Geleceğin dünyasıyla şimdiden tanışın: Bilim ve endüstri, yaşamınızı köklü şekilde değiştirecek anahtar teknolojiler üzerinde çalışıyor. CHIP bu yazı dizisinde sizi geleceğin dünyasıyla tanıştırıyor. ___S___E___Rİ A R A S T I R M A L A B O R A T U A R L A R I N D A N Y E N İ L İ K L E R fonu üzerinden, arabanın PC’sinde ya da mikrodalganın ekranında beliriyor. Tüm bunlar hayal mahsulü mü? Tam tersi: “2005 yılına kadar bu cihazdan bağımsız yaşam eşlikçisi gerçeklik olacak” kanısında ISST’te geliştirici olarak faaliyet gösteren Carsten Lienemann. Sistem daha bugünden SMS, faks, wap, e-mail ve HTML çıkış kanallarını destekliyor. Ancak sistem “bilgisayarlar web’teki tüm verileri çözümleyecek duruma geldiğinde” tam anlamıyla olgunluğa erişmiş olacak kehanetinde bulunuyor Tim Berners- Lee.World Wide Web’in mucitlerinden olan Tim Berners-Lee, sayfaları makineler tarafından okunabilen ve işlenebilen zeki bir web tasarlıyor. Web, verilerini anlamayı öğreniyor Böylece “üçüncü kuşak” internet için çanlar çalıyor. Bu Tim Berners-Lee’nin deyişiyle “semantik (anlambilimsel) web” uzun zamandır bir zorunluluk halini almış bulunuyor - en geç arama makineleri gerçi raşarı tarayan ama veri kütlesine bakarak önemli olanı filtrelemekten aciz haldeki bunak kütüphanecilere benzediğinden beri. Buradaki sorun şu: Geleneksel arama makineleri çağrışımsal düşünmüyor. “Bank” dendiğinde bir finansal kuruluşun mu ya da bir oturma yerinin mi kastedildiğini ve beş haneli bir sayıda ne zaman posta kodunu aramaları gerektiğini bilmiyor. Bu yüzden zeki bir web için temel web sayfalarını daha başından bilgisayarların içeriklerini anlayabileceği şekilde oluşturmaktan ibaret. Bunun için teknik alanda üç bileşen gerekli: İçeriklerin canlandırılması için esnek bir programlama dili, içeriklerin anlamını kapsayacak bir yöntem ve de içerikler ve anlamları otomatikman bağlantılandırmaya olanak tanıyan kurallar. Bu tip çok yönlü bir “meta dil” eXtensible Markup Language, kısaca XML. XML ile oluşturulmuş sitelerle çalışabilecek yazılım örneğin adreslerde posta kodunu tanıyabiliyor ve iki yer arasındaki uzaklığı otomatikman hesaplayabiliyor. Yapının yanı sıra içeriklerin anlamını da kapsayabilmek için Resource Description Framework (RDF) gereki- k 1968 1971 1974 1990 1992 ___I___n___t___e___r___n___e___t___ ___1 İnternetin Doğum Anı ABD Savunma Bakanlı- ğı’ndan bilimciler ilk kez dört PC’yi birbirine bağlı- yor. Özel olan bilgisayarları n birbirinden çok uzak yerlerde bulunmaları. E-Mail: Ray Tomlinson ilk e-mail’i gönderiyor ve e-mail adresinde ayırma işareti olarak @ işaretini kullanıyor. TCP/IP: Bob Kahn ve Vinton Cerf veriler ve bağlantı inşası için tek tip bir format geliştiriyor. Browser: Marc Andressen Mosaic ile ilk web-browser’ı yapılandırıyor... Bunu Netscape Navigator izliyor. WWW: Tim Berners- Lee ve Robert Caillau HTML’i icat ediyor ve World Wide Web için ilk siteyi yazıyor yor. RDF’ler iki içerik arasındaki ilişkiyi bir web sitesinin diğerine olduğu gibi ifade etmeye hizmet ediyor. Ayrıca sistem örneğin “El” söz konusu olduğunda aynı sözcüğün farklı anlamlarını ayırt edebiliyor. Üçüncü bileşen bilgisayarların bir web sitesinin içeriklerinin ve bunların anlamlarının belirgin bir biçimde atanabilmesi için gerekiyor. Bu görevi üstlenen belgeler ve sınışandırmalar “ontolojiler” olarak anılıyor. Böylece bir arama ajanı “WWW”nin World Wide Web ile eşanlamlı olduğunu ve “İnternet”e ait olduğunu biliyor. Multimedya içerikler de aranabilecek Sistem biyolojideki tür guruplarını aynı olan belirtilerine göre cinslere, sınışara vs. bölümlendirmek yöntemiyle karşılaştırabilir. RDF ontoloji sistemiyle üretilmiş ilk sayfalar yaklaşık iki yıldır mevcut. Örneğin Yahoo’da olduğu gibi ontoloji koleksiyonları henüz elle yaratıldıkları için sayıları bu denli az. “Ontolojilerin otomatik açılması için” Kaiserslautern’deki Kompetenzzentrum Semantisches Web bünyesinde faaliyet gösteren Harold Boley’in tahminine göre “daha birkaç yıla ihtiyaç var.” O zaman da bunlar ilk önce sınırlı konu alanlarıyla uzman sistemlerde yer alacak. Bu tip özel bir uygulamanın kendini kabul ettirmesini Boley iki yıl içinde bekliyor. Böylece Sony’deki araştırmacılar online aile albümlerinde yalnızca fotoğraşarın dosya adına bakarak değil, bilakis tek tek kişilere ya da çekimin tarih ve yerine göre de aranabileceği “Person Memory” üzerinde çalışıyor. Gerekli veriler daha bugünden Digi- Arama makineleri bunak kütüphanecilere benziyor: Raşarı tarıyor, ama önemli olanı artık bulamıyorlar. İ___N___T___E___R___N___E___Tİ___N___ ___3___ ___B___A___S___A___M___A/___I 137 ___S___E___Rİ___ A R A S T I R M A L A B O R A T U A R L A R I N D A N Y E N İ L İ K L E R 138 ___S___E___Rİ___ A R A S T I R M A L A B O R A T U A R L A R I N D A N Y E N İ L İ K L E R cam resimlerinde otomatikman sunuluyor. Örnek semantik (anlambilimsel) web’in bir diğer avantajını da gösteriyor: Metin bilgilerinin yanı sıra multimedyal içerikler de bulunuyor. Şimdiye kadar resimler, müzik parçaları ya da filmler arama sözcüğü web adresinde ya da dosya adında bulunmuyorsa, web’in uçsuz bucaksız derinliklerinde kaybolup gidiyordu. Bu durumun değişmesi için Moving Pictures Expert Group (MPEG) geçen yıl MPEG 7’yi standart haline getirdi. Bu audio ve video için betimleme dili görsel-işitsel içeriklerde anahtar sözcüklerin, özelliklerin ya da benzerliklerin aranmasını olanaklı kılacak. Teknolojinin genişletilmesi gerekli Semantik (anlambilimsel) web ilkesi MPEG 7 genişletmeleriyle audio verilerine özellikle iyi aktarılabiliyor -Fraunhofer Institut für Integrierte Schaltungen (IIS) ve Automatic Identification, kısaca AudioID sayesinde. Bu sisteme bir CD’den ya da MP3 dosyası olarak bir müzik parçası çalındığında, sistem şarkıyı birkaç saniye içinde tanıyor. Bunun için her bir parçadan bir “parmak izi” yaratılıyor. Sistem parçayı spektrum bileşenlerine ayrıştırıyor, ezgi ya da hışırtı gibi belirtileri hesaplıyor ve bunların parçanın adı ya da yorumcu gibi verilerin yanı sıra depoluyor. 100 bin parçalık bir veritabanında isabet oranı yüzde 99,5 civarında. Bu kesinlikle AudioID ağdaki müzik piyasasına telif hakkının korunması ve müzik portal’larında hızlı arama için bir hayli katılım sağlayabilecek. Temel olarak teknoloji filmlerdeki ya da TV yayınlarındaki ses izleri için uygun, yalnızca genişletilmesi gerekli. Şu sıralar IIS sistemi piyasa için olgunlaşmış ürünlere dahil edecek finans bakımından güçlü partnerler arayışında. ABD ve Avrupalı müzik kuruluşları AudioID ve benzeri teknolojileri sınıyorlar. IIS’de geliştirici olarak faaliyet gösteren Jürgen Herre’ye göre yöntemlerden biri için karar bu yıl içinde verilecek. Şimdilik IIS’in kendisi AudioID’yi en küçük cihazlara entegre etmek çabaları içinde. İlk denemeler şarkıların radyodan cep telefonuyla kaydedilmesi ve parçanın çözümlenebileceği bir servis numarasına gönderilebileceğini göstermiş bulunuyor. Sonrasında sonuç SMS yoluyla geri gönderilebiliyor. Ama bu işi daha basit gerçekleştirmek de olanaklı: Fraunhofer Arbeitsgruppe für Elektronische Medientechnologie (AEMT) “Query by Humming“, serbestçe çevrilecek olursa “Mırıldanma ile sorgulama”yı geliştirmiş bulunu- Dünya Çapında Ağ: Deniz aşırı cam elyaf kablolar, beş kıtayı birbirine bağlıyor ve internet kullanıcılarına tüm dünyadan bilgilere ve verilere erişim olanağı sağlıyor. 1998 1999 2000 ___I___n___t___e___r___n___e___t___ ___2 Deniz Aşırı Kablo Bağlantısı: Transatlantik kablosu Gemini, New York ile Londra’yı 30 Gbit/s bant genişliği ile birbirine bağlıyor. 2001 ___I___n___t___e___r___n___e___t___ ___3 Kurnaz Web: İlk siteler makinelerle çözümlenebiliyor MPEG 7: Görsel-işitsel içeriklerde aramaya izin veriyor. WAP/i-Mode: İnternet mobilleşiyor! Her iki cep telefonu standardı web içeriklerini cep telefonuna taşıyor. Yüksek Hız: ABD ve Almanya’da araştırmacı lar birbirinden ayrı cam elyaf (fiber optik) ağlarda internetin sı- nırlarını zorluyor. Herkes İçin DSL: Alman Telekom T-DSL’i başlatıyor ve bakır kablo üzerinden yüksek hızı olanaklı kılıyor. CHIP | ARALIK 2002 140 ___S___E___Rİ___ A R A S T I R M A L A B O R A T U A R L A R I N D A N Y E N İ L İ K L E R CHIP | XXXXXXXX 2002 k pornografik içeriklerin filtre edilmesi bile başarılıyor. Daha da fazlası var: Cobion sistemi tam olarak cilt ile cilt rengi tekstil arasında ayrım yapıyor ve hatta belirli yerlerde cilt pigman’larını saptayabiliyor. Böylece “Pamela Anderson” sorgusu aile filtresi devrede olmak suretiyle yalnızca adı geçen aktristin belirli yerlerde, az da olsa giyinik olarak belirmesini sağlıyor. Cobion yöntemi hareketli resimlere doğru genişletmeyi planlıyor. İşletme 2000 Olimpiyatları’nda Adidas için TV kanallarını bantlarda ve tekstil alanında logoların ortaya çıkışı açısından gözetlemiş bulunuyor. Bu tip videostream’lar ve media dosyalarına yönelik çözümleme araçları piyasa için olgunlaştığında, her şeyi bilen semantik web’den gelecek ısmarlama bilgilerle verilen her alandaki hizmetin yolunu kesen bir şey kalmayacak... ancak tabii ki tüketici talepleri ve alışkanlıklarının her alanda gözetlenmesinin de. KK / Garo Antikacıoğlu, agaro@chip.com.tr Bilgi için: www.informationslogistik.org, www.iis.fhg.de/amm, www.emt.iis.fhg.de/ metadaten_mehr.html, www.cobion.de _ yor. Bir plak satıcısına kendi şarkı söyleme sanatıyla eziyet etmek yerine, gelecekte istenen şarkıyı bir mikrofona söylemek ya da mırıldanmak yeterli olacak - ve online dükkan derhal parçayı ya da benzeri şarkıları satışa arz edecek. Bunun ardında yatan teknik ise şu: Query by Humming şarkı paçavralarından oluşan ses dalgalarını çözümlüyor ve sonucu her bir şarkı için parçanın adı, yorumcu, ayrıca müzik akımı, ölçü türü ve tempo gibi ek bilgileri içeren ilgili bir veritabanından şarkıların “aranma alametleriyle” karşılaştırıyor. Tüm bu bilgiler artık neredeyse otomatikman audio verilerinden açılabiliyor. Query by Humming ile ilk somut ürünleri internet kullanıcıları yıl sonuna kadar bekliyor: AEMT Alman Telekom ile birlikte web kullanımı için bir server modeli ve mobil telsiz için bir hizmet geliştiriyor. İki yıl içinde AEMT’nin yöneticisi profesör Karlheinz Brandenburg’un vizyonu da gerçekleşebilir. O “kullanıcının hangi parçayı dinlemek istiyorsa, yalnızca söylemek ya da mırıldanmak zorunda olacağı ve stereo setin otomatikman doğru parçayı çalacağı” düşünü kuruyor. Zorlu nokta: Hareketli resimlerin çözümlenmesi Resimlerin çözümlenmesinde, araştırmacıları audio verilerde olduğundan daha büyük sorunlar bekliyor. Geleneksel resim betimleme sistemleri şimdiye kadar örneğin bir ağaç gibi her bir nesne üzerine tek tek uygulanmak zorundaydılar. Cobion’un Content Analysis Library’si olağanüstü esnek olarak kendini kabul ettirmiş bulunuyor. Bu arama makinesinin (www.visoo.de) isabet kesinliği nesneleri ölçen ve de onların boyutlarını ve birbirlerine mesafe oranlarını hesaplayan zeki resim değerlendirme programlarına dayanıyor. Ayrıca analiz aracı yazıtipi, yazıtipi boyutu, renk, pozisyon ve metin yansıtmalarında dönüş çeşitlerini birbirinden ayırt ediyor. Siyah-beyaz ve renkli fotoğraşarın, grafiklerin ya da çizimlerin kategorize edilmesi de oldukça iyi işliyor. Benzer resimlerin ya da 2003 2005 2002 Her Alanda Servis: Her zaman online, kişiselleştirilmiş hizmetler sayesinde aramaya paydos. UMTS: Bu ağ tekniğiyle mobil internette 2 MBit/s’ye kadar bant genişliği olanaklı. IPv6l: Yeni internet protokolü ağa bağlı tüm cihazlar için yeterince IP adresi sunuyor. Bugün: Ağdaki veri tufanı zeki hizmetleri zorunlu kılıyor. Gelecek Tim Berners-Lee: “Bir düşüm var: Düşün ilk yarısında web insanların işbirliği için önemli ölçüde performansı daha yüksek bir alet halini alıyor. Düşün ikinci yarısında işbirliği bilgisayarlara doğru genişliyor. Bilgisayarlar web’deki tüm verileri çözümleyecek duruma geliyor. O zaman ticaretin, bürokrasinin vs. gündelik mekanizmaları öteki bilgisayarlarla iletişim kuran bilgisayarlar tarafından devralınacak.” Resimlere Hakimiyet: www.visoo.de altında Cobion’un resim arama makinesi, nelere hakim olduğunu gösteriyor. İÇİNDEKİLER Ayın Hatası: AGP 8X sorunları 6 Adımda Making Waves: Kurulum ve kullanım Windows Scripting Host: Windows otomasyonu Tips&Tricks: Windows, uygulamalar... 152 146 144 143 142