| 208 CHIP | MAYIS 2002 teneği ve hareketlilik değişiyor. Ancak yüzde 100 herkesin yeni medyaları kabul etmeyeceği içindir ki, sonuçta kültür çatışmaları doğacak. Bana göre, yeni iletişim ilişkileri insanın gerçekliğini gözlemcilerin bugün inandığından daha güçlü bir biçimde değiştirecek, ancak çoğunluğun 90’lı yıllarda iddia ettiği kadar hızlı değil. fiimdi tabii piyasa ekonomisinin yeni işleyiş biçiminin “dijital kapitalizm” olarak adlandırılıp adlandırılmayacağı konusunda tartışabiliriz. Bu ilk bakışta bir polemik izlenimi uyandırıyor. Ama kapitalin serbest ekonomide belirleyici bir rol oynadığını itiraf etmenin artık zamanı gelmedi mi? Bugün paranın oluşan “telematik” toplumda ilişkiler yumağını en azından endüstri toplumunda olduğu gibi belirlediğini hala kabul etmeyen biri olabilir mi? larda kendini kabul ettirmeye başlayan göçebe yaşam stilini desteklemeyi sürdürecek. Bu göçebe tip içinde programcılar ve web tasarımcıları bulunuyor: Biri göç ettiğinde, bu yüzden daha az para kazanır hale gelmeyecek, çünkü yalnızca başka bir yerde olmak üzere aynı işi yapıyor olacak. Dijitalleşmeyle birlikte mekan kavramı değişiyor Peki elektronikleşme, dijitalleşme, ağlaşma nasıl bir etkide bulunuyor? Telematik mantığı noktadan çok noktaya yapısından noktadan noktaya yapısına gelinmesine neden oluyor ve böylelikle daha fazla özgürlük, ama daha fazla risk de getiriyor. Böylelikle gerçi “yeni bir insan” oluşmuyor, ama yer (mekan) hissi, zaman duygusu, tinsel mevcudiyet, sabır, yerleşme ye- 2000 yılında yeni ekonominin işasından sonra, hayallerinden arınmış finans yöneticileri ve gelecek araştırmacıları her şeyin aşağı yukarı aynı kalacağını ilan ediyor. Ben tersini iddia ediyorum: Çünkü zamanında Gutenberg’in bulduğu hareketli harşerde olduğu gibi, bir “medya dönüşümü” içine giriyoruz. Bu dönüşümün etkilerini ancak 2009 yılından itibaren hissedeceğiz. O zaman geldiğinde, emektar endüstri kapitalizminin yerini “dijital kapitalizm” almış olacak ve zamanı dört temel eğilim belirleyecek: Maddecilikten kopma, merkeziyetçilikten kopma, küreselleşme ve özellikle hızlanma... Bu iletişim devriminin bir simgesi, birinci sınıf bir mobilleştirme aracı olan cep telefonu. Yeni cihazlar ve teknikler “endüstrileşmiş” toplum- Gitgide artan dijitalleşme çağında, özgür ve çatışmasız bir toplum söz konusu olamaz. Aksine yeni kültür çatışmaları olacak ve toplumumuzu bölecekler. Peter Glotz’un Gelecek Senaryosu Dijital Kapital İnsanlık tarihinin en ilginç yüzyılının başındayız. Peki ama yarının dünyası nasıl olacak? CHIP size her ay bilişim çağının öncü düşünürlerini vizyonları ve ütopyaları ile tanıtıyor. Prof. Peter Glotz (62) Aktiviteleri St. Gallen Üniversitesi’nde İletişim bilimleri profesörü 26 yıllık politik aktivite, Berlin Bilim ve Eğitim senatörü, eski SPD başkanı Kitap Yazarı: Hızlandırılmış Toplum (1999), Analogdan Dijitale (2001) 209 CHIP | MAYIS 2002 SERİ BENİM VİZYONUM %62 Yalnızca enformasyon ya da bilgi toplumundan bahseden biri vicdan azabını sergilemiş oluyor. Gerçekte para üzerinden yürütülen takas ilişkileri planlı ekonominin kamuşajından daha şeffaf. Ekonomik düzenin bu bölümünü gizlemek denemesi ya sinsiliktir ya da saşık. Dijital kapitalizm “sosyal piyasa ekonomisi” halini almış olan endüstri kapitalizminden biraz farklı olacak. Dijital kapitalizmde sınışar ve 2/3’lük blok Benim öngörüm şu: Avrupa’nın büyük toplumlarında 2/3’lük bir toplum düzeni oluşacak. Simge analistleri için ekonomide lider olanlar, tıpkı endüstri toplumundaki sarı kasklı metal işçilerinin simge olduğu kadar, dijital kapitalizm için bir emprezaryo oluşturacak. 2/3’lük blok endüstri toplumundan arta kalanları (çalışanların yüzde 15’inden ibaret) destek kuvvetler olarak içine alacak. Böylece göizm rece daha iyi yaşayan bir çoğunluk bloğu oluşacak. Sistemin rafinesi de şu: Çatışmaya yatkın gruplar 2/3’lük bloğa dahil olacak, sadece çatışma dolu gruplar dışarıda kalacaklar. Böylece devrim yapabilecek bir “sınıf ” olmayacak. Alttaki ve üçüncü üçlükteki sınıfta ise önemli ölçüde bilime dayalı bir topluma ayak uyduramayanlar yoğunlaşacak. Varolan işsizlere, “daha mantıklı” yaşayabilmek için materyal etkilere açık yüklü gruplar eklenecek. Bunların ideolojisine “yavaşlama (hızlanmanın, ivmenin tersi anlamında)” deniliyor. İvmenin ve yavaşlamanın arasındaki kültür çatışmasının en azından önümüzdeki 20 yıl boyunca devam edeceğini düşünüyorum. Dijital kapitalistler modernleşme karşıtlarına karşı Bu ne mi demek? Çatışmaya yatkın gruplar bilinçli olarak alttaki üçte birlik dilime düşüyorlar ve burada modernleşme mağluplarına tosluyorlar. Bu çatışma gerçi Marksizm gibi kapalı bir ideolojinin oluşumuna neden olmuyor, ancak dramatik bir sonuç doğuracağı ortada. Antirasyonel kültür kritiğinin yeni bir dalgası yükselecek, “ruhların katılaşmasının” karşısına yeni aile değerleri ve bir doz yeni dindarlık konulacak. Milyonlar ruhun ve vücudun özel bakıma ihtiyaç duyacağı veya kıyametin yakında kopacağı, yeni parçacık hızlandırıcıları gibi yüksek teknolojilerin hiçbir anlamının olmayacağı gibi söylemlerle dejenere edilecek. Günümüzde bu değer sistemleri arasında kavga iyice körüklenmiş durumda. 2/3’lük bloğun ideolojisi halen üçte birlik bloğun ideolojisi karşısında üstün görünüyor. Dijital kapitalizmin büyük toplumlarında bu durum böyle kalacak gibi görünüyor. Ancak yeni alt tabakanın militarizme kaydığına dair ilk belirtiler geliyor: Dünya Ticaret Örgütü’ne veya Davos’taki Dünya Ekonomik Forum’una karşı küreselleşme karşıtlarının protestoları, “ekonomi terörü”ne veya dünya çapında “markalaşmaya” karşıydı. Dijital kapitalizmin sonu ve antikapitalist 1/3’lük sınıf MIT’te (Massachusetts of Technology) psikologluk yapan Sherri Turkle, neden günde 14 saat online olarak borsayı takip eden bir borsacının üstün görülüp de, siber uzayda aynı süreyi geçirip bedavaya bilgisayar oyunu programlayan birinin horlanıp bağımlı olarak görüldüğünü soruyor. Ortalıkta paçavralar uçuşuyor ve bugün yaşadıklarımız sadece bir başlangıç. Sonuç ne olacak? Bu politik sınıfın tepkisine bağlı. İyi politikalar yapıp, üçüncü, antikapitalist üçte birlik sınıfı sisteme dahil etmek (“Inclusion”) için çabalayabilir ve yaşam stillerine karşı toleranslı olurlar ya da neoliberalizmin bizlere gösterdiği gibi, Kaliforniyalı kapitalizm modelleri uygulamaya konulur. Bu durumda daha sert, belki kanlı çatışmalar ortaya çıkabilir. Ancak kesin olan bir şey var: “Tarihin sonu” (Francis Fukuyama), liberalizmin “kesin zaferi” veya çatışmasız bir toplum söz konusu olamaz. Politik sınışar alıcılarını çalıştırmalılar, tabii eğer halen bunlara sahiplerse. Peter Glotz Çeviren: Garo Antikacıoğlu, agaro@chip.com.tr “Yeni alt tabakaların militarizmi”nde, Peter Glotz, 15 Haziran 2001’de Göteborg’daki Avrupa Birliği zirvesindeki ayaklanmalara değiniyor. |
Cep telefonları |
Ekran kartları |
Masaüstü |
Notebook |
Ses kartları |
Webcam |
Klavye & Fare |
Yazıcılar |
Tablet
Ev Sineması
Mp3 Player | Usb Bellekler | Video kameralar | Fotoğraf Makinesi | Taşınabilir diskler | LED & LCD Tv | Monitörler | OEM | PDA
Navigasyon | Oyun Konsolu

