CHIP | ŞUBAT 2003 Geleceğin dünyasıyla şimdiden tanışın: Bilim ve endüstri, yaşamınızı köklü şekilde değiştirecek anahtar teknolojiler üzerinde çalışıyor. CHIP bu yazı dizisinde sizi geleceğin dünyasıyla tanıştırıyor. SERİ A R A S T I R M A L A B O R A T U A R L A R I N D A N Y E N İ L İ K L E R rolan astronomik dünya görüşünün doğruluğundan kuşku duyan tartışmalı araştırmacı Galileo. İddialı Galileo projesi için Avrupa uzaycılık kuruluşu ESA, 2008 yılına kadar uzaya toplam 30 uydu fırlatmak istiyor: 24 bin kilometre yükseklikteki üç yörüngeye eşit ölçüde dağılmış olarak sinyalleri yeryüzünün her bir noktasına ulaşacak. Ayrıca Avrupalı sistem daha güçlü bir performansa sahip olacak ve böylece ticari alanda da çekici olacak: Örneğin kullanıcılara 10 santimetreye kadar doğru konumlama sunulacak. Buna karşılık GPS ise 20 ila 50 metrelik bir sapmayla yetinmek zorunda. Bunun nedeni Amerikalıların GALILEO UZAYDA NASIL SEYREDİYOR? Her bir Galileo uydusu nanosaniyelik bir doğ- rulukla yeryüzüne telsiz sinyal gönderen bir atom saati ve bir gönderici ile donatılmıştır. Yeryüzündeki bir alıcı tam konumunu belirlemek istiyorsa, telsiz sinyalin kendisi ve uydu arasındaki gidiş geliş süresini ölçer. Bu mesafe ölçümü alıcının konumunu sinyalin yeryüzü üzerinde çizeceği yarıçap üzerinde belirler. Ama doğru bir konumlama için alıcı en az üç uydudan gelen sinyalleri ölçmek zorundadır. Yeryüzü yüzeyinin üzerinde ise dört adete ihtiyaç vardır. Tam pozisyon, ölçülen tüm sinyallerin yarıçapları nın kesişme noktasıdır. Sonra ölçüm verilerinden meridyen ve paraleller ve de yükseklik hesaplanır. 5. 4. 3. 2. 1. 33Galileo için geri sayım 3333 33AB sivil navigasyon sistemi olarak Galileo’yu duyuruyor. 33 33Geliştirme aşamasının başlangıcı 333333 2001 1999 öncelikle navigasyon sistemlerinin tüm bant genişliğini kendilerine saklamak için barış zamanlarında da telsiz sinyallerini kötüleştirmeleri. Yine de 22 yıl önce ABD askeri mercilerince geliştirilen sistemin popülerliği, 1990 yılından itibaren kamuoyunun kullanımına ücretsiz sunulmasından dolayı artıyor. Öncelikle otomobil sürücüleri cockpit’lerindeki navigasyon yardımından artık vazgeçmek istemiyor. İşleyiş tarzı GPS gibi, ama daha iyi İlke itibariyle Avrupalı karşı tasarım Galileo, altı yörüngede 24 uydu tarafından beslenen ABD sistemi GPS gibi işliyor: Yerde bir konumu belirleyebilmek için, en az üç uyduya telsiz bağlantısının olması gerekiyor. Telsiz sinyalleri yardımıyla alıcı, bu uyduların her birine mesafesini ortaya çıkarıyor. Tam bulunulan yer telsiz sinyallerinin kesiştiği ve belirli bir algoritmaya göre hesaplanabilen (sol üstteki resme bkz.) noktaya tekabül ediyor. Bu yöntemde zaman önemli bir rol oynuyor: Galileo uydularının yolladığı sinyaller, alıcının bu sinyallerin kendisine gelirken ne kadar süreyle yolda olduğunu ya da kendisinden ne kadar uzakta bulunduğunu saptamasını sağlayan zaman işaretleridir. Bu işlem için yeryüzünün çevresini dolaşan uydular, binde bir nanosaniyelik, yani 0,000000000001 saniyelik bir doğrulukla çalışan atom saatleriyle donatılıyor. Güvenlik için 30 uydunun her birinde farklı teknolojilerle çalışan iki bağımsız atom saati bulunuyor: 6 gigahertz’lik bir çevrim sunan bir Rubidium saati ve de 1,4 gigahertz’lik bir çevrimle çalışan ve bir lazer ve bir mikrodalga bağlantısı üzerinden zaman verilerini yeryüzüne gönderen bir hidrojen dalgalı saat. İsviçre’de imal edilen saatler, uydularda kullanılan en doğru saatler. Buna rağmen onlar da ara sıra bir Caesium saatinin telsiz sinyalleri üzerinden yerden ayarlanmak zorunda. Her biri 650 kilogram ağırlığındaki Galileo uydularının GPS uydularından daha küçük olmaları ve bu yüzden de yörüngede daha tam konumlandırılabilmeleri de doğruluğa katkıda bulunuyor. Ama 2004 yılında bir Ariane taşıyıcı raketi ilk uyduyu uzaya yerleştirinceye dek, araştırma ve geliştirmeler Avrupa uzaycılık kuruluşlarında son hız sürecek. Yalnızca Alman Havacılık ve Uzaycılık Kurumu bünyesinde üç kuruluş bunun için çalışıyor. Kontrol merkezleri de doğal olarak Avrupa’da yerleşik olacak. Tesisatı: Galileo Yeryüzü Uyduları: 30 uydu tüm yerküreyi telsiz navigasyon için kaplayacak şekilde eşit ölçüde üç orta yörünge üzerine dağıtılır. CHIP | ŞUBAT 2003 149 SERİ A R A S T I R M A L A B O R A T U A R L A R I N D A N Y E N İ L İ K L E R Henüz hiçbir Galileo uydusu yörüngede gezinmediği içindir ki, onun rolünü bir zeplin üstleniyor ve ilgili sinyalleri gönderiyor. Alıcı olarak küçük bir otobüs arazide tur atı- yor. Simulasyonlar arıza ihtimallerini önceden devre dışı bırakmaya yarıyor. ZEPLIN GALILEO UYDUSU ROLÜ OYNUYOR 3333333333333333 33Simulasyonlarla sinyal ölçümleri 33 33İlk navigasyon antenleri 33 33İlk deneysel uydu yörüngesinde 33333333333333333333 2004 2003 2002 “GPS’ten daha iyi olmak” hedefi için geliştiriciler, yaşlanmış ABD sisteminde olduğundan topyekün daha modern bileşenler kullanıyor. Aynı şekilde geliştiriciler, olabildiğince önceden düşünülebilir tüm arızaların izini sürmeye ve bunların bertaraf edilmesine de değer veriyorlar. Ancak uydular henüz inşa edilmemişken bu çetrefilli bir iş. Çözüm, tüm olayı olabildiğince iyi simule etme denemesinden geçiyor. Bu zahmetli ve sükseli ölçümler için DLR çalışanları laboratuarlarını terk etmek ve uydu navigasyonuna ihtiyaç duyulan yarlere, yani caddelere, şehirlere, suya ve tarlalara gitmek zorundalar.Yeri sabit olan uydunun rolünü burada komple yüksek teknoloji ekipmanı ile donatılmış bir zeplin üstleniyor. Bunun görevi, uyduların daha sonra nasıl optimal bir biçimde durmak zorunda olduklarının ayarlanabilmesi için bir ölçüm aracı üzerinde olabildiğince kıpırtısız farklı yüksekliklerde ve açılarda durmaları. Bir helikopter bu iş için yeteri kadar kıpırtısız değil. Oysa kulağa bu kadar kolay gelen şey, sıradan zeplin uçuşlarına kıyasla kaptan Scott’ın manevrayı yorumladığı üzere “en zor işlerden biri”. Bodensee kökenli 75 metre uzunluğundaki devin, belirli bir yer üzerinde hareketsiz durabilmesi ve her bir hava cereyanında sürüklenmemesi için, bir yer istasyonundan filmi çekiliyor ve pilota yansıtılmış hedeşenmiş yer ile birlikte canlı resmi cockpit’e gönderiliyor. Böylece pilot konumunu sürekli değiştirebiliyor. Zeplin ve minibüsle simulasyonlar Zeplin dış görünüş olarak bir uyduya ne kadar az benziyorsa, yeryüzünde sinyali alan karşı taraf da, geleneksel bir şekilde inşa edilmiş bir alıcıdan o kadar farklı. Çünkü bu alıcı bir cep telefonundan daha büyük değil -zorlu testler için düşünülemeyecek bir format bu. Tüm cihazları yerleştirmek ve böylelikle Münih’in içinde ve çevresinde yolculuklar için yeterli bir alıcı istasyonu kullanmak için küçük bir otobüs, ucu ucuna yeterli geliyor. Her bir ölçüm için teçhizat tablası üzerindeki bir kameranın ve otobüsün çatısındaki bir balıkgözü objektifin çevrenin filmini çektiği 15 dakikalık bir yolculuk gerekiyor. Buna paralel olarak ölçüm teknisyenleri zeplin uydudan telsiz sinyalleri alıyor. Burada ölçüm eğrileri alıcının kaydettiği her şeyin doğrudan uydudan gelemeyeceğini gösteriyor. Burada örneğin bina cepheleri, ağaçlar ya da sollayan otomobillerden yansıyan ve konumlamayı büyük çapta çarpıtan yankılar bariz bir biçimde hissediliyor. Şimdiye kadarki GPS teknolojisinin aksine Galileo uç cihazları doğrudan sinyalleri doğrudan olmayanlardan ayırt edecek durumda olacak. Bunun temelini sinyallerin modülasyonu ve düzeltilmesine olanak tanıyan Münih’teki sonuçlar sağlıyor. Gelinen noktada ölçüm yolculuklarında hiç olmazsa on nanosaniyelik bir çözünürlüğe ulaşılıyor,“ki bu da üç metrelik bir ölçüm doğruluğuna tekabül ediyor” açıklamasında bulunuyor DLR’deki Institut für Navigation und Kommunikation (Navigasyon ve İletişim Enstitüsü) bünyesinde faaliyet gösteren Alexander Steingaß. Hatta yazılım ve sonradan işleme ile beş nanosaniyelik, yani birbuçuk metrelik bir doğruluk payına ulaşılıyor. Yayalar da Galileo’dan yararlanacakları için bu isabet doğruluğu bu derece önem- Yüksek Teknoloji Doğruluğu: Kullanıcı halen kablo ile ölçüm minibüsüne bağlı bir şekilde alıcıyı önünde taşımak zorunda... test ekipmanı onun için henüz çok ağır. TEST ALICI İSTASYONU OLARAK MİNİBÜS 150 CHIP | ŞUBAT 2003 Yük Taşıma: Galileo hangi yük konteynırının o anda nerede olduğunu tam olarak konumlandırabilecek. Mobil Servis: Galileo özellikli UMTS cep telefonları yerel hizmetlerle birlikte şehir kılavuzları olacaklar, Tarım: Galileo yerin kalitesini kaydediyor. Böylece gerektiğinde gübreleme yapılacak. Adres Arama: Siber gözlükler şehir haritası görüntüsüyle yayalara doğru yolu gösterecek. Otomobil Trafiği: Galileo yalnızca tek tek araçların navigasyonunu sağlamakla kalmayacak, tüm trafiği yönetebilecek. UYGULAMA ÖRNEKLERİ 333333 33İlk işletilir uydu 33 33Test işlemi 33 3330 uydunun yerleştirilmesi 33 33 Ticari kullanım start alacak 2008 2007 2006 2005 3 hiç kullanışlı değil.Aynı anda ölçülen GPS sinyalleri ile yapılan karşılaştırma bunu doğruluyor. Tahsis edilmiş frekans bantlarının hangi sinyallerinin ve bölümlerinin Galileo tarafından nihai olarak kullanılacağı henüz açıklığa kavuşmuş değil. Yeni olan, örneğin acil çağrı durumlarında önem kazanan, bir sorun çıktığında ya da alınan sinyallerin güvenilir olmadığında sistemin bunu kullanıcıya iletmesi. Ayrıca Power-User’lar için her iki sistemi de, hem GPS’i hem de Galileo’yu birlikte kullanabilme olanağı mevcut olacak. Oynanan senaryolara göre değerlendirmek gerekirse, geliştiricilerin iyimserliği haklı denebilir: Galileo GPS ile kolaylıkla baş edebilecek ya da Amerikalı rakibini belki de tümden saf dışı bırakacak. Finansman planları da ikna edici: GPS’de olduğu gibi temel hizmet ücretsiz olacak, ancak burada on metreye kadar konumlandırma doğruluğu (GPS’te 20 ila 50 metre) sunulacak. Daha yüksek bir doğruluk oranı ve şifrelenmiş de olabilecek özel hizmetler için ücret ödenmesi zorunlu olacak. _ MF-KK / Garo Antikacıoğlu, agaro@chip.com.tr li. Güncel simulasyon aşamasında şimdiki ekipmanı hiçbir insan taşıyamayacağı için alıcı kablo üzerinden ölçüm otobüsüne bağlı olmak zorunda.Ancak kısa bir süre sonra alıcı cihaz olarak UMTS cep telefonları yeterli olacak ve entegre navigasyon sistemli siber gözlükler bir ütopya olmaktan çıkacak. Galileo rotası bariz bir biçimde başarı Test eylemlerinin yöneticisi Steingaß Galileo’nun performansı söz konusu olduğunda iyimser: “Biz Amerikalılardan daha küçük uydulara ve daha doğru saatlere sahibiz. Buna daha iyi, daha modern sinyaller ve daha büyük bant genişlikleri ekleniyor.” Ona göre, AB’nin 2008 yılına dek yapacağı 3,2 milyar euro’luk yatırıma değecek. O zamana kadar simulasyonlardan elde edilen sonuçları gerçek koşullara aktarmak sürecek. Uyduları konumlandırma sorunu için örneğin 5 ila 90 derecelik farklı açılar altında yapılan ölçümler özellikle aydınlatıcı: Burada sıklıkla gerekli üç uydudan yalnızca ikisi kullanıldığı içindir ki, alçaktaki (20 derecenin altındaki) uydulardan gelen sinyaller hemen hemen »Biz Amerikalılardan daha küçük uydulara, daha büyük bant genişliklerine ve daha iyi sinyallere sahibiz.« Alexander Steingaß, DLR CHIP | ŞUBAT 2003 151 SERİ A R A S T I R M A L A B O R A T U A R L A R I N D A N Y E N İ L İ K L E R İÇİNDEKİLER Ayın Hatası: Jumper Windows’u şaşırtıyor 3 Adımda 3 Tam Sürüm eCHIP’teki tam sürümler Tips&Tricks: Windows, uygulamalar... 162 154 153 152 CHIP | ŞUBAT 2003 pratik Spam’lerin Yolunu Tıkamak Spam İletilerini Engellemek _ Outlook az önce yeni iletilerinizi denetledi ve birdenbire ekrana gelen bir Windows penceresi serbest erişimli bir internet hizmeti hakkında sizi bilgilendirmeye çalışıyor. Reklam iletisinden kurtulmak için çok fazla dü- şünmeden Tamam düğmesine tıkladınız. Aslı nda sadece sıkıcı olan bu durum, ancak beklenen daha fazla kötülüklere yol açabilir. Korsanlar servis mesajlarını trojan ve kurtlar için bir basamak olarak kullanabiliyorlar. Toplu e-posta gönderimlerinin çok kolay olduğu bu zamanlarda söz konusu türdeki saldırılara karşı kendinizi mutlaka korumalısı- nız. Hazırlayanlar, bu iletileri Direct Adviser gibi uygulamalar yardımıyla gönderiyorlar. Bunun için tek bir fare tıklaması yeterli oluyor ve bildiri binlerce PC üzerinde görülüyor. Bu rahatsız edici durumu dünyanızdan uzak tutmak için iki yol mevcut. Bunlardan ilkinde söz konusu hizmeti kapatabilirsiniz. Bunun sonucunda benzer tanıtım iletilerini, ister kötü ister iyi olsun asla alamazsınız. Veya bir firewall kurabilirsiniz. CHIP, size her iki yolu da gösteriyor. Windows 2000/XP altında ileti hizmetini kapatmak: Başlat menüsündeki Denetim Masası (Windows 2000 altında Başlat/Ayarlar/ Denetim Masası) üzerine tıklayın ve ekrana gelen penceredeki Yönetimsel Araçlar ve Hizmetler simgelerine sırasıyla ikişer kere tıklayı n. Hizmetler penceresindeki “Messenger” hizmetine iki kere tıklayın ve Başlangıç Türü açılır listesinden Devre Dışı öğesini seçtikten sonra Tamam düğmesine tıklayın. Windows 98/Me altında ileti hizmetini kapatmak: Başlat menüsüdeki Ayarlar/Denetim Masası komutunu çalıştırın ve ekrana gelen penceredeki Ağ simgesine iki kere tıklayın. Bileşen listesindeki “Microsoft ağları için dosya ve yazıcı paylaşımı” öğesini seçin ve Kaldır düğmesine tıklayın. Bunun tek dezavantajı artık ağ üzerinde hiçbir kaynağı paylaşıma açamayacak olmanızdır. Bir firewall kurmak daha iyi bir sonuç verecektir. Firewall ayarları: Microsoft’un ileti hizmeti 137 ve 139 numaralı portları kullanıyor. Bazı gönderenler ise 135 numaralı portu da kullanabiliyorlar. Söz konusu üç portu da tamamen kapatmak en iyi çözüm olacaktır. Firewall programlarında yerel ağ ve internet ortamı nda kullanılacak ayarları ayrı ayrı belirleyebilirsiniz. Bu portları yerel ağ için açık bırakmalı sınız. Çalışma arkadaşlarınızın gönderdi- ği iletileri ancak bu şekilde alabilirsiniz. Öğrendiğiniz tüm yöntemleri denediniz, ancak spam gönderenler tanıtım mektuplarını artık Windows’un ileti hizmetleri üzerinden gönderiyorlar. 153 CHIP | ŞUBAT 2003 İpuçları GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » HI-TECH » INTERNET Jumper Windows’u Şaşırtıyor Bir donanım hatası sinirinizi mi bozdu, hemen bize iletin: CHIP Yazı İşleri, Donanım Hatası başlığı ile Gayrettepe mah. Vefa Bayırı sok. Gayrettepe İş Merkezi B Blok No:6 34349 Gayrettepe/İst. veya ktuztas@chip.com.tr adresine sorularınızı gönderin. ardından Scandisk ile kontrol ettik. Hiçbir sorun yok. Ancak partisyon Windows 2000 altında kullanılamıyor ve yukarıda anlatılan durum ile karşılaşıyoruz. Kullanılan FastTrak 66 kartını FastTrak 100 ile değiştirmek de olumlu bir sonuç vermiyor. Ancak test için bağladığı- mız iki IBM disk, bu sistemle sorunsuz bir şekilde çalışıyor. Sistemi, anlaşılır sistem mesajları hata tespiti için birebir olan Linux altında açmaya çalıştığımız zaman sorunun kaynağı ile karşılaştık. Promise Controller’ın ikinci IDE kanalındaki sabitdisk “/dev/hdh” olarak bağ- lanmış. Yani, Slave olarak kullanılması gerekirken Master olarak ayarlanmış. Bu durum Controller BIOS’unu etkilemiyor ve RAID bağ- lantısını sorunsuz bir şekilde kuruyor. DOS altı nda da sadece BIOS işlemleri kullanıldığı için sistem ilk başta sorunsuz olarak çalışıyor. Ancak Windows 2000 sürücüleri bu konfigürasyonla başa çıkamıyor ve Windows, hazırlanan partisyonu görmesine rağmen, üzerine yazamı yor. Sonuç: Bu sorunun üstesinden gelebilmek çok basit. Master/Slave Jumper ayarları doğru yaptıktan sonra, RAID sistemi sorunsuz ve performanslı bir şekilde çalışmaya başladı. SİZ DE KATILIN! 3 Siz de komik bir hata veya sürpriz bir yumurta (easter egg) bulduysanız, ekran görüntüsü (screenshot) ile birlikte ktuztas@chip.com.tr adresine gönderin. Yayınlanan her ipucu için 10 milyon TL. kazanabilirsiniz. AYIN HATASI Problem: Bir okuyucumuz, sahip olduğu Maxtor D540X model 80 Gigabyte kapasiteli iki sabitdisklerinin tek başına sorunsuz bir şekilde çalışmasına rağmen, Promise FastTrak 66 kartına RAID olarak bağlandığında çalış- madığını fark etmiş. Windows’un disk yöneticisi bir partisyonu görebiliyor ancak bunu kullanmı yor... Hata Tespiti: Test merkezimizde ilk olarak sürücü ve BIOS versiyonlarının güncelliğini test ettik. Daha sonra sistemi bir açılış disketi ile başlattık, DOS altında RAID’e bağlı olan bir partisyon ayarladık, bunu biçimlendirdik ve AYIN KİTAPLARI 3 Bütün Yönleriyle Perl CGI Web tasarımcılığıyla uğraşanları n veya başlangıç yapmak isteyenlerin eninde sonunda karşı- laşacakları Scriptler için Perl ve Cgi dillerini öğreten kitap, adım adım ve örneklere ilerleyen bir dil kullanıyor. Perl, 1986’da raporlama yapmak için yaratılan basit bir dilken, web üzerinde yararlı olacağı keşfedildiğinden beri popüler olmuş durumda. CGI ise istemci ile web sunucusu arasında veri akışını sağlayan, web sayfaları nda bir program çalıştırmak istendiğinde tasarımcıların karşı- sına çıkan seçeneklerden biri olan CGI, Perl taban alınarak geliştirilmiş bir dil olduğundan kitap iki dili de birleşik olarak ele alıyor. Rıza Çelik tarafından hazırlanan ve Seçkin yayıncılık tarafından basılan kitap 540 sayfa. Bilgi için: Seçkin Yayın Evi Web: www.seckin.com.tr 3 Bilgisayar Haberleşmesi ve Ağ Teknolojileri Haberleşme, Ağ Teknolojileri ve TCP/IP ve internet bölümlerinden oluşan kitapta bilgisayar haberleşmesi kısmı açıklayıcı ve çizimlerle desteklenerek ele alınmı ş. Bu kısımda Sayısal İletişim, Hata Sezme ve Düzeltme Teknikleri (LRC, CRC), PC üzerinden Asenkron Seri İletişim, OSI Başvuru Modeli, RS-232, V. 35 gibi fiziksel katman konnektör türleri anlatılmış. İkinci kısımda, HUB, Anahtar (Switch), Yönlendirici (Router) gibi ağ bağlantı cihazları; Ethernet, Fast Ethernet, Gigabit Ethernet, ATM, FDDI gibi LAN Teknolojileri; X.25, ISDN, ADSL, Frame Relay gibi WAN Teknolojileri; konnektörlerin sonlandı rılması dahil Yapısal Kablolama hakkında bilgiler verilmiş. Bilgi için: Papatya Yayıncılık Web: (212) 245 37 40 Nero Burning Rom Sürprizi: En çok kullanılan CD yazma programlarından biri olan Nero Burning Rom’un geliştiricilerinin isimlerini görmek için Help/About komutunu çalıştırın ve ekrana gelen pencere üzerindeki herhangi bir noktaya iki kere tıklayın. Bunun sonucunda geliştiricilerin isimleri pencerenin altından geçmeye başlayacaktır. İsimlerin geçiş stillerini değiştirmek için pencere üzerindeki herhangi bir yere iki kere daha tıklamanız yeterli olacaktır. Bu Sürpriz Yumurta için Kasım Tolga Öztürk’e teşekkürler… Sorun Kaynağı: Diskin Slave Jumper’ı Windows’un şaşırmasına neden oluyor. Önce Sonra »3 ADIMDA KOLAY ÇÖZÜM 156 GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » PRATİK » HI-TECH » INTERNET 154 CHIP | ŞUBAT 2003