Dark Executioner

Çocuk ve bilgisayar oyunları

Bilgisayar oyunları yararlı mı yoksa zararlı mı?

Günümüzde bilgisayar ve çocuk bulunan her eve kesinlikle bilgisayar oyunu en az bir defa girmiştir.Zaten bu çok doğal birşeydir çocuğun doğasında bulunan oyun oynama isteği kırılamaz veya yok edilemez çocuk mutlaka bir şekilde oyun oynar veya oynayabileceği bir ortama girer...

.Bilgisayar oyunlarının çocuklara etkisi

Bilgisayar oyunları deyince birçok çocuğun ve ailenin aklına şiddet içerikli oyunlar gelir.Bu yüzden ilk önce işe bu pencereden bakmakla başlayalım...

Şiddet içerikli oyunlar vardır ve olmayada devam edecektir.Bu oyunları çocukların oynaması ne derece doğrudur ne derece yanlıştır.İşte asıl soru bu...

Şiddet içerikli oyunları çocuklardan belli bir yaşa kadar uzak tutmak gerektiğini düşünüyorum.Bu yaş ilk aşamada 12 ikinci aşamada 16 olmalı çocuğunuza asla bu yaştan önce şiddet içerikli oyun oynatmamaya çalışın.Daha basit içinde spor olan veya daha eğlenceli çocuğun kişisel gelişimine yararlı oyunlar seçmek hem aile hem de çocuk sağlığı için 12 yaşına kadar idealdir.

Çocuğum 12 yaşında artık şiddet içeren oyunlar oynasın ortalığı yakıp yıksın mı?

Bu sorunun cevabı tabii ki hayır bu yaşta ve 16 yaşına kadar çocuğa içinde spor olan ve aşırı şiddet içermeyen oyunları oynatmalısınız.Bu oyunlar boks ve boksun dallarındaki oyunlar olabilir mesela.Peki neden bu tür oyunları oynamalı? Artık çocuk 12 yaşına geldiğinde farklı dallara ve farklı oyunlara yönelim göstermeye başlar onun ağır şiddet içeren oyunlardan uzak durması da ailenin elinde tabii ki.O nu yönlendirin ve basit ve içinde spor olan oyunları oynaması sağlayın böylece çocuğunuzun şiddet meraklısı biri olmasının önüne geçin...

Artık çocuğum 16 oldu her istediğini oynayabilir mi?

Aslında kısmen evet 16 yaş bir çocuk için artık etrafında olanları fark edip iyiyi kötüden ayırdığı bir yaştır.Yani çocuk bir savaş oyunu oynadığında onun gerçek olmadığını karşısındakilerin sadece sanal dünya da yer aldığını ve şiddetin sadece oyun içinde bir zevk olduğunu fark edebilir.Onu bu yaşlarda daha serbest bırakabilirsiniz.İstediği türde oyunu oynayıp oyundaki karakterlerin gerçek olmadığını çözmüştür.Bırakın sadece oynasın ve zevk alsın...

.Neden Oyun oynamalı ki...

Yazının başında da dediğim gibi çocuğun doğasında olan birşeydir ve engellenemez.Kısmen engellersiniz ama çocuk başka bir ortamda bu sefer hiçbir şekilde sizin kontrolünüzde olmadan istediği türde oyunu rahatlıkla oynar ve buda büyük bir hata olur aile için.

Özellikle günümüzde internet kafelerdeki denetimsizlik oyun oynamasını engellediğiniz çocuğun ekmeğine yağ sürer hemen hemen her yaşta ki çocuğun rahatlıkla girip çıktığı internet kafelerde çocuk istediği oyunu rahatlıkla oynar ve bu da sizin onu denetleme şansınızı sıfara indirir.

Bende bilgisayar yok çocuğum oyun oynayamaz nasılsa doğru bir yaklaşım mıdır ?

Çocuk bir şekilde yine oyun oynar özellikle internet kafeye kesinlikle gider.Çünkü evde bilgisayarı olmayan çocuk bilgisayar kullanmayı başka bir yerde öğrenmişse bilgisayarsız ve oyunsuz duramaz.Aileden gizli veya ailenin haberi olarak mutlaka internet kafeye gidilir.Hepsinde olmasa da çoğu kafe de denetimsiz oyun oynatılır, yaş sınırı yoktur, ortamda pis işlerle uğraşanlar mutlaka bulunur.Bu da çocuğunuz şiddet yanlısı biri yapabilir daha kötüsü onu internet kafeye yollayarak kötü işlere bulaşmasının önünü açmış olabilirsiniz.

İnternet kafe olmalıdır ama çocuğa mutlaka bir bilgisayar alınmalı ve internet kafeyi sadece arkadaşlarla toplu olarak oyunlar oynayabileceği bir eğlence alanı olarak görmesi sağlanmalıdır...

.Aile ne yapmalı...

Bir çocuğa “Bilgisayar oyunu oynama” demek hiçbir zaman gerçekçi olmaz. İnsanlarda yasaklanan şeylere karşı merak ve öğrenme içgüdüsü uyanır.Oyun oynamayı daha çok ister ve bir süre sonra merak duygusu ile mutlaka oyun oynar...

Burda yapılması gereken doğru zamanda doğru oyun ve oyun kontrolüdür.Çocuğu asla oyun oynarken kontrolsüz bırakmayın kontrol edin, ne oynuyor sorun, oyun ne türdür sorun, çocuğa oyunu kendiniz alın...

Her zaman kontrol demek sık sık ve her saat başı kontrol demek değildir.Eğer ki sürekli kontrol ederseniz bu sefer oyun oynarken gizli işler çevirmesine neden olursunuz.Çocuk farketmeden ne oynadığına, ne tür oyun oynadığına bakın.Eğer ona uygun değilse bunu ona anlatın ve alternatif bir oyun alın.

Çocuğu asla kendi başına oyun seçmeye yollamayın kesinlike gözü sizin istemediğiniz oyunlara kayacaktır.Birlikte gidin veya birlikte bir oyun seçin bu sayede belli bir seviyede çocuğu kontrol etmiş olursunuz...

Hadi kalk ders çalış...

Belkide yapılan en büyük hatalardan biridir bu.Oyun oynayan bi çocuğa kalkta dersini yap demek.Eğer bunu yaparsanız çocuğu oyundan değil de dersten soğutursunuz.Çocuk dersini oyuna karşı gelen birşey olduğunu düşünür ve ders yapmamaya ya da ben sabah çalıştım gibi ufak yalanlar söylemeye hazır bir duruma gelir.Bunun yerine 20 dakika daha oyna sonra dersine çalışırsın veya benim ufak bir işim var 10 dakika sonra bilgisayara girmek zorundayım sende git bu arada dersini çalış gibi şeyler hem çocuğun oyun-ders arasındaki o kötü düşüncelere kapılmamasını hem de çocuğu oyuna aşırı kaptırmamanızı sağlar...

Chip Blog'ta geçen 1 yıl

Dark Executioner Blog 1. yaş gününü kutluyor...

Tam bir yıl olmuş Chip Blog'ta yazmaya başlayalı yine bir 5 Kasım sabahında ilk yazımı yazmışım ve bir yıl boyunca aralıksız süren yazılar,haberler,makaleler...

Bir yıl nasıl geçti...

Bir yıl önce neden veya ne sebeple Chip Blog'ta yazı yazmaya başladım şu an aklıma gelmiyor...Bir yazı yazdım ve gerisi geldi yazdıkça yenileri ve tam bir yıl olmuş...Güzel günlerle geçen bir yıl.Yazdım yazılanları okudum biraz öğrettim biraz öğrendim.

Neler yapmalıyız

Bir yıl içinde onlarca yazı yazdık genelde bilgi verdik ama şimdi farklı bi kaç şey var aklımda bilmiyorum ne kadar başarılı olacak veya ne kadar tutacak ama ilerleyen günlerde bunları yine bu ortamda açıklayacağım veya paylaşacağım şimdilik sürpriz olarak kalsın...

İstatiktiki olarak neler olmuş...

Bir yıl içinde toplam 5 kategoride 82 yazı yazmışız bazılarını binler okumuş bazıları ise yüzlerde kalmış ama neyseki onlarda olan yok buda beni mutlu ediyor.Yazılarım bazen beğenilmiş bazen yorumlanmış iyi yorumlar kötü yorumlar eleştiriler hepsi çok güzeldi eleştirilerden ders almaya çalıştık, iyi yorumlar ile sevindik kötü yorumlar ile üzüldük...

Toplam okunma : 84643 kez
Yazı başına okunma : 1032,2
Toplam beğenme : 242
Toplam yorum : 305
Toplam Yazı : 82

(İstatistikler, 5 Kasım 21.07 tarihine kadar ki istatistiklerdir)

Kronolojik İstatistik

İşi birde zaman/okunma gibi değerlendirelim dedik...

Yazı Sayısı : 25
Toplam Okunma : 30653
Yazı Başına Okunma : 1226.12

Yazı Sayısı : 50
Toplam Okunma : 46102
Yazı Başına Okunma : 922.04

Yazı Sayısı : 75
Toplam Okunma : 61224
Yazı Başına Okunma : 816.32

Yazı Sayısı : 82
Toplam Okunma : 84643
Yazı Başına Okunma : 1032,23

Teşekkürler

Başta Chip Online'a teşekkür etmeliyim galiba bu blog hizmetini onlar veriyor bize sonuçta teşekkürler Chip Online.

Tabii ki okurlara da teşekkür ediyorum tüm yazılarda bizi yanlız bırakmayan gerçek okurlara...

Rüyalarımız açığa çıkıyor

Artık bilinçaltımızada rahat yok...

Bundan yaklaşık bir sene önce fizik hocamdan duyduğum ve şuan üzerinde çalışıldığı haberini aldığım bu ilginç olay gerçek olursa artık rüyalarımız herkes tarafından kolayca öğrenilebilecek...

Amerikalı bir araştırmacı, rüyaları elektronik olarak kaydedip yorumlayan bir cihaz üzerinde çalıştığını açıkladı.

Nature bilim dergisine açıklama yapan Dr. Moran Cerf, ekibiyle birlikte geliştirdikleri sistemin beyin aktivitelerini kaydettiğini ve özel yazılımla bunları yorumlayabildiğini belirtti. Sistemi daha da geliştirerek “insanların gördüğü düşleri okumayı” planladıklarını söyleyen Cerf, amacın neden ve nasıl düş görüldüğünü anlamak olduğunu belirtti.

Düşler, uzun süredir psikolog ve psikiyatrlar tarafından bilinçaltı faaliyetlerin anlaşılması çalışmalarında veri olarak kullanılıyor. Bu veriler toplanırken de tek yol hastaya gördüğü düşleri anlatmasını istemek.

Dr. Cerf ve ekibinin geliştirdiği cihaz işe yararsa, bu rüyaların görüldüğü esnada beyinde meydana gelen aktiviteler akydedilecek ve özel yazılımlarla rüyalar simüle edilebilecek. Beyinde her bir kavram ve nesneye “nöron tashihi” olduğu iddiasında da bulunan Dr. Cerf’e göre bu teori doğru çıkarsa, kişi örneğin Marilyn Monroe’yu düşlediğinde beynindeki “bağlantılı nöron” aydınlanarak bu bilgiyi kendilerine iletecek.

Düşleri okuyan, doğruluğu yüksek tam teşekküllü bir cihazın geliştirilmesine daha yıllar olduğunu söyleyen Cerf, “Bunu başarırsak beynin henüz az bildiğimiz işleyişine ve nöronların görevlerine ilişkin çok önemli bilgiler elde etmiş olacağız. Yoksa amacımız insanların rüyalarını bilmek değil” dedi.

ntvmsnbc

Takip Edin
Kategoriler