliklerin hepsini, chipsetin becerileri belirler. Tabii bir de kuzey ve güney köprüsü arasındaki Bellek Savaşları Yeni bellek mimarileri, farklı alternatişerle birlikte aynı zamanda farklı performans seçenekleri de sunuyorlar. Zira hız için tek kriter CPU değil. 16 IRAM (Random Access Memory) nedir? Bilgisayarda olup biten her şey, bellekte (RAM) cereyan eder. CPU ve chipsetteki kuzey köprüsüyle yakın bir ilişki içinde bulunan bellek, bilgisayarın hızı konusundaki en önemli etkenlerden biridir. Bellek bir anlamda not defteri gibidir, yani yapılacak işler ilk önce buraya aktarılır. RAM’ler temel olarak SRAM ve DRAM olarak ikiye ayrılır. Oldukça hızlı olan SRAM (Static Random Access Memory), yüksek fiyatı yüzünden az miktarda ve sadece cache bellek olarak kullanılır. Daha yavaş olan DRAM (Dynamic Random Acsess Memory) ise, az sayıda transistor içermesi ve nispeten basit yapısıyla, sistem belleği olarak kullanılmaya daha uygundur. 17 IPopüler DRAM çeşitleri nelerdir? Şu an için kullanılan en yaygın bellek tipi SDRAM’dir (Synchronous Dynamic RAM). PC100 ve PC133 olmak üzere 2 türü vardır. PC100 SDRAM, 100 MHz hızında çalışırken PC133, 133 MHz’te çalışır. Bu mimarinin bir adım ilerisi olan DDR (Double Data Rate)-SDRAM ise, veri iletimiz sırasında dalganın hem tepe hem de çukur noktalarını kullanabildiği için iki kat hız sağlar. Bu durumda kuzey köprüsü, işlemciyle 133 MHz hızında ha- Temel Yapıtaşı: Anakart Tüm bilgisayar bileşenlerini kendi bünyesi içinde toplayan anakart, kuşkusuz kaliteden ödün verilmemesi gereken bir bileşendir. Chipset Denince: Anakartların temel yapıtaşı olan chipsetler, kendi içlerinde, kuzey ve güney köprüsü olmak üzere iki kısma ayrılır. 20 İki Kat Hızlı Veri Aktarımı: DDR bellekte sinyalin tepe ve çukur kısımlarında veri iletilebilmesi önemli bir avantajdır. 17 24 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET hız var. Yakın zamana kadar, popüler chipsetlerde kuzey/güney köprüsü arasındaki hız 266MB/sn’di. Fakat SiS 645 chipsetinde bu rakam 533MB/sn’ye çıkmış durumda. IDE cihazlar, PCI kartlar ya da çevresel birimlerden gelen ve güney köprüsünce kontrol edilen veriler, CPU’ya ulaşmak için önce kuzey köprüsüne varmak zorundadır. Bu aşamada kuzey/güney köprüsü arasındaki hızın çok önemli olduğunu takdir edersiniz. Zira özellikle içi (ve dışı) kalabalık bir bilgisayarınız varsa, kuzey/güney köprüsü arasındaki 266MB/sn’lik hızın size yetmeyeceğini ve chipsetin bu noktasında bir performans darboğazı oluşacağını söylemek mümkün. Tabii FSB (Front Side Bus) hızı da performansa etki eden kriterlerden biridir. Sadece chipset değil CPU mimarisiyle de ilgili olan FSB, chipsetteki kuzey köprüsüyle CPU arasındaki veriyoluna verilen isimdir. Intel,VIA, SiS, ALi ve AMD şu an için en büyük chipset üreticileri olarak dikkat çekiyorlar. Yakın zaman önce bu kervana katılan nVidia, nForce adını verdiği chipsetiyle oldukça iddialı. Gerek nForce gerekse genel olarak chipsetler hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isteyen okuyucularımız, geçen ay gerçekleştirdiğimiz chipset testine göz atabilirler. 21 IAnakartlarda sürücü yüklemek şart mıdır? Kesinlikle evet! İşletim sistemleri içindeki jenerik sürücüler, anakart bileşenlerini tam kapasiteyle ve doğru bir şekilde kullanmanız için yeterli değildir. Kaldı ki, yeni sürücülerin yardımıyla, anakart chipset’inize ait çeşitli donanım uyumsuzluklarını gidermek bile mümkün. Chipset üreticileri belirli aralıklarla sürücülerini güncellerler. Size düşen anakartınızın chipsetini bilmek ve chipset üreticinizin web sayfasına giderek support/ downloads/drivers bölümünden en son sürücüleri indirip kurmak. Anakartınızın sahip olduğu chipseti öğrenmek için, beraberinde gelen kitapçığa göz atmanız yeterli. Elinizde bu kitapçık yoksa, bilgisayarınızın açılış ekranından anakartınızın markasını ve modelini öğrenip pdf formatındaki elkitabını yine support/ downloads/manuals bölümünden indirebilirsiniz. Aslına bakarsanız bu kitapçığa genel amaçlı olarak şöyle bir göz atmanızda her zaman için fayda var. Denetim Masası/Sistem/Aygıt yöneticisi bölümünde hem IDE kontrolör hem de CPU/AGP kontrolör kısmına bakarak, sistemde yüklü chipset sürücüleri hakkında bilgi alabilirsiniz. 22 IBIOS nedir ne işe yarar? BIOS (Basic Input Output System), anakartınıza ait tüm donanımsal özellikleri içinde saklayan minik bir yazılımdır. Özel bir şash bellek chip’i içinde saklanan bu yazılım, yine özel bir yazılımla silinebilir ya da değiştirilebilir. BIOS chip’i bilgisayarın açılması ve işletim sisteminin sisteme yüklenmesi sırasında çok önemli bir rol oynar ve kendine ait bir pili vardır. Açma düğmesine bastığınızda BIOS, POST (Power On Self Test) işlemini gerçekleştirir. POST işlemi sırasına BIOS, ekran kartı ve CPU kontrolü, bellek sayımı ve kontrolünü yapar ayrıca bilgisayardaki genel donanımın yerli yerinde olduğunu ve düzenli çalışıp çalışmadığını kontrol eder, her şey yolundaysa da sistemin açılmasını sağlar. Ekran kartınız yuvasına yeterince oturmadıysa, anakarttan gelen uyarı alarmı BIOS’un marifetidir. Bilgisayar açılırken, genellikle “delete” tuşuna basılarak, BIOS ayarlarının yapıldığı ekrana geçilir. BIOS’un güncellenmesiyle, örneğin anakartınız yeni nesil işlemcileri destekler hale gelebilir ya da bu sayede çeşitli problemlerinden kurtulabilir. BIOS güncellemesi sırasında özel bir yazılımla BIOS chip’i yeniden yazılır. Bu sırada saf DOS modunda olmak gereklidir, çünkü bellekteki olası bir aktif program BIOS güncelleme işlemine zarar verebilir. Yaklaşık 15-20 saniye süren güncelleme işleme sırasında sistemi kapatmak, BIOS’a zarar verebilir. Anakart BIOS’u zarar görürse bilgisayar açılmaz ve sadece siyah bir ekran görürsünüz. Böyle bir durumda BIOS chip’ini değiştirmek ya da yeniden programlamak gereklidir. BIOS chip’i sadece anakartlarda değil SCSI kontrol kartları ve ekran kartları gibi bileşenlerde de bulunur. 23 IAMR, CNR ve AGP Pro nedir? AMR (Audio Modem Riser) ve CNR (Communication Network Riser) uygun fiyatlı ses ve ethernet kartı çözümleri ola- Pefrormans Darboğazı: Güney köprüsünün sorumlu olduğu bileşenlerin ihtiyaç duyduğu teorik bant genişliği, mevcut pek çok chipsetteki 266MB/sn’nin çok üzerindedir. 20 AGP Pro: Anakartların ekran kartlarına daha fazla akım verebilmesini sağlayan AGP Pro, geriye doğru uyumlu bir arabirim. 23 Becerikli Chip: Sisteme ait önemli donanım bilgileri, BIOS chip’i içinde saklanır. 22 Sürücüleri Mutlaka Yükleyin: Sistem özellikleri bölümünden, sistemde yüklü sürücüler hakkında bilgi alabilirsiniz. 21 26 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET rak ortaya atıldıysa da, bu düşünce pratikte hayata pek geçmedi. Zira anakartlar üzerinde AMR ya da CNR slotu varsa da böyle bir kart bulmak neredeyse imkansız. OEM sistem entegratörleri için tasarlanan bu mimariler, fiyat olarak başarılı ama performans olarak pek de parlak değiller. AGP Pro ise AGP karta daha fazla akım sağlayabilen özel bir mimari. Klasik AGP mimarisi içinde ekran kartına 25W’Lık güç sağlanabilirken, AGP pro’da bu 50, hatta 110W’a kadar çıkabiliyor. AGP Pro yuvasına, AGP kartları da takmak mümkünse de, yapı olarak bazı farklılıklar ve ek pin’ler mevcut. 24 IHardware monitoring nedir? Bilgisayarınızın kalbi olan anakartınız üzerindeki bileşenlerin çalışma şartları konusunda bilgi alabileceğimiz en iyi kaynak, BIOS’taki Hardware Monitoring (donanım izleme) kısmıdır. Buradan CPU ya da kasa için fanın dakikadaki dönüş hızı, çekilen voltaj miktarı, CPU’nun yaklaşık olarak ısısı gibi önemli konularda bilgi almak mümkün. Tabii, BIOS’tan BIOS’a değişmek kaydıyla, CPU fanı durduğunda alarm veren, hatta sistemi kapatan becerikli BIOS’ların da olduğunun altını çizmek gerek. Donanım izleme özellikleri, BIOS’ta örneğin PC Health Status gibi farklı isimlerle de bulunabilir. Donanım izleme konusundaki tek seçenek BIOS ekranı değil... BIOS’tan aldığı bilgileri Windows ortamında gösterebilen programcıklar da mevcut. Bir başka donanım izleme yöntemi de anakart üzerindeki bir ya da birkaç basamaklı led göstergesinden oluşan debug sensörü. Açılıştaki POST işlemi sırasında gerçekleşen tüm rutin testleri, bu led gösterge sayesinde izlemek mümkün. Herhangi bir hata durumunda, örneğin bellek modüllerinden birinin yuvaya yeterince oturmaması durumunda, göstergede özel bir kod görünerek kullanıcıyı uyarır. Hangi kodun hangi probleme işaret ettiği, anakart kitapçığında gösterilmiştir. 25 IPower management ve ACPI nedir? ACPI (Advanced Configuration and Power Interface) yeni ve başarılı bir Power Management (güç yönetimi) özelliğidir. ACPI sayesinde, çalışan bir bilgisayar, klavyedeki tek bir tuşa basılarak (sleep tuşu) uyku moduna geçirilebilir. Uyku modunda ekran kararır, sabitdiskler ve fanlar durur. Bilgisayarın tekrar uyanması içinse, tek bir tuşa basılması yeterlidir. 5-6sn içinde bilgisayar açılarak kullanıma hazır hale gelir. ACPI’ı kullanabilmeniz için, chipset ve BIOS’un dışında diğer donanımların ve tabii ki işletim sisteminin de ACPI destekli olması şarttır. Win98SE ve Win2000, ACPI destekli işletim sistemleridir. Win98 de bu desteği sunar, fakat bunun için kurulumda setup /p j parametresini şart koşar. Varolan bir Win98 kurulumu içinse, registry’de bazı değişiklikler gereklidir. Bunun için regedit’le HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\ Microsoft\Windows\Current Version\ Detect anahtarına, ACPIOption adı ve 1 değeri verilmiş bir DWORD değeri yarattıktan sonra Denetim Masası’na giderek “Yeni Donanım Ekle” seçeneği sayesinde, ACPI bileşenleri Windows tarafından bulunur ve gerekli değişiklikler otomatik olarak yapılır. 26 IParalel port ve seri port ne işe yarar? Artık yavaş yavaş terk edilen paralel port, yakın zamana kadar yazıcı ve tarayıcıların en fazla kullandığı arabirimdi. Zamanla yerini kolay kullanımı ve esnek yapısıyla daha cazip olan USB’ye bıraktı. Fakat hala geriye doğru uyumluluk için anakartlar üzerinde paralel port mevcut. Benzer şekilde, genellikle fare bağlantısı için kullandığımız seri port da, artık anakartların kullanmadığımız bağlantı noktaları arasında. 27 IUSB (Universal Serial Bus) nedir? Sorunsuz ve esnek yapısıyla artık tüm çevre birimleri tarafından kabul görmüş bir arayüz olan USB, ilk olarak Apple tarafından ortaya atıldı. USB sayesinde fareden modeme kadar pek çok aygıtı, kolayca PC’nize bağlayabilirsiniz. Genel olarak USB; full speed (12Mbit/sn=1.5MB/ sn) ve low speed (1.5Mbit/sn=yaklaşık 0.19 MB/sn) olmak üzere iki farklı hızda çalışabilir. CD sürücü/yazıcı ve video yakalama cihazları gibi aygıtlar, full speed kategorisinde çalışırken, klavye, fare gibi bileşenler de low speed yapısını kullanıyor. Yeni anakartlarda bulunan 4 hatta 6 USB port’u sayesinde, USB Hub kullanmadan tüm USB aygıtlarınızı anakartınıza bağlayabilirsiniz. Full speed USB aygıtlarda kullanılabilecek kablonun maksimum uzunluğu 5 metreyken low speed aygıtlarda bu uzunluk 3 metreye düşüyor. Her Şeyi Gözleyin: BIOS’taki donanım izleme özellikleriyle, sisteminizde olup bitenlerden haberdar olmanız mümkün. 24 Değişiklikleri Kaydetmek: BIOS’ta değişiklik yaptıktan sonra boot öncesi bunları kaydetmek gerekir. 22 Kolay ve Tatminkar: USB arabirimi esnek yapısı ve sunduğu kabul edilebilir hızla dikkat çekiyor. 27 28 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET 28 IUSB 2.0 ne vaat ediyor? USB 1.1’in sunduğu 1.5MB/sn, harici sabitdiskler ve yüksek hızlı CD yazıcılar için yeterli olmadığından, üreticiler USB2.0’ı geliştirdiler. USB2.0’ın geriye doğru uyumluluğu bir yana, sunduğu 60MB/sn’lik hız kesinlikle harici bir cihaz için tatmin edici. Windows XP’nin de USB 2.0’a hazır olması ve halihazırda üretilen pek çok USB 2.0 uyumlu kart; çok yakında USB 2.0’ın iyice yaygınlaşacağının göstergesi... 29 IFireWire ya da IEEE-1394 nedir? FireWire ya da diğer adıyla IEEE-1394 de tıpkı USB 2.0 gibi, veri aktarımında kullanılan yeni ve oldukça hızlı bir arayüzdür. 50MB/sn’lik maksimum veri aktarım hızına sahip olan FireWire, anakartların standart bileşenlerinden biri olacak mı, bu pek belli değil. FireWire kontrol kartları epeydir ayrıca satılıyor ve fiyatları da yüksek sayılmaz. Özellikle dijital video ile ilgilenen kullanıcılar için FireWire en sık kullanılan arabirim. Bu arabirimin anakartların standart donanımı olacağı konusunda hala şüpheler var. Zira özellikle Intel bu işe soğuk bakarak chipset bazında sadece USB2.0’ı desteklediğini belirtmişti. VIA ise daha esnek. Bekleyelim görelim. 30 IBluetooth nedir? Bluetooth, gelişmiş bir kablosuz iletişim araybirimlidir. Mevcut PDA cihazlarında ve dizüstü bilgisayarlarda kullanılan Ir- DA (The Infrared Data Association) arabiriminin pabucunu çok yakında dama atacağı tahmin edilen Bluetooth, 2.56GHz’lik yüksek frekanslı radyo dalgaları kullanıyor. Frekansın bu kadar yüksek olması, hem sinyalin diğer frekanslarla karışarak bozulmasını önlüyor hem de ortamı içinde kolayca yayılmasını sağlıyor. Tabii, infra red sinyallerinin aksine, cihazların birbirini görme zorunluluğunun olmaması, Bluetooth’un en büyük avantajlarından biri. 31 IKasa ve güç kaynağı önemli midir? Tüm PC bileşenlerine ev sahipliği yapan kasa, ergonomik bir kullanım için büyük önem taşır. Sağlam ve kolay kolay yerinden oynamayan, montaj sırasında sorun çıkarmayan, sessiz bir fana sahip olan kasalar her zaman tercih edilir. Stabil bir PC için kaliteli bir kasa şarttır. Zira ucuz bir kasanın içindeki güç kaynağı (Power Supply), başınıza ummadık işler açabilir. Gerek Intel gerekse AMD, yeni işlemcileri için 300W’lık güç kaynağına sahip kasaları tavsiye ediyorlar. Veri Deposu: Sabitdisk Bilgisayardaki verilerin tümü sabitdisk içinde saklanır. Bu bağlamda kaliteli bir sabitdisk, değerli verilerinizin sigortasıdır. 32 ISabitdiskler nasıl çalışır? Sabitdisklerin çalışma prensibini, kasetli teyplere benzetebiliriz. Her iki durumda da manyetik bir ortama verilerin yazılması söz konusudur. Fakat kasetli teyplerin aksine, sabitdisklerde okuma/yazma kafası, verilerin okunup yazıldığı ortama değmez. Sabitdisklerde veriler yüksek yoğunluklu alüminyum plakalara yazılır. Manyetik alanlara duyarlı özel bir maddeyle kaplanıp cilalanan bu diskler, dakikada binlerce kere dönebilir. Veriler okuma/yazma kafalarınca, 1 ve 0’lar halinde bu disklere yazılır. Okuma/yazma kafaları, saniyede 50 kere hatta daha hızlı olarak plakaların içine ve dışına doğru hareket edebilen çok özel bir mekanizmaya sahiptir. 33 IIDE (Integrated Drive Electronics) ve ATA nedir? IDE basit anlamıyla sabitdisk ve CD sürücü gibi cihazların PC’lerle haberleşebilmesi için geliştirilmiş bir arabirimdir. Aslına bakarsanız bu arabirimin asıl adı, IDE değil ATA’dır. IBM’in ürettiği AT modeli için yaratılan bu arabirim,AT Attachment’in kısaltması olan ATA olarak anılır. Kablosuz ve Pratik: Bluetooth sayesinde kablosuz cihazlar, aynı dili konuşarak birbirileriyle daha iyi bir iletişim kurabiliyorlar. 30 Dijital Video İçin İdeal: FireWire özellikle dijital video işleriyle uğraşan kullanıcılar arasında çok popüler. 29 1 ve 0’ların Okunması: Sabitdiskteki okuma/yazma kafası disk plakası üzerinde saniyede elliden fazla hareket yapabilir. 32 30 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET 34 IATA türleri nelerdir? Üreticiler, sabitdisklerin performansını arttırmak için mekanik olarak daha başarılı diskler tasarlamakla kalmadılar, aynı zamanda sabitdisk ve PC arasındaki bant genişliğini yükseltmenin de yollarını aradılar. Bu bağlamda ilk çıkan ATA1’i; ATA2, ATA3, ATA4 ve ATA5 izledi. ATA4 ile birlikte ATA2 ve 3’teki 16MB/sn’lik maksimum veri aktarım hızı 33MB/sn’ye çıktı. ATA4, ULTRA DMA ya da ULTRA ATA adıyla da anılır. Daha sonra çıkan ATA5 yani ULTRA DMA66 maksimum 66MB/sn’lik veri aktarımına olanak sağlıyordu ayrıca bu arabirimde kullanılan bağlantı kablosu 40 değil 80 damarlıydı. Aslında veriler yine 40 minik kablo üzerinden iletiliyordu. Fazladan 40 kablo sinyal karışmasını önlemek için kullanılan toprak bağlantılarıydı. İşin ilginç yanı, eğer 80 damarlı bir kablo kullanılmazsa sistem bunu anlayıp, ATA5 yerine ATA4 olarak çalışıyordu. En son chipset bazında desteklenen ATA arabirimiyse ULTRA DMA 100’dür. Bu arabirimde maksimum değer olarak 100MB/sn’lik veri aktarımı mümkün. Tabii, bu arabirimlerin hem chipset ve BIOS hem de sabitdisk tarafından desteklenmesi gerektiğini söylemeye sanırız gerek yok. 35 IATAPI (AT Attachment Program Interface) nedir? ATA4 arabirimi ile birlikte, CD sürücü ve teyp yedekleme üniteleri gibi cihazlar da, yeni bir standarda kavuştu. ATAPI denen bu arabirim, 33MB/sn’lik bir veri aktarım hızı sunuyor. 36 IPrimary/Secondary, Master/Slave nedir? Standart olarak her anakart üzerinde 2 adet IDE yuvası bulunur. Bu yuvalara 2’şer adet IDE cihaz bağlanabilir. Yani toplam 4 adet IDE cihazı, ki bu cihazlar sabitdisk, CD sürücü/yazıcı ya da DVD sürücü olabilir, anakart üzerindeki IDE port’larına bağlayabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken konu, port’lardan birinin primary (birincil) diğerinin secondary (ikincil) olduğudur. Bu aşamada işletim sisteminizin yüklü olduğu sabitdiski Primary porta bağlamak gerekir. Bunun dışında bu IDE cihazları, master ya da slave olarak belirtmeliyiz. Her port’a 2’şer IDE cihaz bağlanırken, bunlardan biri master diğeri slave olmalıdır. Bunu yapmak için IDE cihazın arka kısmındaki jumper’ı kullanabilirsiniz 37 ISelf-Monitoring Analysis &Reporting Technology ATA3 ile ortaya atılan SMART özelliği sayesinde, sabitdiskteki bazı olası problemler, önceden kullanıcıya haber verilebiliyor ve böylece veri kaybının önüne geçilmiş oluyor. Performanstan az da olsa ödün vermeyi gerektiren bu özellik BIOS’tan açılıp kapatılabiliyor. 38 IRPM (Rotation Per Minute) nedir? RPM disk plakalarının dakikadaki dönüş hızını gösterir. Şu anda IDE diskler genellikle 7200RPM olarak üretiliyor. Fakat uygun fiyatlı bazı modellerin, 5400RPM olduğunu görüyoruz. SCSI disklerse bu konuda daha ilerde. Zira 15000RPM’lik SCSI diskler mevcut.. 39 IBad Sector nedir? Sabitdiskteki kafa, normal şartlarda diske değmez. Fakat ani bir çarpma durumunda kafa plakaya vurur ve bu noktayı zedeler. Artık zedelenen noktaya veri yazmak mümkün olmadığı gibi, buradaki veriler de kullanılamaz hale gelmiştir. Bu zedelenen noktanın boyutuna göre sabitdisk plakası üzerinde bad sector denilen hasarlı bölgeler oluşur. Bad sector’lü bir diske fazla güvenmemek gerekir. Zira bad sector’ler yayılma eğilimi gösterir ve ummadığınız bir anda, değerli verileriniz geri alınamayacak şekilde silinebilir. 40 IDefrag ve Scandisk ne işe yarar? Sabitdiskinizden dosya sildiğinizde, disk plakasındaki o kısımlar, 0 olarak işaretlenir ve boş olarak görünür. Fakat silinen bu dosyalara ait boşluklar, disk üzerinde dağınık bir şekilde bulunur ve disk üzerine tekrar yazılırken bu boşluklar düzenli bir şekilde doldurulamayacağından, sabitdiskinizdeki veriler bir anlamda “parça parça” olur (fragmantasyon). Bu verilerin hepsinin bir araya getirilerek boşlukların Sabitdisk Arabirimleri: Sabitdisklerin kullandığı protokoller geliştikçe performansları da artıyor. 34 Master/Slave Ayarı: Sabitdisk ya da optik cihazların arkalarındaki jumper yardımıyla master ya da slave olarak ayarlanmaları gerekir. 36 Disk Araçları: Scandisk ve Defrag, diskinizin performanslı çalışması için kullanmanız gereken programlardır. 40 32 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET taraması yapar ve ek olarak bad sector olup olmadığını denetler. Eğer disk taraması sırasında bad sector bulursa, diskin bu kısmını işaretler ve buraya veri okunup yazılamadığı için, bad sector’lerin diskin çalışmasına olumsuz etkide bulunması bir ölçüde engellenmiş olur. Sabitdiski kullanım şeklinize bağlı olarak, ayda bir defrag programını çalıştırmanız yerinde olur. Defragmantasyon’dan önce, program diski tarar ve hata varsa sizi önce Scandisk’i çalıştırmanız yönünde uyarır. 41 ISabitdisk kafalarının sayısı önemli mi? Sabitdiskler içinde birden fazla disk ve kafa bulunur. Bu kafa ve disklerin sayısının artması, verilere erişimde kolaylık sağlar, fakat maliyeti arttırır. 42 IErişim süresi nedir? Sabitdisk üzerindeki verilerin okunabilmesi için, önce ilgili sektöre ait kafanın bu kısma erişmesi gereklidir. Kafanın sabitdisk üzerindeki herhangi bir bölüme ulaşması için gereken bu süreye rasgele erişim süresi denir ve milisaniye (ms) ile ifade edilir. Daha düşük bir erişim süresi daha hızlı bir sabitdiske işaret eder. 43 IFormatlama ve bölümleme ne işe yarar? Yeni bir sabitdisk aldınız diyelim. Bu diski hemen sisteminize bağlayıp kullanamazsınız. Zira önce bölümlemeli (Partitioning) sonra da bu bölümleri formatlamalısınız. Disk bölümleme için kullanılan en yaygın program Fdisk’tir. Disk bölümleme sırasında, diski istediğiniz kadar bölüme ayırabilirsiniz. Fakat bölümleme işlemi bitince, bu bölümlerden birini aktive etmeyi unutmayın. Zira işletim sistemini, bu aktive edilmiş disk bölümüne kurmak durumundasınız. Bölümleme bittikten sonra sıra sabitdiskteki bu bölümlerin formatlanmasına gelir. Bu işlem de bittikten sonra, dosyalarınızı sabitdiskinize kopyalayabilirsiniz. 44 ISCSI (Small Computer Systems Interface) nedir? IDE ev kullanıcıları için ideal bir yapı oluşturuyorsa da, örneğin server’larda sabitdiskler için SCSI arabiriminin kullanılması daha yerinde olur. SCSI, IDE’nin aksine her anakart tarafından desteklenmez ve ayrı bir kontrol kartı gerektirir. SCSI disklerin IDE disklerden en büyük farkı, aynı anda gerçekleştirdikleri işlemler sırasında performans kaybına uğramamalarıdır. Tabii bunda disklerin mekanik yapıları kadar, kontrol kartlarındaki özel işlemcinin de payı vardır. SCSI disklerin, IDE disklere nazaran daha yüksek dönüş hızlarına sahip olduklarını ve fiyatlarının da çok daha yüksek olduğunu da belirtelim. SCSI, ilk ortaya atıldığından beri epey değişikliğe uğradı ve gelişti. Şu anda ULTRA3 SCSI arabirimi ile sabitdiskler 160MB/sn gibi yüksek bir veri aktarım hızına sahip olabilmesinin dışında, çok yeni olan Ultra 4 SCSI arabirimi 320 MB/sn’lik bir hız sunuyor. IDE’nin aksine SCSI, sadece sabitdisk ve CD sürücü gibi cihazlarda değil, tarayıcı ve yazıcı gibi harici cihazlarda da kullanılır. 45 ISCSI ID ve Termination nedir? SCSI kontrol kartına maksimum 16 adet SCSI aygıt bağlanabilir. Fakat kontrol kartının bu aygıtları tanıyabilmesi ve veriyolu üzerinden kontrol edebilmesi için onlara birer ID (identifier), yani tanıtıcı numara vermelidir. SCSI kontrol kartları, SCAM (SCSI Configured Automatically) adlı bir sistemle, aygıtlara otomatik olarak en uygun ID numaralarını verir. SCSI’yi bir zincir olarak düşünürsek, bu zincirin bir son halkası olmalıdır. Bunun için de SCSI zincirinin belirli bir noktası için Terminator (sonlandırıcı) denilen ve temel olarak dirençlerden oluşan minik bir elektronik devre kullanılır. Böylece SCSI aygıtlar ve SCS kontrol kartı arasında istenmeyen etkileşimler oluşmaz. Tek Bir Kartla Pek Çok aygıt: Kaliteli bir SCSI kartı, farklı SCSI tiplerinde cihazlarla aynı anda çalışabilir. 44 Pahalı ve Hızlı: SCSI sabitdiskler IDE disklere göre çok daha pahalılar. 44 diskin son kısımlarında toplanması gerekir (defragmantasyon). Böylece, veri okuma sırasında kafa, diskin birbirine uzak kısımlarına gitmek zorunda kalmaz. Diskin bu şekilde düzenlenmesini yani defragmante edilmesini sağlayan program olan Defrag’a işletim sisteminizdeki disk araçları bölümünden ulaşabilirsiniz. Scandisk ise, bilgisayarın çeşitli sebeplerden ötürü sabitdiskinizde oluşabilecek dosya hatalarını düzeltmeye yarar. Scandisk içinde iki çeşit tarama vardır. İlki sadece boot sector’ü ve klasörleri denetler ve hata bulursa düzeltir. Diğeriyse, yüzey SCSI ARABİRİMLERİ SCSI Türü Gösterimi Desteklenen Veriyolu Veriyolu Veri aktarım aygıt sayısı genişliği hızı hızı AsynchronousSCSI SCSI-1 8 8 bit 5 MHz 4 MB/sn Synchronous SCSI SCSI-1 8 8 bit 5 MHz 5 MB/sn Wide SCSI SCSI-2 16 16 bit 5 MHz 10 MB/sn Fast SCSI SCSI-2 8 8 bit 10 MHz 10 MB/sn Fast/Wide SCSI SCSI-2 16 16 bit 10 MHz 20 MB/sn Ultra SCSI SCSI-3 SPI 8 8 bit 20 MHz 20 MB/sn Ultra/Wide SCSI SCSI-3 SPI 8 16 bit 20 MHz 40 MB/sn Ultra2 SCSI SCSI-3 SPI-2 8 8 bit 40 MHz 40 MB/sn Ultra2/Wide SCSI SCSI-3 SPI-2 16 16 bit 40 MHz 80 MB/sn Ultra3 SCSI SCSI-3 SPI-3 16 16 bit 40 MHz 160 MB/sn 165 CHIP | ŞUBAT 2002 34 46 IRAID nedir? RAID (Redundant Array of Inexpensive Disks), birden fazla sabitdiskin performans ya da güvenlik, hatta bazı durumlarda her ikisini gözeterek tek bir diske nazaran daha başarılı bir şekilde çalışmasıdır. Farklı RAID modları mevcut. Örneğin RAID 0 modunda, en az 2 disk kullanılarak veriler disklere bölünerek yazılır ve okuma sırasında ayrı ayrı okunan bu veriler, RAID kontrol kartı yardımıyla birleştirilir. Böylece tek bir diske nazaran, birim zamanda gerçekleşen veri aktarım hızı daha yüksek olur. Bu yöntemin dezavantajı, disklerden biri zarar görürse tüm verileriniz çöpe gider. RAID 1 ise, tam tersi veri güvenliğini amaçlar ve bir diskte gerçekleşen tüm işlemlerin bir diğer diskte de gerçekleşmesini sağlar. Böylece disklerden biri bozulsa da diğeri kullanılabilir. RAID 0 ve 1’beraber olarak da kullanılabilir. Fakat bu durumda en az 4 disk gerekir. Gerek IDE gerekse SCSI diskler için RAID kartları mevcuttur. 47 ISerial ATA nedir? Şu anda kullanılan ATA mimarisi paralel bir yapı arz eder. Serial ATA ise farklı bir yaklaşımla, buna köklü bir çözüm getirerek, sabitdisklerin yaşadığı performans darboğazını aşmaya çalışıyor. Klasik Paralel ATA arabiriminde aygıtlar kontrol kartıyla aralarındaki veriyolunu paylaşırlar. Serial ATA’da ise aygıtların kontrol kartıyla bağımsız olarak iletişimi söz konusu. Serial ATA’nın avantajları saymakla bitecek gibi değil.Her şeyden önce o sıkıcı IDE kablosundan kurtuluyoruz. SATA kabloları çok daha ince (neredeyse USB kablosu kalınlığında) ve kasa içinde kalabalık yapmıyor. Ayrıca mevcut işletim sistemleri ve yazılımlarla tam uyumluluk, SATA’nın en önemli avantajlarından. 48 ISerial ATA’nın hızı nedir? Şu anda chipset bazında desteklenen en hızlı ATA standardı ATA100’dür. ATA 133 destekli sabitdiskler ve kontrol kartları mevcutsa da, Intel’in ATA133’ü desteklemeyeceği bunun yerine bambaşka bir mimari olan Serial ATA’yı kullanacağı belirtiliyor. 2002 içinde görebileceğimiz SATA’nın başlangıç için sunduğu hız, 150MB/sn. Fakat bir süre sonra bu hızın 300MB/sn’ye çıkacağı belirtiliyor. Yol haritalarının ucundaysa 600MB/sn’lik bir SATA versiyonu var. 49 ISabitdisklerin uzun ömürlü olması için ne yapmalı? Her şeyden önce sabitdiskinizi, özellikle çalışırken, asla ve asla sarsmamalısınız. Ayrıca kasa içinde iyi bir havalandırma olması ve kasa içi sıcaklığın yüksek olmaması da sabitdiskin ömrünü uzatır. Bazı sabitdiskler (özellikle Seagate diskler), çalışma sırasında ortaya çıkan gürültüyü azaltmak için diskin arka kısmındaki plaketin üstüne bir çeşit sünger örtüyor. Bu çıkan sesi önemli ölçüde azaltıyor, fakat diskin daha fazla ısınmasına sebep oluyor. Özellikle sıcak havalarda sık sık sisteminiz göçüyorsa ve sisteminizde başka bir sorun olmadığına eminseniz sabitdiskinizden şüphelenebilirsiniz. Böyle bir durumda, sabitdiskin sıcaklığını kontrol etmek ve gerekiyorsa özel olarak disklerin arka kısmına oturacak şekilde üretilen fanlardan kullanmak gerekir. 7200 RPM ya da üzeri dönüş hızına sahip disklerde bu tür ısınma problemlerine sıkça rastlanır. Fdisk: Sabit diskinizi kullanmaya başlamadan önce Fdisk programıyla bölümleyip daha sonra formatlamalısınız. Paralel Mimari Tarih Oluyor: Serial ATA ya da kısa adıyla SATA sayesinde, sabitdisk, CD sürücü gibi aygıtlarda yaşanan performans darboğazının belli ölçülerde aşılacağı tahmin ediliyor. 47 Birlikten Güç Doğar: Birden fazla disk kullanarak oluşturabileceğiniz RAID dizileriyle performans ve veri güvenliğini arttırabilirsiniz. 46 Kafa ve Plaka Sayısı: Sabitdiskteki kafa ve plaka sayısının fazlalığı veri erişim süresini azaltır. 41 43 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET 35 CHIP | ŞUBAT 2002 50 IEkran kartı ne işe yarar? Ekran kartı, bilgisayarla iletişim kurmamıza yarayan oldukça önemli bir bileşendir. Bilgisayarda olup bitenleri video sinyalleri aracılığıyla monitöre gönderen ekran kartı, 4 temel yapıdan oluşur. Grafik işlemcisi, grafik belleği, RAMDAC ve sürücü yazılımı. 51 ISürücü yazılımı ve RAMDAC ne işe yarar? Grafik işlemcisinde işlenen veriler, doğal olarak 1 ve 0’lardan oluşur yani dijitaldirler. Oysa kullandığımız CRT (Cathode Ray Tube) monitörler analogdur. Bu durumda bir dijital/analog çevrimi gerekir. RAMDAC (RAM-Digital-Analog Converter) burada devreye girer ve gerekli dönüşümü yapar. DVI (Digital Visual Interface) ise, RAMDAC kullanılmadan verileri dijital olarak kullanan ve genellikle LCD monitörlerde kullanılan özel bir yapıdır. Ekran kartlarında kullanılan sürücü yazılımıysa, ekran kartının sahip olduğu donanımsal yeteneklerin işletim sistemi ve ilgili uygulama tarafından tam anlamıyla kullanılmasından sorumludur. Yeni sürücülerle elde ettiğiniz performans artışı, bu minik yazılımın optimize edilmesiyle olur. 52 IGrafik işlemcisi ve bellek ne işe yarar? Grafik kartının beyni olan grafik işlemcisi, günümüzde CPU’ları aratmayacak kadar karmaşık bir mimariye sahip. AGP (Accelerated Graphics Port) üzerinden gelen grafik verilerini işleyerek, CPU ve chipset’teki kuzey köprüsü ile ortaklaşa bir çalışma içinde bulunur. Grafik işlemcisi temel olarak, oyunlarda sahneye doku aktarmak (Fill rate), poligonal ve ışıksal hesaplamalar yapmak (Transform& Lighting) gibi görevleri üstlenir. Ayrıca OpenGL ya da DirectX gibi, donanımsal olarak çeşitli API’lara (Application Programming Interface) destek vermek de grafik işlemcisinin (ve sürücünün) görevleri arasındadır. Tabii DVD hızlandırması ya da FSAA’yı da (Full Scene Antialiasing) unutmamak gerek. Nvidia, ATI, 3D Labs ve Matrox, popüler grafik işlemcisi üreticileri arasındalar. 3D sahnede kullanılan dokular ve monitörde gördüğümüz resimlere ait veriler, video belleğinde (frame buffer) saklanır. Video belleği olarak SDRAM ya da DDR (Double Data Rate) bellek kullanabilir. Fakat uzun zamandır ekran kartlarında bellek olarak DDR mimarisi tercih ediliyor. Hatta DDR sistem belleği olarak üretilmeden önce, ekran kartlarında kullanılmaya başlandı. Ekran kartlarında kullanılan belleklere ait nanosaniye değerlerinin düşüklüğü, belleklerin kalitesini (ve çıkılabilecek en yüksek saat hızını) gösterir. 53 IAPI nedir? 3 boyutlu bir sahnenin poligonal, ışıklandırma ve dokusal olarak tüm öğeleriyle gösterilmesi işlemine render denir. Yani sahnedeki ağacın üzerindeki kabukların ya da tepede parlayan güneş ışığına ait renkli dairelerin (lens şare) görülebilmesi için sahnenin render edilmesi ve bunun eşzamanlı olarak gerçekleşmesi gereklidir. Böylece oyunlarda gerçek zamanlı bir gösterim gündeme gelebilir. Bu gerçek zamanlı gösterim için oyun geliştiricilerin, donanım üreticilerinin ve Microsoft’un belli bazı platformlar üzerinde anlaşmış olmaları gerekir. İşte API (Application Programming Interface), yani uygulama programlama arabirimi bu işe yarar. En yaygın API’lar OpenGL ve tabii ki DirectX ya da Direct3D’dir.Direct3D, Microsoft tarafından özellikle oyunlar dikkate alınarak geliştirilen ve DirectX içindeki görüntüden sorumlu bölümdür. OpenGL ise Silicon Graphics tarafından profesyonel grafik uygulamaları için tasarlanan ve daha sonra oyun geliştiriciler tarafından da kullanılan bir platformdur. Bazı oyunlar her iki API’yı da destekler. Fakat her yazılım/donanım kombinasyonu bu iki API ile aynı sonu- Piksellerin Efendisi Oyunlardaki grafiklerin kalitesi, grafik kartlarının hızına bağlı olarak artıyor. Yakında oyun grafiklerini gerçeğinden ayırt edemeyeceğiz. Open GL Ayarları: Open GL ayarlarına görüntü özellikleri bölümünden ulaşabilirsiniz. 53 Ekran Kartına Overclock: Ekran kartınızı bellek ve çekirdek hızlarını artırarak overclock edebilirsiniz. 54 Monitörden TV’ye: Ekran kartınızın TV çıkışını kullanarak, PC’nizi bir oyun konsoluna dönüştürebilirsiniz. 55 36 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET cu vermez. Ekran kartınız ve çalıştırdığınız uygulamaya göre birini seçmeniz gerekir. 54 IBellek ve çekirdek hızları nedir? Ekran kartlarında işlemcinin kendi iç saat hızına çekirdek hızı denir ve bu hız bellek hızından genellikle farklıdır. Bunun mimari farklılıklardan kaynaklanan pek çok sebebi vardır. Fakat temel olarak, artık ekran kartlarında DDR bellek kullanılması ve buna bağlı olarak pratikteki hızın iki kat olması, bu sebeplerin başında gelmekte. Ekran kartları da tıpkı CPU’lar gibi overclock edilebilir. Eskiden bunun için minik programcıklara ihtiyaç duyulurken, artık sürücülerin içinde çekirdek/ bellek hızlarını yükseltmeye yarayan seçenekler bulunuyor. CPU’ların aksine, ekran kartlarını overclock ederek dikkate değer bir performans artışı elde etmek istisnalar hariç pek mümkün değil. 55 IViVo nedir? Vi-Vo yani Video-in, Video-out ekran kartlarının bilgisayara aktarabileceği analog görüntü olanaklarını ve video çıkışı özelliklerini anlatan bir kısaltmadır. Video-in her ekran kartında bulunmaz. Video-in sayesinde, örneğin video kamera ya da VCR gibi cihazlardan alınan görüntüler bilgisayara aktarılabilir. Bilgisayarda bu görüntüler dijital ortamın nimetlerinden faydalanılarak kesilip biçilebilir ya da efekt eklenebilir. Tabii, daha sonra bu görüntüler VideoCD formatında CD’ye de yazdırılabilir. Kısaca Videoin, eğer harici bir analog görüntü kaynağınız varsa çok işe yarayabilir. Video-out ise VGA çıkışına (D-Sub) ek olarak ekran kartının dışarıya verdiği video görüntüsünü anlatır. Bu görüntü analog olabilir ve TV ya da VCR cihazlarında izlenebilir. Ya da dijital olabilir ve böylece LCD monitörlere dijital/analog (RAMDAC) dönüşümü olmadan daha kaliteli görüntü verebilir. Analog video çıkışı için iki arabirim kullanılır S-Video ve kompozit. Yapı olarak oldukça farklı olan bu iki arabirimden S-Video’da, görüntüye ait parlaklık ve renk bilgisi ayrı kanallardan iletilirken, kompozit çıkışta bu bilgiler karıştırılarak tek bir kanaldan iletilir. Tahmin edebileceğiniz gibi S-Video daha iyi bir görüntü kalitesi sunar. Dijital video çıkışında ise DVI destekli monitörler için dijital sinyal çıkışı bulunur. 56 IAntialiasing nedir? En hızlı ekran kartını aldınız ve en son çıkan en güzel grafiklere sahip oyunu oynuyorsunuz. Fakat o da ne? Obje kenarlarındaki tırtıklı yüzeyler, çözünürlüğü ne kadar arttırırsanız arttırın sizi rahatsız ediyor. İşte Antialiasing denen bu işlem sayesinde, obje kenarlarındaki tırtıklar yumuşatılarak, gözle görülemeyecek hale getirilir. Yakın zamana kadar sadece CPU’nun yaptığı bu iş, artık belli ölçüde grafik işlemcisi tarafından da üstleniliyor. Antialiasing’in oldukça hızlı bir sistem gerektirdiğinin de altını çizmekte fayda var. 57 IPiksel ve Teksel nedir? Örneğin Counter Strike oynuyorsunuz; oyundaki teröristler ve antiteröristlerin giydiği üniformaların kolayca birbirinden ayrıldığını fark etmişsinizdir. Bunun sebebi farklı üniformalarda farklı texture’ların (doku) kullanılmasıdır. Benzer şekilde, oyunda bir masa varsa, masa üzerindeki doku bir ahşap dokusudur. Bu dokuların her biri aslında bitmap resimlerdir. Bu resimler, objelerin etrafına kaplanarak gerçekçi bir görünüm elde edilmeye çalışılır. Bildiğiniz gibi, monitörde gördüğümüz en küçük noktaya piksel denir. Hatta, monitörün görüntü alanı belirtilirken, bu piksellerin sayısı verilir (örn. 1024x768, 800x600gibi) ve buna çözünürlük denir. Teksel ise doku ile kaplanmış piksele verilen addır. 58 IT&L ve GPU nedir? Yakın zamana kadar ekran kartları temel olarak sadece fillrate tabanlı çalışıyorlardı. Yani 3D bir sahnedeki dokulara ait teksel’leri (doku ile kaplı piksel) sahneye doldurma işi, ekran kartlarının en önemli göreviydi. Fakat nVidia sayesinde bu durum değişti. Fillrate konusunda harikalar yaratan ve ev kullanıcıları için üretilen ilk gerçek OpenGL ICD (Installable Client Driver) destekli işlemci olan Ri- Antıalıasıng: Antialiasing görüntü kalitesini arttırır fakat çokça işlemci gücü gerektirir. 56 Antıalıasıng Kapalı: Obje kenarlarında kolayca görülebilecek tırtıklar mevcut. 56 Antıalıasıng Açık: Obje kenarlarındaki tırtıklar yumuşatılarak görüntü kalitesi arttırılmış. 56 38 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET va128 ile piyasaya giren nVidia, GeForce işlemcisiyle bir ilke daha imza atarak GPU (Graphics Processing Unit) kavramını masaüstü sistemlere soktu. O zamana kadar GPU’lu ekran kartları, sadece profesyonel sistemlerde kullanılıyordu. GPU sayesinde 3D sahnelerdeki poligonal hesaplamalar, büyük ölçüde grafik işlemcisi tarafından hesaplanıyor ve böylece CPU’nun üzerinden büyük bir yük kalkmış oluyor. GPU sadece poligonal hesaplamaları değil, ışıklandırmaya ait hesaplamaları da kendi üstleniyor. Tabii, bunun için ilgili yazılımda Transform& Lighting (Dönüşüm&Işıklandırma) desteği olması şart. 59 IAGP (Accelerated Graphics Port) nedir? PCI mimaride kullanılan veri aktarım hızı, ekran kartları için yeterli olmayınca Intel 1997 yılının ortalarında 440LX chipsetiyle beraber AGP mimarisini kullanmaya başladı. Genel olarak AGP, 3D sahnelerde kullanılan dokular (texture) için ekran kartı üzerindeki belleğin yetersiz olduğu durumlarda sistem belleğinin kullanılmasına olanak sağlayan özel bir veriyoludur. AGP tıpkı PCI gibi 32bit genişliğine sahiptir. PCI veriyolunun 127MB/sn’lik veri aktarım hızına karşın AGP4X 1GB/sn’lik bir veri aktarım hızı ortaya koyar. AGP sayesinde ekran kartının PCI veriyolundan kurtulmasıyla beraber, PC’ler grafik olarak hem CPU ile chipset üzerinden direkt olarak bağlantı kurarak daha geniş bir bant genişliğine sahip oldu hem de diğer PCI kartlara böylece daha geniş bir bant genişliği kaldı. PCI 33MHz’lik bir hızda chipsetle haberleşirken, AGP’nin hızı 66MHz’tir. Şu an için standart olan AGP4X, yakında yerini AGP8X’e bırakacak. 60 IZ-Buffer nedir? Eski Warcraft ya da Command&Conquer oyunları, sanırız hatırlarsınız. Ekran üzerinde 2 boyutlu olarak oynanan bu oyunlardan farklı olarak örneğin Quake’te, 3. bir boyut işin içine girer. Artık nesneler arasında belirli bir mesafe vardır ve bu mesafe oyuncu tarafından gerçek zamanlı ve doğru bir şekilde algılanmaktadır. Yani X ve Y eksenlerine ek olarak, Z ekseni de işin içine girmiştir. Oyuncu böylece nesnelere yaklaşıp onlara çarpabilir hatta içinden geçebilir. İşte bu “mesafe bilgisi” yani o gerçek 3D duygusunu veren bilgi, ekran kartı üzerindeki bellek içindeki Z-Buffer denen özel bir bölge içinde saklanır. 61 IDual Head nedir? Ekran kartınız üzerindeki S-Video çıkışını televizyonunuza bağladınız, çünkü büyük ekranda oyun oynamak istiyorsunuz. Fakat TV bağlantısı yapıldıktan sonra, monitörünüzden görüntü alamıyorsunuz. Yani aynı anda hem monitörden hem de TV’den görüntü almak mümkün olmuyor. Bunun sebebi, ekran kartınızdaki DAC ünitesinin, 2 farklı analog görüntü kaynağını aynı anda besleyememesidir. Bazı ekran kartlarındaysa Dual Head denen bir özellik bulunur. Bu sayede, birbirinden bağımsız iki ayrı video çıkışı mümkün olur.Matrox bu konuda oldukça başarılı ürünlere imza atmıştır. Ayrıca Dual Head özelliğine sahip nVidia işlemcili grafik kartlarına rastlamak da mümkün. 62 IÖrnekleme nedir? Sesimizi bilgisayara aktarmak istediğimizde ses kartındaki mikrofon girişini kullanırız. Bu sırada gerçekleşen analog/ dijital çevrimine örnekleme (sampling) denir. Bilgisayara aktarılan sinyali bir sinüs dalgası olarak düşünürsek, bu sinüs dalgasının paketler haline getirilmesi gerektiğini farz edelim. Dalga hakkında bilgi içeren bu paketleri, belli aralıklarla dalgadan kesitler halinde alırsak, dalgayı sayısallaştırmış oluruz. Saniyede dalgadan alacağımız paket sayısıysa, bize örnekleme frekansını verir. Örnekleme frekansı arttıkça, sayısallaştırılmış sesin kalitesi (ve kapladığı alan da) artar. 44.1KHz’lik örnekleme frekansı, CD kalitesi olarak nitelendirilse de, Ses Kartları ve Modem Yeni ses kartları sayesinde, oyunlarda ve filmlerde çok daha gerçekçi bir atmosfer yaşamak mümkün. Teşekkürler nVidia: nVidia GeForce serisi grafik işlemcileri sayesinde ev kullanıcıları GPU ile tanıştı. 58 Z-Buffer: 3 boyutlu bir sahnede objelerin birbirine yakınlık bilgileri Z-Buffer içinde saklanır. 60 Hem Monitör Hem TV: Dual Display’li kartlar sayesinde aynı anda hem TV hem monitörden görüntü alabilirsiniz. 61 40 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET profesyonel ses kartlarında bu 96KHz’e kadar çıkabilir. 63 ISes kartı nasıl çalışır? Bilgisayardaki verileri duyabileceğimiz hale getiren ses kartları, özellikle multimedya konusundaki gelişmelerle birlikte, bilgisayarlar için artık olmazsa olmaz bir hale geldi. Basit olarak bir ses kartının temel yapıtaşı işlemcisidir. Zira bilgisayar içindeki dijital veriler bu işlemcide analog hale gelir. Benzer şekilde ses kartının girişine mikrofon bağladığımızda, söz konusu olan analog/dijital çevrimini yapan da yine aynı işlemcidir. 64 ISes çözünürlüğü nedir? Örneklenen sesin tıpkı bir bitmap resim gibi çözünürlüğü vardır.Yani ses, sözgelimi 44.1KHz’te örneklenmiştir, bunun anlamı, yukarda bahsettiğimiz sinüs dalgasından saniyede 44100 adet örnek paket alınmıştır. Fakat, dalga hakkında bilgi içeren bu paketlerin sahip olduğu bilgi kalitesi ayrı bir kriterdir. Buna sesin çözünürlüğü denir. 44.1 KHz, 16bit ses CD kalitesi anlamına gelir. Fakat 24bit’lik ses çözünürlüğünü destekleyen profesyonel ses kartları da vardır. 65 IEAX ve Aureal 3D nedir? EAX; Creative şirketinin ortaya attığı bir ses API’ıdır. 2 kanal ses kullanarak gerçekçi bir ses ortamı yaratmayı amaçlayan EAX, daha sonra pek çok ses kartı işlemcisinin desteklediği bir standart oldu. EAX’i EAX 2.0 izledi. EAX 2.0’de pozisyonel ses, çok daha başarılı bir şekilde yaratılabiliyordu. Zira bunun için 4 kanal ses (2 ön+2 arka) kullanılmaktaydı. Böylece, örneğin oyun içinde çevrenizde dönen bir helikopterin sesi, gerçekçi bir şekilde canlandırılabiliyordu. EAX 2.0 gelişmiş bir API olduğu için, Creative Emu10K1 ve Nforce gibi az sayıda chip tarafından desteklenebiliyor. A3D; yani Aureal 3D ise, Vortex şirketinin yarattığı bir API. Vortex1 chip’inin desteklediği A3D 1.0 başka ses kartlarınca da desteklenen ve 2 kanal ses kullanan bir standarttı. EAX’ler karşılaştırılınca A3D’nin daha başarılı olduğunu söylemek mümkün. A3D 1.0’ı takip eden A3D 2.0 ise, Vortex2 chip’lerince desteklenen, 4 kanal ses kullanan, fakat Creative’in Vortex’i satın almasıyla havada kalan bir API. Bir diğer API olan DS3D yani DirectSound 3D, tahmin edebileceğiniz gibi Microsoft’a ait ve DirectX paketinde yer alıyor. Modern tüm ses kartlarınca desteklenen bu API de artık standart olmuş durumda. 66 ISes kartlarındaki efektler ne işe yarar? Modern ses kartları, gerçek zamanlı efektler sunmaya başladılar. Eskiden PC’ye yankı efekti verilmiş bir ses kaydı yapmak istediğinizde, bunun için önce sesi kaydetmeniz sonra da efekti uygulamanız gerekirdi. Bu yüzden istediğiniz ölçüde bir efekt oranı yakalamak çok zordu. Oysa, artık mikrofonu ses kartına taktığınızda duyduğunuz ses, direkt olarak efektli. Üstelik parametrelerle oynadığında ortaya çıkan değişiklikleri, gerçek zamanlı olarak duymak mümkün. SB Live! serisiyle popüler olan gerçek zamanlı efektler sayesinde ,örneğin zindanda geçen bir oyun oynarken, ayak seslerinizin taş duvarlarda yarattığı yankıyı duyabilir ya da gitarınıza distortion hatta chorus efekti bile verebilirsiniz. 67 IDolby Digital nedir? Stereo ses, bildiğiniz gibi sağ ve sol olmak üzere 2 kanaldan oluşur. Bu kanallar ayrı ayrı kaydedilir ve yine bağımsız olarak kayıttan çalınır. Dolby Digital ise 6 kanal ses bilgisi içeren özel bir standarttır. 2 adet ön+2 adet arka+1 merkez ve 1 adet de bas sesler için olmak üzere toplam 6 kanal ses, tamamen bağımsız ve dijital olarak kaydedilir. Bu kadar fazla ses verisi, tabii ki ancak DVD’ye sığar. DVD’ler genellikle Dolby Digital olarak kaydedilir. 16 bit çözünürlüğünde ve 48KHz olarak AC-3 sıkıştırmasıyla kaydedilen Dolby Digital verileri, ses kartının S/PDIF yani dijital çıkışından alınarak Dolby Digital destekli bir güçlendirici/hoparlör setinde (örneğin Creative DTT2500 ya da 3500) dinlenebilir. Ses kartlarındaki S/PDIF çıkışı, stereo minijack şeklinde olabileceği gibi optik ya da RCA standardında da olabilir. Bu sonucu değiştirmez, sadece kullanma- Hoparlörler Önemlidir: Çepeçevre ses keyfini yaşamak için en azından 4+1 destekli bir hoparlör sistemi şarttır. 67 Gerçek Zamanlı Efekt: Yeni ses kartlarındaki güçlü işlemciler sayesinde gerçek zamanlı efektler artık rüya değil. 66 Basit Kayıt: Windows içindeki ses kaydedicisi kısa ve basit kayıtlar için yeterlidir. 74 42 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET nız gereken fiş değişir. Creative DTT2000 gibi 4+1 hoparlör setleri ise Dolby Digital ses desteği sunmazlar. Fakat özellikle oyunlarda yeterli bir performans ortaya koyarlar. 68 ISoundFont nedir? İşte PC’de MIDI sesleri için en pratik ve kulağa en hoş gelen çözüm. SoundFont, belli bir enstrümanın bazı seslerin örneklenmesi, diğer seslerinse bu örneklenmiş temel seslerden faydalanılarak yaratılması esasına dayanır. Enstrümandan alınan orijinal seslerin sayısının artması, o SoundFont’un kalitesinin ve ne yazık ki boyutlarının da artması anlamına gelir. SoundFont’lar sistem belleğini kullandığı için, dalga tablosunda olduğu kadar ciddi bir bellek problemi yaşanmaz. Ayrıca SoundFont’ların bellekten istendiği zaman silinip, istendiği zaman tekrar yüklenebilmesi, önemli bir kolaylıktır. İstediğiniz SoundFont dosyası, spesifik olarak tek bir enstrüman olabileceği gibi, örneğin standart MIDI diziliminde bir paket de olabilir. 69 ISes kartındaki MIDI portu ne işe yarar? Ses kartlarının arkalarında bulunan ve paralel port’a benzeyen ama onun yaklaşık yarısı büyüklüğünde olan port MIDI ya da joystick port’udur. MIDI (Musical Instruments Digital Interface) standardı, çalışmalarında bilgisayar kullanan müzisyenler için önemli bir kolaylıktır ve farklı cihazlar arasındaki haberleşmeyi sağlar. Dolayısıyla MIDI port’una klavye ya da MIDI uyumlu bir müzik cihazı bağlayarak PC’nizi müzik yapmak için kullanabilirsiniz. Aynı port sayesinde, kullanabileceğiniz Joystick ise özellikle uçuş simülasyonlarından alacağınız keyfi ikiye katlayacaktır. 70 IFM sentezi ve dalga tablosu nedir? Bilgisayarınızdaki MIDI dosyalarını çalmak için, ses kartları farklı yollar izlerler. FM sentezi bu yollar arasında en eski olanıdır. FM senteziyle elde edilen sesler, kalitesiz ve sıkıcıdır. Dalga tablosu sentezindeyse, ses kartı üzerindeki belleklere depolanmış hazır sesler vardır. MIDI standartları ve bellek miktarı doğrultusunda bu sesler, FM sentezine göre en eğitimsiz kulağın bile duyabileceği bir farkla nispeten gerçekçi enstrüman sesleri verirler. Dalga tablosu sentezinin tek kötü yanı, ses kalitesinin ses kartı üzerindeki bellek miktarıyla doğru orantılı olmasıdır. Bu da kaliteyi önemli ölçüde sınırlar. 71 ISes sıkıştırma codec’leri önemli midir? Kesinlikle evet. Bunu anlamak için, yaptığınız kaydı sıkıştırma olmaksızın .wav olarak kaydedin. Dosyanın boyutlarının, dudak uçuklatacak noktalara varabileceğini göreceksiniz. Siz siz olun, mutlaka kayıtlarınızda bir sıkıştırma algoritması kullanın. Bunun için ADPCM ya da sisteminizde yüklü codec’lere bağlı olarak bir başka algoritma kullanabilirsiniz. Örneğin sisteme Divx codec’ini yüklemek, bu bağlamda iyi bir fikir. www.divx.com’dan indirebileceğiniz Divx, gerçekten mucizevi sonuçlar yaratıyor. Codec seçiminden sonra bitrate konusunda da karar vermelisiniz. Unutmayın ses kalitesi arttıkça, dosyanın boyutu büyüyecektir. Bu aşamada amacınız sesli eposta yollamaksa, kaydın CD kalitesinde olmasına gerek yok. 72 ILine-in girişi neye yarar? Ses kartlarında genellikle iki giriş bulunur: Bunlardan ilki mikrofon, diğeriyse Line-in girişidir. İki giriş arasındaki en büyük fark, Line-in giriş hassasiyetinin (775mV) mikrofon girişine nazaran (10- 20mV) daha düşük olmasıdır. Line-in, genel amaçlı hat girişidir. Mikrofon ise, çok daha düşük bir sinyal seviyesine sahip olduğu için, daha fazla kazanç gerektirir. Eğer mikrofondan PC’ye ses aktarırken, ses çok az geliyorsa, büyük ihtimalle mikrofonu Line-in girişine sokmuşsunuzdur. Benzer şekilde walkman ya da MP3 player gibi bir cihazı bağladığınız da, ses çok cızırtılı geliyorsa Line-in girişi yerine büyük ihtimalle mikrofon girişini kullanıyorsunuz demektir. Line-in girişi, genel amaçlı ses girişi olduğundan, örneğin ses girişi olmayan bir TV kartınız varsa ve harici bir video kaynağından görüntü yakalıyorsanız, bilgisayara sesleri aktarmak için bu girişi kullanırsınız. MIDI İçin Daha İyi Sesler: SounFont’lar sistem belleğini kullandıklarından, kolaylıkla silinip tekrar yüklenebilirler. 68 Oyunlarda Maksimum Keyif: Ses kartındaki MIDI portuna bağlı bir joystick ile uçuş simülasyonları daha gerçekçi. 69 Kalite ve Dosya Boyutu: Amacınıza en uygun ses kalitesi/dosya boyutu oranını kendiniz belirlemelisiniz. 71 44 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET 73 IMikser nedir ne işe yarar? Ses kartına ait giriş çıkışları yönetmek, işletim sistemi içindeki mikserin görevidir. Mikser sayesinde, istenen kanallar susturulup açılabilir. Ayrıca, istenen kanalların sesi, istenilen ölçülerde ayarlanabilir. Mikser temel olarak iki kısımdan oluşur. İlk kısım kayıttan çalarken geçerli olan kontrollere sahiptir. Böylece örneğin Line- in’den girdiğiniz bir ses kaynağı, o sırada dinlediğiniz MP3’lerden farklı bir volüm seviyesinde olabilir. Zira MP3 dinlerken wave kanalı kullanılır. Diğer kısımsa, kayıt sırasında aktif olan mikser penceresidir. Böylece, o sırada dinlediğiniz bir MP3’le, mikrofondaki sesiniz arasında en doğru oranı ayarlamanız kolaylaşır. Bu tabii ki karaoke için çok önem taşır. Bun dışında önemli bir nokta da, kaydederken hangi kanalın seçildiğidir. Bazı ses kartları sürücüleriyle ilgili olarak sadece ek bir kanalın aktif olmasına izin verirken, bazıları istenen sayıda kanalın ses kaydı sırasında aktif olmasına izin veriyor. Bunun anlamı AudioCD, mikrofon ve MIDI gibi kaynakların hepsinin birden tek bir kayıtta toplanabileceği. SB Live serisindeyse tek tek kanal seçimi yanı sıra, What You Hear seçeneği sayesinde o sırada PC’de çalınan tüm ses kaynaklarının kaydedilmesi mümkün kılınmış. 74 ISes kaydı için nasıl bir program kullanmalı? Eğer bir iki dakikalık basit bir ses kaydı yapacaksanız,Windows içindeki ses kaydedicisi işinizi görür. Fakat daha uzun ve dikkat isteyen bir kayıt düşünüyorsanız ve özellikle ses kartınızla beraber bir wave editörü gelmemişse, Goldwave benzeri bir program kullanmanızda fayda var. Bu tür ses kayıt programlarını freeware ve shareware olarak www.tucows.com ya da www.download.com gibi kaynaklardan bulabilirsiniz. 75 IAyrıca bir ses kartı satın almak şart mı? Şu anda mevcut anakartların bazılarında entegre ses kartı mevcut. Anakartlarda ses için kullanılan chip’e bağlı olarak, bu ses desteğinin de kalitesi değişiyor. Örneğin nForce chipset’li bir anakartınız varsa, tabii ki ayrıca ses kartı satın almanıza gerek yok. Buradaki en temel kriter, aslına bakarsanız sizin ihtiyaçlarınız. Yani sonuç olarak, kaç kişi gerçekten 4 çıkışlı bir ses kartına ihtiyaç duyar bu bilinmez. Kısaca sahip olduğunuz hoparlör setiyle bağlantılı olarak bir ilişki kurmak mümkün. Eğer çepeçevre ses ile sarılmak, oyunlarda gerçekçi bir atmosfer elde etmek istiyorsanız ve en azından Creative DTT2200 benzeri bir hoparlör setiniz varsa, tabii ki örneğin bir SB Live! Value almanızda fayda var. Öte yandan 4 kanal ses çıkışı veren entegre ses kartları da var ve eğer böyle bir anakartınız varsa, tutup 20 dolarlık ucuz bir ses kartı almak, çok anlamsız olacaktır. 76 ISes kartını MD’ye bağlamak mümkün mü? MD (Mini Disc) kaydediciler, pratik kullanımları sayesinde dikkat çekiyor. Öte yandan fiyatlarının zaman içinde pek düşmemesi, MD kullanımının yaygınlaşmasına engel olsa da, çok amaçlı kullanımı yüzünden, pek çok kişi bu cihazlardan satın aldı. Öncelikle bir MD kaydedicisi ve kaliteli bir mikrofonla duruma göre Ses Kaynaklarında Tam Kontrol: Windows’taki mikserle, PC’nizdeki ses kanallarını istediğiniz gibi yönetebilirsiniz. 73 Ses Kaydını Düzenleyin: Ses kaydı sırasında Goldwave ya da benzeri bir yazılım kayıt sonrasında çok işinize yarar. 74 Ses Kartı MD Bağlantısı: MD kaydedicinizi ses kartınızın optik çıkışına bağlayabilirsiniz. 76 Amatör Müzisyenler İçin: Ses kartındaki giriş/çıkış olanaklarının yetersiz olduğu durumlarda ek bir I/O modülü çok işe yarar. 81 46 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET kaliteli sayılabilecek kayıtlar yapabilirsiniz. MD üzerine yapılan kayıt dijitaldir ve CD kalitesindedir. Fakat kullanılan sıkıştırma teknikleri yüzünden, örneğin bir DAT (Digital Audio Tape) kalitesini elde etmek mümkün değildir. Peki MD’lere MP3 dosyaları kaydedilebilir mi? Cevap evet. Bunun için analog Line-out çıkışını kullanırsanız, ses kartı üzerindeki preamplifikatör’e ait olası hışırtılar da kaydedilir. Oysa, optik çıkışlı bir ses kartınız varsa, MD’ye kayıpsız bir şekilde dijital olarak bu MP3’leri aktarmak mümkün. Bu yöntemin tek dezavantajı, yükleme süresiyle çalışma süresinin aynı olması. Yani 4 dakikalık bir şarkının MD’ye yüklenmesi için, 4 dakikaya ihtiyaç var. 77 IAudio CD’leriniz PC’de çalmıyor mu? CD sürücüye bir Audio CD yerleştirdiğinizde CD’deki sinyaller, IDE kablosu üzerinden anakarta ulaşmaz. Zira Audio CD’ler farklı bir formatta üretilmişlerdir. Bunun için CD sürücünüzün arkasında bulunan ses çıkışını (Audio out), CD sürücünüzle gelen kablo yardımıyla ses kartı plaketi üzerindeki ilgili kısma bağlamak gereklidir. Bunun için CD sürücünüzün arkasında Analog ve Digital out olmak üzere iki farklı çıkış olabilir. Digital out’a öncelik tanıyın, fakat aslında ikisinden birini tercih edebilirsiniz. Sonuç olarak insan kulağı bu ayrımı yapamaz. 78 IPPP (Point to point Protocol) nedir? Modemle internete bağlanmak için, önce bir internet servis sağlayıcının (İSS)bilgisayarına bağlanmak gereklidir. İşte modemle İSS arasında kurulan bu bağlantıya PPP denir. Dial-up denilen bağlantı şekli böylece gerçekleşir. 79 IV.90 ve V.92 nedir? PPP bağlantı sırasında modemlerin karşılıklı olarak anlaşabilmesi için, ortak bir dil konuşması gereklidir. Modemlerin kullandığı bu veri aktarım standardı şu an için yaygın olarak V.90’dır. Aslına bakarsanız 56K modemler, telefon hatlarının fiziksel sınırlarını sonuna kadar zorluyorlar zaten. Bu bağlamda, yeni nesil bir protokol olan V.92’nin sadece bazı optimizasyonlar ve iyileştirmeler içerdiğini belirtelim. 80 IADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line) nedir? Veri iletim teknolojisindeki son durak olan ADSL, normal telefon hattını kullanmasına rağmen oldukça yüksek hızlara çıkabilmesiyle dikkat çekiyor. Telefon hattı üzerinden gerçekleşen ADSL bağlantısı sırasında, aynı anda telefon görüşmesi yapmak da mümkün oluyor. ADSL bağlantının tek dezavantajı, telefon santraline olan uzaklığın bağlantı kalitesini düşürmesi. 82 ICD-ROM’ların yapısı nasıldır? CD-ROM’lar (Compact Disc-Read Only Memory) ya da kısaca CD’ler, binlerce mikroskopik çukur ve tümsek içeren ve polikarbon türevlerinden üretilmiş medyalardır. Bu tümsekler (land) 1’leri çukurlarsa (pit) 0’ları anlatır. Çukurların, yani pit’lerin derinliği, tipik olarak 120 nanometre gibi çok küçük bir değerdir. Çukur ve tümsekler, CD yüzeyinde sarmallar halinde bulunur. Bu sarmalların başlangıç noktasına Lead-in, bitiş noktasına ise Lead-out denir. Lead-in kısmında CD içindeki verilerin bir anlamda indeksi anlamına gelen TOC (Table of Contents) bölümü vardır. CD-ROM’lar 650 ya da 700 MB kapasiteye sahip olabilirler. CD-ROM’lar artık kolayca yazılabilir hale gelmişlerdir. Bu bağlamda CD-R (CDRecordable), yani yazılabilir CD’ler ve CD-RW (CD-Rewritable), yani tekrar yazılabilir CD’ler de bulunmaktadır. 83 ICD okuyucular nasıl çalışır? CD sürücünün içinde bulunan okuyucu kafa, ince bir lazer demeti yardımıyla CD yüzeyindeki bu tümsek ve çukurları algılar ve elektriksel sinyallere dönüştürür. Böylece 1 ve 0’lar halindeki veriler PC’ye 81 IYeni ses kartlarındaki I/O modülü ne işe yarar? Ses kartlarındaki I/O, yani Input/Output (Giriş/Çıkış) modülü, standart ses kartlarında bulunan ses giriş/çıkışlarına ek seçenekler sunar. Optik ve koaksiyel S/PDIF giriş/çıkışları, kulaklık çıkışı, ek Line-in girişi gibi fazladan bağlantı noktaları sayesinde, kullanıcı pek çok farklı ses kaynağını aynı anda kullanabilir. Bu ek I/O kartları, genellikle bilgisayarda müzik yapan ya da MD/DAT gibi cihazları PC’ye bağlamayı düşünen kullanıcıların işine yarar. Creative SB Live! Audigy, bu konuda üretilen ve ev kullanıcılarına yönelik en başarılı ürünlerden biri. Optik Aygıtlar CD-ROM’ların yazılabilir özellik kazanmaları pek çok açıdan kullanıcılar açısından harika bir gelişme. Adsl Modem: 56K modemlerden daha pahalılar fakat çok daha hızlı bir bağlantı hızı sunuyorlar. 80 Mikroskobik Çukurlar: CD üzerinde 1 ve 0’lar mikroskobik çukurlar ve tümseklerle gösterilir. 82 48 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET aktarılır. Okuyucu kafa, bunun için CD’nin üzerinde içten dışa ya da duruma göre dıştan içe doğru hızlı bir şekilde hareket edebilen, özel bir mekanizmaya sahiptir. CD sürücülerin okuma hızını belirtmek için kullanılan X, 150KB/sn’lik veri aktarımına işaret eder, yani örneğin 40X bir CD sürücü, teorik olarak saniyede 6MB’lık veri aktarımı sunabilir. 84 ICD-ROM ve DVD-ROM arasında ne fark vardır? DVD (Digital Versatile Disc) 4.7GB ve üzeri kapasitesiyle, kısa bir süre sonra CD-ROM’ların pabucunu dama atacak. Çalışma şekli açısından benzerlik taşısalar da DVD’lerin CD’lerden çok önemli bir farkı vardır. DVD’lerdeki çukurlar, çok daha birbirine yakındır. Bunun anlamı DVD’lerin daha yüksek yoğunluklu olmasıdır. CD’lerde bir çukurun genişliği, minimum 0.83 nanometre iken DVD’lerde bu rakam, 0.4 nanometre’ye kadar düşer. Dolayısıyla, bir DVD üzerinde CD’ye nazaran çok daha fazla sayıda sarmal bulunur ve buna bağlı olarak da kapasitesi de çok daha yüksektir. Bu kapasite yüksekliği, CD’lere nazaran önemli avantajlar sağlar. Örneğin DVD üzerindeki bir film, birkaç açıdan çekilmiş, farklı dillerde dublaj yapılmış olabilir. Tabii DVD’nin yüksek çözünürlüğünü ve görüntü kalitesini saymaya zaten gerek yok. DVD sürücüler CD’leri de sorunsuzca okuyabilir. Fakat tahmin edebileceğiniz gibi CD sürücüler DVD’leri okuyamaz. DVD sürücülerde kullanılan lazerin dalga boyu, yüksek yoğunluklu DVD verilerini okuyabilmek için CD sürücülere nazaran daha yüksektir. 85 IBölge kodu nedir? Sinema endüstrisi, çıkarları gereği filmleri çoğu zaman dünyanın her yerinde aynı anda gösterime sunmaz. Bunun bir sonucu olarak da, örneğin bir film Hindistan’da Amerika’dakinden örneğin 3 ay sonra gösterime girebilir. Bu 3 ay içinde aynı film,Amerika’da gösterimden kalkacağı için DVD’si piyasaya sürülür. Bu DVD’nin bir anda o filmin gösterime girmediği ülkelere yayıldığını düşünürseniz, bölge kodunun oluşturulma amacını anlamış olursunuz. Buna göre dünya 6 bölgeye ayrılmıştır. Ülkemiz Avrupa ve Japonya’yı kapsayan 2. bölgede bulunmaktadır. 86 IKapasitelerine göre DVD çeşitleri nelerdir? DVD’ler tek taraşı ya da çift taraşı olabilirler. Bunun dışında, her bir DVD yüzü için tek katman ya da çift katman seçeneği de vardır. Bu bağlamda, tek taraşı ve tek katmanlı bir DVD’nin kapasitesi 4.7GB’ken, çift taraşı ve çift katmanlı bir DVD, 17GB gibi devasa bir kapasite sunar. 87 IFirmware nedir? Firmware bir anlamda anakart’ın BIOS’una benzer. İlgili cihaza ait donanımsal bilgileri saklayan firmware bilgisi, silinebilir ya da değiştirilebilir. DVD sürücünüze ait uygun firmware’i bularak, güncelleme yapabilir ve bu yolla, örneğin belkide bölge kodu korumasını kaldırabilirsiniz. 88 ISoftware DVD playback nedir? Bazı DVD izleme yazılımlarının açılışında, yazılımla DVD izlerken bazı performans sorunları (örneğin kare atlama gibi) yaşanabileceğine dair bir uyarı gelse de, günümüz sistemlerinde bu duruma pek rastlanmaz. DVD izlemek için tek ihtiyacınız olan, ortalama diyebileceğimiz bir konfigürasyon, DVD sürücü ve DVD izleme yazılımıdır. 1-2 yıl önce, CPU’ların gücü DVD’deki ses ve görüntü verilerini açmaya yeterli olmuyordu. O zaman ortaya çıkan Hardware MPEG kartları, CPU’nun üzerinden bu yükü alarak, akıcı bir DVD oynatımı sağladılar. Oysa, artık görüntü kalitesinde kayba sebep olan bu tür kartlara gerek yok. 89 ICD yazıcıların çalışma mantığı nedir? CD yazıcılar, dış görünüş ve mekanik açıdan CD sürücülere benzeseler de, kullanılan lazer bu iki cihazı ayırır. CD sürücülerdeki lazer, sadece CD yüzeyinden yansıyacak kadar güçlüyken CD yazıcılarda bu lazer CD üzerinde değişiklik yapabilecek yüksek bir enerjiye sahiptir. Bu Sadece 5 Hakkınız Var: Bölge kodu sisteminde, bölgenize ait olmayan bir DVD’yi izlemek için yasal olarak sadece 5 kere, bölge kodunuzda değişiklik yapma hakkına sahipsiniz. 85 Yüksek Yoğunluk: DVD’lerin üzerindeki mikroskobik çukur ve tümsekler CD’lere nazaran çok daha küçüktür. 84 Farklı DVD Tipleri: 4.7 GB ile 17 GB arasında değişen kapasiteleri ile farklı DVD tipleri mevcuttur. 86 50 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET enerji, lazer demetinin CD üzerinde yarattığı ısı yoluyla yazım işlemini gerçekleştirir. CD yazıcılar hem CD-R hem de CD-RW disklere yazabilir. Uzun bir bekleyişten sonra nihayet DVD yazıcılar da yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. 90 IUDF (Universal Disk Format) nedir? UDF en basit anlatımıyla, yazılabilir CD’lerin şoppy disket gibi kullanılmasına olanak veren bir formattır. CD yazımı sırasında, yazma programını açmak ve dosyaları seçerek yazmayı başlatmak gerekir. Fakat UDF sayesinde, sürükle-bırak yöntemiyle dosyalarınızı CD’ye yazabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken, ilgili sürücü yazılımlarını yüklemek. Eğer CD’lerinizle tıpkı bir şoppy disket gibi çalışmak istiyorsanız, o zaman CD-RW diskler kullanmalı ve Packet Writing denilen sistemi yüklemelisiniz. Bu yöntemin riskli yanıysa, yazım sırasında bir aksilik çıkarsa önceden yazılmış verilerin de okunamaz hale gelebilmesi. 91 IAudio CD ve Video CD nasıl hazırlanır? Kısa bir süre önce olsaydı, bu soruya uzun bir cevap vermek mümkündü. Fakat şu anda, CD yazma programları içindeki sihirbazlar yardımıyla, kolayca Audio CD ve Video CD hazırlamak mümkün. Örneğin artık Audio CD için dosyaların ille de 44.1KHz ve .wav formatında olması gerekmiyor. Zira MP3 uzantılı dosyaları bile, CD yazma sihirbazları otomatik olarak .wav formatına çeviriyor ve Red Book (AudioCD formatı) formatında CD’ye yazıyor. Video CD için de benzer bir durum söz konusu. Önceden video dosyasının MPEG-1 formatında olması gerekirken, artık CD yazma programlarının çoğu kendi içlerindeki eklentiler sayesinde .avi uzantılı videolarınızı önce MPEG-1’e çeviriyor sonra da CD’ye yazıyor. Hatta eğer video çözünürlüğü ve ses kalitesi VCD formatına aykırıysa program sizi uyarıyor. Yine bu sihirbazlar yardımıyla, bilgisayarınızı CD sürücünüzden açmanızı sağlayan açılış CD’sini de yazabilirsiniz. Tabii bu durumda BIOS’a açılış için CD sürücüyü de kullanmak istediğinizi belirtmeniz gerekiyor. 92 ICRT ve LCD nedir? CRT (Cathode Ray Tube), televizyonlarda ve monitörlerde kullanılan resim tüpüne verilen genel addır. CRT görüntü cihazlarında, anot tarafından çekilerek elektron tabancasından çıkan elektronlar, fosfor bir tabakaya çarpar ve görüntü oluşur. LCD monitörlerde ise görüntü, sıvı kristal taneciklerinin istenilen şekilde parlama yetenekleri sayesinde oluşturulur. CRT monitörler, kaba ve ağır cihazlarken, LCD monitörler oldukça ince ve hafiftirler. 93 IShadow Mask ve Aperture Grill nedir? Elektron tabancasıyla fosfor tabakası arasında, çok ince ve minik deliklerden olu- PC’nizin Aynası: Monitörler Bilgisayarla iletişim kurmamızı sağlayan monitörler özellikle göz sağlığı açısından dikkatle seçilmelidir. Software DVD Keyfi: Gelişen donanımlar sayesinde artık DVD izlemek için MPEG-1 çözücü karta ihtiyacınız yok. Renkli Noktalardan Görüntüye: Shadow Mask kullanan monitörlerde görüntü çok küçük noktacıklardan oluşur. 88 93 şan bir metal tabaka vardır. Buna Shadow Mask denir. Elektronlar, fosfor tabakasını uyarırken, görüntüde renk karışmaları ve bozulmalar olmaması, Shadow Mask sayesinde gerçekleşir. Aperture Grill ise, metal bir tabaka yerine çok ince teller kullanan bir diğer maske türü. Sony şirketinin başını çektiği Aperture Grill teknolojisini kullanan monitörlerde, maske aralıklarını oluşturan teller, ekranın üst ve alt kısımlarından özel bir şekilde asıldığı için, bazı monitörlerde tek bazılarındaysa iki adet olmak üzere, ekranda belli belirsiz çizgiler görülür.Genellikle 17” altı monitörlerde tek bir çizgi varken, 17” ve üstü monitörlerde iki adet çizgi vardır. 94 IDot Pitch ve Stripe Pitch nedir? Shadow Mask kullanan monitörlerde maske üzerinde birbirine en yakın delikler arasındaki mesafeye Dot Pitch denir ve milimetreyle ölçülür. Stripe Pitch ise Aperture Grill teknolojisine ait bir terimdir. Zira bu teknolojide delikler değil yarıklar söz konusudur. Stripe Pitch de bu bağlamda bu Aperture Grill tellerinin arasındaki boşluğu ifade eder. Dot Pitch ve Stripe Pitch,monitör kalitesiyle bağlantılı olarak 0.29 ila 0.19mm arası değerlerde olabilir. Gerek Dot Pitch gerekse Stripe Pitch, monitör ekranının her yerinde aynı değildir. Örneğin bu değer, merkezde köşelere nazaran daha küçüktür. 52 CHIP | ŞUBAT 2002 100 Soruda Donanım GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » INTERNET 95 IÇözünürlük ve tazeleme oranı nedir? Çözünürlük (resolution), ekranda görünen piksel sayısıdır. Tazeleme oranıysa (refresh rate), monitörde saniye başına gösterilen resim sayısını anlatır. Tazeleme oranın mümkün olduğu kadar yüksek olması istenir. Zira düşük bir tazeleme oranıyla çalışmak gözler için zararlıdır. Öte yandan çözünürlük arttıkça, monitörlerin ve ekran kartlarının sağlayabildikleri tazeleme oranı düşer. Göz sağlığı için 85 Hz ya da üzeri bir tazeleme oranı tavsiye edilmektedir. 96 IHSF ve VSync nedir? HSF (Horizontal Scanning Frequency), yatay olarak monitör ekranındaki tek bir fosfor diziliminin saniyedeki taranma hı- 99 IMonitördeki tuşlar ne işe yarar? Monitörünüzün ön kısmındaki tuşları kullanarak görüntüyü tam olarak ekrana oturtmalısınız. Bu ayarlar çözünürlük ve tazeleme oranı değişince yeniden yapılmalıdır. Yanlış bir ayar yapmanız durumunda, menüdeki seçenekler yardımıylafabrika ayarlarına dönebilirsiniz. Monitörünüzün çevredeki manyetik alanlardan etkilendiği durumlarda Degauss işlemi yardımıyla tüp üzerinde birikmiş manyetik yükü boşaltabilirsiniz. 100I Monitör temizliği nasıl olmalıdır? Temizlik her şeyden önce monitör kapalıyken yapılmalıdır.Monitör kasası nemli bir toz beziyle (ıslak değil) silinebilir. Ekranın silindiği bezde kesinlikle deterjan olmamalıdır. Fakat tercihen monitör temizliği için üretilmiş sprey köpükler kullanılmalıdır. Ekranın temizliği sırasında cama sert bir cismin (yüzük, saat vb.) değmemesine dikkat edilmelidir. Şahin Ekşioğlu, esahin@chip.com.tr Gözlere Dikkat: Monitörünüzün tazeleme hızının yüksek olması göz sağlığınız için çok önemlidir. 95 Pincushion: Ekran ortaya doğru daralır veya genişler Trapezoid: Ekranın üst ve alt genişliği birbirine uymaz. Geometrik Ayarlar: Görüntünün monitör ekranına her çözünürlükte tam olarak oturması için gerekli ayarların dikkatli bir şekilde yapılması şarttır. Rotasyon Hatası: Ekran bir tarafa doğru eğilmiştir Parallelogram Bozulması: Ekranın kenarlarında paralel eğiklikler oluşur. 99 zı anlamına gelir ve Kilo Hertz (KHz) ile ölçülür. VSync (Vertical Synchronization) ise Hertz ile ölçülür ve monitör ekranında saniye başına dikey olarak taranan fosfor diziliminin sayısını gösterir. 97 IConvergence nedir? İster Shadow Mask isterse Aperture Grill kullansın, monitörlerin satır ve sütunları oluşturan fosfor dizilerinin sapma olmadan düzgün bir dizilim içinde olması arzu edilir ve buna Convergence (Nokta birleşimi) denir. Convergence, genellikle monitör ekranının merkezinde, köşelere nazaran daha başarılıdır. Köşelere gittikçe, ideal durumdan sapma oranı artar. 98 IFlat Square Tube nedir? Klasik CRT monitörlerde ekranın köşelerindeki bombeler (yastık etkisi), önemli ölçüde görüş kaybına sebep olurlar. Oysa ideal durum, sinema perdesi gibi düz bir görüntü alanıdır. Flat Square Tube bunu sağlar. Delik Yerine Çizgi: Aperture grill kullanan monitörlerde delik yerine çok ince çizgiler bulunur. 94 İÇİNDEKİLER Yeni Donanımlar Testte: Ürün incelemeleri ve testleri BIOS Ayarları: Hızlı ve stabil PC için DVD Yazıcılar Testte: En yeni DVD yazıcılar PC’den Televizyona: Ekran çıkışını TV’ye aktarmak Tablet PC: Geleceğin PC’leri küçücük Intel-AMD Karşı Karşıya: 2 GHz üzerinde rekabet Donanım Günlüğü: CHIP Test Merkezi’nden... CHIP TOP 10: Şubat ayının en iyi ürünleri 102 98 94 90 88 78 70 60