5 Mayıs 2008
Kapatın Televizyonları! KANSEROJEN!
Televizyonda yayınlanan bazı programların "kanserojen!" etkisi yaptığı açık..
Birkaç kez şansızlığımdan olsa gerek sabahları bir profesör, meraklı hanım/magazin editörü arasındaki "ne sağlıklı, ne değil" şeklindeki TV programlarına denk geldim. Profesör coşmuş "X? KANSEROJEN! Y? KANSEROJEN! Z? KANSEROJEN!" diye (Ünlem işaretleri ciddi ciddi vardı, köpürmüş) Program sonunda kanserojen olmayan bir ben kaldım, ondan bile şüphe etmeye başladım program sonunda. Vay anam vay... Özetlemek gerekirse, üstünüzde başınızda ne varsa çıkarın, çırılçıplak kalın, gidin ıssız bir adaya yerleşin, kanserojen maddelerden "belki" uzak durabilirsin. Ha bir dakka üstünüzden uydu dalgaları geçebilir. Kurtuluşunuz yok yani direk kansersiniz.
"Onu mu yesem bunu mu yesem, aaa o kanserojen, şu kanserojen, olmaz" şeklindeki stresiniz ve o program yaptığı stres kadar; dünyadaki tüm kanserojen maddeleri alsanız kendi sağlığınıza daha büyük bir hasar veremezsiniz gibi geldi bir an.
Ben iki kez denk geldim, ama duyduğuma göre hergün varmış aynı şiddetteki "sohbetler"... Şimdi diyeceksiniz ki bunun "teknoloji sitesinde" ne yeri var?
Yine bugünlerde bir haber bülteninde ve programda, Profesör (aynısı değil) çıkmış diyor ki: "Kablosuz internet KULLANMAYIN!" (dan diye ekrana vuran bir yazıyla) Ekliyor profesör "Benim çok güvenilir bir araştırma kaynağımdan aldığım bilgiye göre" (gerçi zaten üniversitelerimizde araştırılmasını beklemiyordum ya böyle bir şeyin, halleri malum; Wikipedia mı acaba?) "Beyin kanseri olursunuz. Benim torunum geldiğinde bizim evde internet kesilir"
Hadi diyelim bizim evde de kablosuz interneti kestik, odamdan çeken geri kalan 16 kablosuz ağ, 99 radyo kanalı frekansı, 25 TV kanalı frekansı n’olacak? Yine üstteki gibi "ölelim o zaman" durumuna döndük.
Burada bu profesörlerimiz alınmasın. Onlara herhangi bir kastım veya bilgilerinden şüphe ettiğim gibi bir şey yok ama kaynaklarından şüpheliyim. Gerçi çoğu TV izleyicisi kaynağını merak etmeden hemen benimser bir çok konuşulanı... Lakin, bizim gibi meraklılar da oluyor soracak kadar kaynağı...
Şimdi gelelim etkilerine, tabii ki her elektro manyetik dalga ufak veya büyük insan üzerinde etkili olabilir, ama insan sağlığına zararlı mı veya hangisi ne derecede zarar veriyor henüz bilim adamları dahi birbiriyle anlaşabilmiş değil, bırakın kesin sonuç kısmını. Yararlı denen sebzeler, meyveler; ertesi gün zararlı denilebiliyor. Ama kablosuz ağlar hakkında bakınız Dünya Sağlık Örgütü raporları ne diyor..
W.H.O (World Health Organisation) raporlarında tüm EMF dalgalarının Elektro Manyetik HyperSensitivity hastaları için kanserojen olabileceği ihtimalinden söz ediliyor. İhtimal kelimesiyle de bu konuda çok az vaka incelenebildiğini belirtiliyor.
http://www.who.int/mediacentre/fact...ts/fs304/en/ adresinde okuyabileceğiniz raporda ise, sonuç olarak da "Etkileme seviyeleri standartlardan çok daha düşük olan RF cihazların ve kablosuz ağların, bugüne kadar yapılan araştırmalarda sağlığı olumsuz yönde etkileyebilecek herhangi bir bilimsel bulguya rastlanmadığı" da belirtiliyor.
Daha teknik anlatmak gerekirse IEEE standardı nerdeyse tüm cihazlarda bulunuyor. Bu standarda göre insanın maruz kalabileceği Radyo Frekansı Manyetik alan güvenlik sınırları 3khz – 300 GHz arası... Yani sağlık tehlikesi sınırı 300 GHz, gariban kablosuz ağlar ise yalnızca 2.4 Ghz, sınırın 100’de birinden de düşük.
Bu konuda bir diğer yanıt Health Canada'dan okul içinde kablosuz ağı yasaklayan Lakehead Üniversitesi'ne geliyor. Health Canada'nın raporunda , kablosuz cihazların insanların sağlığını riske attığı ama bunun kablosuz teknolojilerden değil, bu kablosuz teknolojileri kullanırken, dikkatsizlikten meydana gelen trafik kazalarını gösteriyor. Bu haber için de buraya tıklayabilirsiniz. Gerçi bu hayati riskler bir başka blog yazıma denk geliyor.
Tabii ki karşıt görüşler mevcut NTV'nin haberindeki doktor görüşleri gibi. Lakin bahsi geçen Uluslararası Kanser Araştırma Enstitüsünün 2008 rapor güncellemesinde 6000 denekten kayda değer bir sonuç alınamadığı, RF'nin daha yüksek seviyelere çıkarılıp tekrar denenmesi gerektiği belirtilmiş. Yani zorla insan limitinin üstüne çıkarması deneniyor. (Bu rapor cep telefonu üzerine hatta). Ayrıca yine aynı yazıda bahsi geçen ve karşı çıktığı iddia edilen İngiliz Sağlığı Koruma Örgütü ise WLAN'lar için üreticiler mevcut standartlara uyduğu takdirde herhangi bir sağlık tehlikesi olmadığını sitesinde belirtmiş.
Doğal olarak WLAN da bu cadı avından nasibini alıyor. Yani sayın Profesör'ün, evde kimse internet kullanmıyorsa zaten torunları geldiği esnada, interneti kesmesine gerek yok; televizyonu , buzdolabını veya açık kalan müzik setini, hatta varsa florasanlarını da kapatmalı.
Sorun o ya da bu değil, ama son zamanlarda "ÖLECEKSİNİZ! KANSER OLACAKSINIZ! GEBERECEKSİNİZ!" gibi "korkuya" yönelik bir hayli program beni oldukça rahatsız ediyor. Tabi TV kanallarının rating peşinde olduğu bir gerçek ve "korku ratingi" en şekillisi. Bana daha önceleri "Bilgisayar oyunları şiddete teşvik ediyor, öldürüyor çocukları aman sakın!" tadındaki haberleri hatırlattı. Ama bu kanserojen programlarındaki artış bir hayli kafa karıştırıcı. Bazen keşke Cenk gibi olabilsem diyorum, adam 3 ayda bir TV açıyormuş...
YOUTUBE? KANSEROJEN! ... Birileri inanmıştır kesin...
"Onu mu yesem bunu mu yesem, aaa o kanserojen, şu kanserojen, olmaz" şeklindeki stresiniz ve o program yaptığı stres kadar; dünyadaki tüm kanserojen maddeleri alsanız kendi sağlığınıza daha büyük bir hasar veremezsiniz gibi geldi bir an.
Ben iki kez denk geldim, ama duyduğuma göre hergün varmış aynı şiddetteki "sohbetler"... Şimdi diyeceksiniz ki bunun "teknoloji sitesinde" ne yeri var?
Yine bugünlerde bir haber bülteninde ve programda, Profesör (aynısı değil) çıkmış diyor ki: "Kablosuz internet KULLANMAYIN!" (dan diye ekrana vuran bir yazıyla) Ekliyor profesör "Benim çok güvenilir bir araştırma kaynağımdan aldığım bilgiye göre" (gerçi zaten üniversitelerimizde araştırılmasını beklemiyordum ya böyle bir şeyin, halleri malum; Wikipedia mı acaba?) "Beyin kanseri olursunuz. Benim torunum geldiğinde bizim evde internet kesilir"
Hadi diyelim bizim evde de kablosuz interneti kestik, odamdan çeken geri kalan 16 kablosuz ağ, 99 radyo kanalı frekansı, 25 TV kanalı frekansı n’olacak? Yine üstteki gibi "ölelim o zaman" durumuna döndük.
Burada bu profesörlerimiz alınmasın. Onlara herhangi bir kastım veya bilgilerinden şüphe ettiğim gibi bir şey yok ama kaynaklarından şüpheliyim. Gerçi çoğu TV izleyicisi kaynağını merak etmeden hemen benimser bir çok konuşulanı... Lakin, bizim gibi meraklılar da oluyor soracak kadar kaynağı...
Şimdi gelelim etkilerine, tabii ki her elektro manyetik dalga ufak veya büyük insan üzerinde etkili olabilir, ama insan sağlığına zararlı mı veya hangisi ne derecede zarar veriyor henüz bilim adamları dahi birbiriyle anlaşabilmiş değil, bırakın kesin sonuç kısmını. Yararlı denen sebzeler, meyveler; ertesi gün zararlı denilebiliyor. Ama kablosuz ağlar hakkında bakınız Dünya Sağlık Örgütü raporları ne diyor..
W.H.O (World Health Organisation) raporlarında tüm EMF dalgalarının Elektro Manyetik HyperSensitivity hastaları için kanserojen olabileceği ihtimalinden söz ediliyor. İhtimal kelimesiyle de bu konuda çok az vaka incelenebildiğini belirtiliyor.
http://www.who.int/mediacentre/fact...ts/fs304/en/ adresinde okuyabileceğiniz raporda ise, sonuç olarak da "Etkileme seviyeleri standartlardan çok daha düşük olan RF cihazların ve kablosuz ağların, bugüne kadar yapılan araştırmalarda sağlığı olumsuz yönde etkileyebilecek herhangi bir bilimsel bulguya rastlanmadığı" da belirtiliyor.
Daha teknik anlatmak gerekirse IEEE standardı nerdeyse tüm cihazlarda bulunuyor. Bu standarda göre insanın maruz kalabileceği Radyo Frekansı Manyetik alan güvenlik sınırları 3khz – 300 GHz arası... Yani sağlık tehlikesi sınırı 300 GHz, gariban kablosuz ağlar ise yalnızca 2.4 Ghz, sınırın 100’de birinden de düşük.
Bu konuda bir diğer yanıt Health Canada'dan okul içinde kablosuz ağı yasaklayan Lakehead Üniversitesi'ne geliyor. Health Canada'nın raporunda , kablosuz cihazların insanların sağlığını riske attığı ama bunun kablosuz teknolojilerden değil, bu kablosuz teknolojileri kullanırken, dikkatsizlikten meydana gelen trafik kazalarını gösteriyor. Bu haber için de buraya tıklayabilirsiniz. Gerçi bu hayati riskler bir başka blog yazıma denk geliyor.
Tabii ki karşıt görüşler mevcut NTV'nin haberindeki doktor görüşleri gibi. Lakin bahsi geçen Uluslararası Kanser Araştırma Enstitüsünün 2008 rapor güncellemesinde 6000 denekten kayda değer bir sonuç alınamadığı, RF'nin daha yüksek seviyelere çıkarılıp tekrar denenmesi gerektiği belirtilmiş. Yani zorla insan limitinin üstüne çıkarması deneniyor. (Bu rapor cep telefonu üzerine hatta). Ayrıca yine aynı yazıda bahsi geçen ve karşı çıktığı iddia edilen İngiliz Sağlığı Koruma Örgütü ise WLAN'lar için üreticiler mevcut standartlara uyduğu takdirde herhangi bir sağlık tehlikesi olmadığını sitesinde belirtmiş.
Doğal olarak WLAN da bu cadı avından nasibini alıyor. Yani sayın Profesör'ün, evde kimse internet kullanmıyorsa zaten torunları geldiği esnada, interneti kesmesine gerek yok; televizyonu , buzdolabını veya açık kalan müzik setini, hatta varsa florasanlarını da kapatmalı.
Sorun o ya da bu değil, ama son zamanlarda "ÖLECEKSİNİZ! KANSER OLACAKSINIZ! GEBERECEKSİNİZ!" gibi "korkuya" yönelik bir hayli program beni oldukça rahatsız ediyor. Tabi TV kanallarının rating peşinde olduğu bir gerçek ve "korku ratingi" en şekillisi. Bana daha önceleri "Bilgisayar oyunları şiddete teşvik ediyor, öldürüyor çocukları aman sakın!" tadındaki haberleri hatırlattı. Ama bu kanserojen programlarındaki artış bir hayli kafa karıştırıcı. Bazen keşke Cenk gibi olabilsem diyorum, adam 3 ayda bir TV açıyormuş...
YOUTUBE? KANSEROJEN! ... Birileri inanmıştır kesin...
Toplam 3617 kez okundu.
Oyla:
En Düşük
En Yüksek
YORUMLAR
Toplam 9 yorum
Fattur yazmış:
ne diyeyim bende bıkmıştım bu tip adamlardan(x zararlı y zararlı) nerdeyse hemen herşey zararlı olacak(örn oturup kalkmak bile :D)
Bu açıklama iyi olmuş bidaha laf atanların gözüne gözüne tutarım bu yazıyı :D
Bu açıklama iyi olmuş bidaha laf atanların gözüne gözüne tutarım bu yazıyı :D
| 16 Temmuz 2008 Çarşamba, 22:14 | ![]() | ![]() |
CHIP Online Ziyaretçisi yazmış:
değerlendirmeyi salt düşünme ile yapmak çok yalnış. aynı bir adet sigaranın ne zararı varı savunmaya benziyor. tehlikeye uzun süreçte bakarsanız zararı kesinlikle çıkacaktır. sadece wi fi ağları değil baz istasyonları ve diğer manyetik ağlar içinde durum aynı. bilime çok ta inanılmaz artık. ticari işler çok ön planda. kimse uzun süreçte ne oluru bilmiyor. anlık risk yoksa yola devam.hatta bu yüzden de birçok ilacın keşfedilmeyen tehlikeleri sonra çıkıyor. cips ve margarinlerin insan vücüdu üzerindeki geri getirilemez hasarları ile ilgili birçok makale mevcut. ama ticari hayat bunların hepsini gölgeleyebiliyor. örneklendirmeyi daha da arttırabiliriz... netice de bilime güvenme bilimsiz de kalma hesabı. en azından çocuklarımız için bu tür işlerden uzak kalmalıyız. onların vücudu bu tür dalgalara karşı aşırı geçirgen. onların hayatını zar atmaya kimse değişmez sanırım.
| 20 Mayıs 2008 Salı, 14:49 | %50 | ![]() | ![]() | %50 |
CHIP Online Ziyaretçisi yazmış:
Doğal hayata gereğinden çok fazla müdahele var.
Dünya yaşanmaz hale geliyor neredeyse.
TV programında söylenenlerden korktuğunuz için söylenenler aleyhinde yorumda bulunmuşsunuz.
Korkuyorsunuz çünkü kansere sebep olabileceği söylenen şeylerin yo
oğun olarak etsikisi altında olduğunu söylemişsiniz.
Kablosuz cihazların yayın frekansının canlılar üzerinde hiç bir zararı yoktur deseydi, hiç endişelenmeyecek, korkmayacaktınız ve kafanız rahat bir şekilde bunu düşünmeden ve hiç bir önlem almadan bol bol bu ışınlara maruz kalacaktınız.
ileriki yaşlarda bundan dolay bazı rahatsızlıklar yaşayacak ama sebebini bilemeyecektiniz.Sadece size hastalığınız şu, diyecekler.
Doğal karşılanacak, artık sık karşılaşılan bir rahatsızlık olacak, normaldir diyecekler, bu yaşlarda genelde bir çok insanda görülür denecek.
Ama hiç de doğal sebeplerle gelişen bir rahatsızlık olmayacak aslında.
Doğal olmayan ,insan yapımı , çevre ve canlı sağlığı düşünülmeden geliştirilmiş ve kullanıma sokulmuş teknolojinin bir yan etkisidir aslında.
"Ben, bu tür teknoloji kullanımı hakkında olumsuz şeyler söyleyip bizleri korkutan insanlardan memnun değilim, çünkü beni korkuttu, öyleyse bu programlar yasaklansın , birdaha bu insanlar böyle korkutucu şeyler söylemesin " demek, "başımızı kuma gömmektir" tabiri caiz ise.
"Büyük depremden sonra , bilim adamlarının yaptığı açıklamalarda bir sonraki büyük depremin kuzey anadolu fay hattı üzerinde marmara denizi kuzeyinde istanbula yakın bir bölgede olabileceği tahmini yapılırken, birileri bundan korkmuş ve bilim adamına hocam şu fay hattını güneye kaydırsanız iyi olur demişti.(tabi kağıt üzerinde)"
Çünkü bu açıklama çıkarına ters düşmüştü (artık ne çıkarı varsa ???)
Belki o bölgeye yakın arsası, kiralık daireleri vs. vardı ve değerinin düşmesinden korktu.
TV de söylenenlere katılıyorum.
Mikrodalga fırınların çalışma frekansı 2.4 Ghz. ile 3 GHz. arasında.
Kullandığınız ve çevrenizdede yoğun olarak bulunduğunu söylediğiniz kablosuz ağların frekansı ve mobil cihazların bir çoğu da bu frakans aralağında haberleşiyor.
Bu frakans bandı yapısal değişikliğe sebep olan iyonlaştırıcı elektronmanyetik ışıma bandında bulunmamakla bereber ,
uzun süre bu ışımaya maruz kalındığında zararlı olacağını bilimadamları söylüyor.
Kanser vakalarında yoğun artış var.
Sağlık hizmetleri ise yetersiz ve çok pahalı.
Yapılacak tek şey hasta olmamak.
Hep hastalık ve ölüm için çalışılıyor bilerek yada bilmeden.
Birilerinin de yaşatmak için çalışması lazım.
Yapabildiği tek şey uyarmak ise bırak uyarsın.
Bizlerde tedbirimizi alalım , alabiliyorsak, alabildiğimiz kadar.
ki hasta olmayalım.
Aksi takdirde bir çok hastalığın çaresi yok, varsa da herkez için yok.
ama tedbir almanın da garantisi yok.
Trafik kazası gibi.
Sen mükkemel kullan arabayı , tüm trafik kurallarına mükkemelen uysanda, bir anda sarhoşun biri trafikte şeridinden çıkar gelir seni bulur.
Dünya yaşanmaz hale geliyor neredeyse.
TV programında söylenenlerden korktuğunuz için söylenenler aleyhinde yorumda bulunmuşsunuz.
Korkuyorsunuz çünkü kansere sebep olabileceği söylenen şeylerin yo
oğun olarak etsikisi altında olduğunu söylemişsiniz.
Kablosuz cihazların yayın frekansının canlılar üzerinde hiç bir zararı yoktur deseydi, hiç endişelenmeyecek, korkmayacaktınız ve kafanız rahat bir şekilde bunu düşünmeden ve hiç bir önlem almadan bol bol bu ışınlara maruz kalacaktınız.
ileriki yaşlarda bundan dolay bazı rahatsızlıklar yaşayacak ama sebebini bilemeyecektiniz.Sadece size hastalığınız şu, diyecekler.
Doğal karşılanacak, artık sık karşılaşılan bir rahatsızlık olacak, normaldir diyecekler, bu yaşlarda genelde bir çok insanda görülür denecek.
Ama hiç de doğal sebeplerle gelişen bir rahatsızlık olmayacak aslında.
Doğal olmayan ,insan yapımı , çevre ve canlı sağlığı düşünülmeden geliştirilmiş ve kullanıma sokulmuş teknolojinin bir yan etkisidir aslında.
"Ben, bu tür teknoloji kullanımı hakkında olumsuz şeyler söyleyip bizleri korkutan insanlardan memnun değilim, çünkü beni korkuttu, öyleyse bu programlar yasaklansın , birdaha bu insanlar böyle korkutucu şeyler söylemesin " demek, "başımızı kuma gömmektir" tabiri caiz ise.
"Büyük depremden sonra , bilim adamlarının yaptığı açıklamalarda bir sonraki büyük depremin kuzey anadolu fay hattı üzerinde marmara denizi kuzeyinde istanbula yakın bir bölgede olabileceği tahmini yapılırken, birileri bundan korkmuş ve bilim adamına hocam şu fay hattını güneye kaydırsanız iyi olur demişti.(tabi kağıt üzerinde)"
Çünkü bu açıklama çıkarına ters düşmüştü (artık ne çıkarı varsa ???)
Belki o bölgeye yakın arsası, kiralık daireleri vs. vardı ve değerinin düşmesinden korktu.
TV de söylenenlere katılıyorum.
Mikrodalga fırınların çalışma frekansı 2.4 Ghz. ile 3 GHz. arasında.
Kullandığınız ve çevrenizdede yoğun olarak bulunduğunu söylediğiniz kablosuz ağların frekansı ve mobil cihazların bir çoğu da bu frakans aralağında haberleşiyor.
Bu frakans bandı yapısal değişikliğe sebep olan iyonlaştırıcı elektronmanyetik ışıma bandında bulunmamakla bereber ,
uzun süre bu ışımaya maruz kalındığında zararlı olacağını bilimadamları söylüyor.
Kanser vakalarında yoğun artış var.
Sağlık hizmetleri ise yetersiz ve çok pahalı.
Yapılacak tek şey hasta olmamak.
Hep hastalık ve ölüm için çalışılıyor bilerek yada bilmeden.
Birilerinin de yaşatmak için çalışması lazım.
Yapabildiği tek şey uyarmak ise bırak uyarsın.
Bizlerde tedbirimizi alalım , alabiliyorsak, alabildiğimiz kadar.
ki hasta olmayalım.
Aksi takdirde bir çok hastalığın çaresi yok, varsa da herkez için yok.
ama tedbir almanın da garantisi yok.
Trafik kazası gibi.
Sen mükkemel kullan arabayı , tüm trafik kurallarına mükkemelen uysanda, bir anda sarhoşun biri trafikte şeridinden çıkar gelir seni bulur.
| 17 Mayıs 2008 Cumartesi, 19:09 | %0 | ![]() | ![]() | %100 |
mor_enginar yazmış:
Bilmem hatırlar mısınız ama ilk ciktiginda infrared ısıtıcılar halk arasında UFO olarak bilinen ısıtıcılara da KANSEROJEN demislerdi.Fakat ne hikmetse hastahanelerin %80'inde var :))
| 06 Mayıs 2008 Salı, 16:12 | %33 | ![]() | ![]() | %67 |
Selçuk İslamoğlu yazmış:
Bir kez daha belirtmek istiyorum, eğer güvenilir bilimsel bir kaynaktan (haber siteleri veya X doktor böyle dedi şeklinde değil, direk araştırma kurumunun detayları ve araştırmanın nasıl yapıldığına dair bilimsel rapor ve sonuçlar) anti-tez verebilirseniz (ki ben araştırma sonuçlarının direk güvenilir sitelerinden linklerini verdim) o zaman sağlıklı tartışabiliriz. Yoksa sadece "Ama ama benim inandığım kaynağa hakaret ettiniz" gibi yorumları dikkate almadığımı belirteyim. Keza böyle yorumların "Çarşamba günü tırnak kesmek günahtır" vaazı veren birinin görüşlerinden farklı olmaz.
Şunu da ekleyeyim, EMF dalgaları korunaksız veya kalitesiz diğer elektronik cihazları etkiler (örneğin, korunaksız taşıma araçları, anti-EMF sistemi olmayan kalp pilleri veya hassas elektronik aletler vs.) Sonuçta eğer böyle hayati önem taşıyan bir yerdeyseniz, cihazların-başka cihazları etkilememesi açısından bu tür kablosuz cihazları veya cep telefonlarını kullanmamanızda fayda var.
Sonuç olarak: Zeytinyağı sağlığa yararlıdır. Ama salatanıza bir öğünde 2 litre zeytinyağı dökmek zararlıdır. Balık faydalı bir besindir ama her öğün balık yemek bir süre sonra balıktaki toksik maddelerin vücudunuzda daha fazla birikmesine yol açar. Yani zararlıdır. EMF yararlı bir şey değildir. Ama zararlı da değildir. Tabii ki, 200 tane cep telefonunun aynı anda çalıştığı bir 10 metre karelik bir yerde sürekli durursanız o ayrı. Yani bahsettiğim konu sınırlar dahilindedir.
Sorun şurda ki, çevremizdeki hemen her EMF cihazdan milyonlarca kez daha fazla EMF üreten bir yerde yaşıyoruz. Kuzey ve Güney kutupları ve adı Dünya...
Şunu da ekleyeyim, EMF dalgaları korunaksız veya kalitesiz diğer elektronik cihazları etkiler (örneğin, korunaksız taşıma araçları, anti-EMF sistemi olmayan kalp pilleri veya hassas elektronik aletler vs.) Sonuçta eğer böyle hayati önem taşıyan bir yerdeyseniz, cihazların-başka cihazları etkilememesi açısından bu tür kablosuz cihazları veya cep telefonlarını kullanmamanızda fayda var.
Sonuç olarak: Zeytinyağı sağlığa yararlıdır. Ama salatanıza bir öğünde 2 litre zeytinyağı dökmek zararlıdır. Balık faydalı bir besindir ama her öğün balık yemek bir süre sonra balıktaki toksik maddelerin vücudunuzda daha fazla birikmesine yol açar. Yani zararlıdır. EMF yararlı bir şey değildir. Ama zararlı da değildir. Tabii ki, 200 tane cep telefonunun aynı anda çalıştığı bir 10 metre karelik bir yerde sürekli durursanız o ayrı. Yani bahsettiğim konu sınırlar dahilindedir.
Sorun şurda ki, çevremizdeki hemen her EMF cihazdan milyonlarca kez daha fazla EMF üreten bir yerde yaşıyoruz. Kuzey ve Güney kutupları ve adı Dünya...
| 06 Mayıs 2008 Salı, 10:23 | ![]() | ![]() |
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan CHIP Online sorumlu değildir.
Lütfen bu bölüme sadece yorumlarınızı yazın. Teknik yardıma ihtiyaç duyduğunuz konuları lütfen forumda ilgili bölüme veya Uzmanına Sorun bölümümüze yazın, yanıtınızı çok daha sağlıklı ve hızlı olarak alabilirsiniz
|
|
||
|
|
![]() |
|
![]() |
||
SELÇUK İSLAMOĞLU
Selçuk İslamoğlu önceki yazılar:
- Türkiye'de mobil internet yalan..
- Devir paylaşma devri ama..
- Tarayıcı savaşları çok klişe bir başlık
- iPhone 3G ucuz mu? Kim demiş?
- Sitemizi neye, kime göre yapacağız?
- Kapatın Televizyonları! KANSEROJEN!
- Bu kişiyi listenize eklemek için tıklayın
- Eski köye yeni adet..
- Çekirge sürüleri
- PC Sorunlarına ilk bakış
Selçuk İslamoğlu-Arşiv
- 2008 Temmuz
- 2008 Haziran
- 2008 Mayıs
- 2008 Nisan
- 2008 Mart
- 2008 Ocak
- 2007 Aralık
- 2007 Kasım
- 2007 Ekim
- 2007 Eylül
- 2007 Nisan
- 2007 Mart
- 2007 Şubat
- 2007 Ocak
- 2006 Aralık
- 2006 Temmuz
- 2006 Haziran
- 2006 Mayıs
- 2006 Nisan
- 2006 Mart
CHIP Online'da Bugün
Son Eklenen Haberler ve Makaleler
- Centrino 3'ün sır perdesi aralanıyor
- Nokia'nın iPhone katili ne zaman gelecek?
- LG'nin Scarlet LCD TV'leri mahkemelik oldu!
- Numara taşınabilirliğinde sona geliniyor!
- YouTube'un en dişli rakibi Çin'den: Youku
- Retro Space: Core 2'li arcade makinesi
- Inspiron 910: Dell'in minisi yarın çıkabilir!
- Intel QX9300: Laptoplar'a dört çekirdek gücü
- XP için ücretsiz kenar çubuğu güncellendi
- Windows görünümlü işletim sistemleri
Günün Tam Sürüm Programı
Her gün tam sürüm bir yazılım
CHIP Online ve GiveAwayOfTheDay işbirliği ile, her gün ücretsiz bir tam sürüm yazılımınız var! Bugünün ücretsiz tam sürüm yazılımını indirmek için aşağıdaki Hemen İndirin'e tıklayın.
En Çok Okunan Haberler
Bu haftanın en çok okunan haberleri
- 1Windows XP'den "mavi ekran" şovu!
- 2IE düşüyor, Vista yerinde sayıyor
- 3Pekin Olimpiyatları'na damga vuran mayo
- 4Hükümran Senfoni Dünya devlerine kafa tutuyor
- 5Güvenlik devi ESET'e büyük onur
- 6XP için ücretsiz kenar çubuğu güncellendi
- 7Vodafone'dan sonra Turkcell de iPhone dedi
- 8Windows 7 için kaç kişi çalışıyor?
- 9Nokia N85 ve N79: N serisi büyüyor
- 10Casper'dan Gizli Müşteri Ziyaretleri başlıyor
En Çok Okunan Makaleler
Bu haftanın en çok okunan makaleleri
- 1Adım adım: Windows Movie Maker 2
- 2İnceleme: Kaspersky Internet Security 2009
- 3A'dan Z'ye NOD32 Antivirus
- 4Symbian OS ve Windows Mobile düellosu
- 5Özel dosya: Geleceğin Windows'u Midori
- 68 megapiksellik fotoğraf canavarı cep testte
- 7Süper tarayıcıların savaşı:IE, Firefox, Opera
- 8Microsoft damgalı Windows Vista püf noktaları
- 9Haftanın Flash Oyunu: Mouse Avcısı
- 10Ağustos ayının yıldızları
CHIP Online-Galeri
Galeriler, Ürünler ve Duvarkağıtları
CHIP Online ile uzun bir Dünya turu
Hafta sonunu evinde geçirenlere büyük hizmet: Evden dışarı çıkmıyorsanız, dışarısı size gelsin!
Okur Haberleri
Üyelerimizin gönderdiği Teknoloji Haberleri
- Anadolu medeniyetlerine 3D bakış
- HP Mini-Note Eylül'de Türkiye'de
- online browser game!
- Engellenen Siteler icin Bir Boykot Daha
- Bu e-posta'yıda sakın açmayın!
- Türk Telekom'dan yüzde 5 zam
- Red alert 3 nihayet Çıktı,ama şimdilik beta.!
- Bu bilgisayar gerçekten süper!
- Çift Dokunmatik Ekranlı Dizüstü Geliyor!
- Fareler kaybolmuyor
CHIP Dergisi: Ağustos 2008



















