172 CHIP | OCAK 2004 Yıllar önce resmen başarısızlığa uğramış olan yüksek çözünürlüklü televizyon, Avrupa’ya şimdi arka kapıdan geliyor: HDTV tutkunları internetten dosya indirerek, ABD’den ithal ederek ya da dosya paylaşımı yöntemlerini kullanıyorlar ve 2004 yılında Avrupa’da ilk HDTV yayını başlıyor. Yüksek çözünürlüklü televizyon HDTV sayesinde, yalnızca eşlik etmek yerine deneyimin tam ortasında yer alın. Yeni teknoloji, spor haberlerinden, seyahat belgesellerinden ya da filmlerden tümüyle yeni bir yaşantı oluşturuyor. Titreşimsiz net resimler, muazzam renk derinliği ve elle tutulacakmış gibi duran görüntüler, yüksek çözünürlüklü televizyonda izleyiciyi neredeyse görüntünün içine çekiyor. Bu teknolojiyle kıyaslandığında, iyi yapılmış bir DVD’nin bile görüntüsü soluk ve puslu kalıyor. Çünkü her biri 720 resim noktası içeren 576 görünür satırdan ibaret olağan PAL standardına High Definition Television’ın verdiği karşılık, her biri 1.920 tarama değeri içeren 1.080 satır. Pratikte bu farklar ayrıntı çözünürlüğünde bir yazının yalnızca görünür olmasını ya da okunabilmesini; yalnızca bir saç modeli yerine her bir saç telini teker teker ayırt edebilmenizi; aynalı bir gözlük camından yansıyan satranç tahtasındaki taşları görebilmenizi sağlıyor. “HDTV’yi bir gören bir daha vazgeçemiyor,” diyor Münihli ev sineması uzmanı Cinema & Sound’dan Jadran Covo. Ancak bu baştan çıkarıcı ayrıntı çokluğunun tadına layığıyla varmak isteyenlerse bir metreden daha uzun resim diyagonaline, oynatıcı aygıtlara ve HDTV formatında materyallere ihtiyaç duyuyorlar. Neyse ki büyük formatlı televizyonlar da tıpkı yüksek çözünürlüklü projektörler HDTV: Televizyon teknolojisinin geleceği GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM» HI-TECH » PRATİK » INTERNET CHIP | OCAK 2004 173 SERIE gibi, gitgide daha hesaplı bir hal alıyor. Ama HDTV görüntüleri artık Meksika ve Güney Kore’de bile rahatça izlenirken, Avrupa’nın geri kalan kısmı gibi Almanya da bu yenilikten habersiz. Yine de küçük fakat hızla büyüyen bir tutkunlar topluluğu, HDTV’nin Almanya’da da kabul göreceği umudunu taşıyor. Bu, ya Avrupa Birliği’ne yazdıkları istek mektuplarıyla gerçekleşecek, ya da yüksek çözünürlüklü televizyonun avantajları hakkında yazdıkları aydınlatıcı zincirleme mektuplarla: Örneğin ev sineması forumu www.beisammen.de’de uğraş verenler, ekonomi bakımından önde gelen bir ulusun yurttaşlarını en iyi TV standardından mahrum bırakmasını daha fazla kabullenmek istemiyor. Nitekim aşağıdan bir hareket hükümet itibarıyla on yıl önce başarısızlığa uğramış - ve uzun bir ön tarihi olan - bir projeyi yerleşik kılmayı hedeşiyor. Japonya Devlet Televizyon NHK’nın laboratuvarında araştırmacılar daha 60’lı yıllarda yüksek çözünürlüklü televizyon görüntüleri için sistemler geliştirmeye başlamışlardı. Bu çabaların sonucu 80’li yıllarda Muse adlı analog bir yöntem ortaya çıktı. Bunun karşısına Avrupalı firmalar ve yayıncılar kendi ürünleri olan, görüntüleri hala analog, ancak sesleri sayısal olan HD-Mac’i çıkardılar. ABD’li merciler 90’lı yılların başlarında tamamen sayısal yöntemlerin geliştirilmesine oynamaya karar verdiler. Olimpiyat Oyunları ise HDTV denemeleri için kullanıldı: Muse pratik testinde 1988’de Seul’de başarılı oldu, HD-Mac dört yıl sonra Barselona’da ortaya çıktı, Amerikalılar ise sayısal ATSC sistemlerini sergilemek için 1996 Atlanta Olimpiyatları’nı seçtiler. Japon HDTV’si 1991’de uydu üzerinden yayına geçti, ABD’li merciler yayın kuleleri üzerinden yüksek çözünürlüklü televizyon yayını için 1998’de yeşil ışık yaktılar. O günden beri bunlara Güney Kore, Avustralya,Meksika üzerinde bir uydu ve çeşitli deneme yayınları eklendi. Japon endüstrisi ve NHK televizyon yayıncısı - aygıt satışları ve izleyici sayıları beklenenin çok altında kalmasına rağmen - yeterince uzun soluklu olduklarını gösterdiler ve Muse’yi neredeyse on yıl kadar yayınladılar. Oysa Avrupa’da HD-Mac denemesi daha 1992’de, test yayınlarının hemen ardından kesildi. Çünkü sayısallaştırma, öncelikle o zamana kadar olandan daha fazla programı mümkün kılacak bir araç olarak görülmüştü. Sıradan tek bir kanal yerine sayısal televizyonda PAL çözünürlüğünde en az altı kanal yayınlanabiliyor. Buna karşılık bir HDTV programı ise yine tam bir kanala ihtiyaç duyuyor. Yıllardır kalite yerine kitleye oynayan Avrupa, bu yüzden HDTV’yi bir kenara bırakmış. Ama umut ışığı da var: Nitekim Belçikalı yayıncı Euro1080, 7 Haziran 2003 Danimarka - Norveç milli maçını iki sinemada, HDTV kalitesinde naklen yayınladı.Yayıncı, 1 Ocak 2004’te Astra uydusu üzerinden önceleri günde altı saati geçmeyecek şekilde düzenli hizmete başlamayı denemek istiyor. Adını HDTV standardının satır sayısından alan Euro1080’nin asıl iddiası spor karşılaşmaları, ama aynı zamanda konserler ve başka canlı yayınlar da olacak. “Doğrudan Japonya’dan NHK ile birlikte çalışacağız” diyor Euro1080 yöneticisi Rob de Vogel, “çünkü on yılı aşkın yayın birikimi sonucunda, meslektaşlarımızın dev bir program deposu var.” Donanım ortağı arayışı ise daha az başarılı olmuş. Şimdiye kadar HDTV’ye uygun bir uydu alıcısı duyuran tek firma, Smart Imperator modelinin üreticisi Wela. Buna karşılık, Panasonic de yakın zamanda alıcı setler sunacağını vaat ediyor. Hamburg’daki Panasonic’in dijital televizyon sorumlusu Lothar Kerestedjian, “Tavuk-yumurta sorununu çözmek için üzerimize düşen sorumluluğun bilincindeyiz,” diyor. Yani, henüz programlar yayınlanmasa bile gerekli aygıtları üretmenin. HDTV ile uydu işleticileri de ilgileniyor. Gitgide daha fazla yayıncı dijital PAL yayınına geçtiğinde, yakın zamanda aktarıcılar tam kapasiteyle çalışıyor olacak. Bu durumda yeniden tam bant genişliklerini kullanmak için HD kanalları çok uygun. Nitekim Astra, Lüksemburg’taki SES firmasına yüksek çözünür- HDTV (solda) DVD’ye (sağda) karşı: Independence Day filminden alınmış bir sahne, HDTV (D-VHS kaseti) ve PAL-DVD arasında ayrıntı çözünürlüğündeki (saçlar, yansıma) farkları gösteriyor. Disk yerine kaset: JVC’nin sayısal D-VHS kaydedicisi gibi ABD’de sıkça görülen HDTV oynatıcıları eski VHS bantlarını yeniden gündeme getiriyor. k 174 CHIP | OCAK 2004 lüklü televizyon için belirli bir kapasite ayırmayı taahhüt etmiş bile. HDTV’den yana başka bir faktör ise işin üretim yönü. Star Wars Episode 2’den tutun da Alman kısa filmi Gone Underground’a kadar gitgide daha fazla film yapımcısı elektronik üretimin olanaklarını keşfediyor. İster Premiere olsun ister RTL, yayıncılarda da HD ekipmanı mevcut. Aynı şey örneğin birçok Bundesliga maçını yayınlayan Münih’teki Plazamedia gibi üretim firmaları için de geçerli. Ayrıca ZDF üretim müdürü Albrecht Ziemer televizyon yayıncılarının üzerinde başka baskılar da bulunduğunu aktarıyor. Kendisi, kısa bir süre önce Köln’deki Mediavision forumunda “DVD zaten televizyondan daha yüksek görüntü kalitesi sunuyor ve eğer HDTV, DVD üzerinde gelirse, TV yayıncılarının için harekete geçmesi kaçınılmaz olacak,” yorumunda bulunmuştu. ZDF teknik müdürü, HDTV yayınının en geç 2006’da, Almanya’daki Dünya Futbol Şampiyonası’ndan canlı yayın yapmakta kullanılacağını düşünüyor. Almanya’da HDTV keyfine varmak şu anda bile mümkün, ama bunun içki yasağı varken bir yudum içki peşinde koşmaktan pek farkı yok. Doğru adresleri tanımanız gerekiyor. Bu daha oynatıcı cihazlarda başlıyor. JVC’nin HDTV gösteren D-VHS kaydedicisi HM-DH30000’i (DVHS kasetleri, yani D-Theatre’ları çalıyor,) CE izni olmadığı için Almanya’da resmen satılamıyor. Aygıtı ABD’den sipariş edenler ise (örneğin www.tpitravel.com/dvhs. html adresinden) taşıma ve gümrük dahil olmak üzere yaklaşık 1.200 doları göze almak zorunda. Yakın gelecekte ürünün takipçisi HM-DH40000 piyasaya çıkacak ve JVC bu ürünü Almanya’da da son tüketiciye sunmayı planlıyor. Ama JVC’nin kararı olumlu da olsa dijital VHS sisteminin kısıtlamaları varlığını sürdürüyor: En başta, sarmada uzun bekleme süreleri ve bölümlere doğrudan geçme sisteminden yoksun, eski ve mekanik bakımdan fazla yük kaldıramayan bant sistemi, DVD’lerin kullanım konforunun yanından bile geçemiyor. Gerçi Sony, Japonya’da BDZ-S77 adlı ilk Blu-ray-Disc-Recorder’ı piyasaya sürdü, ancak bu cihaz şu an yalnızca HDTV yayınlarını kaydedebiliyor, uygun fiyatlı DVD’ler henüz mevcut değil. Yaklaşık 4.000 Euro’luk etiketin de Blu-ray standardının hızla yayılmasına pek katkıda bulunmayacağı kesin. Buna karşılık HDTV materyallerinin PC üzerinde oynatılması fiyat bakımından çok daha hesaplı. Bunun için üç yaklaşım mevcut: 1. Yüksek çözünürlüklü MPEG dosyalarını internetten indirip HDTV gösterebilen Windows Media Player 9 ile oynatabilirsiniz. Bazı HDTV tutkunları veri takası için harici Çifte paket: Wela’nın iki tuner’lı sayısal alıcısı Smart Imperator, uydu üzerinden HDTV’yi ve aynı şekilde dijital antenli TV yayınını alıyor. YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ TELEVİZYONUN GELİfiİMİ 1967: Japonya Devlet Televizyonu NHK’nın araştırmacıları kendi geliştirdikleri yüksek çözünürlüklü televizyonu ilk kez kamuoyuna duyuruyor. 1982-1985: NHK, Sony ve diğer firmalar tarafından Muse (Multiple Sub Nyquist Sampling Encoding) denilen, resmin içeriğine göre analog bant genişliği indirgemesi sağlayan yöntem geliştiriliyor. 1986’dan 1992’ye kadar: Avrupalı firmalar ve yayıncılar (Philips, Thomson) HD-Mac’i geliştiriyor (Multiplexed Analog Components: görüntü analog ama ses dijital). 1986: Dubrovnik’te düzenlenen telekomünikasyon ve posta örgütleri konferansı (CCIR): Japonya, Muse’yi dünya çapında standart olarak öneriyorsa da, bu teklif Avrupa tarafından reddediliyor. 1988: Seul Olimpiyat Oyunları’nın NHK tarafından Muse ile yayınlanışı. 1988: Euro-Norm D2-Mac’i, HD-Mac’e uyumlu öncül olarak yerleştirecek ilk Avrupa uydusu TV-Sat1 fırlatılıyor (Almanya - Fransa ortak üretimi); yayın başarısızlığa uğruyor, çünkü bir güneş paneli sıkışıyor. Bir yıl sonra Astra fırlatılıyor ve PAL yayın yapıyor. 1989: Japonya’da uydu üzerinden HDTV yayını başlıyor (“HiVision”, Muse teknolojisi temelli) 1992: Barselona’daki Olimpiyat Oyunları’nın HD-Mac ile yayınlanışı. Bundan kısa bir süre sonra denemeler sona eriyor, hiçbir yayıncı bu teknolojiyi kullanmak istemiyor. Bunun yerine standart çözünürlükte TV yayını için DVB dijital standardı geliştiriliyor. »»Bir kez HDTV görmüş olanlar, televizyonun ne kadar iyi olabileceğini bilir. Münihli ev sineması uzmanı Cinema & Sound’dan Jadran Covo 175 CHIP | OCAK 2004 HDTV teknolojisi GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM» HI-TECH » PRATİK » INTERNET k sabit disklerin kullanıldığı değiş tokuş çevrelerinde bir araya gelmiş bulunuyor. 160 GByte’lık bir disk üzerine yaklaşık on film sığıyor (HDTV materyalleri için kaynakları s176’daki kutuda görebilirsiniz). 2. HDTV gösterebilen bir D-VHS kaydediciyi, Firewire arabirimi üzerinden PC’ye bağlayabilirsiniz.Windows XP, aygıtı otomatikman tanıyacaktır. Başka işletim sistemleri içinse www.kgbird.com/DVHSTool adresinde uygun ek yazılımlar bulunuyor. Kayıt cihazını bir arkadaşınızdan ödünç aldıysanız, kaydı Media Player’la oynatabilmek için, kaset üzerinde depolanmış HDTV Transportstream’i (.TS uzantılı dosyayı) önce MPEG’e dönüştürmek zorundasınız. Bunun için gerekli program olan “HDTV to MPEG2” www.midwinter.com/~bcooley adresinden indirilebilir. Çoktan bir D-VHS kaydedici edinmiş olanlarsa, web’den indirilmiş Transport-Stream dosyalarını izlemek için kullanabilirler. Bunun için PC’nizi DV-In (Firewire) üzerinden D-VHS kaydediciye bağlamanız gerekiyor, böylece kayıt cihazı veri akışını PC’den HDTV resimlerine dönüştürüyor. 3. Terminator 2’nin T2-Extreme DVD’si üzerindeki yüksek çözünürlüklü WM9 sürümü özel bir rol oynuyor: Filmin ek diskte bulunan HDTV sürümü yalnızca PC’de oynatılabiliyor. Ancak akıcı bir gösterim için en yeni nesil işlemcilerden biri (tercihen 3 GHz ve fazlası) ve Schwarzenegger filminin serbest bırakılması için internet bağlantısı gerekiyor. Temelde birçok bilgisayarın doğru görüntü tazeleme HDTV: High Definition Television, en az 720 satır içeren, geniş görüntü formatlı (16:9) ve çok kanal sesli, yüksek çözünürlüklü televizyon. ATSC: HDTV ve sayısal televizyon yayı- nı için Advanced Television Standards Committee tarafından karara bağlanmı ş ABD normu. Normun özelliği, kanal bölümlenmesi ve yayın yolunda verilerin üst üste bindirilmesi. ATSC, görüntü ve seste MPEG video ve Dolby Digital gibi uluslararası standartları kullanıyor. ABD’nin yanı sıra Güney Kore de ATSC’yi benimseyenlerden. DVB: Avrupa gelişiminden (başka kuruluşlar yanında Münih’teki Institut für Rundfunktechnik, Philips ve Thomson tarafından geliştirilmiş) dijital televizyon (Digital Video Broadcast), başlangıçta yalnız standart çözünürlük için, birkaç yıldır HDTV’ye de genişletilmiş (HD-DVB). DVB kablo (DVB-C), uydu (DVB-S) ve karasal yayı n (DVB-T) için mevcut. HD-DVB şimdiye kadar yalnızca Avustralya’da kullanı lıyor. 1080i: 1.080 satırlı ve satır başına 1.920 ya da 1.440 piksel barındıran HDTV standardı, yarı resim yöntemi (“interlaced”, her seferinde satırların yarısı yenileniyor) ile yayınlanıyor. 50 ya da 60 Hz ile kullanılıyor. Özellikle filmler ve belgeseller için uygun. 720p: 720 satırlı ve satır başına 1.280 resim noktalı HDTV standardı, tam resim yöntemi (“Progressive Scan”, yani resim değişimi başına her seferinde tüm satırlar) ile yayınlanıyor. 24, 25, 50 ya da 60 Hz ile olanaklı. Özellikle hızlı hareketlerle dolu spor olayları yayını için uygun. 1080p: 1.080 satır ve satır başına 1.920 ya da 1.440 resim noktası bulunduran HDTV standardı, tam resim yöntemi (“Progressive Scan”, resim değişimi başına tüm satırlar) ile yayı nlanıyor. 24, 25, 30, 50 ya da 60 Hz kullanılabilir fakat 24p gibi yalnızca film yapımında faydalanılıyor. 24p: Saniyede 24 kare gösterebilen, 1.080 satır ve her satır başına 1.920 piksel içeren sinema ve TV filmleri için üretim standardı. Resim tazeleme frekansı sinema filmlerininkine denk geliyor. STANDARTLAR VE FORMATLAR »»Önemli HDTV kavramlarına kısa bir bakış 1996: Atlanta’dan dijital ATSC sistemi ile Olimpiyat yayını. 2003: ABD, Kanada, Meksika, Güney Kore ve Avustralya’da karasal ve/veya uydu üzerinden ilk HDTV yayınları alınabiliyor. Haziran 2002: İlk HDTV filmlerini D-VHS kasetleri şeklinde ABD’de bulmak mümkün. 2001: Japonya’da Muse’den dijital ISDB standardına geçiş (Integrated Services Digital Broadcasting, aynı şekilde NHK tarafından geliştirilmiş, DVB sistemine benziyor). 1998: ABD’de HDTV yayınlarının başlangıcı (önce karasal, daha sonra uydu üzerinden). 7 Haziran 2003: Belçikalı yayıncı Euro1080, Danimarka-Norveç milli maçını HD-DVB formatında iki sinemada (Bergen’de ve Kopenhag’da) canlı yayınlıyor. 1 Ocak 2004: Euro1080, uydu üzerinden düzenli yayına geçmeyi planlıyor. 2006: ZDF, Dünya Futbol fiampiyonası’nı HDTV formatında yayınlamak istiyor. HDTV teknolojisi 176 CHIP | OCAK 2004 GÜNCEL » KAPAK » DONANIM » YAZILIM» HI-TECH » PRATİK » INTERNET frekansı konusunda sorunları vardır ve bunlar atlamalar ve takılmalar yapmaya eğilim gösterir. Bu durumlarda ekran kartının çözünürlüğünün hem HDTV görüntüleriyle, hem de mevcut ekran ile uyumlu olmasını sağlayan shareware programı Powerstrip (www.entechtaiwan.com) işinizi görebilir. Powerstrip’in kullanımı ile ilgili ipuçları www.ram.electronics. net/html/powerstrip. html adresinde mevcut. HDTV’yi bir monitörde ya da projektörle izleyebilmeniz için, görüntüleme aygıtının aygıtın 1080i ve 720p için oluşturulmuş (neredeyse tüm projeksiyon cihazlarında ve plazma ekranlarda olduğu gibi) bir kompozit girişe ihtiyacı var; DVI üzerinden de HDTV izlemek olanaklı. Normalde 720 ve daha fazla satırlı aygıtların HDTV’ye uygun olduğu söylense de, sadece 480 satırlı projeksiyon cihazları ve plazma ekranlarda bile görüntüde bariz bir iyileşme oluyor, çünkü renkler dış hatlarla çok daha uyumlu. Aşağıdaki aygıt seçimleri hızlı çözümler için örnek olabilir: Beamer: HDTV çözünürlüğünde hesaplı projektörler Sanyo PLV-Z2 (yaklaşık 2.600 Euro), Sony VPL-HS10 ve VPL-HS20 (yaklaşık 3.000 - 4.000 Euro), Epson EMPTW100 (yaklaşık 4.000 Euro) tümü de LCD teknolojisini kullanıyor. Kontrastı daha yüksek olan DLP projeksiyonuyla çalışanlar ise Sharp XV-Z10000 (yaklaşık 8.000 Euro) ya da Marantz VP12S2 (yaklaşık 12.000 Euro, birçok uzmanın referans noktası). Plazma ve LCD televizyon: Panasonic TH-50PHW5 (yaklaşık 12.000 Euro), Pioneer PDP-503MXE (yaklaşık 14.000 Euro), her ikisi de plazma; LCD: Samsung LW- 40A2 (yaklaşık 8.000 Euro). Tüplü televizyon: Panasonic TX36PD30D (yaklaşık 2.300 Euro) Arkadan yansıtmalı televizyon: Samsung SP-46L5H (yaklaşık 4.500 Euro), Loewe Articos 55 (yaklaşık 7.000 Euro). Ama HDTV tecrübesini yaşamak için neredeyse küçük bir otomobil parası vermek gereksiz. Daha bir 1.024x768 çözünürlüklü bir TFT monitör üzerinde denediğiniz PALDVD bile kalite farkını ortaya koyuyor. Üstelik, yeni kazanılmış her bir HDTV hayranı önemli. Çünkü kişisel ithallerin bir standardı kabul ettirmesi daha önce görülmedik bir şey değil: Bir zamanlar Dolby Digital’in de aynı HDTV gibi, Avrupa’da piyasaya sürülmemesi düşünülüyordu. Ancak ilk DVD tutkunları bu ses standardında diretince, endüstri onların kararına boyun eğdi. _ UL / Garo Antikacıoğlu, agaro@chip.com.tr HDTV kalitesinde bir filmin DVD üzerine sığması için, diskin kapasitesinin 20 GByte’tan fazla olması ya da iyileş- tirilmiş bir sıkıştırma yöntemi kullanı lması şart. fiu sıralar HDTV-DVD kulvarı nda üç teknoloji yarışıyor. Blu-ray-Disc (BD): BD’de mavi bir lazer tarafından okunan bilgi katmanı, günümüz DVD’lerinin aksine, yüzeyin 0,6 mm değil de yalnızca 0,1 mm altı nda yer alıyor. Sony ve Pioneer tarafı ndan geliştirilen ve birçok firma tarafı ndan desteklenen BD’nin avantajı, 27 GByte’a kadar ulaşan kapasitesi. Advanced Optical Disc (AOD): Toshiba ve NEC tarafından geliştirilen AOD de aynı şekilde mavi lazer ile çalışıyor ama bilgi katmanı 0,6 mm derinlikte. Okuma teknolojisi yüzünden izler BD’ye göre daha geniş olmak zorunda; kapasitesiyse yalnızca 20 GByte civarı nda. AOD’nin avantajı, mevcut DVD üretim tesislerinde ve böylece BD’den daha hesaplı üretilebilmesi. HD-DVD9: 8 GB kapasiteli normal bir DVD’nin bir HDTV filmini depolayabilmesi için, şu ana kadar kullanılan MPEG2’den çok daha etkili bir sıkıştırma yöntemine gerek var. Windows Media 9 ya da DivX gibi rakiplerin kar- şısına MPEG4 sisteminde Advanced Video Codec (H 264 diye de biliniyor) ortaya çıkmış durumda. Öngörü: DVD-Forum’un bir taşıyıcı karar kılmadan HDTV-DVD standardı- nı kabul etme olasılığı yüksek. Daha ucuza üretim yapmak isteyen stüdyolar o zaman bir HD-DVD9 alacak, CD’lere daha fazla ekstra yerleştirmek isteyenlerse BD’yi seçecekler. BD’nin piyasa gücü göz önüne alındığında, AOD büyük çapta başarısız olacağa benziyor. Web sayfaları NASA: http://svs.gsfc.nasa.gov/cgibin/xmlsearch.cgi? query=hdtv&req=search Dvico: http://www.dvico.com/hdtv/download.asp Samsung reklam filmi: www.samsung.com/PressCenter/ PRStory/pr_film/img_e.asx HDTV kasetleri için kaynaklar Sipariş verebilirsiniz: www.dvhsmovieguide.com, Kore televizyonundan parçalar (örneğin 2002 Dünya Futbol fiampiyonası 2002): http://my.netian.com/~pcaudio/ Takas çevresi: Konuyla ilgilenenlerin ilk buluşma noktası www.beisammen.de adresi. NEREDEN EDİNEBİLİRSİNİZ? »HDTV görüntüleri burada Yalnızca Japonya’da var: Sony’den HDTV özelliğine sahip Blu-ray kaydedici BDZ-S77. Scart girişi: HDTV’nin bir DVI ya da kompozit girişine ihtiyacı var. »Geleceğin DVD’si uğruna mücadele başladı PANORAMA: DVD ÜZERİNDE HDTV İÇİNDEKİLER 142