Barış Bulut

MetroCEPsüel Durumlar

Sayın abonemiz. Aradığınız kişi şu anda metroda yolculuk yapıyor, lütfen yeryüzüne çıktığında tekrar deneyin.

İstanbul'dasınız, Maslak veya 4. Levent'ten metroya binip Taksim veya Şişhane'ye gideceksiniz.  Metronun yüzeye açılan merdivenlerinden aşağıya inmeye başlıyorsunuz.  Bir süre sonra doğal olarak cep telefonunuz yüzeydeki baz istasyonundan kopup, yer altındaki baz istasyonuna geçiyor.  Ve işte tam o anda siz halen 3G cep telefonunuz ve son nesil iPhone, Blackberry veya benzeri bir akıllı telefonunuz var zannediyor olabilirsiniz, ama aslında hayır!  Cebinizdeki telefon artık bakkalınızdaki kontörlü telefondan farksız.  Neden mi?  Çünkü İstanbul Metrosu içindeyken cep telefonunuza bir gelen çağrı, SMS veya data bağlantısı alamıyorsunuz, email alıp gönderemiyorsunuz; sadece çağrı başlatabiliyor ve SMS gönderebiliyorsunuz.  Tek yönlü.  Ne zamana kadar mı? 
 
Sürece bakalım:
• Aşağıya inişinizi tamamlıyorsunuz (2-3 dk).
• Gişeden geçiyorsunuz.  Bir kat daha iniyorsunuz (platforma) (2 dk)
• Platform'da bir sonraki metro treninin gelmesini bekliyorsunuz, trene biniyorsunuz, tren kalkıyor (6-10 dk).
• 6 durak sonra iniyorsunuz (14 dk)
• 2 kat yukarı çıkıyorsunuz (6-8 dk)
• Cep telefonunuz Taksim veya Şişhane'de siz yüzeye çıktığınızda artık yer altında kalan baz istasyonu ile irtibatı sürdüremiyor ve tamamen yerüstü baz istasyonlarıyla irtibatlı olarak çalışmaya başlıyor.
 
Bazı Dünya Metro Amblemleri

 
Yani, yarım saatten daha uzun bir süre iletişimsiz – "incommunicado" – durumdasınız.  Dahası, sizi arayanların aldığı anonslar da oldukça tuhaf.  Normalde sizin cep telefonunuz kapalıyken karşı tarafın duyduğu anons kadar hızlı ve net olmayan, birkaç saniye sessizlikten sonra gelen "aradığınız kişiye ulaşılamıyor" anonsu.  Siz yüzeye çıktıktan bir süre sonra da kullandığınız operatörünün "kim aramış" benzeri servisinden gelen SMS'leri almaya başlıyorsunuz ve bu sefer de takip eden birkaç dakika sizi arayan numaraların karşılık geldiği kişinin kim olduğunu anlamak ve onları geri aramakla geçiyor. 
 
Sonuç olarak, işinize giderken 30-40 dk iptal durumdasınız.  Dönüşte de yine 30-40 dk iptal durumdasınız.  Diğer bir deyişle, bir günde toplam 1 saatten fazla ulaşılamazlık hali
 
Bu İstanbul Metro'sunun durumu.  Diğer ülkelerdeki duruma baktığımızda karşımıza maalesef bizi sona koyan bir tablo çıkıyor (Tablo 1).
 
TABLO 1. Şehir/Ülke Cep Telefonu ile tam olarak çalışıyor mu 
Şehir, Ülke           Platformda  Tünelde
Amsterdam, Hollanda   Çalışıyor   Çalışıyor
Berlin, Almanya       Çalışıyor   Çalışıyor
Brüksel, Belçika      Çalışıyor   Çalışıyor
Helsinki, Finlandiya  Çalışıyor   Çalışıyor
Kopenhag, Danimarka   Çalışıyor   Çalışıyor
Lisbon, Portekiz      Çalışıyor   Çalışıyor
Madrid, İspanya       Çalışıyor   Çalışıyor
Milan, İtalya         Çalışıyor   Çalışıyor
Oslo, Norveç          Çalışıyor   Çalışıyor
Paris, Fransa         Çalışıyor   Çalışıyor
Prag, Çek Cumhuriyeti Çalışıyor   Çalışıyor
Sofya, Bulgaristan    Çalışıyor   Çalışıyor
Stokholm, İsveç       Çalışıyor   Çalışıyor
Viyana, Avusturya     Çalışıyor   Çalışıyor
Washington DC, ABD    Çalışıyor   Çalışıyor

Bükreş, Romanya       Çalışıyor   İptal
Londra, İngiltere     Çalışıyor   İptal
Moskova, Rusya        Çalışıyor   İptal
İstanbul, Türkiye     Kısmen      İptal

Çalışıyor: Mevcut mobil şebekeler içinden en az birisinin ilgili metronun halka açık olarak kullanımda olan ve makul uzunluktaki bir kesiminde çalışır olduğu anlamına gelir.
İptal: Cep telefonu sinyali yok.
Kısmen: İstanbul Metro'sunda, sadece platformda beklerken çağrı yapmak ve SMS göndermek için sinyal var, ama çağrı veya SMS almak, data iletişimi mümkün değil.

Gelişmiş pekçok metroda hem platform hem de tünelde tam sinyal mevcut olduğu için yer altında olduğunuz süre boyunca hayattan kopmuyorsunuz.  Diğer yandan, İstanbul metrosunun özelliği sebebiyle bu mümkün değil.  Ama bundan faydalanmak da mümkün: Eğer İstanbul'daysanız ve patronunuz sizi aradığında ulaşmasını istemiyorsanız cebinizi kapayın; daha sonra nerede olduğunuzu sorduğunda, aradığı zaman metroda yolculuk halinde olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Bu sayede biraz kendinize özel zaman yaratmış olmakla birlikte, aynı zamanda ekonomik olsun diye taksi yerine metro kullandığınız için patronunuzun gözüne bile girmiş olursunuz !
 
Dr. Barış Bulut, 
www.barisbulut.com
www.enforma-tr.com
[email]bilgi@enforma-tr.com[/email]

Sizi Arayan Dostunuzu Kazıklamak

0850'li numaralı sabit telefon aldınız. Arama yapabiliyorsunuz - çok ucuza. Sizi arayabiliyorlar da - peki o ne kadara? İşte bu maliyete bakıyoruz.

Dört ay kadar önceki Sabit Numaramızı Taşıyoruz yazımda, 0850 xxx xxxx şeklinde olan, yeni tahsis edilecek göçebe numaralardan bahsetmiştim.  Bu numaraların başarılı şekilde aranabiliyor olması için Türk Telekom, Turkcell, Vodafone ve Avea ile, 0850'li numaranın tahsis edildiği işletmeci arasında arabağlantının sağlanmış olması gerektiğini belirtmiştim. 
 
Son gelişmeler: 
Normalde 9 Mayıs 2009'da (doğru duydunuz, "2009") hayata geçmesi hedeflenen bu değişimde, yakın zamanda yapılan çalışmalar bazı sonuçlar vermeye başladı.  Tamamı olmasa da, bazı alternatif operatörlerin 0850'li numaraları dışarıdan aranabilmeye başlandı; diğer bir deyişle, misal olarak şu anda artık cep telefonunuzdan arkadaşınızın 0850'li numarasını arayabiliyor ve konuşabiliyorsunuz.   Hatta, bir alternatif operatörün sağladığı 0850'li numara arkasındaki VoIP telefon hattı üzerinden, bir başka alternatif operatörün 0850'li numarasına sahip abonesini dahi arayabiliyorsunuz.  Geç bir gelişme ve daha yapılması gereken çok iş olsa da, gelişmeler takdiri hak ediyor.!
 
Maliyet: 
0850'li numaraların aramanın arayana maliyetinin ne olduğu konusunda netlik yok.  Bilinçli tüketici olarak web sitelerine baktığınızda konuyla ilgili bilgi bulamadığınız Turkcell ve Vodafone, çağrı merkezini aradığınızda 0850'li numaralara yapılan çağrıların maliyeti konusunda henüz bilgi veremediklerini ifade ediyor.  Vodafone yakında bu konuyla ilgili SMS ile ilgili bilgilendirme yapacaklarını ifade ediyor.  Avea ve Türk Telekom ise tarifelerini netleştirmiş durumdalar ve 0,24 TL/dakika olarak ilan ediyorlar (ve varsa aylık ücretsiz avantaj dakika paketlerinden hariç tutuyorlar). 
 
Tespitlerim:


  1. BTK'nın getirdiği olası tavan fiyatın altında kalmak dışında, pazarda tarifeyi serbest rekabet belirlemekle birlikte, halihazırda Türk Telekom ve Avea tarafından dakika tarifesi olarak ilan edilen 0,24 TL oldukça yüksek, tüketicinin (eğer önceden haberi varsa) o numarayı aramasını engelleyici, eğer ay sonunda faturayı görünce haberi olacaksa kazıklanmışlık hissi uyandırma potansiyeli olabilecek seviyede bir rakam.
  2. Turkcell ve Vodafone üzerinden şu anda arama yapılıp konuşma yapılabilen 0850'li numaraların tarifesi hakkında bilgi verilmemesi (bu bilginin çağrı merkezine sorulduğunda dahi bilinmediğinin aktarılması), tüketici hakları açısından sakıncalı bir durum – en kısa zamanda düzeltileceğini ummakla birlikte, normal şartlarda bir hizmetin satılır duruma gelmesinden önce mutlak suretle fiyatının ve varsa koşullarının da şeffaf şekilde duyurulması gerekir.
  3. Arabağlantı maliyeti (0850'li bir numara arandığı zaman gerçekten ödenen maliyet) baz aldığımızda, 0850'li numaraların aranması, 3 mobil işletmecinin numarasını aramaktan ortalamada daha ucuz olmakla birlikte, bu numaraların aranmasının yüksek fiyattan ücretlendirilmesi veya aylık avantajlı dakika paketlerinin dışında tutulmasını düşündürücü, yakın gelecekte tüketici tepkisini çekebilecek riske sahip ve tarife şeffaflığı ilkesine uyulmadığı durumlarda sakıncalı buluyorum.  Diğer GSM'ler yönüne, bazen yurtdışı sabit ve mobil hatlar yönüne de 100'lerce bedava dakikanız olduğu halde, kendi evinizdeki 0850'li VoIP telefonunuzu ararken ayrıca 0,24 TL/dakika ücretlendiriliyor olmak gibi bir durum tepki toplayabilir – bunu önlemek için şimdiden bir tarife revizyonu yapmak gerek.
  4. Alternatif işletmeciler için 0850'li numaraların çıkması yepyeni bir gelişme.  Zira, telefon kullanıcısına bu sayede kendileri numara verebiliyor olacaklar.  Ancak, bu numaranın aranabilir olmasının yüksek fiyat politikası ile engellenmesi ve tarife şeffaflığının olmaması başlıklarını kaygı verici noktaları olarak not ediyorum.
  5. Netleşmesi gereken konular: Acil numaraların aranması durumu halen netlik kazanmadı.  Türk Telekom hattını iptal ettirip alternatif işletmeciye geçen kullanıcı, acil durumda 112, 155 gibi numaraları aradığı zaman, bu numaraların çalışıyor olmasını (en yakın sağlık, polis vb birimine telefonun otomatik olarak bağlanmasını) bekleyecektir.  Bu şu anda çokça eksiği bulunan bir başlık.  Burada başta Kurum'un ve de işletmecilerin halen çözüm için uğraşmaları gerekiyor.
    İşletmeciler ve Sağladıkları 0850'li Numaralar: 


    İşletmeci      ""İnternet Adresi              ""Göçebe Numara
    İşletmeci      ""İnternet Adresi          ""Göçebe Numara
    Borusan Telekom""www.borusantelekom.com   ""0850 25[1,2,3] xxxx
    Doğan Telekom  ""www.dogantelekom.com     ""0850 266 xxxx
    Doruknet       ""www.doruk.net.tr         ""0850 273 9xxx
    Gisad          ""www.gisadtelekom.com     ""0850 321 xxxx
    Global İletişim""www.globaliletisim.com.tr""0850 20x xxxx
    İşnet          ""www.isnet.net.tr         ""0850 290 xxxx
    Koçnet         ""www.koc.net              ""0850 21x xxxx
    Millenicom     ""www.milleni.com.tr       ""0850 333 0xxx
    Superonline    ""www.tellcom.com.tr       ""0850 22x xxxx
    TTNet          ""www.ttnet.com.tr         ""0850 24x xxxx
    TurkNet        ""www.turk.net             ""0850 288 8xxx

    Güncel liste için buraya tıklayın.


    Dr. Barış Bulut, 
    www.barisbulut.com
    www.enforma-tr.com
    [email]bilgi@enforma-tr.com[/email]

Televizyon'un Yeni Nesil Uzantısı: WEB TV

Giderek yaygınlaşan premium içerikli WEB TV ürünlerine teknoloji ve rekabet açılarından bakan bir yazı

Hızların artmasıyla birlikte İnternet'in sadece kullanıcı tarafından üretilmiş kısa metrajlı ve düşük görüntü kalitesindeki içerikler için değil, telif hakkıyla gelen uzun video içerikler için de tercih edilen bir dağıtım yolu olarak kullanılması yöntemi - yani WEB TV - oldukça yaygınlaştı.  Ülkemizde bu hizmeti sunan ana sağlayıcılara baktığımızda ilginç bilgiler ortaya çıkmakta.

Türkiye'de uzun bir süre boyunca çevirmeli ağ (dial-up network) teknolojisi kullanıldı.  Ardından DSL teknolojisine geçildi.  Zamanla fiyatların da makul seviyeye çekilip orada tutulması, paralelinde hızın katlanarak artması sayesinde, video görüntülerini giderek artan kalitelerde izleyebilir olduk. 

Online olarak video içeriğini seyredilebileceğimiz, kullanıcı tarafından üretilen (user-generated) nispeten kısa metrajlı içeriklerin yer aldığı siteler sayesinde trafikler çokça arttı, içeriğin barındırıldığı noktalar yurtdışında merkezlendiği için de uluslararası veri transmisyon kapasitesinin büyük oranda kullanımınına bu trafik sebebiyet verdi.


Kullanıcı tarafından üretilmiş içerik dışında, daha büyük üretim maliyetleri ve telif hakları olan, daha yüksek içerik ve görüntü kalitesine sahip içerik de İnternet'te yerini almaya başladı.  Bir açıdan standart televizyonun uzantısı olan, ama İnternet'in olduğu yerde istenildiği zaman ve yerden takip edilebilen, seçip beğenilip alınıp tüketilebilen içerikler türedi.  Bu yazıda, WEB TV olarak nitelenen bu içerik sunumunu yapan online sitelerden, Türkiye'de içerik ve pazar yönünden ön plana çıkan 4 tanesini analiz edeceğiz. 

WEB TV konseptindeki temel bileşenleri içerik, içerik yönetimi, içerik dağıtımı ve içerik gösterimi başlıkları altında Tablo 1'deki gibi ayrıştırmak mümkündür.

Ülkemizde pazara baktığımızda görebileceğimiz 4 ana WEB TV sitesini alfabetik sıraya göre DigiturkWebTV (www.digiturkwebtv.com.tr), İsteİzle (www.isteizle.com), SuperPlay (www.superonline.com/superplay) ve Tivibu (www.tivibu.com.tr) olarak listelemek mümkündür.  Şu ana dek toplamda çeyrek milyon civarı abone yakalamış olan bu ürünlere ait bazı değerlendirmeler Tablo 2'de listelenmiştir.

Bazı arkaplan ayrıntıların dışında, kullanıcıyı doğrudan etkileyen özelliklerin incelemesini Tablo 3'tedir.  

 



Yorumlar ve Sonuç:


  • İnternet'te çoğu zaman telif hakkı ihlalleri yapan farklı alternatifler üzerinden video içerik izlemek mümkünken, bu yazıda analiz edilen siteler üzerinden oldukça makul ücretler karşılığında canlı dizi, futbol maçı gibi "premium" içeriklerin kaliteli ve yasal olarak seyredilebiliyor olmasını iyi bir gelişme olarak değerlendirmek mümkün.
  • Değişken İnternet hızına uyum sağlayabilecek şekilde veri aktarım hızını ayarlayabilen altyapıların, görüntü akışını kesmeden o anda sağlanabilen bant genişliğine adapte olmaları açısından diğerlerine göre avantajı vardır. Video izlerken geçen veri miktarı, görüntünün veri hızı ve izleme süresi ile doğru orantılıdır.  Sınırlı kotalı İnternet kullanan abonelerin video izlerken buna dikkat etmesi gerekmekte, zira 4GB kotalı paketlerde 9,25 TL/GB, 6 GB kotalı paketlerde ise 8,32 TL/GB kota aşım bedeli alınmakta.  Tablo 4'te sözkonusu veri miktarları özetlenmiştir.



  • Oynatıcı Windows tabanlıysa, Windows Media Player'ın mutlaka yasal (lisanslı) olması gerekiyor.  Flash veya Silverlight gereken durumlarda ise bu yazılımların bilgisayarda yüklü olması şart.
  • Dağıtım ağındaki sunucuların yurtdışında merkezlenmiş olması durumunda ülkenin uluslararası İnternet çıkışındaki kapasite durumu veri akışının kalitesini tayin eder durumda oluyor.  Diğer yandan, son kilometre (last mile) fiber hat değilse, ADSL altyapısını oluşturan Türk Telekom'un  bakır kablo kalitesi ve DSLAM'ine (dijital abone hat çoklayıcısı) kritik bir noktada bağlı kalınmaktadır (veri hızının adaptif olması bilhassa bu gibi durumlarda faydalı).

Özetle, görünen o ki, artan İnternet erişim hızı ile birlikte, içeriğin de giderek daha iyi yönetilmesi ve sunulmasıyla, WEB TV her geçen gün daha da ilginçleşerek büyüyecek gibi duruyor .

Not: Katkılarından ötürü Mecit Erten'e teşekkür ederim.

Dr. Barış Bulut, 
www.barisbulut.com
www.enforma-tr.com
[email]bilgi@enforma-tr.com[/email]

Takip Edin
Kategoriler