Dark Executioner

Korsanların yeni hedefi...

Kaspersky Lab, 2010 yılında siber suçluların saldırılarında hedeflerinin sosyal paylaşım ağları olacağına dikkat çekti.

Dünyanın önde gelen güvenlik yazılım şirketlerinden Kaspersky Lab, 2010 yılı tehditlerini açıkladı. Siber suçların 2010 yılında nasıl seyredeceğiyle ilgili öngörülerde bulunan Kaspersky Lab uzmanları, 2009 yılında işletim sistemini ele geçirmek için geliştirilen virüs ve kötü niyetli programların öne çıktını belirtirken, 2010 yılında ise saldırıların hedef değiştireceğini öngördü. Kaspersky Lab uzmanları, geçmişte ağırlıklı olarak bireysel kullanıcılar ve web sitelerini hedef alan saldırıların, yeni yılda sosyal paylaşım ağlarına yöneleceğini belirtiyor. Uzmanlar, TDSS ile Virut gibi kötü amaçlı yazılım ve programların hızlı yayılması için kullanılan ağların, 2010 yılında saldırıların ana hedefleri olacağını söylüyor.

SAHTE ANTİVİRÜS YAZILIMLARI ARTIK KARLI DEĞİL

Uzmanlar, modern siber suçluların hem yasallaşmak hem de maddi çıkar sağlamak için trafiği artıracaklarına dikkat çekiyor. DoS saldırıları ve istenmeyen posta gönderimlerini yönlendiren korsan bilgisayar ağlarının önümüzdeki yıl daha gri bir çizgiye doğru yönelecekleri belirtiliyor. Özellikle oyun sitelerinde yaşanan Trojan saldırılarında görülen azalmanın 2010 yılında ise sahte antivirüs yazılımlarda aşağı yönlü bir eğilim izlenmesi bekleniyor. Uzmanlar, sahte antivirüs yazılımların artık eskisi kadar karlı olmadığını ve denetlemelerin gittikçe arttığını da kaydetti.

WEB HİZMETLERİ DE TEHLİKEDE

Kaspersky Lab Küresel Araştırma ve Analiz Takım Direktörü Alex Gostev, kötü amaçlı yazılımların 2010 yılında çok daha karmaşık bir hale bürüneceğini ve antivirüs programlarının zarar görmüş bilgisayarları onarmada ağır kalabileceğini söyledi. Gostev, güvenlik yazılım şirketlerinin ise buna karşı çok daha güçlü koruma çözümleri geliştireceğini ifade etti. Web hizmetlerinin yeni yılda da saldırılara maruz kalacağını ve en çok etkilenecek hizmetin ise Google’ın Wave hizmeti olacağını söyleyen uzmanlar, saldırıların ise şöyle gerçekleşeceğini savundu: Önce istenmeyen posta gönderimi yapılacak. Daha sonra phishing (oltalama) yöntemiyle saldırılar gerçekleşecek. Güvenlik açıklarının tespit edilmesinden sonra ise kötü amaçlı yazılım saldırıları başlayacak.

2010 yılında en çok saldırıya maruz kalması beklenen iPhone ve Android mobil telefon kullanıcılarını uyaran uzmanlar, bu telefonların özellikle siber suçluların odağında olduğu belirtildi. Salgın şeklinde yayılan kötü amaçlı yazılımların artmasındaki en büyük nedenin güvenlik zaafları olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu yazılımların piyasaya yeni sürülen işletim sistemi Windows 7 tarafından ortaya çıkarılabileceğini de sözlerine ekledi.

Mail Adresimizi Güvenceye alalım

Mail adresimize hack amaçlı yollanan mail türleri ve bunları nasıl önleyebileceğimizi anlattık.

Çoğu internet kullanıcısının kendine ait bir mail adresi vardır.Tabii mail adresi olunca birde kötü niyetli kişilerden korunma derdi çıkıyor ortaya. Maalesef ki bazı kötü niyetli kişiler mail adresimizi hackleyerek mail adresini farklı amaçlarda kullanabiliyor.

Eğer birisi sizi hacklemek istiyorsa aşağıdaki seçenekleri kullanmak zorundadır ve bu seçeneklere göre sizlere nasıl güvende olursunuz onu anlatacağım.

1- Fake Mail: Fake mail sahte maildir.Yani html'den biraz anlayan herkes fake mail yazabilir.Bu kodlar tümüyle zararsız olup amaç kandırmak ve bu şekilde mail şifrenizi almaktır.


2- Kek Hack: Kek yöntemi kişinin hayal gücüne kalarak yazılan yazıdan başka hiç bir şey değildir.örneğin birisi xyz@xyz.com gibi bir adres alıp size mail adresinizi ve şifrenizi bize gönderin gibi bir yazı yazar sizde gönderirseniz mail adresiniz gider.


3- XSS açığı: XSS açığı bir cookie çalma yöntemidir.Genellikle size bir mail gelir ve içersinde bir link olur sizde tıkladığınız andan itibaren cookieniz hackerın eline düşer.


4.Şifre Kırıcı Kullanmak: Bu yöntem her zaman vardı ve var olacaktır.Belli bir program yazılır ve kişinin isteğine göre wordlist oluşturulur,bu wordlistte karakter eşlemleri sıra ile milyarlarca kelimeden oluşur ve program bu wrodleri deniyerek şifrenizi bulabilir.Ne kadar büyük wordlist oluşturulursa o kadar şansı ve zorluğu artır.Bu programlarla hack yapmak aylarınızı alabilir.

5-Trojan & Keylooger: Bu yazılımlar virüs kodlarıyla oluşturulmaktadır ve bununla hack işlemi yapmak için size gönderilen herhangi bir .exe uzantılı dosyayı almanız yeterli olur.


6- İnternet kafelerden Net'e Bağlanmak: Eğer kafelerden nete bağlanıyorsanız mail hack işleminden her zaman tedirgin olursunuz,bunun için yapılacak pek fazla bir şey yoktur ama genelde kafelerde msn açarken '' Parolamı anımsa veya Oturumumu Otomotik aç'' gibi seçenkelere tıklarsanız msn adresiniz kısa zaman içersinde elinizden gidecektir.


7- MSN 'in açığı: Msn gibi bir iletişim yazılımında bulunabilen açıklar.

-------------------------------------------------------

Şimdide gelelim bu 6 mail hackten nasıl kurtulacağız.

1- Fake mail: Fake maille hack genellikle kandırmaya bağlıdır yani msn'in yeniliklerinden faydalanılır veya ''sitemizde direk msn,yahoo... vb.'' bağlantısı vardır gibi linkler olur ve sizler tıklarsınız, bi bakarsınız ki msn.com'un ana sayfası gibi bir sayfa ama yanılırsınız adres çubuğuna bakarsanız oradaki adresin msn.com gibi değil farklı bir adrestir yani böyle durumlarda öncelikle ''Adres Çubuğuna bakın ve Bu Direk Linkleri Kullanmayın!

2-Kek Hack yöntemi: Öncelikle mailin geldiği adresi kontrol edin.Bu yöntemde genellikle gerçeğe yakın mail adresleri kullanılır tek yapmanız gereken dikkat ve her olup olmadık yere kullanıcı adı ve şifrenizi yazmamanız.

3-XSS Açığı: Bu açıktan korunmak için;Size hangi adresten olursa olsun gelen maillerde bulunan linklere direk tıklamayınız.O linkleri kopyalayıp adres çubuğundan bağlanmayı denerseniz cookieniz o siteye düşmez ve bu açıktan yararlanmak isteyen kişi avcunu yalar.Ama hiç tıklamamanızı tavsiye ederim!


4-Şifre Kırıcı: Böyle programları kullanan kişiler msn hackten fazla anlamayan kişilerdir.Bırakın sizi hacklemeye çalışsın sizin yapmanız gereken tek şey.Mail şifrenizi 1 ay da bir değiştirmek ve şifrenizi ''harf rakam karakter...vb'' şeklinde oluşturmaktır.örnek: abc_&123


5-Trojen & Keyloger: Bu şekilde hack yapılması için öncelikle size bir dosyayı yedirmesi gerektirmektedir.Aslında bundanda korunmak kolaydır.Öncelikle sağlam bir anti-virüs yükleyin bilgisayarınıza ve tanımadığınız kişilerden her ne olursa olsun dosya kabul etmeyin edersenizde taratmayı unutmayın.


6-Cafelerden Net'e Bağlanmak: Bu bir yöntem değil uyanıkların yapabileceği iştir.Her ne olursa olsun, Otomotik oturum açmayın ve parolanızı hatırlatmayın! bitti bu kadar.Hııı unutmadan bazı cafe sahipleri adilik yapabilir bilgisayarlarda keyloger çalıştırabilir.Buna yapabilecek bir şey yok!


7-MSN Açıkları: Şimdilik benimde bildiğim açık şu: mutlaka uygulayınız:


MSN'i açın->>Araçlar->>Seçenekler->>Sol taraftan GENEL' i seçin


ve '' Windowsda oturum açtığımda otomotik olarak oturum aç'' seçeneğinde click varsa iptal edin çünkü bu açıkta xss açığına benzer ve cookienizin bazı sitelere düşmesini sağlarsınız.

Arkadaşlar bildiklerimi yazdım elbette bilmediiklerimizde vardır.Fakat amaç yardımcı olmaktı umarım bi kaç kişiye yardımımız dokunmuştur.

Anakartımızın pilini değiştirelim

Anakartımızın pilini nasıl değiştiririz sorusuna cevap arayanlara.

Anakartın Pili Nasıl Değiştirilir;

Bazı pillerin değiştirilmesi, sadece bir soket içerisinde bulundukları için çok kolaydır. Geri kalan piller ise sabitlenmişlerdir. Bunlar sökülemezler, anakart üzerindeki varlıkları sürdürmeye devam ederler. Bu pillerin akmaları mümkün olmadığı için ileride anakarta zarar vermeleri mümkün değildir. Yeni harici pil ise, anakart üzerinde kendisi için hazırlanmış bir yuvaya yerleştirilir.

1. Bilgisayarın fişini takılı bırakın. Böylece CMOS RAM’deki bilgiler silinmeyecek ve elektrostatik yüklemeden zarar görme tehlikesi de olmayacaktır.
2. Bilgisayarın kasasını açın ve ilk olarak çalışmanızı engelleyen ek kartları çıkartın. Bunun için bilgisayarın tabii ki kapalı olması gerekiyor.
3. Eğer anakartınızdaki pil özel bir yuvada bulunuyorsa, şimdi bunu rahatlıkla değiştirebilirsiniz.
4. Ancak pil sabitlenmiş ise ilk olarak eski pili bir Jumper yardımıyla devre dışı bırakmalısınız. Bu Jumper’ın yerini el kitapçığında bulabilirsiniz.
5. Artık harici pili kendisi için ayrılan yuvaya yerleştirebilirsiniz. Bu sırada, yuvanın her zaman kutup korumalı olmayacağını göz önünde bulundurarak, pilin kutuplarının doğru olmasına dikkat etmelisiniz.

Eğer lehim ile çalışma tecrübeniz varsa, sabitlenmiş eski pili rahatlıkla çıkartabilir ve yenisi ile değiştirebilirsiniz. Ancak bu, harici pil için ekstra bir yuvanın bulunmadığı durumlarda, ki genellikle eski anakartlarda böyledir, başvurulması gereken bir yöntem olarak tavsiye edilebilir. Pilin değiştirilmesi için ilk olarak anakartın çıkartılması gereklidir. Çalışırken, statik yükleme ile anakarta zarar vermemek için anti statik araçlar kullanmaya mutlaka dikkat etmelisiniz. Yeni pilin eskisi ile aynı gerilim değerine sahip olması gereklidir. Bu değer pil üzerinde bulunur ve genellikle sadece 3 volttur.

Cache Bellek Nedir ? Ne İşe Yarar ? Nasıl Çalışır?

Cpu hakkında öğrenmek isteyebileceğiniz herşey bu yazıda...

Cache Bellek (Önbellek) Nedir?

Bir uygulamayı ikinci çalıştırdığımızda, ilk açılışından hızlı açıldığını görürüz. Peki bu olayın perde arkası nedir?

Cache Bellek, en son yaptığımız işlemleri değerlendirerek; bir sonraki işlemi %90 tahmin edip, bu bilgileri tutan L1 ve L1 in %10 tutturamaması durumunda bu %10 un da %90'ı oranında (siz hesaplayın artık) tahmin eder ve bu bilgileri tutan L2 adı verilen işlemci çekirdeğine gömülü iki adet statik “ram”den oluşur. Cpu L2'de de bu bilgileri bulamaması durumunda ram'e gider. Orada da yoksa HDD'e (harddisk) gider.

Cache Bellek ilk icat edildiği yıllarda board üzerinde yer alıyor ve sadece L1'den oluşuyordu. O zamanlar bu tahmin mekanizması bayağı işe yarasa da board üzerinde olduğu için cpu (işlemci) L1 ile iletişime geçeceği zaman board'un (ankart) veri yolu hızına düştüğü için şimdiki kadar kullanışlı değildi. Geliştiriciler, cache'i cpu içine koymak istiyorlardı. Fakat bu o kadar kolay değildi. Milyonlarca transistörü cpu içine koyabildikleri halde, bir türlü cache'i çekirdeğe gömemiyorlardı ki çekirdek hızında erişebilsinler.

Cache belleğin cpu içine yerleştilememesi üzerine, bir dönem çekirdeğe en yakın yere konumlandırılması denendi. Bunun sonucu olarak SLOT işlemci adı verilen cpu’lar piyasaya çıktı. Bu tip işlemcilerde çekirdeğin etrafında cache'ler görülebilir. Fakat bu yöntem, istenen performans'ı vermediği gibi, işlemci board üzerinde dikine durduğu için sabit bir şekilde durması da zoroldu.

Geliştiriciler bir süre sonra cache'i çekirdeğe gömmeyi başardılar, hatta L2 ile birlikte... Cache’ li işlemciler normallerinden daha pahalıydı. Çünkü cache'i çekirdeğe gömmek zor bir işlemdi. Öyle ki 100 işlemciden ancak 2 tanesi kullanılır olarak üretilebiliyordu.İşte bir işlemci alırken dikkatimizi çeken 4 MB cache olayının hikayesi kısaca böyledir.

Nasıl Çalışır?

Bilgisayarımızın bellek erişimi hakkında örnek vermek gerekirse:Bir lokantaya ilk defa gidip bir kase çorba istediğinizde Çorbanın yapılıp gelmesi uzun sürebilir. Eğer yemeğin yapıldığı yerin(HDD) hemen ön tarafında belirli bir miktar yemeği sıcak tutabilecek bir hazne varsa (RAM) ve siz oradaki çeşitlerden birini yiyecekseniz çorbanın pişmesini beklemezsiniz. Siz eğer aynı yere daha sık gelmeye başlarsanız garson sizi tanır ve sizin geleceğiniz saatlerde yemek arabasına(L2) sizin çeşitlerinizi de koyar. Sürekli müşterisi olursanız ve %90 aynı siparişleri veriyorsanız geleceğiniz saatte çorbanızı masanızda(L1) hazır bulursunuz.

Ne işe yarar?

İşte siz örnek: Excel'i ilk açtığınızda normal hızda açılır. 2. açtığınızda nasıl açıldığını bile fark edemezsiniz. Cache farkını Setup'tan L1 ve L2 seçeneklerini DISABLE yapıp test edebilirsiniz. Statik ram’den bahsettik onu da açıklayalım;Çalışma prensibi olarak temelde 2 tip RAM vardır. Dynamic ve Static.Static RAM makine açık olduğu sürece üzerine yazılan veriyi tutabilir. Transistörlerden imal edilmiştir.
Dynamic RAMler üzerindeki veriyi tutabilmek için belirli aralıklarla kondansatörlerle tetiklenmeleri gerekir. Aksi takdirde üzerindeki veri kaybolur. Bunun için ana kart üzerinde bu tetiklemeyi yapacak ayrı bir devre dizayn edilmiştir ve bu yüzden dynamic ramler cache bellek olarak çekirdekte kullanılamazlar. Bildiğimiz ramler Dynamic ramdir. Static ramler yapılarında transistör kullanıldığı için daha pahalıdır</

Anakart sorunları ve çözümleri

Anakartınızda yaşayacağınız muhtemel sorunları ve bu sorunların çözümlerini sıraladık...

Anakart bilgisayarın tüm bileşenlerini kontrol eden performanslı şekilde çalışmaları sağlayan sistemin performansında önemli bir role sahip ve ana gövdeyi  teşkil eden en önemli parçadır.Herhangi bit problemde genellikle olağan şüpheli anakarttır.Tabii birlikte çalıştığı güç kaynağı ve kasalar diğer suç ortaklarıdır.Anakart, güç kaynağı ve kasalardan çok karşılaştığımız sorunlar ve çözümleri bu yazıda.

Anakart üzerinde belleklerin sırası ve aynı renkteki bellek yuvalarına takılmaları performansı etkiler mi ?

Anakart üzerinde bulunan bellek yuvalarının rengi ve sırası çift kanal bellek kullanırken önem taşır. Genelde tek yumurta ikizi gibi olan bu bellekler aynı renk ve aynı veri yolu hızını destekleyen bellek slotlarına takılarak çalıştırılmalıdır. Bu bellekleri, aynı model ve veri yolu hızına sahip iki bellek şeklinde kullandığınızda daha iyi bir performans alabilirsiniz. 4 bellek slotu bulunan anakartta 0 ve 2 veya 1 ve 3 yuvaları tercih edilmelidir. Bu çift kanal destekli bellekler için önemlidir

Bilgisayarın güç düğmesine basıyorum, fanlar çalışıyor ama bilgisayar açılmıyor.Acaba güç kaynağım yanmış olabilir mi ?

Bu gibi durumlarda öncelikle anakartta giden güç konektörlerinin yerlerinden çıkıp çıkmadığına bakmakta fayda var.Eğer tüm donanımlar ve bağlantılar yerli yerinde ise Clear CMOS yapabilirsiniz.Clear CMOS anakartınızın BIOS’ unu default hale getirir.Anlayacağınız fabrika ayarlarına geri götürür.Anakart üzerinde Clear CMOS jumper’ına basarak resetliyoruz.Sistem kapalıyken ‘Clear CMOS’ a birkaç saniye basılı tutarak b işlemi gerçekleştirebilirsiniz.Eğer bu da çare olmuyorsa ankartınızı değiştirmeden başka çare yok.Ne yazık ki ana kartınız yanmış olabilir.

Bilgisayarımın güç düğmesine bastığımda 6 saniye kadar işlemci fanı çalışıyor ve tek bip sesiyle kapanıyor.Sorun ne olabilir ?

Öncelikle güç kaynağınızın arkasında bulunan anahtarın açık olup olmadığını kontrol ediyorsunuz.Eğer “1” durumda ise güç kaynağınıza elektrik geliyor durumda olduğuna emin oluyorsunuz.Tekrar açılışta aynışekilde otomatik olarak kapanıyorsa güç kaynağınızın kısa devre yapması söz konusu olabilir.


Güç kaynağının, kablosunu taktığımda, güç düğmesine basmama izin vermeden bilgisayar otomatik olarak açılıyor.

BIOS ayarlarından Power Management kısmında AC Power Back seçeneğini Soft Off hale getirdiğiniz takdirde sorun çözülecektir.

Takip Edin
Kategoriler