acungil Kişisel Sayfası

Kullanıcı:acungil



acungil: Yorumları (19)

12Sonraki
Blog: Para
Bu sene, Cemal Süreya Şiir Ödülü'ne bir dosya ile başvurdum. Sonuçlarını bekliyorum henüz. O dosyadaki şiirlerden biri yazmaya karar verişimin hikayesini içerir. Seneler önce yazılmıştır bu şiir. Ve haklısınız ben kolay kolay yazmaktan vazgeçemem.

Şiiri okuyunca sanırım sebebi anlaşılır:

Karar

gidip…
yazar olayım bari
yazar olup dolaşayım ellerde

burada böyle yalnız
burada böyle fısıltısız
burada böyle gönülsüz biraz yaşamaya
burada böyle elimde kalem
elimde ucuz bir kurşunkalem
elimde yüreğim
yüreğimin altında defter

gidip yazar olayım bari!
tozlu raflarda yaşlansın kitaplarım
onları öyle yaşlı gördükçe sahaf raflarında
-başkalarının kitaplarını
başkalaşmış
yabancılaşmış
yerini yadırgayan-
hep soğumuştum yazmaktan oysa

ama düşündüm!
konuşmuyor muyuz hiç?
sadece o an için
o an duyan kulaklara
neden fısıltısız konuşmayayım o zaman?
neden satırlarımdan dinlemesin bir dünya kulak?
solgun satırlarımdan
sessiz kelimelerimi?

Mustafa Acungil
30 Kasım 2008 Pazar, 23:12
Blog: Para
İnsanlar başlarına gelenler ve yaşadıklarını değerlendirme konusunda ikiye ayrılırlar:

Olayların tamamen dış güdümlü olduğuna inananlar: Bu kişiler anne babalarını, kardeşlerini, arkadaşlarını, hükümeti, ABD'yi, büyük bir komplo yöneten birilerini, olabilecek ve aklınıza gelebilecek başka kimler varsa onları sorumlu kabul ederler. Kendi yapıp ettiklerinin hayatın akışına hiçbir etkisi yoktur ve olamaz.

Diğer grup insansa, yaşadıklarının üzerinde kendi yapıp ettiklerinin etkisi olduğuna inanırlar. Elbette dış etkenlerin de önemi vardır. Ama kontrol edemedikleri şeylere çok kafa yormazlar. Şikayet etmekle vakit harcamazlar. Kendi yapıp edebildiklerini kontrol ederek, etkileyebildikleri dış faktörleri etkileyerek kendi hayatlarının istediği yönde gitmesini sağlamaya çalışırlar.

Hangi gruptasınız ve hangi grupta olmak istersiniz?

Bir ekonomi otoritesi değilim. Ekonominin sıradan bir insanın anlamayacağı kadar karmaşık bir konu haline getirilmesinin de yanlış olduğunu düşünüyorum. Geleceğimizi belirleyen davranışlarımızdan birine dikkat çekmek istedim.

Marifet iltifata tabiidir demişler. Yazan yazdığının beğenildiğini de duymak istiyor. Gerçi geri beslemelerden yazdıklarımın boşuna olmadığını ve bir yere değdiğini anlıyorum çoğunlukla. Ama yukarıdaki yorum beni çok etkiledi. Bir kişi yazdığım böyle bir yazıyı 'laf olsun Chip'in veritabanı dolsun' diye değerlendiriyorsa, doğru bir şey yapmıyorum demektir.

Yazdıklarımı takip eden arkadaşlar? Siz ne düşünüyorsunuz? Devam edeyim mi?

Yukarıdaki yorumdan sonra, burada yazmaya devam etmek konusunda ikna edilmeye ihtiyacım var.

Mustafa
30 Kasım 2008 Pazar, 16:16
Blog: İlginizi çekebilecek bir facebook grubu
Gelecek Postasıyla, gelecekle çok ilgili bir konu. Toplumumuzun tepkisizliğini aşması, geleceğimiz açısından çok önemli bir konu çünkü.
26 Kasım 2008 Çarşamba, 23:41
Blog: Evrim evrim dedikleri
Kavramlar çok karışıyor. Çoğu durumda bilmeden konuşuyoruz.

Big Bang'i savunanlarla evrimi savunanlar paralel düşünmektedir. Big Bang biyolojik evrimin öncesinde maddenin evriminin (atomlar seviyesine kadar) açıklanmasına yönelik bir teoridir.

Kainatın bir anda yaratıldığına dair bir bilgi yoktur. Yahudi ve Hıristiyan literatüründe dünyanın altı günde yaratıldığına dair bir iddia vardır. İnsan uydurması olması son derece muhtemel bir iddiadır bu. İslam'da böyle bir iddia yoktur. Aksine, Hz. Adem Cennet'te yaratılmıştır. Sonradan dünyaya indirilmiştir. Dünya zaten vardır yani o yaratıldığında.

Kuran'da insanın yaratılışına ilişkin bilgiler vardır. Tüm varlıkların yaratılış şeklini anlatan bir açıklama yoktur.

Allah'ın insan gibi yaratılış şekli belirtilmiş varlıklar haricindeki varlıkları evrimle yaratmış olabileceği ihtimalini düşünmek gerekli. Bunu biz yaratılmış olarak yasaklayabilir miyiz? Böyle bir şey olamaz diyebilir miyiz?

Ayrıca yine İslam inancına göre yaratma bitmemiştir. Yaratılan herşeyin asıl yaratanı Allah'tır. Güneş ve yağmurla bitkiyi yaratır. Anne ve babayla insanı yaratır.

Hristiyanlık ve Yahudilikteki bilimle çelişen (çünkü aslında insan uydurması olan) bazı dogmaları İslam'ın dogması sanıyoruz ne yazık ki, çünkü yeterince bilmiyoruz. Varsayım ve tahminlerle hükümler veriyoruz.

Uğur Mumcu'nun dediği gibi, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma olayları.

Şüphesiz her insan cahildir. Bildikçe bildiklerimizin ne kadar eksik olduğunu anlarız. Ama yine de insanın kolayca araştırarak öğrenebileceği pek çok bilgi var.

Okumak lazım. Düşünmek lazım. Araştırmak lazım. Tartışmak hiç lazım değil. Biz okumadan, araştırmadan, düşünmeden tartışıyoruz çoğunlukla. Taraflar arasındaki hırgürler de bundan çıkıyor.
25 Kasım 2008 Salı, 21:09
Blog: Evrim evrim dedikleri
Ufak bir açıklama getireyim:

Hz. Adem gibi yaratılışı doğrudan vahiyle belirtilmeyen konularda evrim olmasına engel bir durum var mı? Cümlesi biraz karışık anlaşılabilecek bir yapıda olmuş. Burada kastettiğim şudur:

Ben bir müslümanım. Ayet ve hadislerde ve alimlerin birlik olduğu konulara inanırım. Hz. Adem'in yaratılışı vahiyde vardır. Buna inanıyorum. Kastettiğim yaratılışı konusu belirtilmemiş unsurlar ve halen dünyada devam eden yaratımdı.

Öte yandan Fen Lisesi'nde okudum. Bilime saygı duyarım. Bilim üzerine sürekli okurum.

Zaten her iki yanı biliyor tanıyor olmam böyle bir yazı yazabilmemi sağladı.

Dinin yorumlanmasında hatalar yapılabilmektedir. Bilim ise bir hatalar zinciri olarak gelişir zaten.

Bunun temel sebebi şudur: Bilim modelleme esasına dayanır. Her model basitleştirme içerir ve tanımı gereği hatalıdır. Model gerçeğin birebir aynısı olsa, gerçek kadar karmaşık olurdu ve hiçbir halt anlamazdık.

Bilime din gibi inanmak bir sorundur. Dine de bilim gibi yaklaşmak sorundur.

Ama bir insan hem dine hem bilime saygılı olabilir.

Çok kısa kısa farklı noktaları vurgulamış oldum. Ama daha derini ayrı bir yazı gerektiriyor. Belki daha uygun bir zamanım olduğunda yazarım.
24 Kasım 2008 Pazartesi, 18:09
Blog: Çıkma organ yerine yapma organ
Sanıyorum yazımın sonundaki kısım hiçbir şey yapmıyoruz gibi algılanmış. Öyle bir kastım yoktu. Cumhuriyetin kuruluşundan beri çok şeyler yaptık. Ortaya koyduğumuz önemli başarılar var. Ama çok daha iyisini yapmamız gerekiyor.

Kastettiğim aslında biraz şöyle: Organ nakil yapılıyorken onu uygulamayı öğrenmek ve yapmaktan çok, neden ilk organ nakli bizde olmasın? Ar-ge, araştırma geliştirme, daha önce olmayan bir şey icat etme... Belki beklentim yüksek olduğu için biraz kendimize haksızlık edici bir ifade kullanmış olabilirim.
22 Kasım 2008 Cumartesi, 15:00
Blog: Ölüm 3
Çok teşekkür ederim, ve özür dilerim.

Seçmek, seçimler ve demokrasi üzerine en az 3 yazılık bir dizi kafamda en az iki aydır demleniyor. Ama hala yazmaya fırsat bulamadım.

Bu geçen dönemde, geniş kitleye hitap etmesi düşünülen bilişimle ilgili bir kitap üzerine sevgili dostum Kadir Çamoğlu ile bir kitap çalışmasına başladık. Cemal Süreya şiir yarışmasına yıllardır birikmiş şiirlerimi göndermek üzere bir derleme çalışmasını tamamlamak üzereyim. Bir de bir zincir öyküye başladım. Ama tabii tüm bunlar burada verdiğim uzun ara için bahane değil.

Okurlarımdan tekrar özür dilerim.

Demokrasi yazı dizim, insanın seçme özgürlüğü üzerine bir yazıyla başlayacak. Kendimi yazmaya zorunlu kılmak için kesin konuşmaya çalışıyorum : )

Görüşmek üzere.
15 Eylül 2008 Pazartesi, 09:29
Blog: Ölüm 3
Ölümle ecel aynı şey. Bir kişinin ölüm vaktini bilmek olası değil. İnsan eceli gelince ölür. Bunun bin türlü bahanesi olabilir. Ama genel olarak ölümü geciktirmeye yönelik önlemler, toplumdaki ortalama ömür süresini uzatmaktadır. En azından şimdilik... Yazılarda da bahsettiğim gibi, insanlar uzun yaşamayla ilgili gerekli toplumsal dönüşümleri gerçekleştiremezlerse, ömür uzatmaya yönelik tedbirler savaş ve çatışmalar gibi toplu ani ölüm sebeplerini de tetikleyebilirler.
11 Ağustos 2008 Pazartesi, 07:37
Blog: Asenkron dünya asenkron eğitim
Kamil Asma, önceki yazılardan birkaçında bilgisayar yerine gelişen teknolojilerden bahsetmişti.

Bugün kullandığımız bilgisayarlarla bu seviyede asenkron bir eğitime geçilemeyeceğinin farkındayım. Ancak şu anki teknoloji ile bile 'blended learning' yani karma eğitimin çok başarılı uygulamaları var. Sınıf içi eğitim için harcadığımız ortalama 20 yıla yakın zaman düşünülürse, asenkron eğitimin günümüzdekinden daha iyi teknoloji altyapıyla hakim hale gelmesinin kaçınılmaz olacağını düşünüyorum. On yılda yirmi yılda olmasa bile, elli yılda bu geçiş kaçınılmaz olacaktır.

Şu an bile standart örgün eğitimin günün ihtiyaçlarını karşılamasının mümkün olmadığına inancım tam.
29 Aralık 2007 Cumartesi, 17:59
Blog: Bir Zamanlar Amerika 2 (22 Kasım 2053, Kamil Asma)
Kanunlar, normal zamanlarda geçerlidir. Anormal zamanlar kendi kanunlarını yaparlar.
22 Kasım 2007 Perşembe, 21:17
12Sonraki

KİŞİSEL BLOG

acungil: Okur Karnesi

Yorumları ne kadar beğenilmiş?

%75BeğendimBeğenmedim%25

CHIP Online'da Bugün

Son Eklenen Haberler ve Makaleler

Günün Tam Sürüm Programı

Her gün tam sürüm bir yazılım

CHIP Online ve GiveAwayOfTheDay işbirliği ile, her gün ücretsiz bir tam sürüm yazılımınız var! Bugünün ücretsiz tam sürüm yazılımını indirmek için aşağıdaki Hemen İndirin'e tıklayın.

Hemen İndirin

En Çok Okunan Haberler


En Çok Okunan Makaleler


CHIP Online-GaleriRSS-Feed

Galeriler, Ürünler ve Duvarkağıtları

İşte cumhuriyet coşkusu

Cumhuriyet coşkusu fotoğraflara yansıdı. İstanbul boğazındaki ışık ve havai fişek gösterisi..

diğer galeriler...

Okur HaberleriRSS-Feed

Üyelerimizin gönderdiği Teknoloji Haberleri

CHIP Dergisi: Aralık 2008


Diğer Yayınlar

İşbirliği ortaklarımız

  • Hepsiburada.com
  • Turk.Net
  • Turhost