Şu uçsuz bucaksız alemde katrede bir zelle bile değiliz. Gördüklerimiz sadece bize izin verilen ölçüde. Bu sınırlamada kalkmışız Allahın varlığını sorguluyoruz var mı yok mu ? Sümme haşa…. Dişimizde bulunan mikrobun tutupta insan geneli hakkında var veya yok demesi onun tanımlama çalışması ne kadar abesle iştigal ise bizimde sınırlı bilmemiz ile Allahın varlığı hakkında yorumda bulunmamız var veya yok dememiz o kadar komiktir.
Küçük bir eşyanın bile bir ustası olduğunu biliyoruz. Şu kainatın bir yaratıcısının olduğunu inkar eden ne çok talihsiz var. Allah kudreti sonsuz Rabbimiz, varlığını şu gösterilen görüntülerde, bir kez daha istap ediyor. Bize şu alemde ne kadar küçük olduğumuzu, kendisinin bizim idrakimiz ile anlayamadığımız ne kadar büyük olduğu adeta yüzümüze çarpıyor. Açık seçik yarattıklarının mükemmeliyeti, kendisinin ihtişamını, büyüklüğünü inanmayan gözere gösteriyor…
Yaratılanların en şereflisi olan insan olarak şu aleme bulunmamız Allah’ın bize en küçük iltifatlarından bir tanesi. Bize vermiş olduğu diğer nimetler(görme, duyma, işitme vb….)saymakla bitmez . Onu inkar yerine onun varlığını kabul ederek. Ona inanma, ,ibadet etme, gönderdiği kitaba (Kur’an-ı Kerime)sorgusuz inanma üzerimize farz ve bu arazı ile bildirdiği yükümlülükleri yapmamız bizim için bir ödevdir. Çünkü ilahi olarak gönderilen ve bu zamana kadar hiç değişikliğe uğramadan varlığını koruyan Kuranımız, içeriğindeki bilgiler ile Allahın varlığını bizlere anlatıyor, ispatlıyor. Gönderdiği diğer ilahi kitaplar ile varlığını dünyanın yaratılışından bu zamana kadar kendini bizlere tanıtıyor, tanıtmaya devam edecektir. Biz istediğimiz kadar üç maymunu oynamaya devam edelim. Allah vardır. Onu inkar etmek kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.