Dark Executioner

Veda yazısı ve blog devri meselesi

Chip Blog'ta geçirdiğim güzel günler anısına...

Öncelikle bir yılı aşkın süredir devam ettiğim Dark Executioner Blog adlı blog sayfamı kişisel olarak kapattığımı ve artık yazı yazmayacağımı söylemek isterim.Bilmiyorum kaç kişiyi ya da kimseyi ilgilendiriyor mu? Sürekli takip edenler veya takip etmeye çalışanlar var mı ama bu yazıyı yazma gereği duydum ben.

Genelde güncel tutmaya çalıştığım blog sayfamı kapatma nedenim Joyistik.com'da başladığım oyun yazarlığı serüvenim.Genel olarak teknoloji alanından sıyrılıp asıl işim olan oyunlar hakkında bişeyler yazmaya başladım ve bu olaydan çok memnunum şuan için.

Eğer takip etmek isteyen veya bakalım bu çocuk neler yazmış diye göz atmak isteyen varsa.Buyursun sitemize bekleriz. (ilk gelenede kahvesi benden hemde bol köpüklüsünden :D )

http://www.joyistik.com/

Dark Executioner Blog Devir İşlemi !

Her ne kadar Dark Exe Blog'u bıraksamda kapatmayı veya yok olmasını istemem.Eğer blog sayfasını devam ettirebileceğini düşünen biri varsa buyursun gelsin konuşalım anlaşalım Dark Exe Blog ölmesin istiyorum...

Nerden bulucam hemşerim seni diye sorarsanız.Chip forumdan mesaj atabilirsiniz veya bu yazının altına mesaj bırakabilirsiniz...

Yazıda ve yapımda emeği geçen bana teşekkürler :)

Güle Güle Chip Blog
Güle Güle Dark Exe
Güle Güle Bu yazıyı okuyan sen...

Joyistik.com / Türkiye'nin yeni oyun adresi
Engin Saklı

Çocuk ve bilgisayar oyunları

Bilgisayar oyunları yararlı mı yoksa zararlı mı?

Günümüzde bilgisayar ve çocuk bulunan her eve kesinlikle bilgisayar oyunu en az bir defa girmiştir.Zaten bu çok doğal birşeydir çocuğun doğasında bulunan oyun oynama isteği kırılamaz veya yok edilemez çocuk mutlaka bir şekilde oyun oynar veya oynayabileceği bir ortama girer...

.Bilgisayar oyunlarının çocuklara etkisi

Bilgisayar oyunları deyince birçok çocuğun ve ailenin aklına şiddet içerikli oyunlar gelir.Bu yüzden ilk önce işe bu pencereden bakmakla başlayalım...

Şiddet içerikli oyunlar vardır ve olmayada devam edecektir.Bu oyunları çocukların oynaması ne derece doğrudur ne derece yanlıştır.İşte asıl soru bu...

Şiddet içerikli oyunları çocuklardan belli bir yaşa kadar uzak tutmak gerektiğini düşünüyorum.Bu yaş ilk aşamada 12 ikinci aşamada 16 olmalı çocuğunuza asla bu yaştan önce şiddet içerikli oyun oynatmamaya çalışın.Daha basit içinde spor olan veya daha eğlenceli çocuğun kişisel gelişimine yararlı oyunlar seçmek hem aile hem de çocuk sağlığı için 12 yaşına kadar idealdir.

Çocuğum 12 yaşında artık şiddet içeren oyunlar oynasın ortalığı yakıp yıksın mı?

Bu sorunun cevabı tabii ki hayır bu yaşta ve 16 yaşına kadar çocuğa içinde spor olan ve aşırı şiddet içermeyen oyunları oynatmalısınız.Bu oyunlar boks ve boksun dallarındaki oyunlar olabilir mesela.Peki neden bu tür oyunları oynamalı? Artık çocuk 12 yaşına geldiğinde farklı dallara ve farklı oyunlara yönelim göstermeye başlar onun ağır şiddet içeren oyunlardan uzak durması da ailenin elinde tabii ki.O nu yönlendirin ve basit ve içinde spor olan oyunları oynaması sağlayın böylece çocuğunuzun şiddet meraklısı biri olmasının önüne geçin...

Artık çocuğum 16 oldu her istediğini oynayabilir mi?

Aslında kısmen evet 16 yaş bir çocuk için artık etrafında olanları fark edip iyiyi kötüden ayırdığı bir yaştır.Yani çocuk bir savaş oyunu oynadığında onun gerçek olmadığını karşısındakilerin sadece sanal dünya da yer aldığını ve şiddetin sadece oyun içinde bir zevk olduğunu fark edebilir.Onu bu yaşlarda daha serbest bırakabilirsiniz.İstediği türde oyunu oynayıp oyundaki karakterlerin gerçek olmadığını çözmüştür.Bırakın sadece oynasın ve zevk alsın...

.Neden Oyun oynamalı ki...

Yazının başında da dediğim gibi çocuğun doğasında olan birşeydir ve engellenemez.Kısmen engellersiniz ama çocuk başka bir ortamda bu sefer hiçbir şekilde sizin kontrolünüzde olmadan istediği türde oyunu rahatlıkla oynar ve buda büyük bir hata olur aile için.

Özellikle günümüzde internet kafelerdeki denetimsizlik oyun oynamasını engellediğiniz çocuğun ekmeğine yağ sürer hemen hemen her yaşta ki çocuğun rahatlıkla girip çıktığı internet kafelerde çocuk istediği oyunu rahatlıkla oynar ve bu da sizin onu denetleme şansınızı sıfara indirir.

Bende bilgisayar yok çocuğum oyun oynayamaz nasılsa doğru bir yaklaşım mıdır ?

Çocuk bir şekilde yine oyun oynar özellikle internet kafeye kesinlikle gider.Çünkü evde bilgisayarı olmayan çocuk bilgisayar kullanmayı başka bir yerde öğrenmişse bilgisayarsız ve oyunsuz duramaz.Aileden gizli veya ailenin haberi olarak mutlaka internet kafeye gidilir.Hepsinde olmasa da çoğu kafe de denetimsiz oyun oynatılır, yaş sınırı yoktur, ortamda pis işlerle uğraşanlar mutlaka bulunur.Bu da çocuğunuz şiddet yanlısı biri yapabilir daha kötüsü onu internet kafeye yollayarak kötü işlere bulaşmasının önünü açmış olabilirsiniz.

İnternet kafe olmalıdır ama çocuğa mutlaka bir bilgisayar alınmalı ve internet kafeyi sadece arkadaşlarla toplu olarak oyunlar oynayabileceği bir eğlence alanı olarak görmesi sağlanmalıdır...

.Aile ne yapmalı...

Bir çocuğa “Bilgisayar oyunu oynama” demek hiçbir zaman gerçekçi olmaz. İnsanlarda yasaklanan şeylere karşı merak ve öğrenme içgüdüsü uyanır.Oyun oynamayı daha çok ister ve bir süre sonra merak duygusu ile mutlaka oyun oynar...

Burda yapılması gereken doğru zamanda doğru oyun ve oyun kontrolüdür.Çocuğu asla oyun oynarken kontrolsüz bırakmayın kontrol edin, ne oynuyor sorun, oyun ne türdür sorun, çocuğa oyunu kendiniz alın...

Her zaman kontrol demek sık sık ve her saat başı kontrol demek değildir.Eğer ki sürekli kontrol ederseniz bu sefer oyun oynarken gizli işler çevirmesine neden olursunuz.Çocuk farketmeden ne oynadığına, ne tür oyun oynadığına bakın.Eğer ona uygun değilse bunu ona anlatın ve alternatif bir oyun alın.

Çocuğu asla kendi başına oyun seçmeye yollamayın kesinlike gözü sizin istemediğiniz oyunlara kayacaktır.Birlikte gidin veya birlikte bir oyun seçin bu sayede belli bir seviyede çocuğu kontrol etmiş olursunuz...

Hadi kalk ders çalış...

Belkide yapılan en büyük hatalardan biridir bu.Oyun oynayan bi çocuğa kalkta dersini yap demek.Eğer bunu yaparsanız çocuğu oyundan değil de dersten soğutursunuz.Çocuk dersini oyuna karşı gelen birşey olduğunu düşünür ve ders yapmamaya ya da ben sabah çalıştım gibi ufak yalanlar söylemeye hazır bir duruma gelir.Bunun yerine 20 dakika daha oyna sonra dersine çalışırsın veya benim ufak bir işim var 10 dakika sonra bilgisayara girmek zorundayım sende git bu arada dersini çalış gibi şeyler hem çocuğun oyun-ders arasındaki o kötü düşüncelere kapılmamasını hem de çocuğu oyuna aşırı kaptırmamanızı sağlar...

Chip Blog'ta geçen 1 yıl

Dark Executioner Blog 1. yaş gününü kutluyor...

Tam bir yıl olmuş Chip Blog'ta yazmaya başlayalı yine bir 5 Kasım sabahında ilk yazımı yazmışım ve bir yıl boyunca aralıksız süren yazılar,haberler,makaleler...

Bir yıl nasıl geçti...

Bir yıl önce neden veya ne sebeple Chip Blog'ta yazı yazmaya başladım şu an aklıma gelmiyor...Bir yazı yazdım ve gerisi geldi yazdıkça yenileri ve tam bir yıl olmuş...Güzel günlerle geçen bir yıl.Yazdım yazılanları okudum biraz öğrettim biraz öğrendim.

Neler yapmalıyız

Bir yıl içinde onlarca yazı yazdık genelde bilgi verdik ama şimdi farklı bi kaç şey var aklımda bilmiyorum ne kadar başarılı olacak veya ne kadar tutacak ama ilerleyen günlerde bunları yine bu ortamda açıklayacağım veya paylaşacağım şimdilik sürpriz olarak kalsın...

İstatiktiki olarak neler olmuş...

Bir yıl içinde toplam 5 kategoride 82 yazı yazmışız bazılarını binler okumuş bazıları ise yüzlerde kalmış ama neyseki onlarda olan yok buda beni mutlu ediyor.Yazılarım bazen beğenilmiş bazen yorumlanmış iyi yorumlar kötü yorumlar eleştiriler hepsi çok güzeldi eleştirilerden ders almaya çalıştık, iyi yorumlar ile sevindik kötü yorumlar ile üzüldük...

Toplam okunma : 84643 kez
Yazı başına okunma : 1032,2
Toplam beğenme : 242
Toplam yorum : 305
Toplam Yazı : 82

(İstatistikler, 5 Kasım 21.07 tarihine kadar ki istatistiklerdir)

Kronolojik İstatistik

İşi birde zaman/okunma gibi değerlendirelim dedik...

Yazı Sayısı : 25
Toplam Okunma : 30653
Yazı Başına Okunma : 1226.12

Yazı Sayısı : 50
Toplam Okunma : 46102
Yazı Başına Okunma : 922.04

Yazı Sayısı : 75
Toplam Okunma : 61224
Yazı Başına Okunma : 816.32

Yazı Sayısı : 82
Toplam Okunma : 84643
Yazı Başına Okunma : 1032,23

Teşekkürler

Başta Chip Online'a teşekkür etmeliyim galiba bu blog hizmetini onlar veriyor bize sonuçta teşekkürler Chip Online.

Tabii ki okurlara da teşekkür ediyorum tüm yazılarda bizi yanlız bırakmayan gerçek okurlara...

Rüyalarımız açığa çıkıyor

Artık bilinçaltımızada rahat yok...

Bundan yaklaşık bir sene önce fizik hocamdan duyduğum ve şuan üzerinde çalışıldığı haberini aldığım bu ilginç olay gerçek olursa artık rüyalarımız herkes tarafından kolayca öğrenilebilecek...

Amerikalı bir araştırmacı, rüyaları elektronik olarak kaydedip yorumlayan bir cihaz üzerinde çalıştığını açıkladı.

Nature bilim dergisine açıklama yapan Dr. Moran Cerf, ekibiyle birlikte geliştirdikleri sistemin beyin aktivitelerini kaydettiğini ve özel yazılımla bunları yorumlayabildiğini belirtti. Sistemi daha da geliştirerek “insanların gördüğü düşleri okumayı” planladıklarını söyleyen Cerf, amacın neden ve nasıl düş görüldüğünü anlamak olduğunu belirtti.

Düşler, uzun süredir psikolog ve psikiyatrlar tarafından bilinçaltı faaliyetlerin anlaşılması çalışmalarında veri olarak kullanılıyor. Bu veriler toplanırken de tek yol hastaya gördüğü düşleri anlatmasını istemek.

Dr. Cerf ve ekibinin geliştirdiği cihaz işe yararsa, bu rüyaların görüldüğü esnada beyinde meydana gelen aktiviteler akydedilecek ve özel yazılımlarla rüyalar simüle edilebilecek. Beyinde her bir kavram ve nesneye “nöron tashihi” olduğu iddiasında da bulunan Dr. Cerf’e göre bu teori doğru çıkarsa, kişi örneğin Marilyn Monroe’yu düşlediğinde beynindeki “bağlantılı nöron” aydınlanarak bu bilgiyi kendilerine iletecek.

Düşleri okuyan, doğruluğu yüksek tam teşekküllü bir cihazın geliştirilmesine daha yıllar olduğunu söyleyen Cerf, “Bunu başarırsak beynin henüz az bildiğimiz işleyişine ve nöronların görevlerine ilişkin çok önemli bilgiler elde etmiş olacağız. Yoksa amacımız insanların rüyalarını bilmek değil” dedi.

ntvmsnbc

Size en uygun dizüstü hangisi?

Piyasada bulunan yüzlerce dizüstü bilgisayardan hangisi size daha uygun,hangisi sizin ihtiyaçlarınızı karşılıyor birlikte inceleyelim...

Piyasada bulunan yüzlerce dizüstü bilgisayardan hangisi size daha uygun,hangisi sizin ihtiyaçlarınızı karşılıyor birlikte inceleyelim...

Artık günümüzde bilgisayarla ve internetle tanışmayan ev veya aile neredeyse kalmadı. Bilgisayar türlerinden dizüstü bilgisayarlarda son yıllarda pazar payından nasibini almış hatta masaüstünü solllamış durumda.Peki dizüstüne bu kadar ilgi varken siz nasıl bir dizüstü bilgisayara sahip olmalısınız ?

Neden dizüstü bilgisayar ?

Aslında cevabı çok kolay bir soru taşınabilirlik ve kolaylık.Dizüstüler her istediğimizde yanımıza alabileceğimiz kolaylıkla çantamıza atıp her yere götürebileceğimiz bir araç.Ayrıca kullanımı da rahat ve estetik.Bu gibi artıları olan bir bilgisayara herkes sahip olmak ister.Özellikle de çalışıyorsanız veya gün içinde çok fazla yer değiştiriyorsanız bir dizüstünün size sağlayacağı faydaları anlata anlata bitiremeyiz...

Tamam taşınabilirlik,kolaylık,rahatlık ama bu dizüstünün eksi diyebileceğimiz yönleri yok mu? tabi ki var özellikle masaüstü bilgisayarlar ile karşılaştırdığımızda bir nebze de olsa performanstan vazgeçmiş oluyorsunuz.Çünkü masaüstü bilgisayarlarla dizüstüleri performans açısından değerlendirdiğimizde masaüstüler daha fazla öne çıkıyor ama bu bizim için önemli bir detay değil çünkü artık fark o kadar da büyük değil.

Hangi tür dizüstü bilgisayar?

Her kullanıcı bilgisayarı farklı amaçlar için kullanır. Sadece internete girmek ve e-postlarına bakmak isteyenler ile Hd video izleyip en son çıkan oyunları oynamak isteyenler aynı dizüstüyü mü almalı? Kim hangi tür dizüstüyü seçmeli hepsi bu yazıda cevabını bulacak.

Dizüstüleri üç ana katagoriye ayırarak incelememize başlayalım.Standart,taşınabilir ve üst seviye dizüstüler.

Standart Dizüstüler

Dizüstü bilgisayarınızla İnternet'te sorunsuz dolaşmak, hemen her türlü içeriğe performans sorunu yaşamadan ulaşmak, video ve DVD izlemek ve hatta çok gelişmiş grafiklere sahip olmayan oyunları da oynamak istiyorsanız, standart seviye bir dizüstü bilgisayar almalısınız.

Genellikle evde veya işyerinde kullanacağınız sürekli bir yerden başka bir yere taşımayacağınız bir dizüstü istiyorsanız donanım açısından birçok seçeneğe sahipsiniz demektir...

Donanımsal olarak baktığımızda sizi memnun edecek bir standart dizüstü bilgisayarda işlemci,ram ve sabit disk ön plana çıkıyor.İşlemci olarak İntel'in en çok tutulan modellerinden Core i5 çok iyi bir tercih olarak öne çıkıyor.Bunun yanında AMD/ATI veya NVIDIA'nın grafik yongalarının bulunduğu bir dizüstü tercih edebilirsiniz ama grafik performansı ne kadar yukarıya çıkarsa pil ömrününde aşağıya ineceğini unutmayın derim.

Diğer donanımsal parçalara baktığımızda ise sizin 320 ile 500 GB sabit disk ve 2 ile 4 GB arası Ram bellek ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır.Bunun yanında ekran boyutu 15-17 inç olan dizüstüler standart bir kullanıcı için idealdir.

Standart bir dizüstünün pil ömrü ise ortalama 4 saat civarındadır.Bu da size kısa sürede olsa dışarıda dizüstünüzü kullanma imkanı sağlar.

Taşınabilir Modeller

Bu tür modellerin en büyük özellikeri hafif ve uzun pil ömürlü olmalarıdır.her yere rahatlıkla taşıyabilmek ve uzun süre şarj etmeden kullanabilmek için bu iki özelliklik bu tür dizüstülerde çok önemli.

Taşıma konusunda bir sorun yaşamak istemiyorsanız en fazla 2.5 kg'a kadar çıkan modelleri tercih etmelisiniz.Eğer daha ağır bir model seçerseniz uzun sürede büyük sıkıntılar ve ağrılar hissedebilirsiniz.

Bu modellerde ki dizüstüleri de donanımsal olarak incelediğimizde.Özellikle işlemcide Intel'in Atom ve Core 2 Duo çeşitleri öne çıkıyor.Sadece internete girip ofis yazılımlarını kullanacaksanız bu tür bir dizüstü sizin işinizi görür.Eğer işlemciyi bir tık öteye götürmek isterseniz yine Intel'den Core i3 modelide performans açısından size istediğinizden fazlasını verebilir.Bunun yanında 1 ile 2 GB arası ram ve 160 ile 250 GB arası sabit disk işinizi görür.Ekran boyutu konusunda ise bu tip modellerde genelde 11,6 ile 13 inç arasında ekran seçenekleri olur.

Fiyat olarak oldukça cazip olan bu modellerde pil ömrü genelde yüksek olsada siz yinede alacağınız bilgisayarın pilinin altı hücreli olmasına dikkat edin.Bu kategoride, pil ömrü 7-8 saate kadar ulaşan modeller bulunuyor.

Bu tür modeller için kısa bir not: Bu kategoride ki medeller için DVD sürücü genelde bulunmuyor.DVD sürücüler pil ömrünü olumsuz etkilediği için DVD sürücüden vazgeçmek zorunda kalabilirsiniz.

Üst Seviye Modeller

Üst seviye bir dizüstüde masaüstü bilgisayayarda yapabileceğiniz herşeyi yapmanız mümkün piyasaya yeni çıkan tüm oyunları oynamak, HD video izlemek ve aklınıza gelen diğer herşey...

Fakat bu tür güçlü dizüstülerin birkaç dezavantajı var ağırlık, pil ömrü ve fiyat.Masaüstü bilgisayarlarla aynı işi gören bu dizüstüler çok güçlü gibi dursalarda bu 3 eksisi ile yara alıyor.Özellikle pil ömrü açısından ortalama iki saat kullanabileceğiniz dizüstüler mevcut bu da dizüstünüzün gün içinde belli bir zamanı prizde geçireceğinin gösteriyor.Ayrıca bu kategorideki dizüstülerde 4 kg'ı aşabilen modeller ve bir yerden başka bir yere taşırken sorun çıkartabiliyor bunun yanında fiyat olarakta 2000 TL'nin altında üst düzey bir dizüstü bulmak pekte kolay değil.

Bu dezavantajlar beni etkilemez ben oyun oynamak HD video seyretmek istiyorum diyorsanız tek çareniz bu tür üst düzey modelleri tercih etmek.

Donanımsal olarak baktığımızda bu kategoride ki modellerde işlemci olarak Intel'den Core i5 veya Core i7 tercih edilmeli.İşlemcinin yanı sıra mutlaka NVIDIA ve AMD/ATI'nin grafik yongalarına sahip dizüstü bilgisayarlardan tercih etmelisiniz. ATI Mobility Radeon HD 5000 ve NVIDIA GeForce 300 serisine öncelik vermelisiniz.Sabit dist tercihinde ise 500 GB ile 1 TB arasındaki medeller size uygun.Bu tür üst düzey dizüstülerde 4 ile 6 GB Ram bellekte sizin işinizi görecektir.

Bu kategorideki modellerde genelde 17 ve 18 inçlik ekranlar kullanılır. Daha yüksek bir görüntü kalitesi arıyorsanız Full HD çözünürlük sunan ve LED ekranları tercih edebilirsiniz.

Takip Edin
Kategoriler