Solitaire oynamak güzel ama...

Bill Gates ve Microsft'un doğuşuna ve bu zamana kadar olan yükselişine tanık olacaksınız.
5 Kasım 2009
1978 yılında üniversite öğrencisiyken yurt arkadaşlarıyla Popular Electronics dergisinin kapağında Altair 8800 bilgisayarını gören Bill Gates'in kafasında 'her masaya bir bilgisayar' hedefine dönüşecek bir hayalle Microsoft'u kurma fikri gelişir. Bu kısım çok bilinir ama birkaç adım öncesine kimse pek dikkat etmez.

Gates ortaokuldayken okulun aldığı General Electric üretimi bir bilgisayarda ilk uygulamasını yazar. Bizde pek popüler olmayan tic-tac-toe adlı kâğıt oyununu bilgisayara uyarlamıştır. Bilgisayara karşı oynamayı sağlayan bu yazılımı ortaya koymasıyla 1975'te dergi kapağındaki bilgisayar resmini görmesi arasında çok önemli bir şey olmuştur: bilgisayarlar sadece büyük kurumların değil sıradan insanların da alacağı bir şey haline gelmeye başlamıştır. Fakat tutkunları kadar heyecan duyulabilmesi için onları eğlenceli, faydalı ve eğitici hale getirecek uygulamalar gerekmektedir.

O zamanlar bugünkü anlamda yazılım şirketleri olmadığından bilgisayarlar genellikle meraklıların yazdığı kodlarla yapabildiği basit işlemlere yarayan cihazlardı. Ne var ki kullanılan dillerin zorluğu bunları her potansiyel bilgisayar sahibinin yapabileceği bir şey olmaktan çıkarıyordu. Gates dergide gördüğü Altair 8800'e ortaokul yıllarındaki ilk yazılımında kullandığı BASIC dilini uyarlar. Üstelik heyecanın verdiği telaştan bunu daha bir Altair 8800 almadan yapar. Altair'in üreticisine gidip yazılım gösterdiklerinde çalışmama ihtimali gerçekleşseydi bugün belki bambaşka bir dünyada yaşıyor olacaktık. (iyi mi olurdu, kötü mü bilemem)

Bilgisayarlar kullanımı kolaplaşıp fiyatları ucuzladıkça giderek daha anlamlı hale geliyor. Kazananlar da bu iki kurala yönelik oynayanlar oluyor. Pahalı ve küçük bir azınlık tarafından kullanılan cihazlar ve onlar için kullanımı beceri gerektiren uygulamalar geliştirmek şimdiye dek hiçbir başarı öyküsü yaratmış değil.

Aradan geçen 30 yıldan fazla zamanda bilgisayarların kat ettiği yol ortada. En güzeli, artık bilgisayarda yapmak istediğimiz her şey için oturup program yazmak zorunda değiliz. Artık birçok uygulama işletim sistemlerinin içinde standart olarak geliyor, gelmeyeni de birileri yazıp bedava dağıtıyor.

Bütün bunların sonucunda kamuda, kurumlarda, bireylerde artık bilgisayar bir ayrıcalıktan çıkıp ihtiyaç haline geldi. Ve sonucunda onlarla yapabildiğimiz şeyler arttı. Artık kamu vatandaşların kayıtlarını daha iyi takip edebilir, şirketler müşterileri hakkında daha fazla bilgiye sahip, bireylerse kendi işlerini daha hızlı, ucuz ve verimli yapabilir hale geldi. Üstelik sadece otomasyon için de değil, eğlence ve sosyalleşme amacıyla kullanımı da tarihin en üst seviyesine çıktı.
Çıktı çıkmasına ama sonuçları konusunda beklenen etkiyi gördük mü emin değilim. Örneğin kamudan daha iyi hizmet aldığımızı söyleyebilir miyiz? Başbakanlık genelge yayımlayıp bir anlamda istenmemesi yönünde 'emir vermesine' rağmen kamu kurumları hâlâ birçok iş için eski adıyla 'nüfus sureti' ve 'ikametgâh belgesi' istiyor bizlerden. Üstelik bütün bu kayıtların merkezi sisteme geçtiği, istenmesinin gereksizleştiği; hatta bu yüzden muhtarlıkların varlığı bile sallantıya girdiği bir dönemde. Düşünün devletin kaç ayrı kurumunun deposunda, tozlu defterlerinin sararmış yaprakları arasında fotoğraflarımız yatıyor... Kime, neye hizmet ettiği bile belirsiz.

Kredi kartlarımız, marketlerin ve markaların verdiği sadakat kartlarımız, hizmet faturalarımız, internet kayıtlarımız bizim hakkımızdaki en mahrem bilgileri dahi kurumlara kusuyor. Peki ne oluyor bu bilgiler? Bir dönem yalandan doğumgünü tebriği gibi şeyler vardı; o bile kalmadı. Kurumların bu bilgilerle yaptığı tek şey cep telefonlarımıza izinsiz pazarlama SMS'leri yollamaktan ibaret. Onun da ne kadar etkin olduğu tartışılır. Oysa birileri önce bizden izin alsa, sonra hangi konularla SMS almak istediğimizi sorsa belki iki taraf için de çok daha makul ve kârlı bir model ortaya çıkabilir.

Dijital fotoğraf makineleri, cep telefonları ve kameralar sayesinde artık neredeyse hayatın her anı, her açıdan birileri tarafından kayda alınıyor. Peki ne oluyor bu kayıtlar? Çekilen o trilyonlarca dijital fotoğraflar? Paylaşım sitelerine çok çok azı düşüyor, fotoğraf
kâğıdı tüketimine bakınca yazdırılanlar da çok az bir kısmını oluşturuyor.

Artık en sıradan bilgisayarla bile müzik, resim, fotoğraf, oyun gibi alanlarda birçok şey yaratabiliyoruz. Peki bu kolaylık bizi daha yaratıcı yaptı mı? Hayır!

Daha yetenekli cihazlar, daha mahir yazılımlar, daha gelişmiş hizmetler ve daha tahrik edici vaatler için bütçeler ayırdık, emek harcadık ama şimdiye kadar verimlilik anlamında sonuçlarını toplamaya başladığımız söylenemez.

Her ne kadar kabul etmesek de bu kadar çok şeyi yapabilir hale gelmiş olmak bizi bir nebze ilgi arsızı, heves yoksunu, şıpsevdi yaptı. Kötü olduğu söylenemez ama 'atıl kapasite' anlamında düşündürücü olduğu kesin.

Toplam 1084 kez okundu.
Oyla:
En Düşük
Oy ver: 1Oy ver: 2Oy ver: 3Oy ver: 4Oy ver: 5
En Yüksek
YORUMLAR
Toplam 3 yorum
oguyes95 yazmış:
Evet.Çok güzel olmuş.
13 Kas 2009  17:29Bu yorumu beğendimBu Yorumu Beğenmedim
Ziyaretçi yazmış:
çok uzun bir makale
13 Kas 2009  17:24%0Bu yorumu beğendimBu Yorumu Beğenmedim%100
hargun yazmış:
Güzel makale.
12 Kas 2009  08:38Bu yorumu beğendimBu Yorumu Beğenmedim


Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan CHIP Online sorumlu değildir.
Siz de yorumunuzu yazın
CHIP Online Ziyaretçisi
Yorumunu Gönder
Lütfen bu bölüme sadece yorumlarınızı yazın. Teknik yardıma ihtiyaç duyduğunuz konuları lütfen forumda ilgili bölüme veya Uzmanına Sorun bölümümüze yazın, yanıtınızı çok daha sağlıklı ve hızlı olarak alabilirsiniz
Siz de kendi teknoloji blogunuzu ücretsiz oluşturun!

 


Bilişim Adına Herşey-Arşiv

 

Kasım 2009
PtsSalÇarPerCumCtsPzr
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30      

CHIP Online Yazar Blogları

Yazarlarımızdan, editörlerimizden sizlere...

Cem SinanoğluCem Sinanoğlu
Nokia değil Nokir, iPhone değil Ay-Phone!
Selim ÖztürkSelim Öztürk
Motorola – Google Apple’a karşı
Rik FergusonRik Ferguson
Şapşal olma, sessiz ol! Şapşal olma, sessiz ol!
Selçuk İslamoğluSelçuk İslamoğlu
2012 Felaketine ne kadar hazırız?
Zeynel ÖztürkZeynel Öztürk
Facebook'un bilinmeyenleri!
 

CHIP Dergisi: Mayıs 2012

İşbirliği ortaklarımız

  • Hepsiburada.com
  • Level
  • Turhost
  • CHIP Download
  • yenibiris.com
  • CHIP Download
 
Cep telefonları | Ekran kartları | Masaüstü | Notebook | Ses kartları | Webcam | Klavye & Fare | Yazıcılar | Tablet Ev Sineması
Mp3 Player | Usb Bellekler | Video kameralar | Fotoğraf Makinesi | Taşınabilir diskler | LED & LCD Tv | Monitörler | OEM | PDA
Navigasyon | Oyun Konsolu