Mahmut Karslıoğlu

Read.Me (Director’s Cut Extended Edition)

Endüstri 4’ü ıskalarsak bizim için 5.si olmayacak!

Önceki endüstri devrimlerini geriden takip eden bir ülke olarak Endüstri 4.0 bizim için son vagon olabilir...

Günümüzde Endüstri 4.0 kavramı gitgide daha çok telaffuz edilir hale gelmeye başladı. Bilmeyenler için Endüstri 4.0; yapay zekanın gelişimi ile devasa miktardaki veri yığınlarını analiz edebilen, birbirleriyle haberleşen ve sensörlerle ortamı algılayarak ihtiyaçları fark edebilen robotların üretimi devraldığı bir sanayi dünyasını tanımlıyor. İlk kez 2011 yılında Hannover Fuarı’nda bir isme kavuşmuş olsa da yıllardır geleceğin bu yönde ilerleyeceğini ve ülke olarak da söz sahibi olamadığımız diğer endüstri devrimlerinin aksine bu sefer geç kalmadan aksiyon almamız gerektiğini bıkmadan usanmadan yazıp çiziyoruz.

Şu anda devletin en üst yönetim kademelerinin de bu konunun konuşulur hale gelmesi oldukça umut verici. Ama 2. ve 3. endüstri devrimi arasında bir yere sahip olan ülkemizin 15 yıl içinde bu devrimi yakalaması için gerçekten bizi çok zorlu bir yol bekliyor. Şunu da söylemem gerekiyor ki bu endüstri devrimini de kaçıracak olursak beşincisini yakalamak gibi bir şansımız hiç olmayacak. Peki bunun için ne yapmamız gerekiyor?

Türkiye, uygun fiyatlı iş gücü ve konumu itibariyle şu an dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri olduğu için robotların üretimi devralmasıyla insan gücüne olan ihtiyacın azalmasından en çok etkilenecek ülkelerin başında yer alacak. Dolayısıyla ülkemizin bunun yerine, inovasyon merkezi olarak gelişen küresel pazarda kendine yer bulması gerekiyor. Analitik düşünebilen nesiller yetiştirmek bunun temelini oluşturuyor.

Kesin olan bir şey varsa o da şu ki; gelecek, devasa bilgi yığınlarını analiz edip en iyi şekilde yorumlayabilenlerden sorulacak.

CHIP Ocak sayısı çıktı, yoksa hala almadınız mı?

Kağıttan vazgeçemeyenler size sesleniyorum :)

Kağıttan vazgeçemeyenler size sesleniyorum :) Gelişen teknoloji ile her geçen gün yeni biri mecranın ortaya çıkması var olan geleneksel yayın platformlarının da kendini değiştirmesini zorunlu kılıyor. Çok iyi biliyorum ki bir çoğunuz için hiçbir yeni mecra kağıttan okumanın yerini tutmayacak . Ancak basılı medyanın haberler ve güncel içerikler için yeteri kadar hızlı olamayacağının da hepimiz farkındayız. Aylık da olsa haftalık da olsa hatta günlük de olsa bu değişmeyecek. Dolayısıyla hangi içeriği hangi kanaldan verdiğiniz artık çok büyük önem taşıyor.

Değişen dünyada bir basılı yayından beklentiler de değişiyor elbette. Dolayısıyla biz de beklentilere uygun olarak içeriğini özelleştirdiğimiz yepyeni bir CHIP dergisi ile karşınızdayız. Hızlı tüketilecek konular yerine, internette benzerini bulamayacağınız, ağır ağır sindirilecek zamansız teknoloji makalelerine yer verdiğimiz, bilgisayar ve mobil cihaz kullanan herkesin tüm sorularına cevap verecek bir başucu kitabı gibi 3 ay boyunca elinizden düşüremeyeceğiniz bir dergi hazırlamaya çalıştık. Dergimizi ayrıca hemen her dijital yayıncılık platformu üzerinden de erişip okuyabilirsiniz.

Bilgisayar kültürü mottosu ile başladığımız bilişim yayıncılığı serüvenine bundan sonra 3 ayda bir teknoloji kültürü mottosu ile devam edeceğiz. Bir sonraki sanayi devrimi olacak Endüstri 4.0’ı yakalayabilecek bilinç düzeyine sahip bir toplum oluşturmak için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Teknoloji genel kültürünüzü her zaman güncel tutacak yeni CHIP dergisini beğeneceğinizi umuyoruz. Tükenmeden siz de alın :)

NBA 2K17 - İnceleme - Xbox One

90/100, Xbox ONE/360/PC/PS4/PS3, Visual Concepts - Yine basketbol tutkunlarının nefesini kesecek kadar detaylı olmuş


Hiç yalan söylemeyeceğim. Nedense basketbol oyunlarında pek bir başarı gösterdiğim söylenemez. Oldum olası hep yenilen taraf olmuşumdur. Üstelik bu tür oyunların şu anki kapsamlı olduğu dönemden de bahsetmiyorum. Atari zamanındaki One-on-One basketball oyunu için de aynı durum geçerliydi. Ancak yine de bu türün gelişimini takip etmeyi seviyorum. Bence spor oyunları arasında görsellik adına futbola göre daha fazla gerçekçilik sundukları kesin. Hele ki NBA 2K serisi bu türün en iyi örneği desem herhalde yanlış olmaz.

Hele ki 2K17, basketbol tutkunlarının bile nefesini kesecek kadar detaylı hazırlanmış tam anlamı ile eksiksiz bir basketbol simülasyonu olmuş. 2K16 sahiplerinin, daha üzerine ne koymuş olabilirler ki dediklerini duyar gibi olabiliyorum. Ama yeni oyundaki MyGM ve MyLeague modlarındaki muhteşem detaylar size bu oyunu aldırmak için yeterli olacaktır. Oyunun sinematikleri ve hikâyeye odaklı yapısı boyutunu yine 50GB'ın üzerine çıkartıyor ama 2K17'de artık odak yeniden saha içine çevrilmiş. MyCareer modu aynen yerinde duruyor. Asıl yapılan yenilikler ve değişiklikler ise ağırlıklı olarak diğer alanlarda yer alıyor.

MyGM ve MyLeague modları bu oyunu almak için en iyi neden!
Oyunun MyGM ve MyLeague modları her zamankinden de muhteşem bir şekilde geri dönmüş durumda ve bu muhteşemlik de "League Expansion" olayı ile başlıyor. Kısaca "ligin genişlemesi" olarak adlandırılabilecek olan bu durum, takım sayısını şu anki 30 rakamından 36'ya kadar çıkartarak bir lige başlayabileceğiniz veya siz sezonları geçerken ligin otomatikman genişlemesi anlamına geliyor.

Eğer ligi genişleterek başlayacaksanız çeşitli seçenekler söz konusu. Bir takımı logosu, ismi, forması, hatta salonunun tasarımı ve saha çizgilerine kadar en baştan yaratabiliyor, Visual Concepts'in oldukça özenli hazır takımlarından birini seçebiliyor ya da 2K17 oyuncularının yarattığı takımları indirip MyGM veya MyLeague'e ekleyebiliyorsunuz.

Fenerbahçe'siz bir basketbol oyunu düşünülebilir mi?
Oyunda bu sene 16 Euroleague takımı (Ve evet Fenerbahçe, Galatasaray Odeabank, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş da bu takımlara dahil.) ve 5 adet de Eurocup takımı bulunuyor. Bu takımların kadroları geçen seneki halleriyle oyunda bulunuyor. Oyunun saha içi tarafı da yine elden geçirilmiş ve oyuncuların yön hareketlerine verdiği tepkiler, potaya devrilmeleri ve özellikle de ikili oyunları oynamak tam bir keyif haline gelmiş durumda. Visual Concepts ortaya bir başyapıt çıkartmış ve ortaya koydukları şey "mükemmel" sıfatını fazlasıyla hak ediyor.

Forza Horizon 3 - İnceleme - Xbox One

95/100, Xbox ONE/PC, Playground Games - Bir Xbox One sahibi olduğum için ne kadar şanslıyım diyebileceğiniz yarış oyunu!


Kim ne derse desin bazı oyunlar konsolda daha iyi oynanıyor. Futbol ve yarış oyunları da bence bunların başını çekiyor. Özellikle yarış oyunlarında  elde edilen grafik kalitesi ve ihtiyaç duyulan akıcılığı bir PC'de elde etmek için harcayacağınız miktarı düşündüğünüzde konsol hem pratik hem de ekonomik kalıyor. Diğer taraftan zaten PC sahipleri, çok güçlü donanımlara sahip olsalar da konsollara exclusive olan PS4 tarafında Gran Tourismo ile Xbox tarafındaki Forza'ya ulaşamıyorlardı.

Ama bu durum dünyanın en iyi yarış oyunlarından biri için değişmek üzere. Köşemi takip edenler hatırlayacaklardır. Forza 6'yı da daha önce Xbox One üzerinde oynama ve inceleme şansı bulmuştum. Kullanabileceğiniz araç sayısı, araç fizikleri, hava koşullarının sürüşe etkisi ile oynadığım en iyi ve en gerçekçi yarış simülasyonu idi. Hala da oynamaya devam ediyorum.

Microsoft'un yeni oyunu Forza Horizon 3 ise sizi pistlerden dışarı çağırıyor. Forza 6'daki 400'e yakın aracı ve bunlara ek olarak pistlerin dışında olduğunuz göz önüne alınırsa arazi araçları ve buggy'leri  Avustralya’nın uçsuz bucaksız topraklarında Surfers Paradise’dan Byron Bay’e, Yarra vadisinden Outback’e kadar uzanan, devasa boyutta bir haritada kullanma şansı bulabiliyorsunuz. Bu harita Forza Horizon 2'nin neredeyse iki katı.

Motorsport 6 ne kadar simülasyon ise Horizon 3 de o kadar arcade bir oyun
Horizon serisi, Motorsport serisinden farklı olarak Arcade bir oyun. Eğer siz de benim gibi uzun süre Forza 6 oynadıysanız temkinli sürüş tarzından kurtulmanız gerektiği söyleyeyim. Kısacası freni unutun :) Zaten spor arabanız ile kumsalda ve suyun içinde gitmeye başlayıp, kestirme için uçurumdan açağı uçup devam ettikten sonra bu huyunuzdan vazgeçip kendinizi oyunun eğlencesine bırakıyorsunuz. Aynı Forza 6’da olduğu gibi aracınızın ön, arka kanat tasarımını değiştirip lastik tipinden aracın rengine kadar tüm detaylar ile dilediğiniz kadar oynayabiliyorsunuz. Oyun bir senaryo üzerinden ilerlediği için ilk başlarda size araç konusunda çok fazla seçenek sunmasa da bir süre sonra garajınıza istediğiniz aracı ekleyip alıştığınız tarzda yarışlar yapmanıza da imkan tanıyor.

En iyi yarış oyunu olmaya aday ve PC sahipleri de artık oynayabilecek
Daha çok arcade tarzda bir oyun olduğu için sürüşte dış araç görünüşünü tercih ediyorsunuz. Playground da bundan yola çıkarak kokpit görüntülerindeki detaylarını biraz azaltmış. Ancak onun dışında güneş batımından yağmur efektlerine kadar oyuncuta inanılmaz bir görsel şölen sunuluyor. Avustralya'nın müthiş manzarasını seyrederken yarışamayabilirsiniz. Mükemmel bir yarış oyunu. Daha da iyisi artık PC sahipleri de bu oyunu oynayabilecek.

PES 2017 - İnceleme - Xbox One

90/100, Xbox ONE/PC/PS4, Konami - Biliyorum yıllardır FIFA oynuyorsunuz ama PES geri döndü a dostlar :)


İncelemeye bir itiraf ile başlayayım.Ben aslında uzun süredir FIFA'cıyım :) 2010 öncesi PES oynardım ama o eğlendiğim oyun tarzını kaybedince bıraktım ve o zamanlar daha ciddi bir futbol simülasyonu olarak görsem de FIFA'ya geçtim. Üstelik tüm takımlar da lisanslı olarak vardı. FIFA her yıl üzerine sürekli bir yenilik ekleyip büyüdü durdu. Daha geçtiğimiz sene ben de herkes gibi PES, pes etmeli diye düşünürken FIFA 17, bu sene bir de üzerine, Frostbite grafik motoru ile çok daha iyi bir görsel şölen eklemiş. Ayrıca yepyeni bir Hikaye (Story) moduna da sahip.

Ama sonra PES 2017'yi oynadım ve gördüm ki PES, uzun yıllar sonra tekrar bir güneş gibi doğuyor. O özlediğim eğlenceli oyun tarzı geri gelmiş ve oynanış gerçekten FIFA'dan daha iyi. Elbette resmi takımlar sizin için önemliyse FIFA hala tepede. Ama PES ek olarak bu sene daha hatasız bir simülasyon sunuyor. En büyük yeniliklerden birisi iki tarafın oyuncularının da sahada yaptığınız hareketlere verdiği tepkilerde yatıyor. Daha akıllıca koşular yapıyorlar ve pas verebileceğiniz daha akılcı boş alanlara kaçıyorlar.

Oyuncular elbette hata yapıyorlar ve gerçek hayattaki isimlerin bireysel yeteneklerine sahipler ama yapay zeka oyunda gerçekten iyi çalışıyor. Artırılmış top kontrolü sayesinde oyuncu geçmeler ve ikili mücadeler size daha fazla zevk veriyor. Hakemin dahil olduğu pozisyonlarda takım arkadaşlarınızın laf dalaşına girmesi ve atışmasını izlemek de oldukça eğlenceli. Bu arada hakemler  daha önceki oyunlara göre biraz daha sert ama yine de kart göstermekte ve penaltılarda oldukça adil davranıyorlar.  Konami kaleci teknolojisini de oldukça geliştirmiş. Etkileşimi yüksek seyirci ise duruma çok iyi tepki verse de maç yorumları bence hala yeterli değil.

Oyun modları hala yeterli değil ama takımı yönetmek çok daha kolaylaşmış
O kadar olumlu şeyin ardından oyun modları nda ne yazık ki FIFA'nın özellikle Story modu karşısında yetersiz kalıyor. Transfer sistemi ise bir miktar geliştirilmiş ve artık bütçenizi daha kolay yönetebiliyorsunuz. Ayrıca Pause menüsünde taktik değiştirmek de oldukça kolaylaştırılmış ve bunlar d-pad tuşlarına atanabiliyor. PES bu sene daha çok daha gerçekçi bir oyun yaratma üzerine yoğunlaşmış.

Konami, takım kadroları ve isimlerini  düzenlemeye artık izin veriyor
Çok fazla olmasa da Liverpool, Arsenal, Borussia Dortmund, Barcelona ve Türkiye'den de Beşiktaş gibi bazı takımların lisansları alınmış.  Gerçi Konami, PES 2017'de kadroları ve takım isimleri düzenlemeye de olanak sunarak bir nevi FIFA lisansını da atlatmış. Dolayısıyla USB üzerinden de güncelleme imkanı ile yakın zamanda çıkacak bu düzenlemeleri fan sitelerinden indirip rahatlıkla yükleyebileceksiniz. PES 2017 bu senenin galibi olmaya aday. Bence 2008 sonrasında tekrar bir şans vermeye değer.

Mahmut Karslıoğlu
Takip Edin