Ahmet Ertuğrul

İnsan ve Gizem

Gün geçmiyor ki paranormal bir haber çıkmasın basında..

"Da Vinci Şifresi"...Dan Brown'un olay yaratan kitabı. Kitap o kadar başarılı oldu ki, her esere nasip olmayan, beyaz perdeye uyarlaması dahi yapıldı. Peki neydi bu kitabı bu kadar başarılı yapan, yazarını da şan, şöhret ve paraya boğan şey? Okumayanlar ya da izlemeyenler için konusunu birkaç cümleyle özetlemek gerekirse; sözde İsa, Maria Magdelena adlı -
tarihçilerce İsa'nın öğretisiyle doğru yolu bulan bir hayat kadını olan - biriyle evlenmiş ve soyunu devam ettirmiştir.

(Maria Magdelena, İsa'nın sağında oturan efemine kişi, Dan Brown'a göre. Aslında İsa'nın havarilerinden Yuhanna. Fotoğraf: Son Akşam Yemeği - Sevgi Aşcı, Deyrülzafaran Kilisesi - Mardin)

Tabi bu kitabın konusu bir kurgudan ibaret olmasına rağmen, yazar öyküsünün içindeki, yer yer tarihsel ve bilimsel gerçekleri de içeren; küçük, can alıcı noktaları birbirine öyle güzel bağlamış ki insanın neredeyse inanası geliyor. Hatta kitap o kadar inandırıcı ki Papa bile eserin, Hristiyanlığın değerlerini korumak adına, bir safsata olduğuna ilişkin bir açıklama yapıyor, muhafazakar Hristiyanlar filminin yapılmasını engellemeye çalışıyorlar. Bunların hepsi kitabın ve yazarın daha fazla tanınmasına yol açtı. Yani aslında onu protesto edenler bir nevi onun bedava reklamını da yapmış oldu.

Israrla kurgu olduğu söylenen bu kitap, buna rağmen, benim aklımda bir soru işareti bıraktı. Yani her ikisinin de; kurgunun da, gerçek olduğu iddia edilen şeyin de mümkün olabileceği düşüncesini aklıma soktu. Bu, Dan Brown'un macera-kurgu dalındaki yazarlık yeteneğinin bir sonucu da olabilir belki sadece ama, felsefedeki "doğru bilginin imkânsızlığı" ilkesini bu bağlamda ele alacak olursak; hele ki tarihi milattan öncelere dayanan böyle bir konuda hangisinin gerçek olduğunu öğrenmek gerçekten imkânsızdır.

Baştaki konumuza geri dönelim. Bu başarıya nasıl ulaşıldı? Cevabı "merak" olabilir mi? İnsanlar merak ederler. İnsanların defalarca uydurma, gerçek dışı ya da cevabı olmadığını duyduğu ama yine de zaman zaman kafalarını meşgul eden konular vardır. Uzaylılar, Maya uygarlığının yok oluşu, Atlantis kıtası, büyü, Mısır piramitlerinin inşası gibi konular...

İşin gerçeği şu ki, insanoğlu cevabını bulamadığı şeylere hayranlık duyar. Gizemi sever, doğaüstü olana inanmak ister. Belki de insan bu soruların cevaplarını bulmak için vardır ya da insan olmasaydı "soru" diye bir şey olur muydu?

Şahsen her şeyin bir cevabının olduğu bir dünya düşünemiyorum. Nasıl insan sorularıyla birlikte var oluyorsa, sorular bitince belki o da biter.

Türk Dizileri

Neden?

Prime Time'ı kapatmak için haftanın her günü 2 saatlik diziler art arda konuluyor. Bu 2 saatlik diziler bir haftada yetiştiriliyor. Bunları yetiştirmek için zaten tecrübesiz olmaları sebebiyle de sahneler tekrar tekrar çekilip oyuncuların canları çıkarılıyor sette. Oyuncular bazı günler sabaha kadar setlerde çalışıyor. 20 dakikada bir 5(aslında 6-7) dakikalık reklam da cabası. Aslında 1,5-1 saatlik diziler reklamlar ve özetle beraber 2-2,5 saat sürüyor. Türk televizyoncularındaki bu para hırsı devam ettikçe biz daha çok bekleriz kaliteli diziler çekilecek diye.


Güzeli, yakışıklıyı; oyunculuğun "o" sundan haberi olmayanları sen sabahlara kadar çalıştır, ondan sonra da iyi oyunculuk bekle. Olacak iş mi?


Bir dizi tutmaya görsün. Artık 5 sene o senaryoyu sündürür de sündürürler.


Amerikan dizilerinin genelde 30 dk ve 1 saat arasında değişir süreleri. Reklam araları daha azdır. Zaten 1 saatlik bir dizide verilen 2 reklam arası ya da 30 dk'lıktaki 2 dk'lık bir reklam arası seyirciyi sıkmaz. Oyuncular bir haftada 2 saatlik diziyi yetiştirmek için harap olmaz. Bir dizinin senaryosu ilk yazıldığında çoğunlukla kaç sezon olacağı bellidir, 2 sezonluk dizi 10 sezona çıkartılıp millet kusturulmaz. Oyuncular 5 bölüm yayınlanıp da tutmayan bir dizi dolayısıyla sepetlenmez, doğrudan dizi kesimine veya uyduruk bir finale gidilmez. En azından o sezon yayınlanır. Dizilerin süresi 2 saat olmadığı için oyuncuyu bitiren yoğun çalışma temposu olmaz. Bu nedenle diziyi o haftaya yetiştirememe gibi bir sorun olmaz. Sonra da göz göre göre "yoğun istek üzerine geçen haftaki bölüm ekranlara geliyor" gibi saçma sapan yalanlarla izleyici kandırılmaz...


Offff...*%&$###&%%=* 

Neden Opera Kullanıyorum?
İndirmek için tıklayın=>>> [url=http://www.operaturkiye.net/operalat?katilimci=Ahmet Ertugrul][/url]

Neden Opera?

Ortalama seviyede bir bilgisayar kullanıcısıyım. Opera'da hoşuma giden özellikleri yazıyorum.

1. Hızlı Başlat özelliği: Opera'yı ilk açtığınızda hızlı başlat, en son kaldığın yerden devam etme ve boş sayfa açma gibi ayarlardan ulaşılan seçenekler var. Ben hem yeni sekmede hem de ilk açılışta Hızlı Başlat'ı kullanıyorum.

Bu benim hızlı başlat sayfam.

Bu da e-eyup'unki. Görüldüğü gibi hızlı başlata ekleyebileceğimiz kısayol sayısı sınırlı değil. Ayrıca kısayollara sitenin küçük görüntüsü yerine böyle resimler de koyarak daha sade ve hoş bir şekle getirebiliyoruz.

2. Panolar tuşuyla ağaç yapısında yer imlerine ulaşma

Benim gibi çok fazla yer imiyle haşır neşir olanlar için güzel bir özellik.

3. Yer imleri eşitleme:Opera'nın eşitleme özelliği sayesinde Opera bulunan her bilgisayarda kendi yer imlerinize ulaşmanız mümkün. Yalnız bunun için bir hesap açmanız gerekecek. Dosya menüsünden "Opera'yı Eşitle" yi seçtikten sonra sizi yönlendirecek.

4. Oturumu kaydetme: Dosya->Oturum->Bu oturumu kaydet. Aniden bir işiniz çıktı, gitmeniz gerek ya da saat geç oldu yatacaksınız ama bir sürü sekme açmıştınız. Bunlara bir dahaki sefere bilgisayarınızı açtığınızda hemen ulaşmak için oturumunuzu istediğiniz bir isimle kaydedin. Gelince bu oturumu açın. Ayrıca söylemeye belki gerek yok ama(artık tüm tarayıcılarda var sanırım) Opera çökerse, elektrikler giderse vb durumlarda ilk açılan sayfa ayarınızdan bağımsız olarak size bir dahaki açılışta "en son kaldığınız yerden devam etme seçeneği" sunulur.

5. Fare hareketleri: Opera'da en sevdiğim özellik. Fare hareketleri adlı kısayollarla tarayıcı arayüzünü kullanmadan basit işlemleri yapabilirsiniz. Benim en çok kullandıklarım; sayfa yenileme(sağ tık+aşağı yukarı hareket), sayfa ileri(sağ tık+sağa hareket), sayfa geri(sağ tık+sola hareket), yeni sekme(sağ tık+aşağı hareket), sekmeler arasında geçiş(sağ tık+tekerlek). Eğer sizin de başka sıklıkla kullandığınız kısayollarınız varsa bunlara konuya cevabınızda yer verebilirsiniz: Chip Online Forumu Konu Linki

6. Opera 10 Acid 3(*) test sonucu:

(*)Acid 3 testi bir internet tarayıcısının özellikle Javascript ve DOM olmak üzere bazı web standartlarına uyumluluğunu ölçer.

7. Arama oluşturma özelliği: Bir sitedeki arama özelliğini o siteye girmeden adres çubuğuyla kullanmak ister misiniz? Bu Opera'yla mümkün. Örneğin vikipedianın aramasını adres çubuğuna getirelim.


Bundan sonra yapacağınız şey adres çubuğuna "v arayacağınız kelime" yazıp enter'a basmak.

8. Turbo: Opera 10'la gelen Turbo özelliğiyle bol grafikli, düşük sistemlerde açılması uzun süren sayfalara turboyla daha hızlı girebilirsiniz. Bu özellik resimleri düşük kaliteyle açarak sayfa açılışını hızlandırıyor. Tabi ki isteğe bağlı, isterseniz açıyorsunuz sol alt köşedeki göstergeye tıklayarak.

9. Hız ve Güvenlik: Hızlı ve güvenli. Benimkinden iyi sistemlerde IE 8 daha hızlı olabilir ama bende G. Chrome'dan sonra en hızlı diyebilirim. Elle içerik engelleme, otomatik reklam engelleme Opera'nın özellikleri arasında.

10. Yapıştır ve Git: Bir adresi kopyaladınız adres çubuğuna sağ tık->Yapıştır ve Git seçeneği. Bir de G. Chrome'da var bu özellik.

11. Windows temasını kullanabilme: Düşük sistemler için iyi bir özellik.

12. Yer imleri çöp kutusu: Sildiğiniz yer imlerine yeniden ulaşabilirsiniz. Yanlışlıkla sildiyseniz hele bu özellik daha da değerleniyor.

Yazının güncel ve genişletilmiş hali için forumu ziyaret edin.

Forum üyelerimizden e-eyup'a katkılarından dolayı teşekkür ederim.

Fable 2 PC versiyonu istiyoruz ¦ Neden Opera Kullanıyorum?

[url=http://www.operaturkiye.net/operalat?katilimci=Ahmet Ertugrul/][/url]