Telefon satın alma rehberi!

Akıllı telefon pazarında çok fazla seçenek ve model var. Peki ama hangisi size göre...

Henüz bir akıllı telefonunuz yok veya var olan telefonunuzdan memnun değil ve daha iyi bir akıllı telefona terfi etmek istiyorsunuz... Ancak dikkat etmeniz gereken noktalardan emin değilsiniz veya daha fazla bilgiye ihtiyacınız var... O halde sizi akıllı telefon satın almadan önce göz atmanız gereken rehberimize davet ediyoruz; en azından bir incelemenizde fayda var.

Bu rehberimizde akıllı telefon satın almadan önce işletim sistemi seçiminden telefon performansına, pil ömründen kameraya kadar pek çok konuya farklı adımlarda değineceğiz. Yardımcı olabileceğimizi umarak sizleri hemen yazıya davet ediyoruz.

Hangi işletim sistemi?

Akıllı telefon pazarında aslında seçeceğiniz işletim sistemi, satın alacağınız markaya adım atma konusunda en büyük düğümü de bir bakıma çözüme kavuşturuyor. Eğer akıllı telefon sahibi olma yolunda işletim sisteminden hareket ederseniz, markaya hızlıca karar verebilirsiniz ve artık işiniz model seçme konusuna kalır. Örnek olarak eğer iOS işletim sistemini tercih edecekseniz hedefiniz belli ki bir iPhone sahibi olmak. Hayır, eğer Windows Phone işletim sistemine sahip bir telefon alacaksanız, şu sıralar Windows Phone en büyük desteği Nokia ile görüyor. Aralarında HTC ve Huawei gibi güçlü seçenekler de yok değil, ancak Nokia'nın, Symbian işletim sisteminden sonra Windows Phone ile büyük bir çıkış yakalamış durumda olduğunu da söyleyelim. Marka seçimine direkt katkıda bulunan diğer bir işletim sistemi ise elbette BlackBerry OS. Bildiğiniz gibi BlackBerry telefonlar BlackBerry OS işletim sistemini kullanıyor. Eğer bu üç işletim sistemini de istemiyorsanız o halde Android'in geniş dünyası sizi bekliyor olacak.

Seçeceğiniz işletim sistemi elbette uygulama marketi konusunda da önem kazanıyor. Özellikle uygulama konusunda zengin bir içerik sunan iOS platformunun yanı sıra Android market de çok geniş ve çeşitli. Windows tarafında ise şu an rakipleri kadar fazla çeşitlilik bulunmuyor. Ancak bu sorun yakında ortadan kalkacak gibi görünüyor. Windows Mağaza'da, Android ve iOS platformlarında en fazla rağbet gören uygulamaları bulabiliyorsunuz. Microsoft'un bu konuda yoğun bir şekilde çalıştığını ve yakında daha fazla çeşitlilik sunarak bu açığını kapatacağını söyleyebiliriz. Bundan sonraki birkaç adımda akıllı telefon pazarında önde gelen işletim sistemlerini mercek altına alacağız. Ancak geçmeden önce şunu da söylememizde yarar var, sizin için önem taşıyan uygulamaları belirler ve işletim sistemlerinin marketlerini inceleyerek varlıklarını kontrol ederseniz daha sonra mağdur olmazsınız.

Android işletim sistemi

İsmini pek çok akıllı telefon markasıyla birlikte duyuran ve geliştiriciler tarafından en çok tercih edilen işletim sistemi olmayı başaran Android, Google Play uygulama marketiyle de kullanıcılara büyük bir özgürlük sunuyor. Bu sayede gerek uygulama gerek cihaz konusunda sınırlı kalmamanızı sağlayan Android işletim sistemi için pek çok geliştirici uygulama geliştiriyor. Google Play üzerinde bulabileceğiniz uygulamaların yanı sıra farklı kaynaklardan da Android uygulamalarına erişebiliyorsunuz. Üstelik Google, Android marketi üzerine eklenen içerikleri de kontrol etmiyor. Evet, Android markete eklenen uygulama ve içerikler, Google tarafından herhangi bir denetime alınmıyor. Hal böyle olunca elbette çeşitlilik sağlanıyor, ancak güvenlik ihlali de gerçekleşiyor ve kalite düşebiliyor. Android işletim sistemini tercih edecekseniz, virüslü uygulamalara karşı dikkatli olmanız gerekli. Bunu sağlarsanız Android işletim sisteminden memnun kalmanız gayet mümkün. Market üzerinden bilindik uygulamaları indirdiğiniz sürece virüslerden uzak durabilirsiniz.

iOS işletim sistemi

Fanlarının gönlüne taht kuran iOS, tasarımsal sadelik ve özellikle market konusunda sunduğu çeşitlilikle kendine yeni kullanıcılar kazandırmaya devam eden bir işletim sistemi. Uygulama konusunda kaliteyi ve zenginliği beraberinde getiren iOS, kullanım kolaylığı ve tasarımının sadeliği ile de tercih ediliyor. Apple tarafından geliştirilen ve iPhone'larla birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olmasından dolayı hazırlanan içeriklerden tam performans alabilmenizi sağlayan iOS işletim sistemi, yalnızca çeşitlilik anlamında değil, güvenliğiyle de uygulama konusunda içinizin rahat olmasını sağlıyor. Zira App Store'da kullanıcılara sunulan tüm uygulamalar Apple tarafından onaylanıyor. Bu sayede son zamanlarda akılları meşgul eden uygulamalar içine gizlenmiş virüsler konusunda güven duyabileceğiniz bir işletim sistemi olduğunu söyleyebileceğimiz iOS, elbette bir bakıma da kısıtlayıcı olabiliyor. Virüs güvenliğini antivirüs uygulamaları ile sağlayabileceğinizi ve uygulama konusunda daha fazla çeşitlilik istediğinizi düşünüyorsanız Android platformunu inceleyebilirsiniz. Ancak iPhone almayı düşünüyorsanız iOS'tan kaçışınız yok.

Windows Phone işletim sistemi

iOS ve Android'ten sonra oldukça hızlı bir şekilde piyasaya giren ve gerek tablet gerek akıllı telefon pazarında kullanıcıları kendine çekmeyi başaran Windows Phone 8,  özellikle tasarımıyla dikkat çeken bir yapıyı beraberinde getiriyor. Parlak ve renkli döşemeleri ile hem göze hem işlevselliğe hitap eden Windows Phone 8, performans açısından da oldukça ideal. Eğer Windows tabanlı bir bilgisayar sahibiyseniz onunla rahatlıkla senkronize edebileceğiniz Windows Phone 8, daha önce de bahsettiğimiz gibi şu anda en büyük sıkıntıyı uygulama çeşitliliği konusunda yaşıyor. Rakiplerine göre yeni bir sisteme sahip olması ve mağazası çok çeşitli olmaması nedeniyle biraz daha zamana ihtiyacı var gibi görünse de, aslında gerek iOS gerek Android işletim sistemleri için hazırlanan belli başlı uygulama ve içerikleri bünyesinde barındırıyor. Bu konuda sıkı çalışan Microsoft'un Windows 8'le birlikte attığı ilk adımlardan biri de Windows Mağazası'nı çeşitlendirmek olmuştu. Android ve iOS işletim sistemlerinde yer alan popüler uygulamaları kendi mağazasında kullanıcılarına sunabilmek için geliştiren Microsoft, bu konuda çalışmaya devam ediyor ve çok yakında bu açığını da kapatacak gibi görünüyor.

Telefondan daha fazlası...

Cep telefonlarının akıllanmasıyla birlikte cebimizde artık yalnızca bir telefon değil, bunun yanında bilgisayar, fotoğraf makinesi, kamera ve daha pek çok cihazı bir arada bulundurmaya başladık. Hal böyle olunca her birinden ayrı ayrı performans alabilmek için çok daha bilinçli olmak ve satın alma aşamasında değerlendirmek gerekiyor. İşlem gücü de bunlardan biri olarak, hatta en önemlisi olarak dikkat çekiyor. Giriş seviyesi akıllı telefonlarda genellikle tercih edilen tek çekirdekli ve 1 GHz hızında işlemci değeri ile 512 MB değerindeki bellek seviyesi orta ve üst seviye modellere ilerledikçe artış gösteriyor. Çekirdekler bölünerek çoğalıyor ve bellek değeri yükseliyor. Bunun yanında grafik performansı için grafik işlemcisi de önem gösteriyor.

Herkes cihazının en iyi şekilde performans göstermesini ister elbette, ancak performans arttıkça fiyat da doğru oranda artış gösterecektir. Bunun için ilk önce kendi bütçe ve seviyenizi belirlemeniz gerekiyor. Giriş seviyesi için dediğimiz gibi 1 GHz'lik işlemci ile 512 MB'lık bellek değerine sahip modeller uygun olacaktır. Elbette uygun fiyatlı daha yüksek belleğe sahip cihazlar bulursanız kaçırmamanız yararınıza olacaktır. Zira telefonunuz belli bir süre sonra yüklediğiniz uygulamalar neticesinde şişecek ve tıpkı bilgisayarlarda olduğu gibi sizi performans kaybıyla karşılaştıracaktır. Bunun için ya yüksek bellek değerine sahip modelleri tercih edin ya da telefonunuzun bakımını yapmayı ihmal etmeyin. Uygulama marketlerde bellek temizleyici ve performans arttırıcı pek çok uygulama bulabilmeniz mümkün.

Eğer daha fazla uygulama, daha fazla hız ve hatta geniş ekranlı modelleri tercih ederek konforlu video seyir keyfi istiyorsanız o halde bellek seviyesi 2 GB'lık olan telefon modellerini mercek altına almanız yararınıza olacaktır. İşlemci aralığınızı da artık Dual Core ve Quad Core, yani çift ve dört çekirdekli olanlara doğru kaydırabilirsiniz. Bunlardan çift çekirdekliler ideal performans sunacakken, dört çekirdekli olanlar üst düzey kullanıcıları tatmin edecektir. Satın alacağınız telefonun performansını ölçümlemek için uygulama mağazalarında pek çok Benchmark uygulaması bulabilirsiniz. Bunlardan birini indirip çalıştırarak telefonun gerek işlemci, gerek bellek ve gerek grafik performansları hakkında az çok fikir sahibi olabilir ve tercihinizi buna göre yapabilirsiniz.

Depolama kapasitesi

Önceden yalnızca rehber ve mesaj hafızasıyla sınırlı olan depolama kapasiteleri daha sonra müzik ve video gibi multimedya içerikleriyle zorlanmaya başlamıştı hatırlarsanız. Artık uygulamalar ve uygulama marketleri var. Üstelik bir de Android'li bir cihaz satın aldıysanız çokça seçeneğiniz bulunuyor. Bu nedenle depolama konusunda kriter sizsiniz. Eğer telefonunuza çok fazla uygulama indirecek ve bunları sürekli olarak tutacaksanız, aynı zamanda video ve müzik arşivinizi de beraberinizde taşıyacaksanız, o halde geniş depolama alanına ihtiyaç duyacağınız kesin. Bu çözümü iki farklı şekilde halledebilirsiniz. Ya 2 veya 4 GB'lık bir model tercih edebilir, beraberinde getirdiği microSD kart desteği ile kapasitenizi genişletebilirsiniz ya da 16, 32 veya 64 GB'lık bir telefon modeli alabilir, üzerinde microSD kart girişi arama işine bile girişmezsiniz. Piyasada 1 GB ile 64 GB arasında farklı değerlerde kapasiteye sahip telefon modelleri bulunuyor. Arasından yapacağınız seçim tamamen size kalmış.

Pil ömrü her şey

Akıllı telefon sahiplerinin en büyük şikayetlerinin ilk sırasında genellikle pil ömrü geliyor. Özellikle üst segment ve yüksek performans vadeden akıllı telefonlara baktığımızda şarj edilmeden geçirdikleri gün yok gibi. Pil ömrünü uzun tutabilmek içinse ekran parlaklığını düşürmeniz, açık olan uygulamaları kapatmanız ve akıllı telefonunuzu çok fazla kurcalamamanız gerekiyor. O nedenle satın almadan önce cihazın pil ömrünü sormayı unutmayın. Ne kadar uzun pil ömrü, o kadar etkin bir kullanım sağlayacaktır.

Pil ömrünü etkili bir şekilde kullanabilmeniz için uygulamalar dünyasında pek çok kullanışlı yazılım bulunuyor. Bu yazılımları telefonunuza indirerek telefon ayarlarını yapılandırabiliyor ve tek tuşla telefonu farklı modlarda çalıştırabiliyorsunuz. Hangi modda kullandığınızda ne kadar süre daha pil ömrünüz olduğunu görebilmeniz iyi olacaktır.

Kamera performansı

Akıllı telefonlara terfi etmenin en büyük sebeplerinden birini her an internete erişebilme imkanının yanı sıra kamera performansı oluşturuyor diyebiliriz. Eğer akıllı telefon satın aldıktan sonra dijital fotoğraf makinenizi bir daha yanınızda taşımak istemiyorsanız o halde en az 8 MP değerinde bir kameraya sahip akıllı telefon almanız yararınıza olacaktır. Ancak tıpkı fotoğraf makinelerinde olduğu gibi akıllı telefonlarda da sadece megapiksel değerinin yüksek olması yeterli olmayacaktır. O nedenle kameranın ek özelliklerine dikkat etmenizde de fayda olduğunu söyleyelim. Piyasada optik imaj sabitleyiciye sahip, yüksek dijital yakınlaştırma seçenekleri, diyafram açıklığı sunan ve farklı çekim mod seçenekleri getiren modeller bulunuyor. İyi bir kamera performansı istiyorsanız bu özelliklere de dikkat etmeniz ve gece çekim yapmak istiyorsanız mutlaka flaşlı bir modeli tercih etmeniz iyi olacaktır.

Fotoğrafın yanı sıra eğer video çekimleri de yapmak istiyorsanız, satın alacağınız telefonun kamerasının en az 720 piksel kalitede video kaydedebilmesi gerekiyor. HD ve Full HD video kaydı yapabilen kameralı telefonlar beklentilerinizi karşılayacaktır.

Her an online

Akıllı telefonlara terfi etmenin en büyük sebebini elbette her an internet bağlantısı sunması oluşturuyor. 3G desteği ile bu işlevi yerine getiren akıllı telefonların son zamanlarda 4G LTE ile birlikte anılmaya başladığını da görüyoruz. Daha fazla hız ve kapsama alanı getiren 4G teknolojisine altyapı desteği nedeniyle en azından ülkemiz için daha zaman olduğunu ve bu nedenle daha fazla para ödeyip 4G'li modellere yönelmenize şimdilik gerek olmadığını söyleyelim. 3G'li modeller size yeterli olacaktır. Ancak istemeseniz de diğer özelliklerinden dolayı satın alacağınız bazı telefonlarda bu özellik doğrudan gelecektir.

Akıllı telefonlar bağlantı konusunda elbette 3G ve 4G'nin yanı sıra daha pek çok kablosuz bağlantı desteği sunuyorlar ve bunlardan bazıları özellikle çok kullanışlı olabiliyor. Örneğin Bluetooth desteği sayesinde Bluetooth destekli diğer cihazlarla kablosuz olarak veri alışverişi yapabiliyorsunuz. MHL desteği sayesinde telefonunuzu kablosuz şarj edebilme imkanı bulabiliyor ve görüntüyü tıpkı DLNA bağlantı desteğinde de olduğu gibi kablosuz olarak telefonunuza alabiliyorsunuz. Yine DLNA desteğini kullanarak telefonunuzdaki görüntüyü büyük ekranlara taşıyabilmeniz de mümkün hale geliyor. Eğer orta ve üst segment telefon satın alacaksanız muhtemelen bu özellikler telefonunuzda yer alacaktır, ancak yine de bir kontrol etmeniz gerekebilir.

Sonraki Haber

Forum