| CHIP | ŞUBAT 2003 GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET 21 Bilgisayarınız artık isteklerinizi yerine getirmekte zorlanıyor mu ? Beklentileriniz mi arttı, yoksa donanım eksikliği mi yaşıyorsunuz ? Dert etmeyin, bu yazıda, düşük bir maliyetle sisteminizi günümüzün standartlarına uygun bir hale nasıl getirebileceğinizi okuyacaksınız. ___U___p___g___r___a___d___e Günümüzde bilgisayarların gelişiminin inanılmaz boyutlara ulaştığını söylemeliyiz. Öyle ki bilgisayar artık hemen hemen herkesin hayatına girmiş durumunda. Tabii yaşanan bu hızlı değişim, insanları bilgisayar hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya sürüklüyor. Bilgi sahibi olmayan ya da olmak istemeyenlerse, genellikle ya sistemlerini başkalarına toplatır ya da markalı bir ürün tercih ederler. Oysa kendinizin toplayacağı bir sistemle ilerde, upgrade zamanında işinizi kolaylıkla kendiniz yapabilirsiniz. Bu önemli, çünkü bilgisayar dünyası başta da dediğimiz gibi çok hızlı ilerliyor ve sizin bugün aldığınız bir bilgisayar en fazlasından iki sene içersinde eski ve güçsüz bir makine konumuna düşüyor. Çok kısa bir süre sonra bilgisayarınızı yenileyeceğinizi düşünerek, sisteminizi toplarken upgrade işlemine uygun parçalar seçmelisiniz. Böylece hem belki bir dakikada halledebileceğiniz bir sorun için teknik servis elemanın gelmesi ya da sisteminizi kendinizin teknik servise taşımanız gerekmeyecek. Sonuçta ilk müdahaleyi kendiniz gerçekleştirip, arızalı parçayı değiştirip, yenisini sisteme entegre edebilirsiniz... Evdeki veya işyerindeki bilgisayarın, yüksek bir performans, güvenli ve stabil bir şekilde çalışabilmesi için büyük paralar harcamanın anlamı yok. Var olan sisteminize yapılan ufak tefek değişimler sonucu, düşük bir maliyetle, istediğinize göre bir PC sistemi elde edebilirsiniz. Bu sayede günümüzün standardına ulaşabilmenin yanı sıra işlerinizi veya uygulamalarınızı çok daha kısa sürede bitirebilirsiniz. Türkçeye yenileme olarak çevirebileceğimiz Upgrade işlemi öyle korkulacak bir şey değil. Öyle ki bilgisayarla içli dışlı olmayanlar bile bu değişimi kendi kendilerine yapabilirler. Yapılması gereken tek şey, resimlerle anlattığımız teknikleri dikkatli bir şekilde okumak ve bunları uygulamak. Burada anlatacağımız yenileme işlemi donanımsal bir değişim olduğundan, sürücü kurulumunu az çok bilmeniz gerekiyor. Rehber: En sık upgrade edilen parçalar Modern bir PC, oldukça basit bir yapıya sahip gözükse bile esasında bir o kadar da karmaşıktır. Basittir; çünkü bir sistemi toparlamakta kullanılan donanım birleşenlerinin giderek daha azı, gerçek parça teşkil edecek biçimde diğer bileşenlere entegre ediliyor. Karmaşıktır; çünkü modern bir parça, eski sistemlerdeki aynı tür parçaya oranla çok daha fazla sayıda işlevi gerçekleştiriyor. Bu yazıda günümüz bir PC sistemini oluşturan parçalar hakkında bilgi vereceğiz. ___Z___a___m___a___nı ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___N___E___L___E___R___E___ ___Dİ___K___K___A___T___ ___E___T___M___E___Lİ___ ___? 1 Montaj için uygun bir yer yaratın. Statik elektrik riski taşıyan malzemeleri uzaklaştırın. 2 Küçük parçalar ve vidalar için bir kap bulundurun. 3 Eski PC’nin BIOS konfigürasyonunu bir yere not edin. 4 Bilgisayara bağlı olan tüm aygıtları mutlaka kapatın. 5 PC içindeki bağlantı şeklini not alın. 6 Söktüğünüz kartın hangi yuvayı kullandığını unutmayın. 7 Jumper ayarlarını not alın. 22 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Kasalar, mini-tower, midi-tower, hightower, slim ve mount rack olarak boyutlandırılırlar. Upgrade için en elverişsiz kasa tipi mini-tower ve slim kasalardır. Bu kasalar küçük olmalarından ve dolayısıyla masaüstünde oldukça az yer kaplamalarından dolayı çok sevilirler. Ama, iş kasayı açıp kapamak ve bazı parçaları değiştirmeye geldiğinde, madalyonun diğer yüzü ile karşılaşılır. Modern bir bilgisayar kasasının ön panelinde açma kapama düğmesi, reset düğmesi, disket sürücü yuvası ve optik sürücü yuvaları ve sabitdiskin ve sistemin çalışıp çalışmadığını gösteren bir led takımı yer alır. Birçok kasanın ön paneli bu şekildedir. Kasanın dış görünüşü genelde kasa seçiminde tek kriter olarak ele alınır. Oysa kasanın iç tasarımı çok daha önemlidir. Örneğin güç kaynağının yeri büyük önem taşır.Anakartı kasaya monte etmek için güç kaynağının sökülmesinin gerekmesi önemli bir dezavantajtır. Ayrıca güç kaynağının da işlemcinin hemen üstesinde olmamasına da dikkat edilmeli. Genel olarak kasa içindeki sabitdisk, optik sürücü ve disket sürücü yuvaları yeterlidir. Ama bu yuvaların yeterliliğini sizin ihtiyaçlarınızın belirlemesi gerekir. Dikkat edilmesi gereken bu konular haricinde, kasanın rengi, görünümü ve estetik yapısı tamamen zevkinize kalmış... Tabii bilgisayarın çalışabilmesi için onu elektrikle beslemek gerekir. Dolayısıyla kasa sistemlerinde dikkat edilmesi gereken konulardan biri de güç kaynağının seçimi. Burada bağlanacak aygıt sayısına göre bir seçim yapmak gerekir. Aslında yüksek güce sahip bir kasa sistemine sahip olmak bir avantajdır. Nedeni, optik sürücülerin yanı sıra birden çok disk ve yüksek performanslı bir ekran kartı ile işlemci kullanıldığında 300 watt’ın üzerinde bir güce ihtiyaç duyulacağıdır. Gördüğünüz gibi sistemin sağlam ve istikrarlı çalışması için iyi bir güç kaynağı şart. Üstelik overclock tutkunlarından biriyseniz ekstradan takacağınız soğutma sistemlerinin güç tüketimini arttıracağını da bilmelisiniz. Pentium 4 işlemcisine geçmeyi düşünen kullanıcılar, eski kasalarını kullanamazlar. Nedeni güç bağlantılarının farklı olması ve yüksek performanslı bir güç kaynağına ihtiyaç duyması. Benzer bir şekilde yeni nesil AMD işlemcilerinin de yeni kasa tipleri ile birleştirilmesi gerekir. PC sistemlerinin en önemli parçalarından biri, bileşenlerin korunduğu ve güç kaynağı ile bu bileşenler için gerekli elektriği sağlayan kasalar. İçi Ferah Olmalı: Kasanın içinde birden çok bileşen bulunduğundan çok sayıda sürücü yuvasının bulunması avantaj. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___K___A___S___A Yüksek Güç İhtiyacı: Yeni donanım bileşenlerinin fazla güç çekmelerinden dolayı, en az 350 Watt’lık bir güç kayna ğı kullanılmalı. İç Mimari: Müdahalelerin daha rahat olması için büyük bir sistem tercih edilmeli. Kasanın kapaklarını sökün ve yan yatırın. Anakartın kasadaki metal yüzeye değmemesi için vida deliklerinin yerini belirleyin. Sonra, belirlenen bu noktaları, kasa ile birlikte verilen anakart vidaları ile monte edin. Bu vidalar iki tipte olurlar: Bunlardan ilki, plastik yapıya sahiptirler ve anakartın deliğine geçirilirler. İkinci tip vidalar ise, metalik yapıdadır ve bir taraşarı vida yuvası şeklindedir. Anakartı bu vida yuvalarının üzerine oturtturun ve kasanın led kablolarını bağlayın. Burada anakartın kitapçığından bu bağlantının nasıl yapılması gerektiğine bakmalısınız. Bu bağlantıdan sonra kasanın iç kesimine sabitdisk, disket sürücüsü ve optik sürücüleri yerleştirebilirsiniz. ___K___a___s___a___:___ ___K___a___s___a___ ___d___e___y___i___p___ ___g___e_____m___e___y___i___n Kasa Seçimi: Kasanın görünüm ve estetik yapısını zevkinize göre seçebilirsiniz. Fakat kasanın iç yapısı ile güç kaynağının önemli olduğu unutulmamalı. 24 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET İşlemci ve bellek yuvaları, BIOS, genişleme yuvaları, port çıkışları ile birçok bağlantı devresinin yer aldığı karta anakart denir. Eskiden bilgisayar tasarımlarında ana kart üzerindeki yuvalara genişleme kartları takılırdı. Kullanıcılar da o zamanlarda maliyeti düşürmek için sadece gerek duydukları genişleme kartlarını alırlardı. Teknolojinin gelişmesi ve maliyetlerin düşmesi ile birlikte genişleme kartlarının işlevi değişti ve giderek anakartlarda standart hale geldiler... öyle ki ses ve görüntünün anakartta entegre olarak bulunabileceğini gördük. Anakart, bir PC sisteminde iyi seçilmesi gereken bileşenlerden biridir. Çok farklı biçimlerde anakartlar mevcuttur. Bu biçimler anakartın fiziksel boyutlarına denk gelir ve o anakartın ne tarz bir kasaya monte edilebileceğini gösterir. Genelde standart da olsa, anakartın boyutları maalesef markalı PC’lerde farklılaşabiliyorlar. Ve bu da ileriye dönük bir terfi isteğini suya düşürmüş oluyor. En çok karşımıza çıkan ve pek önemsenmeyen terimlerden biri ATX’tir. ATX yeni sistemlerdeki en popüler standarttır ve birçok üretici tarafından da onaylanmaktadır. Bunun nedeni ATX standardının terfi işlemi için çok uygun olması. Günümüzdeki anakartlarda işlemci yuvası, bağlantı noktaları ve chip’ler gibi çok sayıda yerleşik bileşenler mevcuttur. İşlemcilerin gelişmesiyle birlikte, anakartların da çok hızlı bir değişime maruz kaldığını söylemeliyiz. Genişleme yuvaları ve teknoloji entegrasyonu bir anakarta entegre edebileceğiniz cihazları ve kazandırabileceğiniz işlevleri gösterir. Özellikle ses ve grafik özelliğine sahip olmayan bir anakarta sahipseniz, üzerinde gelecekte kullanabileceğiniz birkaç tane boş genişleme yuvasının olmasına dikkat etmenizi öneririz. Benzer bir şekilde eski PC’deki kartları yeni bilgisayara taşımak için eski kartınızın kullandığı veri yolu mimarisinin yeni anakartta desteklenip desteklenmediğini kontrol etmelisiniz. Örneğin çoğu eski modem, ses ve network kartları ISA veri yolunu kullanırlar. Günümüz anakartlarında bu veri yolu çeşitli nedenlerden dolayı artık yer almıyor. Anakartla ilgili üzerinde durulması gereken başka bir konu chipsetler. Chipsetler anakart üzerindeki faaliyetleri kontrol ederler. Örneğin sistem saati, veri yolu kontrolü, IRQ kontrolü, DMA ___A___n___a___k___a___r___t___:___ ___S___e_____i___m___i___ ___d___o__?d___r___u___ ___y___a___p___m___a___lı Anakart satın alırken nelere dikkat edilmesi gerektiği ve hangi chipsetin ne tür bir işlemci ile uyumlu halde çalıştığı iyi bilinmeli. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___A___N___A___K___A___R___T Anakart: Anakartın üzerinde bulunan PS/2 ve USB gibi portlar kasanın arka tarafına denk gelir. Portların bu bölümü bir alüminyum plaka ile kaplıdır. Anakartların port yapıları değiştiğinden kasa ile birlikte birçok plaka verilir. Yapmanız gereken, anakarta uyan plakayı kasaya takmak. Anakart ile birlikte gelen kitapçığı incelemekte fayda var. Nedeni bazı anakartların üzerinde jumper ayarlarının olması. Bu ayarları da ezberden yapamayacağınızdan kitapçıktan bu jumper ayarlarını bulmalısınız. Anakarta bağlanması gereken güç kablosundaysa, dikkat etmeniz gereken tek nokta, mandalın doğru yere denk gelmesi. Zaten bu güç kablosu yanlış takılamaz. Bu yüzden zorlamaya gerek yok. Son olarak, slot yuvalarının açılması için kasanın slot yuvalarına denk gelen o bölümü eğerek kırmalısınız. Jumper Ayarı: Her bir jumper anakart üzerinde farklı bir ayara sahip. Bu yüzden anakartın kitapçığından bu ayarları iyice öğrenmeli. Renkli Konnektörler: Yeni standartlara uygun olarak bağlantı çeşitleri, karıştırılmamaları için renklendirildiler. PCI/AGP Farkı: Resimde görüldüğü gibi bu iki slotu renklerinden ayırt edebilirsiniz. PCI slotu beyaz, AGP slotu da kahve renklidir. CHIP | ŞUBAT 2003 kontrolü, USB ve CPU çalışma değerleri bunlardan sadece bir kaçı. Sistemdeki bilgiler işlemciye iletilir, işlenir ve geri gönderilir. Tabii işlemciye veri yollarından ve kanallardan gelen verileri düzene sokmak da başlı başına bir iş teşkil ediyor. Bu görevleri chipsetler yapıyor. Yani chipsetler işlemci ile direkt olarak alakalıdır. Bu yüzden yeni bir işlemcinin çıkışıyla birlikte yeni chipsetler de çıkıyor. Pentium 4 işlemciler birçok chipset ile çalıştırılabiliyor. i845 serisi bu işlemci için en geniş desteği sunuyor ve DDR bellek modülleri ile çalışıyor. Yüksek bir performansa sahip olmak isteyenler, RDRAM desteğini sağlayan i850 ve i850e chipsetini tercih etmeliler. i850 eskidiğinden tercihimiz i850e olmalı. SIS, VİA ve Intel, Pentium 4 işlemciler için chipsetler üretiyorlar. Örneğin SIS 645, 648 serisi chipsetleri, Via P4M chipset serisi ve Intel i845 ile i850 serisi ile Pentium 4 işlemcilerini destekliyor. AMD cephesinde de durum benzer; Via’nın KT333/400 chipseti ile birlikte SIS 733/745 ve Nvidia Nforce chipsetleri ile bu işlemci ailesi destekleniyor. ___A___N___A___K___A___R___T___ ___Bİ___L___E___f___i___E___N___L___E___Rİ PCI slotu BIOS Pili BIOS Led ve switch için pin ayarları IDE yuvası Kuzey köprüsü Bellek yuvası Chipset İşlemci yuvası AGP slotu Güç girişi İşlemci Yuvası: İşlemci aileleri kendilerine göre yuvalara sahipler. Bunlar örneğin Socket 478 veya Socket A. PCI Slotları: Anakart üzerinde bir adet AGP yuvasının bulunmasına karşın PCI slotları birden çok olabiliyorlar 26 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Accelerated Graphics Port/AGP, süratli bir veri transfer hızına izin veren ve yüksek çözünürlüklü 3D uygulamaları kullanmak için geliştirilmiş olan bir grafik kart bus yapısı.AGP esasında PCI tabanlıdır. Ama içerdiği birkaç ek ve iyileştirme sayesinde, fiziksel, elektriksel ve mantıksal açıdan PCI’dan kendisini bağımsızlaştırır. Örneğin AGP denetleyicisi PCI’a benzese de ek sinyallere sahiptir ve sistemdeki konumu farklıdır. Birden fazla yuvaya sahip ve gerçek bir veri yolu olan PCI’a karşı daha çok sistemdeki grafik kartı için tasarlanmış olan AGP, yüksek performanslı bir bağlantı sunuyor. Dolayısıyla sistemde tek bir video kartı olacağından, tek bir AGP portu bulunur. Yani anakartın üzerinde bir AGP portunun olmaması, AGP kartını kullanamamanız anlamına geliyor. Ama AGP portu bulunan bir anakarta, eski PCI ekran kartınızı PCI slotuna yerleştirerek çalıştırabilirsiniz. AGP 4X ekran kartını AGP 2X desteği olan anakarta takabilirsiniz. Ancak beklenen performansı alamayacağınızı da bilmelisiniz. Bu konuda önemli bir başka konu da, Pentium 4 anakartlarında AGP 1X/2X grafik kartlarını kullanamamanız... Nedeniyse, AGP 4X uyumlu olan bu anakartların farklı bir gerilim dağılımına sahip olmaları. Dikkat! AGP 1x/2x ekran kartınız Pentium 4 uyumlu anakarta takılabiliyor. Fakat gerilim farklı olduğundan dolayı sistem çalıştırıldıktan bir müddet sonra ciddi bir fiziksel zarara uğruyor. Ekran kartı gelişiminin inanılmaz boyutlara vardığı bir gerçek. Öyle ki ekran kartı üreticileri son teknoloji ürünlerini piyasaya sürmekle beraber, son kullanıcıların alabileceği uygun bütçeli ekran kartlarının üretimine de yönelmiş durumdalar. Ekran kartlarında yaşanan en önemli gelişme, üzerinde grafik hesaplamalarında uzmanlaşmış bir işlemcinin bulunması. Ayrıca bellek modüllerinin değişimi ve miktarı da göze çarpıyor. Ancak, ekran kartları markalarından çok üzerindeki işlemcilerle tanınırlar. Burada marka arka planda kalır. Böyle olmasının sebebi, ekran kartı üzerindeki işlemcinin bu kartın beyni konumunda olması ve performansı da bu işlemcinin belirlemesi... Bu yüzden bir ekran kartı alırken onun hangi işlemciye sahip olduğunu bilmeniz gerekir. Alacağınız ekran kartının en az 128 bit’lik bir veri yoluna sahip olmasına dikkat edin. Ayrıca SDRAM belleklerden çok DDR RAM belleklere sahip olması da büyük bir avantaj, unutmayın! Bellek miktarının ne kadar olması gerektiği, çalıştırmak istediğiniz uygulamalara bağlı olarak değişir. Örneğin sadece ofis uygulamalarında kullanacaksanız, bellek miktarının 8 MB olması bile yeterli. Ancak çizim veya 3 boyutlu animasyon ile uğraşıyorsanız, ekran kartınızın en azından 64 MB olmasına dikkat edin. Ayrıca, multimedya kullanıcılar için bir TV-Out çıkışı ile Video IN/Out bağlantılarını büyük önem taşıdığını da hatırlatalım. Yeni nesil anakart tercih edenler, ekran kartı seçiminde AGP 8X desteğini aramalıdır. Nedeni, yeni nesil anakartların bu yeni standardı desteklemesi ve performansı da bir miktar yükseltmesi. Ekran kartı üreticileri hemen hemen her bir kullanıcının ihtiyacına ve bütçesine göre bir ekran kartı üretmeye başladılar. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___E___K___R___A___N___ ___K___A___R___T___I Bu ikisi birbirinden farklı renklerdedir. PCI yuvası beyaz, AGP yuvası ise kahverengidir. Ayrıca AGP kartı, ekran kartından başka bir şey olamaz. Yani modem, ses kartı ve benzeri donanımlar, AGP yuvasını kullanamazlar. PCI kartını yuvaya sıkıca bastırmanız gerekir. AGP’de yeni anakartlarda bir mandal vardır. Bu mandal yardımı ile ekran kartının oynamaması sağlanır. Günümüzün kartları Plug&Play özelliğinde olduklarından dolayı, BIOS’dan gelen komutları algılayabiliyorlar ve IRQ ile I/O adreslerini kendileri verebiliyorlar. Ekran Kartına Özel: AGP slotu ekran kartları için özel olarak geliştirilen ve yüksek bir performans sağlayan bir yuvadır. Mandalın Önemi: AGP ekran kartlarının yuvaya tam olarak oturması için bu mandaldan faydalanabilirsiniz. Dikkat: Yeni anakartların çoğunda AGP 2X uyumsuzluğu var. Bu nedenle AGP 4X / 8X ekran kartlarını kullanın. ___E___k___r___a___n___ ___K___a___r___tı___:___ ___A___G___P’___n___i___n___ ___y_____k___s___e___l___i___f___l___i 28 CHIP | ŞUBAT 2003 İşlemciler bilgisayar sistemlerinin beynidirler. Central processing unit, yani merkezi işlem birimi olarak adlandırılan ve kısaca CPU denilen işlemciler, bilgisayarlardan beklenen işlerin hemen hemen hepsini yönetirler. Kısaca işlemciler bilgileri bilgisayarın belleğinden alıp işler ve bilgileri tekrar belleğe kaydeder. İlk işlemciyi geliştirme onuruna sahip olan Intel, günümüzde hala söz sahibi olan bir şirket. Bununla birlikte AMD ve Via Cyrix’in zaman zaman başarılı oldukları atılımlarla, Intel’i zor durumda bıraktılarını söyleyebiliriz. İşlemciler ele alındığında çok sayıda kafa karıştırıcı özellik ortaya çıkar. Ama işlemciyi belirlemekte olan en etkili parametre hızdır. İşlemcinin hızı, saniyedeki çevrim sayısıdır. Birimi MHz olan bu çevrim sayısı, işlemcilerin adlandırılmasında da rol oynuyor. Örneğin, “2 GHz Pentium 4 işlemci”... Bunun anlamı, bu işlemci saniyede 2 milyarlık bir çevrim gerçekleştirebiliyor demektir. Tabii işlemciler gün geçtikçe çevrim sayılarını arttırıyorlar. Bu gelişen yazılım ve donanımlar için gerekli. Aksi takdirde işlemler, yeni donanım ve yazılımların ardında kalır ve bu gelişmenin önünde engel olurlar. İşlemcinin terfi etmesi, çoğu durumda sistem performansının yükselmesi anlamına gelir. Ama yeni bir işlemci almadan önce, kullandığınız anakartın desteklediği işlemcileri bilmeniz gerekir. Çünkü o anakart için zaten en üst seviyede bir işlemciye sahip iseniz ve sistemi güçlendirmeye karar verdiyseniz, işlemci ile birlikte anakartınızı da değiştirmeniz gerekebilir. Tabii dikkat etmeniz gereken başka bir konu da, kasa tasarımının markaya özgü olmaması. Compaq sistemlerde olduğu gibi markaya özgü tasarımlarda bu tarz bir terfi size ciddi sorunlar yaşatabilir. Anakart ve işlemcileri birbirinden ayrı düşünmek büyük bir hata. Çünkü sistem seçimi yaparken anakart ile işlemcinin uyumlu olması gerekir. Örneğin AMD işlemcisi almaya karar verdiyseniz, bu işlemciyi destekleyen bir anakart satın almalısınız. Peki hangi işlemci seçilmeli? Bu sorunun cevabı hiç de sanıldığı kadar kolay değil. Nedeni işlemcinin bilgisayar donanımları arasında en pahalı ve bunun yanı sıra en kolay değiştirilebilen parça olması. Dolayısıy- ___P___E___N___T___I___U___M___ ___4___ ___C___H___I___P___S___E___T___ ___U___Y___U___M___ ___T___A___B___L___O___S___U Chipset Kuzey Köprüsü Güney Köprüsü FSB İşlemci yuvası Bellek Tipi Intel 850 i82850MCH i82801BA 400MHz P4 Socket 423/478 PC800 RDRAM Intel 845 i82845MCH i82801BA 400MHz P4 Socket 478 PC133 SDRAM Intel 850E i82850E i82801BA 400MHz /533MHz P4 Socket 478 PC800 RDRAM Intel 845E i82845E i82801DB 400MHz/ 533MHz P4 Socket 478 DDR200/DDR266 Intel 845G i82845G i82801DB 400MHz/ 533MHz P4 Socket 478 DDR200/DDR266 Intel 845PE 82845PE ICH4 400MHz/ 533MHz P4 Socket 478 DDR266/ DDR333 Intel 845GE 82845GE ICH4 400MHz/ 533MHz P4 Socket 478 DDR266/ DDR333 Intel 845GV 82845GV ICH4 400MHz/ 533MHz P4 Socket 478 PC133 / DDR200/266 VIA P4X400 VT8754 VT8235 400MHz/533MHz P4 Socket 478 DDR266, DDR333, DDR400 VIA P4X333 VT8754 VT8235 400MHz/533MHz P4 Socket 478 DDR200/ DDR266/ DDR333 VIA P4X266 VIA VT8753 VIA VT8233 400MHz P4 Socket 423/478 PC133 SDRAM, DDR 266 SiS 645DX SiS 645DX SiS691B 400MHz/533MHz P4 Socket 478 DDR200/ DDR266/ DDR333 SiS 645 SiS 645 SiS 961 400MHz P4 Socket 478 PC133, DDR 266/ DDR 333 SiS 648 SiS 648 SiS 693 400MHz/ 533MHz P4 Socket 478 DDR333, DDR266, DDR200 Sis 658 Sis R658 SiS963 400MHz/ 533MHz P4 Socket 478 1066/800 MHz RDRAM ALi Aladdin P4 M1671 M1535+ M1535D+ 400MHz P4 Socket 478 PC133 SDRAM İşlemcinin bilgisayar donanımları arasında en pahalı ve aynı zamanda en kolay değiştirilebilen parça olması, seçimi oldukça zorlaştırıyor. 0.13 Mikron Teknolojisi: Yeni nesil Pentium 4 işlemcilerde 0.13 mikron teknolojisine geçildi. Bunun avantajı işlemcilerin daha küçük bir yapıda daha fazla transistor barındırmaları ve maliyetlerini düşürmeleri. İşlemci Üretimi: P4 işlemciler wafer denilen bu yapılarda üretiliyor. İ___f___l___l___e___m___c___i___:___ ___A___m___a___c___a___ ___g_____r___e___ ___s___e_____i___m Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET CHIP | ŞUBAT 2003 29 la bilgisayarın kullanılma amacına ve bütçeye göre bir işlemci seçmek daha doğrudur. Günümüz işlemcileri ev kullanıcılarının ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılıyorlar. Bu yüzden Intel Celeron, AMD Duron ve hatta Via Cyrix işlemciler tercih edilebilir. Bu saydığımız işlemcilerin fiyatları epey düşüktür. Tabii bu işlemcileri çok güçlü olan Athlon ve Pentium 4 işlemcilerle karşılaştırmamak gerek. Nedeni bu işlemcilerinin özellikle çoklu uygulamalarda diğer işlemcilere göre daha yüksek bir performans vermeleri. Özellikle network uygulamalarında bu tür bir işlemcilere ihtiyaç duyulur. İşlemci terfisine karar verdikten sonra, işlemciyi seçerken en üst seviyedeki işlemciye karar vermek avantajı olduğu kadar dezavantajlıdır da. Pahalı işlemci çok yeni olacağından dolayı oldukça yüksek bir performans sergileyebilir, fakat maliyeti de oldukça yüksek olacaktır. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ İ___f___i___L___E___M___Cİ Günümüzün işlemcilerinin socket tipinde olması bir avantaj. Bu sayede işlemciyi yanlış takmak neredeyse imkansız. Ama buna rağmen yine de işlemcileri doğru takmak için bazı ipuçları gerekir. İlk olarak işlemci yuvasının yanında bulunan sıkıştırma kilidini kaldırmalısınız. Intel işlemcilerde karenin bir köşesinde eksik bir pin vardır, AMD işlemcilerde pin dizilişi farklıdır. İşlemci yuvasında bu köşelere denk gelmesi için işaretlere dikkat etmeniz gerekir. Dolayısıyla pin dizilişine dikkat ederek, işlemciyi zorlamadan takınız ve kilidi kapatınız. Eğer işlemci deliklere oturmuyorsa, mutlaka yanlış bir şey yapmışsınızdır. Kesinlikle işlemcinin oturması için zorlamayın. Aksi takdirde pinler kırılır ve işlemci çalışamaz hale gelir. Başarıyla tamamlanan bu işlemin ardından işlemcinin üzerine ısı iletim pastasını sürün ve fanını yerleştirin. Entegre CPU: VIA’nın bazı anakart modellerinde, şekilde görüldüğü gibi, işlemci entegre olarak yer alıyor. AGP Inter-Bridge bus Desteklenen IDE veriyolu AC’97 CNR/ACR/AMR 10/100Mbit USB portları PCI Slotu Desteği desteği LAN desteği 4x Hub Link (266 MB/s) 5 ATA 100 var CNR var 4+2 4x Hub Link (266 MB/s) 6 ATA 100 var CNR var 4+2 4x Hub Link (266 MB/s) 5 ATA 100 var CNR / AMR var 4 4x Hub Link (266 MB/s) 6 ATA 100 var CNR / AMR var 6 (2.0) 4x Hub Link (266 MB/s) 6 ATA 100 var CNR / AMR var 6 (2.0) 4x Hub Link (266 MB/s) 6 ATA 100 var CNR / ACR / AMR var 6 (2.0) 4x Hub Link (266 MB/s) 6 ATA 100 var CNR / ACR / AMR var 6 (2.0) yok Hub Link (266 MB/s) 6 ATA 100 var CNR / ACR / AMR var 6 (2.0) 8X V-Link 8x (533 MB/s) 5 ATA 133 var CNR / ACR / AMR var 6 (2.0) 8X V-Link 8x (533 MB/s) 5 ATA 133 var CNR / ACR / AMR var 6 (2.0) 4x V-Link (266MB/s) 5 ATA 100 var ACR var 6 4x MuTIOL (533 MB/s) 6 ATA 133 var CNR / ACR / AMR var 6 4x MuTIOL (533 MB/s) 6 ATA 100 var CNR / ACR / AMR var 6 8X MuTIOL (533 MB/s) 6 ATA 133 var CNR / ACR / AMR var 6 (2.0) 8X 533MHz per second 6 ATA 133 var CNR / ACR / AMR var 6 (2.0/1.1) 4x —- 5 ATA 100 var yok yok 6 Socket A: Intel son senelerde yeni işlemci modellerini çıkarmakla birlikte işlemci yuvalarında da sürekli bir değişikliğe gitti ve kafa karışıklığına yol açtı. AMD buna karşın Socket A mimarisi ile standardını korudu. İşlemcinin Yerleştirilmesi: İşlemciyi doğru yerleştirmek için kenarlarındaki pin değişikliğine dikkat etmeniz yeterli. 30 CHIP | ŞUBAT 2003 SDRAM, DDR-RAM ve RDRAM arasında seçim yapmak zor olabilir. Oysa seçeceğiniz ankarta göre belirli bellekleri kullanmanız şart. Bellek, işlemci tarafından üzerinde çalışan program ve verilerin içinde durması gerektiği geçici depolama alanıdır. Türkçe kısaca bellek olarak çevirdiğimiz şey, Random access memory yani RAM’dir. Yani işlemler bellekte yapılır, sonra da kalıcı olarak saklandıkları sabitdiske aktarılır. Bunun sebebi, işlemcinin bellekteki bilgilere sabitdiske göre milyon kat daha hızlı bir şekilde erişebilmesidir. Günümüzde düşen bellek fiyatları ve programların gelişmelerinden dolayı artan ihtiyaç, kullanıcıları sık sık bellek artırımına itiyor. Bu da çeşitli bellek modülleri arasında seçim yapma zorunluluğu getiriyor. Öncellikle bilgisayarınızda takılı olan belleği bilmelisiniz. Ayrıca anakart üzerinde boş bir yuvanın olup olmadığına da emin olmanız gerek. Nedeni, eğer boş bir bellek yuvasına sahip değilseniz, belleklerin hepsini ya da bir kısmını daha yüksek kapasiteli olanlarla değiştirmek zorunda kalabilmeniz... Bellekle ilgili hız ve performans konuları kimine göre karışıktır. Nedeni bellek hızının genelde nanosaniye, işlemci hızının da MHz cinsinden verilmesi. Fakat bu durum değişmeye başladı, çünkü yeni model belleklerin hızları da artık MHz cinsinden veriliyor. Bizi ilgilendiren bellek türü üç çeşittir. Bunlardan ilki Synchronous DRAM, veya kısaltılmış haliyle SDRAM, bellek. Bu bellek türü, bellek veri yolu ile eş zamanlı çalışan özel bir DRAM türü. SDRAM bellek 1997 yılında 430VX ve 430TX chipsetleri ile birlikte çıktı ve günümüze kadar geçerliliğini korudu. SDRAM özellikle PentiumII/III mimarisine ve onları çalıştıran anakartlara uygundur. 66 MHz ile başlayan bu bellek türü günümüzde 133 MHz’e kadar çıkmış durumda. Diğer bellek türü SDRAM’den sonra geliştirilen Rambus DRAM. RDRAM 1999 sonlarından itibaren üst seviye PC sistemlerinde kullanılan köktenci bir bellek tasarımı. Bu tasarım, RDRAM, Concurrent ve Direct RDRAM olmak üzere üç değişik üründen oluşuyor. DDR SDRAM modüllerindeki gibi RDRAM de düşen ve yükselen frekans değerlerini veri iletişimi için kullanıyor. Burada 8 bit’lik bant genişliği sayesinde 400 MHz’lik bir çalışma frekansı elde ediliyor. DDR SDRAM ve SDRAM bellek modülleri buna karşın 64 bit’lik bir bant genişliğine sahip. Concurrent Rambus, RDRAM modüllerinin daha gelişmiş bir türü. Bu modülde küçük veri bloklarının hızlı bir şekilde iletilmesi için bir protokol yer alıyor. Veri transferi bu teknolojide senkron olarak işleniyor. Concurrent Rambus 600 MHz’lik bir çalışma frekansı ile saniyede 600 Mbyte’lık bir veri transferi gerçekleştirebiliyor. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___B___E___L___L___E___K Bu işlemi anakartı kasaya monte etmeden yapmak daha mantıklı. Bellek modülünü hangi yuvaya taktığınızın önemi yok . Uygun bir yuva seçin ve yanındaki mandalları açın. RAM’i yerleştirin ve yukarıdan bastırın. Bastırmanın etkisi ile mandallar kendiliğinden kapanır. Dikkat etmeniz gereken bir konu, belleği doğru yerleştirmek. RAM belleklere baktığınızda bir çentik görürsünüz. Bu çentiğin tam ortada olmaması, bellek yuvalarına yanlış takmamanız için. Ayrıca RDRAM modüllerde dikkat edilmesi gereken, ikili bellek gruplarının kullanılması. Bu bellek türünde dört yuvadan ikisi kullanılmıyorsa, mutlaka bir sonlandırıcı takmalı! Belleğin Takılması: Belleği istediğiniz yuvaya takabilirsiniz. Yalnız tam oturması için mandalı kullanın. Static RAM: Bunlar anakarta entegre olan ve çeşitli uygulamalar için kullanılan bellekler. RDRAM: RDRAM’ler ikili gruplar halinde çalışırlar. Ayrıca bellek yuvalarının da şekildeki gibi sonlandırılması gerekir. Yuva Sayısı: Anakart üzerinde bulunan bellek yuvalarının sayısı en az iki, en fazla dört olmak üzere değişebiliyor. ___B___e___l___l___e___k___:___ ___E___n___ ___hı___z___lı___sı___ ___h___a___n___g___i___s___i___? Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET CHIP | ŞUBAT 2003 31 Direct Rambus teknolojisi diğerlerine göre daha yüksek bir transfer oranına sahip. Direct RDRAM diğer modüllerle aynı sinyal tipine sahip olmasına karşın, 16 bit’lik bir Rambus kanalı ile 800 MHz’lik bir çalışma frekansı ile çalışıyor. Yani bu durumda tek bir Direct RDRAM saniyede 1.6 Gbyte’lik bir orana ulaşıyor. Dolayısıyla uyumlu bir anakartta 4 adet yuva olduğuna göre maksimum bant genişliği de 6.4 Gbyte/saniye’ye çıkıyor. Son olarak Double Data Rate olarak adlandırılan bellek türünden söz edelim. Bu bellek türü bazı çevreler tarafından SDRAM II olarak da adlandırılıyor. Bu bellek türü ilk olarak Nvidia’nın Geforce chip’li ekran kartlarında ortaya çıkmıştı. DDR-RAM, SDRAM’in geliştirilmiş versiyonu olarak tanımlanıyor. Bu bellek türünde çalışma frekansı çok daha yüksek. Örneğin ekran kartlarının sahip olduğu 150 MHz çalışma frekansı bu bellek türü kullanıldığında 300 MHz’e çıkıyor. Piyasada bu bellek türlerine ait birçok model bulunuyor. Bunlar 266/333 ve 400 MHZ’lik modeller. SDRAM’lerde modüller teker teker, DDR-RAM’lerde tek başlarına çalışabiliyor. RDRAM’lerde ise ikili gruplar mecburi.Ayrıca, boş bir bellek yuvası da özel bir ürün ile sonlandırılmalı. Bazı anakartlar değişik bellek kombinasyonlarını kabul etmiyorlar. Örneğin 64 MB’lık bir RAM ile 128 MB’lık bir RAM aynı anda çalışmayabilir. Bu yüzden bu özelliğe dikkat edilmeli ve mümkün olduğunca aynı miktardaki modüller kullanılmalı. Bazı anakartlar iki farklı RAM yuvasına sahipler. Yani bu anakartlar iki değişik RAM türünü destekleyebiliyor. Ama yine de bir RAM türü seçilmeli ve o kullanılmalı. Diğerini de aynı anda kullanmak, sistemde çakılmalara neden olabilir. Nanosaniyeleri veya frekans değerleri farklı bellekleri aynı sistemde kullanmanızı tavsiye etmiyoruz. Örneğin 600 MHz RDRAM ile 800 MHz RDRAM modülleri gibi... AMD destekli bir sistem tercih ettiyseniz, DDR-RAM belleklerine ihtiyaç duyarsınız. Yeni Intel işlemciler de DDR-RAM bellekleri destekliyor. Fakat i850 ve i850E chipsetinin RDRAM modülleri ile çalıştığını unutmayın. ___D___O/___R___U___ ___Bİ___L___Gİ___S___A___Y___A___R___I___N___ ___S___E__?İ?__Mİ __?{___H___a___n___g___i___ ___k___a___t___e___g___o___r___i___y___e___ ___a___i___t___s___i___n___i___z___? Burada tipik olan beş farklı kullanıcı kategorisi belirledik. Her bir kategori için önemli olan özellikleri sıraladık ve nasıl bir seçim yapmaları gerektiğine dair fikir vermeye çalıştık. Yeni başlayanlar için: Yeni başlayanlar öncellikle ofis uygulamalarını çalıştıracak bir sisteme sahip olmalılar. Bu kategoride internet işlemleri de genelde mail alıp vermek, chat ve de kısa sörf turlarıdır. Bu tür sistemler çok yüksek bir maliyete sahip değiller. Bu tür kullanı cıların ikinci el bilgisayarları tercih etmeleri de çeşitli sebeplerden dolayı akıl karı değildir. Çünkü böyle bir şey tercih edildiğinde, çok kısa bir süre içinde tatmin edememeye başlar. Bunun nedeni yeni başlayanların oldukça meraklı olmaları ve çok kısa süre içinde büyük yollar kaydetmeleri. Intel Celeron, Via Cyrix ve Duron işlemcili sistemler, yeni başlayanlar tarafından tercih edilmeliler. Ayrı ca, en az 128 MB bir bellek, 20 GB disk ve 17 inçlik bir monitör de tavsiye edece ğimiz yeterliklerdir. Profesyonellere: Profesyonel kullanıcı- lar, hazır sistemlerden çok kendi alanları nda söz sahibi olan parçaların birleştirilmesinden yola çıkmak isterler. Tercih edilen bu yol, genelde hazır sistemlerden daha yüksek bir maliyet gerektirir, ama buna karşın kullanıcı istediği parçalardan oluşan bir sisteme sahip olur. Intel Pentium 4 veya Athlon işlemciler, profesyoneller için devreye girerler. Kullanılan en az 256 MB belleğin yanı sıra 80 GB disk alanı, 17 inç monitör, DVD sürücü, teknik değerleri üstün bir güç kaynağı ve ileriye dönük sistem yükseltmeleri için yeterince seçenekler (slot sayısı, disk yuvası vs.) tercih sebebi olmalı. İnternet kullanıcılarına: İnternet kullanı cılarının ilgi alanı genelde online uygulamaları dır. Bunlar mail, chat, oyun, alışveriş ve bankacılık işlemlerinde oldukça tecrübelidirler. En çok sevilen iş ise, MP3 ve videoları internet ortamından sisteme indirmektir. Bu işler için gerekli bir sistem, yeni başlayanların sistemlerinden daha güçlü olmalıdır. Nedeni web’den indirilen ses ve video dosyaları nın yanı sıra grafik animasyonları- nın da sorunsuzca çalışabilmesi. 128 MB belleğin yanı sıra orta güçte bir işlemci bu kullanıcılar için yeterli. Tabii ekranın büyük olması ve disk kapasitenin de fazla olması bir avantaj. Oyun çılgınlarına özel: Günümüzün oyunlarını çalıştırabilmek için oldukça performanslı bir sisteme sahip olmak gerekir. Özellikle sabitdiskin yüksek bir kapasiteye sahip olması gerekir. Buna ek olarak bellek miktarı fazla, yüksek performanslı bir grafik kartı seçilmeli. 2 GHz üstü bir işlem gücü, 256 MB DDR bellek ile 64 MB’lık bir ekran kartı tercih edilmeli. Tabii DVD sürücüsü ile CD yazı- cısını da unutmamak gerek. Son olarak, 19 inç monitör, surround sound hoparlör ile buna uyumlu bir ses kartı oyunlarda maksimum zevki yaşatmak için yeterlidir. Multimedya meraklılarına: Bu kesim dijitalliğin yanı sıra mükemmel kaliteye önem verir. Örneğin resimler, videolar ve ses dosyaları hızlı bir şekilde iş- lenebilmeli. Bu dosyalarla haşır neşir olanlar, oldukça yüksek kapasiteli bir sisteme sahip olmalılar. 2 GHz ve üstü işlemciler, 256 hatta 512 MB DDR bellek, en az 60 GB sabitdisk, DVD ve CD yazıcı... bu kullanı cılarının vazgeçmemesi gereken donanı m bileşenlerden bir kaçıdır. Ayrıca, güçlü bir ekran kartı ile USB ve firewire bağlantılarını da unutmamak gerek. Ve yapılacak işleme göre 19 inç ve hatta 21 inçlik bir monitör seçilmeli. RAM Türleri: Şekilde farklı bellek modüllerinin fiziksel farklılıklarını görebilirsiniz. 32 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET ___S___a___b___i___t___d___i___s___k___:___ ___E___r___i___f___l___i___m___ ___hı___zı___ _____n___e___m___l___i Ultra ATA 66/100/133’ün anlamı ne? Veri erişim hızı, toplam performansa ne kadar etki ediyor? Cevabını bu yazıda bulabilirsiniz. Bilgisayar bileşenlerinin arasında en yavaş olan donanım kuşkusuz sabitdisk. Temel olarak çalışma şekli disket sürücülere benzetilen bu bileşenlerin çalışma hızı disketlere nazaran çok hızlı, ama bir RAM ile karşılaştırıldığında oldukça yavaştır. Sabitdiskin ayrıcalığı, bilgisayar kapatıldığına RAM modüllerinin aksine bilgiyi tutabilmesi. Bu ürünün sabit olarak çalışmasının sebebi, RAM’in elektronik sinyaller vasıtasıyla sinyalleri depolamasına karşın, sabitdiskin daha çok mekanik temellere göre bilgiyi depolaması. Sabitdiskler üst üste konmuş yuvarlak tabakalara benzeyen plakalardan oluşur. Bu plakalar da silindiri meydana getirir. Her bir plakanın altında ve üstünde okuma yazma kafaları bulunur. Plakalar mil motor yardımı ile döndürülür. Dakikadaki devir sayısı, sabitdisklerin performansı için önemli bir unsur. Devir sayısının yüksek olması, sabitdiskin performansını arttırır. Bu da bir sabitdisk satın alırken dikkat edeceğiniz en önemli şeydir. Tabii diskin arabirimi ve kapasitesi de oldukça önemli. Ama ilk önce sabitdisk tipleri olan IDE ve SCSI’den biraz bahsedelim. Genel yapı itibari ile bu iki disk türü arasında bir fark yok. SCSI disklerin dönüş hızları oldukça yüksek ve erişim süreleri de daha iyidir. Buna ek olarak, kullanılan kablo da farklıdır. IDE diskler ise son yıllarda önemli derecede gelişerek SCSI disklerin performans değerlerine yaklaştılar. IDE diskler Ultra ATA 66/100/133 olarak tanımlanır. Buradaki rakamlar disklerin saniyedeki megabyte transferini gösterir Yani Ultra 133 destekli bir disk saniyede 133 megabyte’lık bir veriyi işleyebilir. Tabii bu hıza ulaşabilmek için anakartın bu teknolojiyi desteklemesi gerekir. Günümüzdeki anakartlarının hemen hepsi Ultra ATA 133 desteğini sağlarken, bunun yanı sıra geriye dönük destek de veriyorlar. Yani eski bir disk bu anakartlarda rahatlıkla çalışabilir. Ultra ATA 133 standardı Maxtor tarafından destekleniyor ve tabii yine daha çok Maxtor ürünlerde bulunuyor. Piyasada genelde Ultra ATA 100 destekli diskler vardır. Disklerin dönüş hızı, performansı belirleyen başka bir etkendir. Örneğin piyasada IDE diskler için 5400 ve 7200 olmak üzere iki farklı destek vardır. 7200 rpm’lik bir dönüş hızı tabii ki çok daha iyidir. SCSI disklerde bu dönüş hızı 15000 rpm’e kadar çıkabiliyor. Dönüş hızının yüksek olması veri erişim hızını düşürür. Yani diskin veriye erişmesi için harcadığı süre düşüyor ve disk daha performanslı olarak görülüyor. Bir disk seçerken dikkat etmeniz gerekenler; erişim süresinin düşük, dönüş hızının yüksek, kapasitenin yeterli ve en az Ultra ATA 100 desteğine sahip olmasıdır. Ev kullanıcılarının IDE diskler ile istediklerini yerine getirebileceklerini söyleyebiliriz. SCSI disklerin daha çok sunucu sistemler için uygun olduğunu bilmekte fayda var. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___S___A___Bİ___T___Dİ___S___K SCSI ve IDE disklerinin kurulumu aynıdır. İlk olarak sistemin kapalı olması gerekir. Disk’ın jumper’ları ayarlanır ve kasa içinde uygun boyutundaki yuvaya yerleştirilir. Sonra ise data ve güç kablosu diske takılır ve sisteme tanıtılır. Optik ürünlerde ve disklerde en çok dikkat edilmesi gereken konu jumper ayarlarıdır. Bu ürünlerin üzerinde bulunan etiketlerde bu jumper ayarının nasıl yapılacağı yazılıdır. Makineyi açacak olan diskin master, diğerlerinin de slave olmasına dikkat edin. Optik sürücülerinin secondary dediğimiz IDE yuvasına bağlanması sisteme bir artı kazandırır. Sabitdiskler primary yuvasına bağlanmalıdır. Bu işlemden sonra BIOS sürücüleri tanır ve sistemde çalışmasını sağlar. Veri Depolaması Yavaş: Sabitdiskler mekanik temellere dayandıklarından dolayı bellekler kadar hızlı olamıyorlar. Buna karşın belleklerin geçici veri depolamasından farklı olarak verileri sürekli olarak depolayabiliyorlar. Jumper Ayarı: Sol resimde birden çok IDE diskini sisteme entegre etmek için gerekli olan jumper ayarını görebilirsiniz. Sağ resimde görünen SCSI disklerde böyle bir ayara gerek yok. 34 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Hız değerlendirmesi neye göre yapılıyor? Hangi durumda ne tür bir optik sürücü seçmeli ve DVD-ROM cihazları ne kadar gerekli? Bilgisayarlarda veri depolayan diğer ürünler, optik sürücülerin kullandığı medyalardır. Önceleri veri taşımak için manyetik diskler kullanılırdı. Ama dosya büyüklüklerinin artması ve kapasitenin düşük gelmesi, optik teknolojilerin doğmasına neden oldu. Optik teknolojisinin doğması bir devrim sayılabilir. Çünkü optik teknolojisi tamamen farklı bir mantıkla çalışıyor; verinin depolanma işlemi manyetik teknolojinin yerine ışık teknolojisi ile gerçekleşiyor. CD sürücülerin gelişmesi ile birlikte disket kavramını unutur olduk. Bunda da haksız sayılmayız. Çünkü bir CD’ye 500 kadar disket bilgisi sığabiliyor. CD hızları gün geçtikçe artıyor. Ama piyasada bu ürünlerin transfer hızlarından pek bahsedilmiyor ve 48-52x gibi rakamlarla adlandırılıyor. 1-2-4 hızlı CD ROM’lar varken konuşulan rakamlar 150 KB’ın katları idi. CD-ROM’un gerçek hızını öğrenmek için verilen değeri bu rakamla çarpmanız yeterli. Tabi CD sürücülerin performansı bu hız değerleri ile orantılı değil. Performansı etkileyen farklı nedenler var: Bunlar erişim süresi ve hata düzeltme oranı olarak sıralanabilir. Hata düzeltme oranı başarılı olan bir CD sürücüsü, okunmayan bir bölgeyi çeşitli algoritmalar sayesinde hesaplar. CD-ROM her bilgisayar sisteminde olması gereken ürünlerden biri. Modern cihazlar oldukça iyi performansları ve fiyatları sayesinde rahatlıkla satın alınabilir hale geldiler. Fakat sistemlere genelde iki adet optik sürücü bağlandığında, ürünlerin seçimi çok önemli olmaya başlıyor. Çünkü CD-ROM’un işini yapan, fakat biraz daha pahalı olan farklı optik sürücülerin de mevcut olduğunu unutmamak gerek. PC sistemlerinde depolanan veriler yazma okuma ve silme işlemlerine tabi tutulur. Sabitdiskler bu üç işlemi rahatlıkla gerçekleştirebilirler. CD-ROM cihazı ise yalnızca okuma işlemini gerçekleştirebilir. Oysa bir CD-RW sürücüsü, okuma, yazma ve silme işlemlerinin hepsini yapar. Yani CD-RW cihazları boş CD medyaları üzerine kayıt yapabilen cihazlardır. CD-ROM özelliğine de sahip olan bu ürünler lazer ışını ile boş CD medyalarına kayıt işlemini gerçekleştirirler. Sabitdisk gibi çalışabilen bu ürünler, çok daha yavaş olduğunu unutmamak gerekir. CD-RW veri depolamak için biçilmiş kaftan. Nedeni, CDR/ RW medyalarının ucuz ve dayanıklı olması. Kısaca büyük dosyalarla uğraşıyorsanız, CD-RW aradığınız alternatif. DVD (Digital Video Disk), CD’lerin günümüzde geldiği son nokta olarak tanımlanabilir. Her türlü interaktif veriyi saklayabilen bu standart, CD ile aynı fiziksel özelliklere sahip olmakla birlikte daha yüksek kapasitesi sunuyor. Ancak, aynı yüzeye daha yüksek bir kapasite depolayabilen DVD’nin farklı bir sistem kullandığını söylemeliyiz. DVD sürücülerin fiyatları oldukça makul. Ancak DVD medyalarının pahalı olması ve DVD filmlerin henüz tam olarak kopyalanamamasından dolayı bu sürücülerin pek tercih edilmedikleri de bir gerçek. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___O___P___Tİ___K___ ___S__??__R__??__C__??__L___E___R Optik sürücüler diskler gibi benzer bir montaja sahiptir. Jumper ayarını ayarladıktan sonra, sürücü yuvasındaki plastik kapağı sökün ve optik sürücüyü bir kızak gibi yuvaya sürün. Kasanın iki tarafından vidaları takmanızla birlikte bu işlem sona erir. Kabloları doğru takmak için basit bir hile vardır. IDE kablosuna dikkatlice baktığınızda bir tarafın kırmızı olduğunu görürsünüz. Power kablosunun bir tarafı da kırmızı. Bu iki kablonun kırmızı taraşarını, yan yana bulunan yuvaların birbirlerini göreceği şekilde bağladığınızda, bağlantıyı doğru yapmışsınızdır. Hangisi: En çok sorulan, hangi durumda ne tür bir sürücü seçilmesi ve DVD-Rom’ların ne kadar gerekli olduğu. Yazılabilen Medya: CD-R medyalarına yazma ve okuma işlemleri yapılabilse de, bu medyaları silmek ve üzerine tekrar veri yazmak mümkün değildir. Master/Slave: IDE disklerde olduğu gibi optik sürücülerde de master/slave ayarı yapılmalı. ___O___p___t___i___k___ ___S_____r_____c_____l___e___r___:___ ___S___e_____,___ ___b___e__?d___e___n___,___ ___a___l Harici Sürücü: Harici optik sürücüler, sisteme kolay entegrasyonları ve kullanımları ile dikkat çekiyorlar. 36 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Zamanını bilgisayar başında geçirenlerin monitör seçiminde çok dikkatli olmaları gerekir. Çünkü yenilemede monitör en son düşünülür. İki ana tipte monitör vardır: Bunlar masaüstü PC’lerde kullanılan CRT monitörlerle notebook sistemlerden bildiğimiz TFT LCD monitörlerdir. CRT bir tarafı ekran, diğer tarafı elektron tabancası olan bir tüpe denir. Elektronlar, ışınlar halinde düz ekrana doğru akarken, ışınla karşılaşan fosfor parlar ve görüntüyü oluşturur. Tabancalar, monitördeki görüntüyü insan gözünün algılayamayacağı yüksek hızda tarama işlemi ile oluşturuyorlar. Işın sol üst köşeden başlayarak sağa doğru gider. İlk satır bitince ikinci satıra otomatik olarak geçilir ve bütün satırlar için bu işlem yapılır. Satırlar bittiğinde işlem baştan başlar. Bu işlem tek bir refresh, yani yenileme olarak adlandırılır. Gözle görülmeyen bu işlem, görüntü kalitesini etkiler. Yani refresh hızının fazla olması, monitörün daha iyi bir kalitede görüntü verebilmesi anlamına gelir. Tabii çözünürlüğün yükselmesi ile yenileme hızının düştüğünü de bilmek gerekir. Dolayısıyla monitörlerde dikkat edilmesi gereken şey, değişik çözünürlüklerdeki yenileme oranıdır. Çünkü bir ekranın çözünürlüğü, belirli bir alandaki görüntüyü oluşturmakta kullanılan renkli noktacıklardan kaç tane görüntüleyebileceği ile ölçülür. Sırası gelmişken ekranın güncellenmesini hızlandıran “interlacing” teknolojisinden de bahsedelim. Bu yöntemi kullanan monitörler, ekrandaki bütün görüntü satırlarını aynı anda güncellemez. Yaptığı iş, her iki geçişte bir, sırayla tek ve çift numaralı satırları yenilemesi. Bu yöntemi kullanan monitörler, uzun süre çalışıldıklarında gözü fazlasıyla yorarlar. Bu nedenle, monitör tercih ederken non-interlaced olmasına dikkat edin. Aslında monitör satın alırken, öncelikle büyüklüğüne dikkat edilir. İnç olarak adlandırılan büyüklük, ekran köşegen uzunluğudur. Günümüzde standart 15 inçtir, ama bu boyut yavaş yavaş 17 inçe doğru kayıyor. Monitör genelde en son upgrade edilen parça olduğundan, tercihi de doğru yapılmalı. Örneğin grafik tasarım ve çizimde kullanılacaksa, kesinlikle büyük bir monitör seçilmeli. Bizim tavsiyemiz en az 17 inçlik bir monitördür. Çünkü 17 inçten küçük monitörler, 1024x768 piksel çözünürlükte çalışmazlar. Tabii bazı 15 inç monitörler bu çözünürlüğe çıkabilirler. Fakat bu çözünürlükte çalışan 15 inç monitör, ekran görüntüsünü küçültür ve sonuç olarak gözün yorulmasına neden olurlar. Eğer PC ile çok fazla zaman geçiriyorsanız 17 inçlik bir monitör almanız şart. Hatta imkanınız varsa 19 inçlik bir monitör daha iyidir deriz. Çünkü daha yüksek çözünürlüklerde daha yüksek sonuçlar elde edilebilir. TFT LCD monitörler ise küçük hacimlere sahipler. CRT monitörlerde olan yansıtma işlemine karşın, LCD’lerde likit kristaller kullanılıyor. Bu monitörlerin avantajlarından biri, çok düşük bir güç tüketmeleri. Dezavantajı ise fazlasıyla dikkat gerektirmeleri. Yani CRT monitörler kadar stabil bir yapıya sahip olmamaları. Ayrıca fiyatı da CRT ile kıyaslanamayacak kadar çok pahalı. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___M___O___Nİ___T__??__R___L___E___R Monitör elektriği doğrudan şebeke elektriğinden ya da kasanın arka kısmında bulunan güç kaynağından alabilir. Bizim tavsiyemiz, monitör elektriğini şebeke elektriğinden almak. Bu özellikle 15 inç üstü monitörler için geçerli. Monitörün input kablosunu ise ekran kartının çıkışına bağlamak yeterli. Yüksek Çözünürlük: Ekran kartınız monitörün yüksek çözünürlüğünü destekleyebilmeli. TFT Ekran: Oldukça hızlı gelişen ekran teknolojileri sayesinde fiyatların da gün geçtikçe düştüğünü görüyoruz. USB Hub’lı Monitör: Üreticileri ürünlerine farklı özellikler katmak için bu tür teknolojileri kullanmaya başladılar. Monitörün Seçimi: Daha kaliteli bir görüntü alabilmek için monitörün ekran yenileme hızını yükseltmeniz gerekir. ___M___o___n___i___t_____r___l___e___r___:___ ___E___n___ ___s___o___n___ ___a___k___l___a___ ___g___e___l___e___n 38 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Kullanıcılar için değişik ihtiyaçlara göre ses kartları mevcut. Bu yüzden maliyetli ses kartlarının tercihi size ne kazandırır? İyice düşünmeli. Multimedya özelliğine sahip olan her sistem için bir ses kartına ve bir hoparlör sistemine ihtiyaç vardır. Ses kartlarının hemen hemen hepsi bu konuda bir standart oluşturan Creative ses kartlarına uyumludur. Tabii bu uyum yeterli değildir, çünkü aynı zamanda DirectX ve A3D standartına uyumlu olan kartlar büyük avantaj sağlarlar. Basit bir ses kartında Line IN/Out, mikrofon, speaker giriş çıkışı ile joystick portu bulunur. Line In girişi düşük frekanslı ses bağlantıları için kullanılır. Speaker çıkışı ise hoparlör bağlantıları içindir. Line Out bağlantısı da ses çıkışı için kullanılır. Oldukça temiz ve parazitsiz bir ses sağlayan bu çıkış, düşük bir frekansa sahiptir ve müzik setini bilgisayara bağlamak için birebirdir. Bilgisayarınızın hoparlörlerinden çıkan seslerden tatmin olmayanlar, daha iyi bir ses kartına ihtiyaç duyarlar. Ses kartı ile müzik seti kalitesinde sesler elde etmek mümkün. Bu sayede müzik dinlemek, oyun oynamak veya film izlemek daha zevkli hale gelir. Ama bunu elde etmek için de bazı şeylere dikkat etmek gerek. Örneğin örnekleme frekansının yüksek olması kalitenin de yüksek olması anlamına geliyor. Yani kaliteli bir sese sahip olabilmek için örnekleme frekansı en az 44.1 KHz olmalı. Minimum oranı günümüzdeki ses kartlarının hemen hepsinin sağladığını söylemeliyiz. Ses kartı seçerken yine hangi alanda kullanılacağının önemi ortaya çıkıyor. Örneğin iş yerindeki bilgisayarlar için entegre ya da normal bir ses kartı fazlasıyla yeterli. Buna karşın oyun çılgınları ile DVD tutkunlarının, ses kartı seçiminde cimri davranmamaları gerekir. Örneğin DVD tutkunları için 5.1 ses standardını destekleyen bir ses kartı şart. Çünkü bu tür kullanıcılar ses kartlarını bir home-theather sistemi ile birlikte çalıştırmak isterler. Ama unutmayın, hoparlör sistemi için kesenin ağzını açacak olan kullanıcılar, bir o kadar da ses kartı için hazırlıklı olmalıdır. Çünkü ses kalitesi, hoparlör sistemi ve ses kartının kalitesiyle ölçülür. Yukarıda anlattığımız hoparlör sistemi ile ses kartını gereksiz bir harcama olarak gören, ama kaliteden de ödün vermek istemeyen kullanıcılar için farklı seçenekler mevcut. Örneğin yeni nesil anakartların bazıları entegre bir ses chip’i ile birlikte geliyorlar. Her ne kadar 6 kanal ses özelliği taşısalar da, harici olarak takacağınız performanslı ses kartının yerini alamazlar. Ama bu durumda maliyet yüksek olmayacağı için, bu tür kullanıcıları tatmin ederler. Sonuç olarak, DVD ve oyun tutkunları ile müzikle uğraşan kullanıcıların ses kartı için keselerinin ağzını açmaları şart. Buna karşın fazla bir beklentiye sahip olmayanlar, anakartlarda entegre olarak bulunan ses chip’leriyle yetinebilirler. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___S___E___S___ ___K___A___R___T___L___A___R___I Profesyonellere: Resimde görüldüğü gibi ses kartının üzerine ekstradan girişler ve çıkışlar entegre edilmiş. Ses kartındaki bağlantılar için hem renk kodları hem de simgelerle ayırt edilmiş ses bağlantıları bulunur. Dolayısıyla yapmanız gereken tek şey, hoparlördeki bağlantı kablosunun rengine dikkat etmek ve ses kartı üzerindeki aynı renkteki girişe takmak. Rengarenk: Ses kartlarındaki ses giriş ve çıkış bağlantılarını doğru yapmak için çeşitli simgeler ve renk kodları yer alıyor. Entegre Ses: Anakarta entegre olarak bulunan ses chipleri bir çok ihtiyacı karşılamak için yeterliler. ___S___e___s___ ___K___a___r___t___l___a___rı___:___ ___S___e___s___s___i___z___ ___k___a___l___m___a___yı___n___! 40 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Multimedya uygulamaları ile uğraşanlar farklı veri yollarına ihtiyaç duyarlar. Yeni veri yolları standartlarının çok şey kazandıracağı kesin. Universal Serial Bus (USB), Intel’in başını çektiği bir grup tarafından geliştirilen bir arabirim. Bu teknoloji sayesinde, gerek duyulan ek donanımları kasa sistemini açmadan sisteminize entegre edebiliyorsunuz. USB portları artık çoğu anakartlarda var. Üstelik Windows 98’in de bu standardı desteklemesi, piyasada kendisine iyi bir yer edinmesine neden oldu. Bunun da kendine göre nedeni var. Çünkü USB kaç cihaz bağlı olursa olsun, tek bir kesme adresi kullanıyor. Bunun anlamı sistem kaynaklarının tükenmemesi ve çakışmanın meydana gelmemesi. ISA veriyolunun ortadan kalkması da bu yüzden olmuştu. Yüksek hızlı bağlantı sağlayan bu teknoloji, USB 1.1 ve USB 2.0 olarak adlandırılıyor. USB 1.1 saniyede 12 MB hıza karşın, USB 2.0 480 MB’lık bir hıza ulaşabiliyor. PC sistemlerine yapılan en basit entegrasyon ve kurulum, kuşkusuz USB aygıtlarında yaşanıyor. Amacınıza göre aldığınız USB aygıtını bilgisayarın USB portuna takmanız yeterli. Portun bilgisayarın dışında olmasından dolayı, sistemin içini açmanız gerekmiyor. Cihazı USB portuna taktıktan sonra, birlikte verilen CD’yi sisteme yerleştirip, kurulumu devam ettiriyorsunuz. Sürücü kurulumundan sonra, varsa cihaz ile birlikte verilen ve kullanımı kolaylaştıran yazılımı yükleyebilirsiniz. Klavye, mouse, tarayıcı, yazıcı, CD yazıcı ve benzeri cihazlar bu arabirim üzerinden sistemle haberleşebilir. Firewire, elektronik aygıtlar ile bilgisayar arasında bir köprü oluşturmak amacıyla üretilmiş olan bir teknolojidir. 400 Mbps’lik bir transfer hızına sahip olan bu teknoloji, dijital kamera, video kamera ve dijital video üretmek için kullanılan cihazlar tarafından tercih ediliyor. Yani multimedya meraklılarının kesinlikle sahip olması gereken bir teknoloji. IEEE 1394, dijital arabirimler için uluslararası bir standart haline geldi. Nedeni ise bu arabirimin Hi-Fİ, haberleşme ve bilgisayar teknolojileri için geliştirilmiş olması. Arabirimin sisteme entegrasyonu gayet basit. Çünkü firewire cihazlar için herhangi bir ayarlama veya ID’ye ihtiyaç duyulmuyor. Kablo üzerinden gerilim aktarımı da mümkün. Yani bu arabirim ile takılan cihazlar, ekstradan bir güç gereksinime ihtiyaç duymuyorlar. Öyle ki firewire ince kablosu sayesinde, 8 ile 40 volt arasındaki gerilimi maksimum 1.5 ampere aktarabiliyor. Firewire cihazları tıpkı bir zincir gibi seri olarak bağlayabiliyorsunuz. İki veya daha fazla porta sahip olan cihazlara ise ayrıca bağlantı gerçekleştirilebilir. Esas olarak kablo uzunluğunun 4.5 metreyi geçmemesi gerekiyor.Ayrıca her bir cihazın sinyalleri temiz ve sinyal yenileme işlemleri de sorunsuz olmalı. Bilgisayarın arka kısmında yer alan çeşitli arabirimler yerine giderek USB ve firewire arabirimlerinin yer alacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Firewire’ın veri transfer hızının yüksek olmasından dolayı, yüksek bir bant genişliğine ihtiyaç duyan video işleme gibi işlerde kullanıldığı; USB’nin ise mouse, klavye, modem vs. gibi ürünler için daha uygun olduğu bilinir. USB 2.0’ın ise daha yüksek veri transfer hızlarını isteyen tarayıcı, sabitdisk ve yazıcı gibi cihazlarda kullanılması öngörülüyor. Kısaca tarayıcı, yazıcı, harici disk ve dijital kamera gibi cihaz almayı düşünenler için bu veri yolu terfisinin şart olduğunu söylemeliyiz. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___U___S___B___ ___V___E___ ___F___I___R___E___W___I___R___E Hep Beraber: Bazı anakart modellerinde USB ve Firewire desteği entegre olarak sunuluyor. Bu arabirimlere sahip herhangi bir cihazı makine açıkken sisteme entegre edebilirsiniz. İşletim sistemi bu arabirimler sayesinde cihazı anında tanır ve çalıştırılabilir hale getirir. Cihaz ile işiniz bittiğinde ise yine sistemin kapanmasını bitirmeden önce işletim sisteminden iptal ettikten sonra kablosunu çekebilirsiniz. Oldukça basit bir kullanıma sahip olan bu iki arabirimin herhangi bir ekstra kurulum gerektirmemesi de büyük bir avantaj. ___U___S___B___ ___v___e___ ___I___E___E___E___ ___1___3___9___4___ ___F___i___r___e___w___i___r___e USB+Firewire: Her iki standarttan vazgeçmeyen kullanıcılar için bu tür çözümler de mevcut. USB 2.0: Fiziksel olarak USB 1.1’e çok benzeyen bu yeni standart yüksek bir hıza sahip _ _ Video İşleme: Firewire elektronik aygıtlar ile PC arasında bir köprü kurmayı başarıyor. 42 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Bilgisayarla iletişim klavye ve mouse sayesinde gerçekleşir. Sürekli elimizin altındaki bu cihazların sizi rahatsız etmemesi çok önemli! Mouse genel olarak bir işaretleme cihazı olarak tanımlanır. Yani ekranda yer alan nesneleri seçmek veya işaretlemek için kullanılır. İşletim sistemlerinde komutlar ve seçenekler düğmeler ve simgeler şeklinde sunulur. Fare yardımı ile bunları işaretlersiniz, ve böylece bilgisayara komutu verir olursunuz. Klavyenin temel işlevi, kullanıcının yazı yazması ve komut girmesini sağlamak. Tabii zaman içinde gelişen klavye ve mouse’ların tuş sayıları ve beraberinde de işlevleri artmıştır. Öyle ki günümüzde farklı dil ve kullanım amaçları için değişik tuş düzenine sahip klavyeler üretiliyor. Özellikle işi yazmak olanlar tarafından oldukça yoğun bir şekilde kullanılan klavyeler, değişik ergonomileri ile göze çarpıyorlar. Örneğin klavye kenarını yükselten ayaklar ve bileklerimizi yaslayabileceğimiz ekler, bunlardan sadece birkaçı. İnternet ve multimedyanın son derece yaygın olarak kullanması ile birlikte, bazı klavyelere ses ayarları, özel internet tuşları ve kısa yol tuşları eklendiğini gördük. Hatta Windows işletim sistemi için Başlat menüsünü çalıştıran bir tuş ile mouse’un sağ tıklama işlevini gören başka bir tuş da modern klavye tiplerinde görülebiliyor. Bu özelliklerin yavaş yavaş standartlaştığını da söyleyebiliriz. Ama en son gelişme, kullanıcıya büyük bir rahatlık sunan wireless teknolojisine sahip klavye ve mouse’lar... Kablosuz teknoloji sayesinde klavye ve mouse ile belirli bir konumda ve mesafede çalışma zorunluluğu ortadan kalkıyor. Klavye satın alırken bu teknolojiyi destekleyip desteklemediğine dikkat edin. Buna ek olarak kısa yol tuşları ve özel fonksiyon tuşlarına da sahip olması bir avantaj. Mouse seçiminde ise wireless kesinlikle tercih olmalı. Bunun yanı sıra optik teknolojisi ve scroll özellikleri de, satın almada etken olmalı. ___M___O___N___T___A___J___ ___R___E___H___B___E___Rİ___:___ ___K___L___A___V___Y___E___ ___V___E___ ___M___O___U___S___E Kablosuz Cözüm: Mouse ve klavyenin masa üstünde yarattığı kablo salatasından sıkılan kullanıcılar wireless teknolojisine geçmeliler. Klavyeyi sisteme takmak, sadece bağlantısını uygun yuvaya takmaktan ibarettir. Yalnız bu işlemi yaparken sistemin kapalı olması gerekir. Aksi takdirde anakartınıza ciddi bir zarar verebilirsiniz. Son birkaç yıldır Windows PC standartlarına göre üretilen tüm anakart, klavye ve mouse bağlantıları özel renklerle belirlendiler. Klavyenin bağlantı uçuna baktığınızda onun mor renkte olduğunu görürsünüz. Mouse’ta bu renk yeşildir. Anakart girişlerinde de bir mor ve bir de yeşil giriş vardır. Mouse ve klavyenin kablosuz olduğu durumda da bu kural değişmez. Sonuçta sinyal alıcısını yine bu girişe takmanız gerekiyor. Eski tip klavye ve mouse’larda bu girişler biraz daha farklı. Eski klavyeyi yeni bir anakarta bağlamak için bir PS/2 dönüştürücüsüne ihtiyaç vardır. Mouse’ta da durum pek farklı değildir. Önce Sağlık: Artık klavyenizi değiştirme zamanının geldiğini düşünüyorsanız, alacağınız klavye sadece kullanım için değil, sağlığınız için de uygun olmalı. ___K___l___a___v___y___e___/___M___o___u___s___e___:___ ___R___a___h___a___t___lı___k___ _____n___e___m___l___i Küçümsememeli: Neredeyse hemen her işlemde kullandığımız klavye ve mouse’lar sıradan bir çevrebirim olmaktan çıktılar. Scroll’un Önemi: Mouse’ların scroll tekerleği sayesinde kişilere olabildiğince rahat bir kullanım kolaylığı sağlanıyor. 44 CHIP | ŞUBAT 2003 Upgrade Rehberi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM » HI-TECH » PRATİK » INTERNET Genellikle uğraşmak istemeyenlere hitap eden bu sistemlerin avantajları kadar dezavantajlarının da olduğunu bilmek gerekir. Hazır sistemlerin önemli bir dezavantajı, kullanıcı isteklerinin yüzde 100 karşılanamaması. Yani donanım bileşenleri genel olarak yetecek şekilde entegre edilmiştir. Multimedya, oyun veya internet için çok özel donanımlar içermezler. Avantajları ise donanımları bir arada toplamak, kurulum ve sürücülerin yüklenmesi gibi zahmetlere maruz kalmamanız. Tabii bu tür bir sistem satın almadan önce, ne amaç için kullanmak istediğinizi çok iyi düşünmeniz gerekir. Bu sayede daha az para harcayarak, hayal kırıklığına da uğramazsınız. Burada satın alma amaçlarını çeşitli kategorilere bölebiliriz: Bu kategorilerden biri, yüksek performanslı donanım bileşenlerine gerek duymayan ofis ve internet sistemleri... Burada daha çok Word ve Excel ile uğraşan ve arada bir internete girip bilgi alan veya maillerine bakanlar hedeşeniyor. Bu sistemlerde oyun da oynanabilir. Ama ekran kartını sonuna kadar kullanan oyunlardan ziyade, sistem bileşenlerini dikkate almayan basit oyunlar oynanabilir. Oyun çılgınları için tabii ki farklı bir konfigürasyon seçilmeli. Bu kullanıcılar ofis uygulamaları ve çeşitli programların kullanımı ile internette sörf eğlencesine de sahip olabilecekler. Ama bu kullanıcılar için öncelik, güncel oyunları sorunsuz bir şekilde çalıştırabilmek olacaktır. Günümüzde oyunların internette ve network’te oynanabilmesi, bu tür sistemlerin bu alanda da güçlü olması gerektiğini gösteriyor. Dolayısıyla ilk dikkat edilmesi gereken şey, grafik kartının mümkün olduğunca iyi olması. Diğer kategori ise programlama, video işleme ve grafik gibi alanlara ilgi duyan kişilere yönelik. Bu kişiler en performanslı sistem bileşenlerine sahip olmalılar. Dolayısıyla da donanımların iyi seçilmesi gerekir, ve tabii ki bu kullanıcılar için maliyet de yüksek olacaktır. Bu sistemlerde birden çok programın çalışması, birden çok sistem kaynağına yüklenilmesi demektir. Bunun da ancak, güçlü bir sisteme sahip olunarak üstesinden gelinir. _ Ecevit Bıktım, ecevitb@chip.com.tr, (MCSA+MCSE) ___H___a___zı___r___ ___S___i___s___t___e___m___:___ ___N___e___ ___k___a___d___a___r___ ___u___y___g___u___n___? ___S___O___N___U__?‡ __?{___Y___a___pı___l___a___c___a___k___ ___i___f___l___e___ ___g_____r___e___ ___p___a___r_____a___ ___s___e_____i___m___i___ ___v___e___ ___f___i___y___a___t___/___p___e___r___f___o___r___m___a___n___s___ ___d___e__?d___e___r___i___n___i___n___ _____n___e___m___i Bilgisayar seçiminin yapılacak işe göre değişmesi gerektiğini, yukarıdaki örneklerde anlatmaya çalıştık. Ancak burada genelde unutulan birkaç nokta var: MHz’i yükseltmekten çok, monitörün kalitesine önem vermek gerektiği... Sonuçta uzun süre ekran başındaysanız, monitörün sizi mümkün olduğunca az yorması gerekir. Bu sağlık açısından büyük önem taşıyor. Bu yüzden monitörler için ayırmak istediğiniz miktarı iyi ayarlamalı sınız. Benzeri mouse ve klavye için de geçerli. Sonuçta bu iki ürün sürekli elinizin altında. Dolayısıyla bu ürünler kullanıcı- yı rahat ettirmenin yanı sıra gerekli ergonomiye sahip olmalı. Dikkat edilmesi gereken başka bir nokta ise, fiyat/performans oranı. Örneğin 2 GHz’lik bir Pentium 4 ile 2.53 GHz’lik bir Pentium 4 işlemcisi fiyat açısından büyük bir farka sahiptir. Ama performans artışına baktı ğınızda, fazladan ödediğiniz paranın meleri ve sistem belleği ile işlemcisinin çok büyük bir önem taşımaması. Böyle bir durumda 7200 rpm’lik modeller uygun. ATA 133 standardına geçmek de çok gerekli değil. Ayrıca server sistemlerle uğraşmıyorsanız, SCSI arabirimli bir disk de gereksiz. Bellek seçimindeyse, en yüksek performansı yakalamak için RDRAM bellek modüller kullanmalı. Pentium 4 bir sistem için i850E chipsetli bir anakart ile kullanılan RDRAM 1066 MHz bellek modülleri şu an için en yüksek performansı sağlıyor. AMD cephesindeyse DDR 400 bellek modülleri ile Via KT400 için aynısı geçerli. Gördüğünüz gibi donanım bileşenlerinin seçimi birbirleri ile bağlantılı olarak yapılıyor. Özellikle işlemci, chipset ve bellek modüllerinin birbirlerini destekleyecek şekilde olmasına dikkat etmelisiniz! Diğer birleşenlerin seçimindeyse, biraz daha rahat davranabilirsiniz... size gerçekten ne kadar gerekli olduğunu görmelisiniz. Tabii birden çok işlemcili sistemler, en üst seviyedeki bir sistemden çok daha performanslı ve ucuz olabiliyor. Bu da kullanacağınız uygulamalara bağlı olan bir özellik. Bu yüzden farklı işlemci tiplerini inceleyin ve size en uygun olana karar verin. “Benim param yeterli, piyasadaki en yenisini alayım” demenin sizi kimi zaman hayal kırıklığına uğratabileceğini asla unutmayı n. Sabitdisk ve sistem belleğinin, PC çılgınlarına hiçbir zaman yetmeyeceğini de söyleyebiliriz. Örneğin birden çok uygulama çalıştıran kullanıcılar için tercih edilmesi gereken, sistem belleğinin yükseltilmesidir. Programcılar ve web sitesi yöneticileri ise yüksek kapasiteli disklere ihtiyaç duyarlar. Video işleme ile uğraşanlar da ilk başta performanslı ve yüksek kapasiteli bir sabitdisk tercih etmeliler. Nedeni bu kişilerin kullandıkları uygulamaları n özel kartlar ile işlemlerini gerçekleştir- PC’nin Seçimi: Hazır sistemler belli standartlara sahipler ve belirli kitlelere hitap ederler. CHIP | ŞUBAT 2003 |
Cep telefonları |
Ekran kartları |
Masaüstü |
Notebook |
Ses kartları |
Webcam |
Klavye & Fare |
Yazıcılar |
Tablet
Ev Sineması
Mp3 Player | Usb Bellekler | Video kameralar | Fotoğraf Makinesi | Taşınabilir diskler | LED & LCD Tv | Monitörler | OEM | PDA
Navigasyon | Oyun Konsolu

