Barış Bulut

Sanal Mobil Şebeke İşletmeciliği – MVNO

Gelişmiş ülkelerde çok sayıda örnekleri bulunan MVNO lakaplı Sanal Mobil Şebeke İşletmeciliği'nde neredeyiz?

2004 yılının başına kadar yasal tekelin elinde bulunan sabit telefon hizmetleri (o zamanki ismiyle uzak mesafe telefon hizmetleri, UMTH) sunma hakkı, o tarihten itibaren yerleşik işletmeci olmayan alternatif işletmecilere açıldı.  Millenicom, TurkNet gibi alternatifler doğdu (http://bit.ly/9nKZkY).  Peki, MVNO (İngilizce'si Mobile Virtual Network Operator, Türkçe'si Sanal Mobil Şebeke İşletmeciliği) nedir?

MVNO Tanımı:
Her açıdan değil ama çoğu açılardan ele alındığında sabit telefon hizmetlerinde gördüğümüzün oldukça benzeri olarak algılanabilecek bir dönüşümü de mobil telefon hizmetleri alanında görmemiz muhtemel gibi duruyor.  Diğer bir deyişle, temelde bir mobil telefon işletmecisinin (ülkemizde Turkcell, Vodafone ve Avea) sahip olduğu frekans hakkına sahip olmak dışında, ihtiyacı olan her türlü telekomünikasyon altyapısını kurarak, ana işletmecinin sunabileceği her türlü hizmeti sunabildiği bir işletmecilik türüne verilen ad.
Sanal operatöre MVNO kısaltması verilmesine benzer şekilde, ana operatöre de "V" harfini yok ederek MNO demek mümkün olabiliyor. 
Toplamda ana operatörün (MNO'nun) neler yapabildiğine bakarsak, şu şekilde sıralamak mümkün:


  1. Frekans (spektrum), Baz istasyonu – BTS.
  2. Radyo şebekesi (BSC, MSC, HLR, VLR, AuC, EIR, GGSN, SGSN, IN, SMSC, MMSC, ...)
  3. Operasyonel destek sistemleri – OSS, iş destek sistemleri – BSS, Ücretlendirme – Billing, Faturalama – Invoicing, Tahsilat – Collection, Müşteri Hizmetleri
  4. Marka; pazarlama ve dağıtım faaliyetleriBu durumda, MNO bunların tamamını yapan, MVNO ise 1. madde haricindekilerin bir kısmını veya tamamını yapabilen işletmeci anlamına geliyor.
    Yine yapısal olarak baktığımızda, bir MVNO olabilmek için uygulanması gereken asgari madde olan 4. madde ("markalandırılmış al-sat"), en az yatırım gerektiren bir yapıyı aktarır.  Dolayısıyla, bu uygulamaya giriş bariyeri minimal seviyededir. Yapısal anlamda ülkemizdeki Fenercell, GSMobile, Trabzoncell, Kartalcell, Basicell, Uğurcell, İstanbulcell, VIPCell ve son olarak TTNet Mobil bu kategoriyle uyuşan uygulamalardır – yalnızca TTNet Mobil'de faturalama ve tahsilat da TTNet tarafından yapılmaktadır.  Açık olarak abone rakamları bildirilmemekle birlikte, bu markaların aralarından toplamda 750 bin civarı aboneye sahip olduğu söylenebilir.

Diğer yandan, 2, 3 ve 4. maddelerin ne kadar çoğu MVNO olan işletmeci tarafından üstlenilirse, yetenek anlamında MVNO o derece MNO'ya yaklaşır, en üst seviyede de tam MVNO (full MVNO) adını alır.  Bu farklı işlevlerin biraz daha farklı boyutlarda ayrıştırılmış halini Resim 1'de görmek mümkündür.
 
Resim 1: MVNO Seviyeleri
 
Düzenlemeler (regülasyon):
2009'un ikinci çeyreğinden itibaren MVNO lisansları ülkemizde verilmeye başlandı (yukarıda bahsi geçenler içinde TTNet Mobil örneği hariç diğerleri MVNO lisansı altında değil, gelir paylaşımı ortaklığı – GPO – yöntemiyle yürütülmektedir).  Henüz düzenlemeler anlamında önümüzde gidilmesi gereken uzunca bir yol var ve işe bilhassa yukarıdaki 2. ve 3. maddeleri de dahil ederek gerçekleştirebilmek anlamında netleşmesi gereken onlarca madde başlığı mevcut.  Yine de gelişmelere iyimser gözle bakarsak gelecekten beklentimiz neler olabilir, buna bir bakalım:
Sanal mobil operatörlük işi nereye gidebilir?
Bu soruya yurtdışındaki mevcut örneklerden de yola çıkarak cevap vermek gerekirse, tipik olarak perakende zincir sahipleri, holdingler, meslek birlikleri, ulaşım şirketleri, bankalar ve mevcut alternatif telekom operatörlerinin Sanal Mobil Şebeke İşletmecisi olması mümkün gibi durmaktadır.  Zihinlerde ne tür olası isimler olduğunun belirmesi açısından bu kategorilere ait birkaç görseli de Resim 2'de bulabilirsiniz.

Resim 2: Türkiye'de olası bir MVNO uygulamasında yer alabilecek segmentler ve bu segmentlerden örnekler.  En sağ sütunda ise mevcut MVNO örnekleri yer almaktadır.
 
Dolayısıyla, ayda 5-6 defa gidip alışveriş yaptığınız market, sıklıkla ev eşyası aldığınız dev mağaza, şehirlerarası veya uluslar arası seyahatlerinizde kullandığınız uçak şirketi, ayda 2-3 defa depoyu doldurttuğunuz favori benzin istasyonunuz, bankanız veya halihazırda telefon & ADSL hizmetini kullandığınız operatörünüz size kendi markası ile sözleşme yapabiliyor, bir SIM kartı satabiliyor, belki yanında teklife bağlı olarak telefon cihazı da sunuyor olabilecek.  Halihazırda bu kurumlarla alışverişiniz olduğu için de, sizi daha iyi tanıyor ve ihtiyaca daha uygun teklifler üretebilme şansına sahip olacaklar. 
Değerlendirme:
Lisanslar her ne kadar 2009 yılından beri mevcut olsa da, sonuca göre değerlendirdiğimizde, Türkiye'de MVNO pazarı oldukça başarısız olarak değerlendirilebilecek bir durumdadır; daha da doğrusu böyle bir pazar son 1,5 senede oluşamamıştır (bu cümledeki "başarı" sözcüğünün tanımı: "imtiyaz sözleşmesi olan mevcut 3 mobil işletmeci haricinde, kendi markasıyla SIM kartı satan MVNO lisansı olan bir 4. işletmecinin pazarda mevcut olması durumu"). 
2011 yılıysa; sunulmuş ve sunulmakta olan düzenlemeler paralelinde, MNO-MVNO arası çalışma şeklinin netleştirilmesi için Kurum-MNO-MVNO arasındaki uğraşların verildiği bir yıl olacaktır.  Sıkıntılara rağmen, lisansların verilişinin 2. yılını dolduracağı 2011 yılında ve onu takip edecek 2012 yılında Türkiye MVNO pazarında hareketlilik olacaktır diye ümit etmekteyim.

Dr. Barış Bulut, 
www.barisbulut.com
www.enforma-tr.com
[email]bilgi@enforma-tr.com[/email]

Rehberlik Hizmetlerinin 118'den 118ab'ye Geçişi

Eskiden sadece 118 kısa numarası altında sunulan hizmet, kısa bir sürede çeşitlenip sıklıkla reklamlarını görebildiğimiz bir noktaya geldi.

Eskiden sadece Türk Telekom tarafından 118 numarası üzerinden sunulan rehberlik hizmetleri, düzenlemelerin değişmesiyle birlikte artık birkaç senedir alternatif şirketler tarafından da sunulabilir hale geldi.  Bunun için, orijinal numara olan 118'in sonuna 2 basamak daha eklenerek 118ab haline getirildi ve alternatif işletmecilerin kullanımına sunuldu.  Yerleşik işletmeci olan Türk Telekom otomatik olarak 11811'i almaya hak kazandı ama diğer işletmeciler 118ab'deki kendi "ab" kombinasyonlarını seçerek (a>=1 olma sınırlaması mevcuttur) faaliyete başladılar.
 
 

Pazar:
Türkiye'de mevcut pazarın büyüklüğü aylık 6 milyon TL büyüklüğünde.  Dakika fiyatının yaklaşık olarak 1 TL olduğu pazarda, bu yaklaşık olarak aylık 6 milyon dakika süren rehberlik hizmeti sorgulanması demektir.  Hizmeti sunanların başında 11880, 11818 ve 11824 numaraları ön planda durmakla birlikte, diğer 10 aktif numara da şu şekildedir: 11810, 11820, 11822, 11833, 11844, 11858, 11866, 11881, 11883 ve 11888. 
 


Kullanım:
Hizmetin normal kullanışında son kullanıcı Türk Telekom, Turkcell, Vodafone veya Avea hattından doğrudan ilgili 118ab numarasını tuşlayarak hizmete ulaşıyor.  Hizmeti kullanan tüketici, faturasız hat kullanıyorsa kullanım tutarı TL'sinden (kontöründen) düşülmekte, faturalı hat kullanıcısı ise ay sonunda faturasına yansıtılmaktadır.  Şu anda temelde özel veya tüzel kişi isminden telefon numarası ve adres bilgisine ulaşmak, eğer istenirse 118'li numaranın tarifesinden çağrıyı bağlatmak mümkün.  Henüz tersi yönde, yani numaradan isim sorgusu yapmak mümkün değil. 
 
Hizmetler arası farklılık:
Bu temel hizmete farklılık katarak, farklı 118'li numaraları birbirinden ayrıştıracak farklılıklar şunlar olabilmekte:


  • 118ab çağrı merkezine ne kadar hızlı bağlanabildiğiniz,
  • Bağlandıktan sonra ne kadar bekletildikten (müzikle oyalandıktan) sonra size birisinin aramak istediğiniz kişi veya kurumun adını sorduğu,
  • Akabinde de bu sorgunun ne kadar hızlı ve "doğru şekilde" tamamlanıp numaranın sizin not etmeniz için sesli olarak size okunduğu (bazı sorgulara bir servisçe başarıyla geri dönüş yapılabilirken, bir diğeri aradığınız yeri bulamayabiliyor - veri tabanı zenginliği ve güncelliği önemli).

Ek Hizmetler:
Bazı rehberlik hizmetleri temel isimden numara sorgulamanın ötesine gidip, başka katma değerli hizmetler sunmaktadır.  Bunların içinde nöbetçi eczane, hastane ve özel ambulans bulma; araç kurtarma, çilingir ve tesisatçı çağırma; polis merkezi, itfaiye ve taksi durağı arama; seyahat, turizm acentası, kafe, restoran, çiçekçi, otel, kreş ve anaokulu, sinema ve tiyatro, güzellik salonu sorgulama gibi sorgulamalar sayılabilir.  Ayrıca, kimi zaman bir noktaya yakın yerde, misal olarak diş hekimi, sorgulandığında, aynen Google sponsored links'e benzer şekilde, daha önceden ilgili rehberlik hizmeti şirketine ücret karşılığı kaydolmuş olan bir diş hekimi sonuçlarda ön planda sıralamaya girmeyi başarabilmekte.
 
Gelecek:
Rehberlik hizmetlerinin pazar hacmi giderek artmaktadır. Halihazırda bu servise hizmet veren çağrı merkezlerinde 1000'in üzerinde kişi istihdam ediliyor.   Pazarın orta / uzun vadede başarısını; verilen hizmetin sunduğu değer algısının devam edip etmeyeceği, fiyatta rekabet, yaygınlaşan mobil İnternet'in sesli 118 sorgusuna duyulan ihtiyacı azaltıp azaltmayacağı ve 118'li servislerin standart hizmetin dışına çıkıp değer algısını katlayacak şekilde katma değerleri sunmada ne kadar başarılı olacakları belirleyecek gibi duruyor.
 
Dr. Barış Bulut, 
www.barisbulut.com
www.enforma-tr.com
[email]bilgi@enforma-tr.com[/email]

Bankacılık Sistemlerinde Güvenlik

Bankacılık sistemlerinde devam eden güvenlik arttırıcı çalışmaların paralelinde, unutulan noktalardan doğan açıklar güvenlik riski oluşturmakta.

Geçtiğimiz haftalarda müşterisi olduğum banka beni arayarak kredi kartımın yurtdışında iki kez başarısız kullanılma teşebbüsü üzerine, güvenlik sebebiyle kartımın askıya alındığını söyledi.  Son zamanda oldukça arttırılmış ve dünya ortalamasın ilerisinde olduğunu görebildiğim güvenlik teknoloji ve protokollerine rağmen kartımın nasıl kopyalanabildiği çok da anlayamamakla birlikte, bankacılık işinin gelişimini şöyle bir düşünmeye başladım.
 
Güvenlik – Ölçütler ve Açıklar
 
Bankacılık işlemlerini sadece bankaya giderek yapabildiğimiz eski günleri belki anımsayacaksınızdır.  Sonrasında monokrom ekran (tek renkli) bankamatikler (ATM) ve ATM kartları devreye girdi.  İlk zamanlarda, daha ziyade cihazın güvenliği için, bu makineler kilitli ortamlardaydı, hatta ATM kartınız yoksa bankamatiğin olduğu yere dahi  giremiyordunuz.  O zamanlar DSL üzerinden sürekli bağlantı yoktu; yerine çevirmeli ağ (dial-up) bağlantısı vardı.  Bu nedenle bazı bankalar her ATM kullanımında kartın şifresini (şifre, Güvenlik Ölçütü #1), dial-up üzerinden merkeze bağlanıp sorgulamaktaydı – hatta ve hatta, bu sorgu sırasında gereken bağlantı için kontör tüketilmekte ve ATM kullanıcısı kişi sorgu haricinde bir işlem yapmadığı zamanlar bankayı masrafa sokmaktaydı – bunu gören bazı bankalar açıkgözlü davranarak güvenlik açığı verme pahasına kart şifrelerini açık şekilde kart üzerinde tuttular (Güvenlik Açığı #1).  Hatta o zamanlar ATM'nin yanında bir telefon ahizesi de mevcuttu ve yardım (işlem güvenliği, Güvenlik Ölçütü #2) için o telefonu kullanabiliyordunuz.  Fakat düşünülmeyen bir nokta da mevcuttu ki en az bir yerli bankamızın benzer telefonunu kullanarak sadece bankanın çağrı merkezini değil, Türkiye'deki her telefonu arayabiliyordunuz (o zamanlar cep telefonları devreye girmediği için sadece Telekom hatlarını arayabiliyordunuz – yılı tahmin edebiliyorsunuzdur sanırım – 1989 civarı – Güvenlik Açığı #2).  Derken renkli ekranlar, dokunmatik ekranlar, çevirmeli ağ bağlantısı yerine DSL bağlantısı üzerinden bağlantı olanakları ve yeni nesil bankamatik cihazları sayesinde hem işlem yapmak kolaylaşıp hızlandı, hem de işlem yeteneği arttı.  
 

ATM'lerdeki gelişmelerin paralelinde İnternet üzerinden de bankacılığın genel anlamda para yatırmak haricinde hemen her işlem için kullanılabiliyor olmasının hem bankalara tasarruf anlamında, hem de kullanıcılara sunduğu rahatlık anlamında getirdiği büyük faydalar oldu. 
 
Güvenlik önlemleri her ne kadar arttırılmış olsa da, bankaların gerçek implementasyonda bu kural ve politikalara ne kadar sadık kaldığının yeterince kontrol edilmediğini düşünür gibi oluyorum.  Mesela kredi kartının PIN'le tuşlanarak kullanılması her ne kadar "çok, çok" iyi bir gelişme olsa da (Güvenlik Ölçütü #3), PIN'i girerken size yakın duran meraklı gözlerin çok rahat şekilde o PIN'i görme ve sonradan kullanma olasılıkları da o derece yüksek (Güvenlik Açığı #3) – hatta risk o derece kötü ki, PIN numarası ile kredi kartından nakit avans çekilmesi durumunda mesuliyetin %100'ü müşteride oluyor, banka hiçbir sorumluluk üstlenmiyor.  PIN girdiğiniz POS cihazının uzatılabilir klavyesi (keypad) yurtdışında genelde üstten korumalı durumdadır (parmaklarınız bir miktar içeri girerek tuşlarsınız ve yanınızda veya karşınızda duran kişiler ne tuşladığınızı göremez).
 
Bazı Güvenlik Ölçütü ve Eksik Uygulamadan Doğan Güvenlik Açığı Örnekleri
 
Yapılması hedeflenenler:


  1. Bankamatikte kartla işlem yaparken şifre kullanımı
  2. ATM'nin yanında yardım için müşteri hizmetlerine bağlanma amaçlı mevcut duran bir telefon
  3. Alışverişlerde kredi kartı işlemlerinin imza yerine PIN girişi yapılarak sağlanması
  4. Online bankacılık işlemlerinde tek kullanımlık şifrenin (SMS) devreye alınmasıHata sonucu oluşan güvenlik açıkları:

    1. Bazı bankaların güvenlik açığı verme pahasına kart şifrelerini açık şekilde kart üzerinde tutması
    2. Sadece bankanın çağrı merkezini değil, Türkiye'deki her telefonu arayabilme şeklinde sistem açığı
    3. Tuş takımının açıkta durmasından ötürü yakınınızda duran kişilerin PIN numaranızı rahatlıkla görebilmesi
    4. Bazı bankaların online arayüzlerinde halen SMS veya tek kullanımlık şifre doğrulamasının olmaması.Yakın zamanda son kullanıcıyı ilgilendiren diğer gelişme olarak, Türkiye'de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, 1 Ocak 2010 itibariyle güvenlik duvarlarını bir kademe daha yükseltti (Güvenlik Ölçütü #4).  Bu tarihten itibaren tüm İnternet bankacılığında artık "Tek Kullanımlık Şifre" zorunlu kılındı (BDDK tarafından 14 Eylül 2007 tarih ve 26643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bankalarda Bilgi Sistemleri Yönetiminde Esas Alınacak İlkelere İlişkin Tebliğ uyarınca 01.01.2010 tarihi itibariyle İnternet Bankacılığı'na ve WAP Bankacılığı'na her girişte tek kullanımlık şifre kullanımı zorunludur).  Bu sayede artık Türkiye'de bankanızın online sistemlerine girerken, kayıtlı cep telefonunuza SMS yoluyla tek kullanımlık bir şifre gönderilmekte.  Örneğin Türkiye'de ilk 4'te yer alan bir bankanın uygulamasında Mobil cihazlardan WAP bağlantısı üzerinden bankanın sitesine girdiğinizde, SMS ile şifre doğrulama veya tek kullanımlık şifre sorgulama olmamakta (Güvenlik açığı #4).  Bu da sırf "nasıl olsa SMS ile tek kullanımlık şifre gelecek" rahatlığıyla diğer parolasını son derece basit ("123456" gibi) ayarlamış pek çok kişinin banka hesaplarını riske sokar durumda.
       
      Sonuç

      Bilhassa bankacılık gibi hassas ve son derece güvene dayanan bir sistemde bir güvenlik ölçütü devreye alındığında, uygulanması gereken tüm protokol ve politikalara da bağlı kalınıp kalınmadığının "gerçek denetiminin" gerçekleştiriliyor olması gerekmekte.  Bu olmadığı takdirde, hemen akabinde bir güvenlik açığının da oluşması işten değil gibi gözüküyor.
       
      Dr. Barış Bulut, 
      www.barisbulut.com
      www.enforma-tr.com
      [email]bilgi@enforma-tr.com[/email]
       
      Not: Herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutlarım

MetroCEPsüel Durumlar

Sayın abonemiz. Aradığınız kişi şu anda metroda yolculuk yapıyor, lütfen yeryüzüne çıktığında tekrar deneyin.

İstanbul'dasınız, Maslak veya 4. Levent'ten metroya binip Taksim veya Şişhane'ye gideceksiniz.  Metronun yüzeye açılan merdivenlerinden aşağıya inmeye başlıyorsunuz.  Bir süre sonra doğal olarak cep telefonunuz yüzeydeki baz istasyonundan kopup, yer altındaki baz istasyonuna geçiyor.  Ve işte tam o anda siz halen 3G cep telefonunuz ve son nesil iPhone, Blackberry veya benzeri bir akıllı telefonunuz var zannediyor olabilirsiniz, ama aslında hayır!  Cebinizdeki telefon artık bakkalınızdaki kontörlü telefondan farksız.  Neden mi?  Çünkü İstanbul Metrosu içindeyken cep telefonunuza bir gelen çağrı, SMS veya data bağlantısı alamıyorsunuz, email alıp gönderemiyorsunuz; sadece çağrı başlatabiliyor ve SMS gönderebiliyorsunuz.  Tek yönlü.  Ne zamana kadar mı? 
 
Sürece bakalım:
• Aşağıya inişinizi tamamlıyorsunuz (2-3 dk).
• Gişeden geçiyorsunuz.  Bir kat daha iniyorsunuz (platforma) (2 dk)
• Platform'da bir sonraki metro treninin gelmesini bekliyorsunuz, trene biniyorsunuz, tren kalkıyor (6-10 dk).
• 6 durak sonra iniyorsunuz (14 dk)
• 2 kat yukarı çıkıyorsunuz (6-8 dk)
• Cep telefonunuz Taksim veya Şişhane'de siz yüzeye çıktığınızda artık yer altında kalan baz istasyonu ile irtibatı sürdüremiyor ve tamamen yerüstü baz istasyonlarıyla irtibatlı olarak çalışmaya başlıyor.
 
Bazı Dünya Metro Amblemleri

 
Yani, yarım saatten daha uzun bir süre iletişimsiz – "incommunicado" – durumdasınız.  Dahası, sizi arayanların aldığı anonslar da oldukça tuhaf.  Normalde sizin cep telefonunuz kapalıyken karşı tarafın duyduğu anons kadar hızlı ve net olmayan, birkaç saniye sessizlikten sonra gelen "aradığınız kişiye ulaşılamıyor" anonsu.  Siz yüzeye çıktıktan bir süre sonra da kullandığınız operatörünün "kim aramış" benzeri servisinden gelen SMS'leri almaya başlıyorsunuz ve bu sefer de takip eden birkaç dakika sizi arayan numaraların karşılık geldiği kişinin kim olduğunu anlamak ve onları geri aramakla geçiyor. 
 
Sonuç olarak, işinize giderken 30-40 dk iptal durumdasınız.  Dönüşte de yine 30-40 dk iptal durumdasınız.  Diğer bir deyişle, bir günde toplam 1 saatten fazla ulaşılamazlık hali
 
Bu İstanbul Metro'sunun durumu.  Diğer ülkelerdeki duruma baktığımızda karşımıza maalesef bizi sona koyan bir tablo çıkıyor (Tablo 1).
 
TABLO 1. Şehir/Ülke Cep Telefonu ile tam olarak çalışıyor mu 
Şehir, Ülke           Platformda  Tünelde
Amsterdam, Hollanda   Çalışıyor   Çalışıyor
Berlin, Almanya       Çalışıyor   Çalışıyor
Brüksel, Belçika      Çalışıyor   Çalışıyor
Helsinki, Finlandiya  Çalışıyor   Çalışıyor
Kopenhag, Danimarka   Çalışıyor   Çalışıyor
Lisbon, Portekiz      Çalışıyor   Çalışıyor
Madrid, İspanya       Çalışıyor   Çalışıyor
Milan, İtalya         Çalışıyor   Çalışıyor
Oslo, Norveç          Çalışıyor   Çalışıyor
Paris, Fransa         Çalışıyor   Çalışıyor
Prag, Çek Cumhuriyeti Çalışıyor   Çalışıyor
Sofya, Bulgaristan    Çalışıyor   Çalışıyor
Stokholm, İsveç       Çalışıyor   Çalışıyor
Viyana, Avusturya     Çalışıyor   Çalışıyor
Washington DC, ABD    Çalışıyor   Çalışıyor

Bükreş, Romanya       Çalışıyor   İptal
Londra, İngiltere     Çalışıyor   İptal
Moskova, Rusya        Çalışıyor   İptal
İstanbul, Türkiye     Kısmen      İptal

Çalışıyor: Mevcut mobil şebekeler içinden en az birisinin ilgili metronun halka açık olarak kullanımda olan ve makul uzunluktaki bir kesiminde çalışır olduğu anlamına gelir.
İptal: Cep telefonu sinyali yok.
Kısmen: İstanbul Metro'sunda, sadece platformda beklerken çağrı yapmak ve SMS göndermek için sinyal var, ama çağrı veya SMS almak, data iletişimi mümkün değil.

Gelişmiş pekçok metroda hem platform hem de tünelde tam sinyal mevcut olduğu için yer altında olduğunuz süre boyunca hayattan kopmuyorsunuz.  Diğer yandan, İstanbul metrosunun özelliği sebebiyle bu mümkün değil.  Ama bundan faydalanmak da mümkün: Eğer İstanbul'daysanız ve patronunuz sizi aradığında ulaşmasını istemiyorsanız cebinizi kapayın; daha sonra nerede olduğunuzu sorduğunda, aradığı zaman metroda yolculuk halinde olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Bu sayede biraz kendinize özel zaman yaratmış olmakla birlikte, aynı zamanda ekonomik olsun diye taksi yerine metro kullandığınız için patronunuzun gözüne bile girmiş olursunuz !
 
Dr. Barış Bulut, 
www.barisbulut.com
www.enforma-tr.com
[email]bilgi@enforma-tr.com[/email]

Sizi Arayan Dostunuzu Kazıklamak

0850'li numaralı sabit telefon aldınız. Arama yapabiliyorsunuz - çok ucuza. Sizi arayabiliyorlar da - peki o ne kadara? İşte bu maliyete bakıyoruz.

Dört ay kadar önceki Sabit Numaramızı Taşıyoruz yazımda, 0850 xxx xxxx şeklinde olan, yeni tahsis edilecek göçebe numaralardan bahsetmiştim.  Bu numaraların başarılı şekilde aranabiliyor olması için Türk Telekom, Turkcell, Vodafone ve Avea ile, 0850'li numaranın tahsis edildiği işletmeci arasında arabağlantının sağlanmış olması gerektiğini belirtmiştim. 
 
Son gelişmeler: 
Normalde 9 Mayıs 2009'da (doğru duydunuz, "2009") hayata geçmesi hedeflenen bu değişimde, yakın zamanda yapılan çalışmalar bazı sonuçlar vermeye başladı.  Tamamı olmasa da, bazı alternatif operatörlerin 0850'li numaraları dışarıdan aranabilmeye başlandı; diğer bir deyişle, misal olarak şu anda artık cep telefonunuzdan arkadaşınızın 0850'li numarasını arayabiliyor ve konuşabiliyorsunuz.   Hatta, bir alternatif operatörün sağladığı 0850'li numara arkasındaki VoIP telefon hattı üzerinden, bir başka alternatif operatörün 0850'li numarasına sahip abonesini dahi arayabiliyorsunuz.  Geç bir gelişme ve daha yapılması gereken çok iş olsa da, gelişmeler takdiri hak ediyor.!
 
Maliyet: 
0850'li numaraların aramanın arayana maliyetinin ne olduğu konusunda netlik yok.  Bilinçli tüketici olarak web sitelerine baktığınızda konuyla ilgili bilgi bulamadığınız Turkcell ve Vodafone, çağrı merkezini aradığınızda 0850'li numaralara yapılan çağrıların maliyeti konusunda henüz bilgi veremediklerini ifade ediyor.  Vodafone yakında bu konuyla ilgili SMS ile ilgili bilgilendirme yapacaklarını ifade ediyor.  Avea ve Türk Telekom ise tarifelerini netleştirmiş durumdalar ve 0,24 TL/dakika olarak ilan ediyorlar (ve varsa aylık ücretsiz avantaj dakika paketlerinden hariç tutuyorlar). 
 
Tespitlerim:


  1. BTK'nın getirdiği olası tavan fiyatın altında kalmak dışında, pazarda tarifeyi serbest rekabet belirlemekle birlikte, halihazırda Türk Telekom ve Avea tarafından dakika tarifesi olarak ilan edilen 0,24 TL oldukça yüksek, tüketicinin (eğer önceden haberi varsa) o numarayı aramasını engelleyici, eğer ay sonunda faturayı görünce haberi olacaksa kazıklanmışlık hissi uyandırma potansiyeli olabilecek seviyede bir rakam.
  2. Turkcell ve Vodafone üzerinden şu anda arama yapılıp konuşma yapılabilen 0850'li numaraların tarifesi hakkında bilgi verilmemesi (bu bilginin çağrı merkezine sorulduğunda dahi bilinmediğinin aktarılması), tüketici hakları açısından sakıncalı bir durum – en kısa zamanda düzeltileceğini ummakla birlikte, normal şartlarda bir hizmetin satılır duruma gelmesinden önce mutlak suretle fiyatının ve varsa koşullarının da şeffaf şekilde duyurulması gerekir.
  3. Arabağlantı maliyeti (0850'li bir numara arandığı zaman gerçekten ödenen maliyet) baz aldığımızda, 0850'li numaraların aranması, 3 mobil işletmecinin numarasını aramaktan ortalamada daha ucuz olmakla birlikte, bu numaraların aranmasının yüksek fiyattan ücretlendirilmesi veya aylık avantajlı dakika paketlerinin dışında tutulmasını düşündürücü, yakın gelecekte tüketici tepkisini çekebilecek riske sahip ve tarife şeffaflığı ilkesine uyulmadığı durumlarda sakıncalı buluyorum.  Diğer GSM'ler yönüne, bazen yurtdışı sabit ve mobil hatlar yönüne de 100'lerce bedava dakikanız olduğu halde, kendi evinizdeki 0850'li VoIP telefonunuzu ararken ayrıca 0,24 TL/dakika ücretlendiriliyor olmak gibi bir durum tepki toplayabilir – bunu önlemek için şimdiden bir tarife revizyonu yapmak gerek.
  4. Alternatif işletmeciler için 0850'li numaraların çıkması yepyeni bir gelişme.  Zira, telefon kullanıcısına bu sayede kendileri numara verebiliyor olacaklar.  Ancak, bu numaranın aranabilir olmasının yüksek fiyat politikası ile engellenmesi ve tarife şeffaflığının olmaması başlıklarını kaygı verici noktaları olarak not ediyorum.
  5. Netleşmesi gereken konular: Acil numaraların aranması durumu halen netlik kazanmadı.  Türk Telekom hattını iptal ettirip alternatif işletmeciye geçen kullanıcı, acil durumda 112, 155 gibi numaraları aradığı zaman, bu numaraların çalışıyor olmasını (en yakın sağlık, polis vb birimine telefonun otomatik olarak bağlanmasını) bekleyecektir.  Bu şu anda çokça eksiği bulunan bir başlık.  Burada başta Kurum'un ve de işletmecilerin halen çözüm için uğraşmaları gerekiyor.
    İşletmeciler ve Sağladıkları 0850'li Numaralar: 


    İşletmeci      ""İnternet Adresi              ""Göçebe Numara
    İşletmeci      ""İnternet Adresi          ""Göçebe Numara
    Borusan Telekom""www.borusantelekom.com   ""0850 25[1,2,3] xxxx
    Doğan Telekom  ""www.dogantelekom.com     ""0850 266 xxxx
    Doruknet       ""www.doruk.net.tr         ""0850 273 9xxx
    Gisad          ""www.gisadtelekom.com     ""0850 321 xxxx
    Global İletişim""www.globaliletisim.com.tr""0850 20x xxxx
    İşnet          ""www.isnet.net.tr         ""0850 290 xxxx
    Koçnet         ""www.koc.net              ""0850 21x xxxx
    Millenicom     ""www.milleni.com.tr       ""0850 333 0xxx
    Superonline    ""www.tellcom.com.tr       ""0850 22x xxxx
    TTNet          ""www.ttnet.com.tr         ""0850 24x xxxx
    TurkNet        ""www.turk.net             ""0850 288 8xxx

    Güncel liste için buraya tıklayın.


    Dr. Barış Bulut, 
    www.barisbulut.com
    www.enforma-tr.com
    [email]bilgi@enforma-tr.com[/email]

Takip Edin
Kategoriler