Bu teknolojiler giyilebilir ama güvenilir mi?

Giyilebilir teknolojiler her an yanımızda, yanı başımızda. Peki, yeterince güvenilir mi?

Giyilebilir teknolojiler kategorisine nisan ayında akıllı saatiyle adım atan Apple ile birlikte bu pazarda geliştirilen ürün çeşitliliği de hızla artıyor. Yapılan araştırmalara göre 2019 yılında dünyada 53,2 milyar dolar pazar payına ulaşılacağı ön görülen giyilebilir teknoloji pazarı şuan sadece teknoloji devlerinin değil; sağlık sektörü, ünlü giyim markaları, mücevher firmaları gibi birçok farklı sektörün odak noktası haline geldi.

Gelişen teknolojilere bağlı olarak internet kullanımının yaygınlaşması ve internet altyapılarının hızla gelişmesine bağlı olarak internet ile etkileşimde olan nesneler neredeyse insanın yaygın olarak etkileşimde olduğu her şeye dokunuyor. Teknoloji uzmanları "Nesnelerin İnterneti" kavramından "Her şeyin İnterneti" kavramlarına geçişle birlikte insanlığa sağlanacak avantajlar üzerinde konuşa dursun; işin güvenlik boyutu düşünüldüğünde her yerde bu kadar akıllı birbirine bağlı cihazın olması siber suçluları da sevindirecek gibi.

Televizyondan, buzdolabına, kullandığınız arabadan evinizdeki aydınlatmaya kadar uzanan akıllı teknolojiler artık giyilebilir halde karşımızda. Birçok markanın giyilebilir teknoloji piyasasına adım atmasıyla birlikte moda ikonları hangi cihazın daha tarz olduğunu tartışa dursun, bu kadar kişisel bilgiyi üzerinde barındıran teknolojilerin güvenlik risklerine karşı alınacak önlemler asıl odak noktası olması gereken konu. Sürekli üzerinizde taşıdığınız akıllı bir cihazın kamerasının güvenlik açıkları kullanılarak meraklı kişiler tarafından birkaç komutla erişebilir olması hiç hoş olmayan sonuçlara sebep verebilir. Daha geçen yıl birçok ünlünün özel fotoğrafları güvenlik açıkları nedeniyle cep telefonlarından gizlice internete sızdırılmıştı.

Kişisel sağlık bilgileri, ziyaret edilen yerler, bulunulan lokasyon bilgisi, kaç adım atıldığı, e-posta'lar, fotoğraflar, kişisel ya da şirket verileri kısacası giyilebilir akıllı cihazınızda bulunan her şeye gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde siber suçlular tarafından erişilebilir. Bu cihazların bankacılık, akıllı ödeme sistemleri ile birlikte senkronize çalıştığı düşünüldüğünde işin ekonomik boyutu da siber suçluların bu teknolojilere olan ilgisini artıracaktır. 

Giyilebilir teknolojilerin kullanım amaçlarına bağlı olarak farklı alanlarda birçok fayda sağlayacakları kesin. Sağlık sektörü odaklı geliştirilen bu teknolojilerden bazıları insan hayatına etki edecek en kritik süreçlerin önceden tespitini sağlayabilecek. Bu teknolojilerin kullanımının iş hayatında da iş sürdürülebilirliği gibi farklı avantajları getirerek kullanımının kurumlarda gittikçe yaygınlaşacağının altını çizen Vizyon Arge Satış Müdürü Sinem Tirkeş, "Akıllı cihazların kullanımının yaygınlaşması ile siber suçluların odak noktası özellikle kullanımı yaygın olan cihazlardaki zafiyetlere odaklanmaktadırlar. Giyilebilir teknolojilerde ister istemez yakın bir gelecekte hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olacaktır. Bu teknolojileri kullanan kişiler muhakkak güvenlik önlemleri tarafında da bilinçlenmeli ve gerekli güvenlik tedbirlerini almalıdırlar," diye belirtti. Mobil teknolojilerin kurumların ağlarına girmesiyle BYOD (Kendi cihazını getir) kavramının siber güvenlik alanına farklı bir bakış açısı getirdiğine değinen Tirkeş; "Bugün giyilebilir teknolojilere bağlı olarak, WYOD (Kendi cihazını giy) siber güvenlik alanında dikkat edilmesi gereken bir nokta." Bu cihazların bireysel kullanımının yanında özellikle kurumların IT çalışanlarının bu cihazların kullanımı ile ilgili gerekli IT politikaları belirlemelerinin kamu ve özel sektörde kritik olduğunun altını çizen Tirkeş; "Bu cihazların kullanımında ki güvenlik tehditlerine ve önlemlerine karşı tüketiciler muhakkak bilinçlendirilmeli," diye sözlerine ekledi.

Sonraki Haber

Forum