Dark Executioner

Dünyanın en hızlı ekran kartı

ASUS, dünyanın en hızlı oyun kartı ARES'i görücüye çıkardı

ASUS, dünyanın en hızlı oyun kartı ARES'i oyuncuların  beğenisine sundu.

Dünya oyun piyasası sürekli büyüyor ve gelişiyor. Her gün gerçek yaşamla neredeyse tıpa tıp aynı denilebilecek bir oyun piyasaya sürülüyor. Haliyle binlerce oyun tutkunu bu görsel şöleni kaçırmamak için bilgisayarının ihtiyaç duyduğu gereksinimleri en doğru biçimde karşılamak zorunda. Ürettiği ARES grafik kartıyla oyunun kurallarını değiştiren ASUS, ROG (Republic of Gamers - Oyuncular Cumhuriyeti) serisi yeni grafik kartıyla yüksek performans arayanların tüm dileklerini gerçekleştirirken, üst düzey profesyonel kullanıcıların ise tüm ihtiyaçlarını tamamen karşılıyor.

ROG serisinin yeni üyesi ARES, temelde 2 adet 850 Mhz hızında çalışan Radeon HD5870 çekirdeği bünyesinde barındırıyor. Bu iki üst düzey performanslı çekirdeği en verimli şekilde harmanlayıp kullanan ARES, özel tasarımı ile referans tasarımlı diğer 2 çekirdekli kartlara oranla %32'ye varan performans farkı sağlıyor.

ARES ayrıca 3200 stream işlemci ve 1.2 GHz'de çalışan 4 GB GDDR5 belleği ile yine fark yaratmaya devam ediyor. Mevcut teknolojilerin uç noktasında bulunan ve bunları en verimli şekilde kullanan ARES, yüksek oyun performansı ve benchmark rekorları arayanlar için tek tercih olmaya aday bir çözüm.

Teknik Özellikleriyle ARES :

ARES, işlemcisinin gücüne ve yüksek performansta çalışmasına rağmen serinliğini koruyabiliyor. Özel tasarımı sayesinde, referans tasarıma göre 6 kata varan daha yüksek hava dolaşımı sağlıyor. Bununla birlikte ağırlıklı olarak bakırdan oluşan soğutma bloğu, termal iletimi arttırıcı kalın ısı boru tasarımı ile çok daha yüksek ısı iletimi ve dolayısıyla serin çalışma ortamı sağlıyor.

Bu yüksek soğutma performansının yanında ARES oldukça sessiz çalışıyor. Yüksek performans, düşük sıcaklık ve düşük ses seviyesi ARES’te bir araya geliyor.

Pes 2011 Türkçe olacak

Tüm Pes severlere müjdeli haber... Konami'den gelen açıklamaya göre Pes 2011 Türkçe

Evet yanlış duymadınız.Konami'den yapılan resmi açıklamaya göre bu seneki Pes 2011'de Türkçe dil desteğide olacak.

Her yıl oyunun çıkışının ardından hayranlar tarafında Türkçeleştirme çalışmaları yapılıyordu ancak bu kez Konami bizzat kendi elleriyle oyunun Türkçe versiyonunu hazırlıyor.

Yapımcıların serinin en köklü değişikliklerinin yaşanacağını iddia ettikleri yeni oyunun çıkış tarihi 8 Ekim'di. Ancak en son yayınlanan basın duyurusunda oyunun 7 Ekim'de raflarda olacağı söyleniyor. Tabii ki bu konuda bizim bir şikayetimiz yok. Oyun ne kadar çabuk çıkarsa o kadar güzel olur.

Overclock nasıl yapılır

Overclock ile biraz daha hız ve performans isteyenlere overclock yapımı.

Overclock Nedir ? Ne işe Yarar ? Nasıl yapılır ?

Overclock Türkçe'de tam karşılığını birebir bulanamasada en uygun hız aşımı,hız aşırtma gibi terimlerle ifade edilmektedir.Biz kısaca overclock'a bir işlemciyi normal çalışma frekansının daha üstünde bir frekansda çalışmaya zorlamak diyebiliriz.

Bu ne demektir?

Diyelimki elimizde P4 3000 mhz bir işlemcimiz var biz bunu 3200 mhz de çalışmaya zorlar ve başarılı olursak overclock yapmış oluruz.

Peki bunu nasıl yaparız?

Her işlemcinin bir iç frekansı vardır.Front side bus denilen (fsb) Türkçe olarak önyüz veri yolu diyebileceğimiz mhz cinsinden bir çalışma frekansı var ve bunun yanında her işlemcinin bir çarpan kat sayısı vardır (x9 , x10, x15 gibi) ve bu çarpan ile fsb hızını çarptığımızda işlemcinin asıl mhz ini bulmuş oluyoruz.Örnek olarak P4 3.0 ghz için bu değer fsb 200x15 olduğundan 3000 mhz'dir.

Şimdi önümüzde toplam mhz'i arttırmak için 2 yol var.Bunlar;

1. Yol : Fsb hızını arttırmak,

2. Yol : Çarpan kat sayısını arttırmak suretiyle toplam mhz'i arttırmaktır.

Şimdi biz bu iki değerden fsb yada çarpan hangisini arttırırsak arttıralım elde ettiğimiz mhz değeri yükselecektir.Yani overclock yapmış olacağız.Malesef İntel işlemcilerin genellikle çarpanları kilitli olduğu için bu değerle oynama yapılamıyor ve bu yüzden iş sadece fsb hızını artırmaya kalıyor.AMD işlemcilerde durum daha farklı, çoğunlukla çarpanları açık oluyor yada bazı yöntemlerle kilitli olsalar bile açılabiliyorlar.Bu durumda her iki değerlede oynama imkanı doğduğu için daha esnek overclock imkanımız olabiliyor. Aslında şunuda unutmamakta fayda var.Her ne kadar çarpanlarla oynama çeşitliliğimiz olsa bile overclockta en yüksek performansın fsb hızını arttırmakla elde edilebileceğini unutmayın.Nedeni ise yüksek fsb hızlarında buna bağlı olarak,bellek denetleyicisi, depolama aygıtları denetleyicileri ve AGP/PCI saat hızları da artar.Tabi AGP/PCI saat hızları yüksek overclocklarda sorun çıkarabildiği için stabilite için modern anakartlara bu hızı sabitleme özelliği ilave edilmiştir.

Şimdi adım adım overclock yapmaya başlayalım.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki overclock için en önce board'umuzun bu işe elverişli olarak üretilmiş olması gerekmektedir.Yani overclock için neler gerekiyorsa her özelliğin mevcut olması gerekiyor.Bu özellikleri aşağıdaki resimlerlede göreceksiniz.Overclock'a niyetlendiyseniz öncelikle uygun bir board edinmelisiniz yoksa overclock için doğru düzgün özellik sunmayan anakartlarla bu işe koyulmak boşuna uğraş ve moral bozukluğu olacaktır.Tabi iş sadece board ile bitmiyor.Overclock için buna yatkın birde işlemci bulmamız gerekiyor.Bu iş öylesine ilginç ki her işlemcinin overclock perfromansı aynı olmuyor.Üretim tarihleri,üretim yerleri,kodları bir işlemcinin overclock performansını değiştirebiliyor hatta öyleki bazen aynı üretim yer tarih ve kodlarına sahip iki işlemcide bile aynı overclock değerlerine ulaşamayabiliyorsunuz.Yani bu iş öncelikle şans işi tabi ama önce overclock forumlarında hangi CPU ve kodların overclocka daha yatkın olduğuna dair bilgi edinmekte ve işlemci seçiminide ona göre yapmakta fayda var.
İşlemcimizide seçtikten sonra iş tabiki yine bitmiyor;sırada Ram var.Eğer stabil bir overclock yapmak ve maximum performans almak istiyorsak ramlerimizin kaliteli ve cas gecikmesinin (cl2-cl2,5-cl3 gibi.düşük değer daha iyi) mümkün olan en düşük değerlerde olması gerekiyor.

Buna ilaveten overclock yapılan parçaların enerji ihtiyaçları artacağından mutlaka kaliteli ve en az 400 watt lık bir powersupply'ımızın olması gerekiyor.
Tabi son olarak en önemli konu soğutma.Overclock edilen sistemimiz daha fazla ısınacağı için (en başta cpu) çok daha iyi bir soğutmaya sahip olmamız gerekiyor.
Aslına bakarsak overclock işi oldukça pahalı ve riskli bir hadisedir.Farkındaysanız sözünü ettiğim tüm enstrümanlar normallerinden daha pahalı olan şeyler.Her şeyin iyisini almak durumunda olduğumuzdan bu iş haliyle pahalıya gelecektir.(Tabi bazen umulmadık uygun fiyatlı ürünlerede denk gelerek ucuza mal etmek de mümkün) Elbette pahalı donanımlarımızın zarar görme riskide vardır her zaman için.

Riskli ve pahalı,peki o zaman niçin overclock yapıyoruz ?

Bu soruya verilecek en kısa ve öz cevap hızdır,ihtirasdır.İnsanı bir kere sardımı kolay kolay kurtulmak mümkün değildir  

Overclock için öncelikle boardumuzun biosu dediğimiz temel ayaralamaların bulunduğu kısma girmemiz gerekiyor. (Her ne kadar windows üzerinden de overclock yapma imkanı olsada sağlam overclockcular tarafından tercih edilen bir tarz olmadığından o konuya hiç girmeyeceğim)

Pc açılırken del tuşuna basarak biosa girilir.Ben yaygın olduğu için i865 çipsete sahip kendimde kullandığım abit AI7 nin biosundan örnek verceğim.

Abitin meşhur soft menüsünden cpu,ram,agp frekans ve voltaj ayarlarının bulunduğu en can alıcı bölüme giriyoruz.

Bize default değerler lazım olmadığı için "cpu operating speed"seçeneğini "user defined"yapıyoruz ki cpu fsb ,cpu:ram oranı ve agp/pci ayarları açık hale gelsin. Çünkü bu değerlerle oynayarak overclock yapacağız.

Öncelikle fsb miktarını biraz arttırıyoruz ben 200 mhz den 250 ye çıkardım ama cpu ma güvendiğim için direkt bu değeri denedim. Siz azar azar arttırmayı deneyin aceleci olmayın. Mesela önce 210 mhz e çıkarın sonra 220 ye.
Dikkatinizi çektiyse ben cpu:ram ratio(oranı) nı 1:1 yaptım bu ne demek? Bu cpu ile ramlerimin 1:1 eşit aynı mhz de senkron çalışacağı anlamına geliyor. Tabi benim ramlerim DDR 566 olduğu için (2x 283 mhz) cpu ile senkron rahatlıkla çalışabilmekte. Eğer sizin elinizde bu değerlerde çalışan ramler yoksa bu değeri düşürmelisiniz.

Yani eğer DDR 400 ramlere sahipseniz ve ramlerinizin 200 mhz üzerinde çalışamayacağına eminseniz bu oranı yukarıdaki görülen seçeneklerdeki gibi 5:4 yapmalısınız ki sistem çakılmasın. Bence önce ramlerle uğraşmak yerine öncelikle işlemcinizin sınırını bulabilmek amacıyla ram oranınızı düşük bir oranda tutun,mesela 3:2 gibi. Bu durumda ramler daha düşük değerlerde çalışacağı için cpu sınırını tayin etmenize engel olamayacaklardır.

CPU'nın sınırını nasıl bulacağız ?

Öncelikle default voltajında mhz olarak gidebildiği yere kadar arttıracağız. Her arttırdığımızda pc yi kapatıp açıp stabilitesini ve en önemlisi cpu sıcaklığını kontrol etmelisiniz. Eğer stabilite ve ısınma sorunu yoksa bu iyi haber demektir yolumuza devam edebiliriz. Tekrar tekrar biosa girip fsb hızını arttırdıktan sonra diyelimki işlemcimiz artık 240 fsb de çakılmaya stabilliğini kaybetmeye başladı. Ha tabi bunu nasıl anlıyoruz ,stabiliteden kasıt öncelikle fsb arttırırmından sonra windowsa sorunsuz bir biçimde girmesi ve bir kaç bench programıyla sandra,pc mark vs. gibi yapılan testleri başarıyla reset,donma vs.olmadan tamamlamasıdır. Bunlardan geçemiyorsa reset yada donma oluyorsa bu demektir ki cpu muzun default voltajındaki sınırına gelmiş bulunuyoruz. Ne yapacağız?Tekrar biosa giriyoruz.

cpu core voltajını bir miktar arttırmak işe yarıyabilir. Bu stabilitesi bozulan işlemciye yardımcı olabilir. Bunu yaparken azar azar yapmakta fayda var çünkü overclockda en tehlikeli hadise voltaj olayıdr,fazla voltaj direkt cpu nuzu götürebilir.İntel işlemcilerde (northwood) 1.7 voltu aşmamanız en doğru yol olacaktır.Buna kabaca default voltajın %15 fazlasını aşmamakta diyebiliriz.

Bu şekilde voltaj arttırımlarıyla stabilite sağlandıktan sonra yeniden fsb arttırımlarına giderek cpu nun çıkabileceği stabil en yüksek değeri buluruz. Bahsettiğim gibi test programlarıyla denedikten sonra en uygun değeri buluruz. Tabi tekrar ediyorum tüm safhlarda cpu sıcaklığını kontrol altında bulundurmalısınız. Cpu nuzun default durumdaki sıcaklığının %25 den fazla artmamasına dikkat edin. Her ne kadar bazı boardlar sıcaklığı doğru okumasalarda dediğim gibi en doğru yol default halindeki değer ile overclock sonrası değeri%25 ten fazla olmaması. Fazla sıcaklık demek tehlike demek,işlemcinin çok yıpranması demek,stabilitenin bozulması demek olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Şimdi sıra geldi ramlerimizi yoklamaya;

Şimdi ramlerin sınırını bulacağız. Bunu önce yukarıda görüldüğü üzere cpu:ram oranıyla oynayarak bulacağız. Eğer ramlerimiz zaten hızlıysa DDR500 ve üzeri zaten pek sorun çıkmayacaktır fakat ramlerimiz DDR 400 yada daha düşüğü ise 1:1 cpu/ram oaranını kaldıramayabilir. Bu durumda mecburen ramleri daha düşük bir değerde çalıştırmak zorunda kalacağız mesela 3:2 yada 5:4 gibi. Fakat bu ramlerin sağı solu belli olmuyor bazen oem bir ram alıyorsunuz DDR 400 yada 366 ve normalde bu değerlerde çalışması gerekiyorken sizi şaşırtıyor ve neredeyse DDR 500 hızlarında bile çalışabiliyor. Bunu deneyerek bulacaksınız. Aynı cpu gibi denediniz ve bir yerden sonra sistem çakıldı. Cpu muzun sınırını bildiğimiz için cpu dan şüphelenmiyoruz. Cpu voltajını arttırdığımız gibi ram voltajını arttırmakta fayda sağlayabiliyor.

ram voltajını arttırarak en stabil ve max değerini buluyoruz.Tabi bazı ramler voltajı sevmeyebilir ve voltaj tam tersi etkide yapabilir.Voltajı seven ramlere denk geldiysek şanslıyız bu ramlerle epeyce yukarı mhz lere çıkabiliriz.

Ramlerinde sınırını bulduk şimdi geldik ram timingleriyle oynamaya yani ramlerimizi daha düşük cl değerleriyle daha agresif çalışmaya zorlamaya.Düşük cl değeri daha çabuk veri döngüsü olacağı için daha fazla performans demektir.Bunun içinde ana menümüzden advanced chipset features a girerek yapıyoruz.

buradaki ram zamanlamalarını deneme yanılma yoluyla düşürmeye çalışıyoruz. Dediğim gibi ne kadar düşük değer o kadar performans. Tabi her ramin kaldırabileceği timingler farklıdır. Benim buradan şu ayarlarda olsun demem mümkün değil. Deneyerek bulacaksınız. Bulabildiğimiz en düşük ram zamanlaması beraberinde stabiliteyide sunuyorsa ram lerimizide azami derecede overclock etmişiz demektir.

Bu arada i875 çipsetlerdeki ramlere artı bir performans daha getiren PAT (Performance Acceleration Technology) hadisesi i 865 chipset boardlarda değişik adlar adı altında sunulabiliyor. Bu kiminde Hyper Path adı altında kiminde game accelerator adı altında sunuluyor.Bunlarıda deneyerek buluyorsunuz.Çünkü her ram ve i865 board bu özellik aktif edildiğinde stabil çalışmayabiliyor.

Tüm bu denemeleri yaparken overclock ettiğiniz bileşen cpu yada ram yaptığınız arttırımı hazmedemediğinde sisteminiz kilitlenip hiç açmayabilir. Telaş etmeyin, bunlar olağan durumlardır. Çaresi, cereyanı kesip beş on saniye bekledikten sonra insert tuşuna basılı tutarak sistemi yeniden açmaya çalışmak. Bazen buda çare olmaz o zaman board üzerinde bulunan clear cmos jumper ile biosu resetleyerek default değerlerde açılmasını sağlamalısınız.Tabi bu tüm yaptığınız ayarlamaları sil baştan yeniden yapmanız demektir.
(Önce boardunuzu iyi tanımalısınız.kitapçığını inceleyip ne nerede öğrenmelisiniz)

işlemcinin çarpanı açık ve burada istediğimiz gibi çarpanlada oynama imkanımız var.Yani hem fsb hemde çarpanla değişik varyasyonlar yapma imkanımız var tabiki toplam makul mhz değerlerinin üzerine çıkmamak kaydıyla.Görüldüğü gibi nf7 de birde chipset voltaj ayarı var.Bunuda arttırmak nf7 de stabiliteyi arttıran bir unsurdur.Ayriyeten agp voltajı da var ki bu zaten diğer platformlarında çoğunda var.Ekran kartı oc edildiğinde Stabiliteyi arttırdığı rivayet edilir ama ben pek bu rivayeti doğrulayamadım yani pek bir işe yaramıyor ama siz deneyebilirsiniz tabiki.

Soğutma;

Evet mümkün olduğunca sade bir şekilde overclock'u anlatmaya çalıştım.Bahsettiğim gibi overclock edilen parçalar daha fazla ısınacağı için normalden daha iyi soğutma isterler.Bunun için en uygun olanı, cpu ile gelen kendi heatsink(ısı giderici)-fanı yerine tamamı bakır olan soğutucular kullanmak.

Bu soğutucunun üzerine tercihinize göre performanslı bir fan takabilirsiniz.Bu size stock soğutmadan çok daha iyi bir soğutma sağlayacaktır.  

Ekran kartlarında overclock

Evet sistemimizi overclock etmiş olduk.Tabi bununla yetinmeyebilirsiniz.Ekran kartınızıda overclock etmek isteyebilirsiniz.Bunuda yapmak için çeşitli yollar var.Kartınıza göre değişen Ati yada nvidia.Çeşitli programlar ile ekran kartlarınıda overclock etmek mümkün.Ati kartlar için ati tool oldukça kullanışlıdır.

Ati tool'u sistemimize kurduktan sonra çalıştırdığımızda karşımıza programın gördüğünüz arayüzü çıkıyor.9800xt kartım default değerlerinde ve bunu overclock etmek için hem ram hemde core-gpu (çekirdek)hızlarını yükseltiyoruz.Tabi bunuda aynı cpu overclock'undaki gibi yavaş yavaş deneyerek yapıyoruz.

Nvidia kartlarda da çeşitli programlar var.Riva tuner,coolbits vs.gibi. Ben en pratik olanından bahsedeceğim.Yani coolbits'den.coolbits bir reg dosyası olup üzerine tıklandığında windowsumuzun (registry) kayıt defterine yerleşince nvidia ekran kartı sürücümüzün ayarlar bölümüne

Clock frequencies (saat frekans ayarları) adı altında bir seçenek eklenecek.Buradan ram ve core hızlarını ayrı ayrı ayarlamamız mümkün.

Coolbits size yeterli gelmeyebilir.O zaman farklı programlar deneyebilirsiniz.
Ben programlar için link vermiyorum çünkü sürekli güncelleniyorlar.Zaten google da aratınca bir sürü link bulunabiliyor.

Evet kısaca ekran kartına overclock'uda anlatmaya çalıştım.Tabi overclock hadisesi sadece bu kadar değil.Sizi ilerki dönemlerde bunlar kesmeyebilir, o zaman vmod olaylarınada girmek isteyebilirsiniz.Bu farklı bir hadise ve bununla ilgili benimde dahil bir çok arkadaşımızın çalışmaları var.Her kartın, her boardun mod şekli farklı o yüzden mod olayını alakalı topiklerden takip etmenizi öneririm.Bu topiğe bunuda eklersek iyice karışır durum.O yüzden bu topik böylece kalsın.

Not: Overclock riskli bir iştir ve riski sadece yapan kişiye aittir.

Stabil overclock'lar diliyorum

Dragon Age 2 inceleme

Duyurulmasının üzerinden henüz iki ay bile geçmedi. Daha hakkında bilinmeyen pek çok şey var. Ama yine de gümbür gümbür geldiğini hissedebiliyoruz


Elimizde şimdilik çok fazla bir bilgi yok. Oyun henüz yapım aşamasının başlarında. Daha alınacak pek çok yol var ancak gelin eldeki bilgileri bir derleyelim. Belki kafamızdaki bazı soru işaretlerini silebiliriz, duyurulan bazı yeni öğelerle heyecanımıza heyecan katabiliriz.


Macera devam ediyor… Ya da yeniden başlıyor…

Dragon Age: Origins’i oynamış olan herkes, 2000’li yıllardan sonra yapılmış olan en sağlam RPG’lerden biri olduğunu bilir. Ne de olsa BioWare’in elinden çıkmış bir yapım. İşini bilen adamlardan oluşan BioWare’in yaptıkları ortada. Her yaptıkları oyunla çıtalarını biraz daha yükseltiyorlar. Ve şimdi sıra, Dragon Age 2 ile çıtayı çok daha yükseklere çıkarmakta.

Dragon Age 2'deki ana karakterimiz bir insan olacak. Hawke isimli karakteri yöneteceğimiz oyunda farklı ırk seçimi yapamayacağız. Ancak ırk hariç, Hawke'ın diğer özelliklerini kendimiz belirleyebileceğiz. Zaten Dragon Age 2'nin konusu, Hawke’ın hikayesi olacak. Yalnız öyle sıradan bir karakter değil Hawke. Lothering'deki büyük yıkımdan sağ kurtulmuş, Kirkwall Şampiyonu'ndan bahsediyoruz. Aslında BioWare'in vurguladığı noktayı göz önüne alırsak Hawke için, yıkımdan sağ çıkmış değil, yıkımdan kaçmayı başarmış demek daha doğru olur. Efsanesi daha şimdiden kulaktan kulağa yayılmaya başlamış bir karakter. Dragon Age evreninin en güçlü karakteri olma yolunda sürekli olarak güçlenmekte olan bir insan. Ve oyun ilerledikçe Hawke'ın gittikçe güçlendiğini biz de hissedebileceğiz.

Hawke'ın nasıl gittikçe güçlendiği, Yıkım'dan kaçmayı nasıl başardığı soruları oyun boyunca gizemini koruyacak. Ve Hawke'ın Dragon Age evrenine bırakacağı büyük izleri konu alan 10 yıllık süreci gözlerimizin önüne serecek olan Dragon Age 2, tarihi bizim yazmamızı isteyecek. Evet, oyun boyunca yaptıklarımızla Hawke'ın hikayesini biz yazıyor olacağız. Geçmişini, kişiliğini, sevdiği şeyleri, nefret ettiklerini, pişmanlıklarını biz yazacağız. Kirkwall Şampiyonu'nun kim olduğu tamamen bize bağlı olacak. Oyundaki temel amacımız büyük bir kötü gücü yok etmek veya belirli bir yere ulaşmaya çalışmak olmayacak. Ana amacımız "Hawke kimdir?" sorusunun cevabını vermek olacak. Yani BioWare'in bizden istediği şey, birkaç belirli özelliğe sahip olan Hawke karakterini kendimize özgü bir biçimde, geçmişinden geleceğine kadar yaratmamız. En basit tabiriyle, rol yapmamızı istiyorlar. Yapımcılar bu durumu bu kadar vurguladıklarına göre klasik oyun hikayelerinden daha farklı, gerçekten sıra dışı bir şeyler bizi bekliyor olsa gerek hikaye gelişimi konusunda. Oyunun Mass Effect'e dönüşeceği konusunda şüpheye düşen oyun severlerin içlerini rahat tutmalarını istiyor BioWare. Böyle bir şeyin olmayacağını söylüyorlar.

Bu arada bir diğer önemli ayrıntı, Origins'teki save dosyalarımızı ikinci oyunda kullanabileceğiz. Aynı durum Awakening için de geçerli. Bu sayede, ikinci oyunda farklı bir karakteri yönetecek olmamıza rağmen ilk oyundaki kararlarımızın etkilerini ikinci oyuna yansıtabileceğiz. Hatta yapımcılar iki oyunu farklı platformlarda oynayacak olan kişiler için de bu durumun geçerli olacağını açıkladılar. Yani ilk oyunu konsolda bitirdiniz ancak ikinci oyunu PC'de oynayacaksınız diyelim. Konsoldaki save dosyanızı bir şekilde PC versiyonuna aktarabileceksiniz. Bakalım BioWare bu işin altından nasıl kalkacak.

Oyunla ilgili ortaya çıkan bilgiler şu an için bunlar. Dragon Age 2, Xbox 360, PlayStation 3 ve PC için hazırlanıyor. 2011'in Mart ayında ise piyasada olması planlanıyor. Yani dişimizi biraz sıkmamız gerekiyor. Neyse ki BioWare oyunla ilgili bilgi verme konusunda pek cimrilik yapmıyor, detayları yavaş yavaş öğreniyoruz. Muhtemelen yakında oyunla ilgili yepyeni bilgiler edinmiş oluruz.

Oyungezer

Posta kodları tarih oluyor

Türkiye genelinde adres ve posta kodu yerine sayısallaştırılmış adres sistemi (SABS) geliyor

Türkiye genelinde cadde, sokak, kapı numarası ve posta kodu yerine Sayısallaştırılmış Adres Bilgi Sistemi (SABS) hayata geçiriliyor.

Her vatandaşın TC kimlik numarası olduğu gibi her ev, daire ve iş yerinin bir SABS numarası olacak. Sistemin mimarı yazılım uzmanı Sedat Efe, Sayısallaştırılmış Adres Bilgi Sistemi ile Türkiye'de sınav kağıtları, icra mektupları, kredi kartı ve telefon faturaları gibi önemli evrakların yanlış adrese veya geç gitmesi gibi problemlerin çözüleceğini söyledi. Posta kodu sisteminin 1980'li yıllarda Türkiye'de uygulanmaya başladığını hatırlatan Efe, "Bu sistem biraz gevşetildi, köylerin kendine has kodları
kaldırıldı. Posta kodu olarak kullandığımız kod mahallemizin veya köyümüzün değil, bağlı bulunduğumuz postanenin kodunu belirtiyor. Adres sorulduğunda veya bir posta, kargo göndereceğimiz zaman hikaye anlatır gibi uzun bir adres vermek zaman kaybı haline geldi. Adres yazmanın belli bir standart üzerine oturtulmamış olmasından dolayı iş, zaman ve maddi kayıplar meydana gelmektedir" dedi.


EVLERDE SABS DEVRİ

Teknolojinin had safhaya ulaştığı günümüzde modern posta dağıtıma makineleri kurulduğunu kaydeden Efe, bu sistemlerin sağlıklı işleyebilmesi için çubuk kod (BARCODE) gerektiğini, bu sisteme de Sayısallaştırılmış Adres Bilgi Sistemi (SABS) adı verildiğini ifade etti. Sayısallaştırılmış Adres Bilgi Sistemi'nin benzerinin Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinde de uygulandığına dikkat çeken Efe, "Bu sistemde oluşturulan algoritma sayesinde her cadde, sokak ve binanın kendisine ait bir SABS numarası oluyor.

Örneğin, 'Altıparmak Mahallesi, Altıparmak Caddesi, No:56 Daire:17 16050 Osmangazi/Bursa' adresinin SABS numarası '160160-56/17 Bursa' oluyor. Bu sistemin hayata geçirilmesiyle Türkiye genelinde tüm cadde ve sokak isimleri kalkıyor. Yerlerine SABS numarası geliyor. Her cadde ve sokak, Amerika'daki gibi isimle değil, SABS numarasıyla adlandırılacak. Posta dağıtım makinelerinin de kurulması ile birlikte posta dağıtımı oldukça hızlı ve hatasız bir şekilde gerçekleştirilecektir. Türkiye'de her vatandaşın
TC kimlik numarası olduğu gibi, her ev, daire ve iş yerinin de SABS numarası olacak. Böylelikle kaçak yapılaşmanın ve iş yerlerinin vergi kaçırması gibi sıkıntılar da ortadan kalkacak" diye konuştu.


SİSTEM 2012'DE DEVREYE GİRİYOR

Kurulacak bu sistem ile navigasyon yazılımlarına da adres girişinin kolaylaşacağını dile getiren yazılım uzmanı Efe, sistemin 2012 yılında devreye gireceğinin müjdesini verdi. Efe, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"İl, ilçe mahalle, sokak vs. seçmek yerine yazacağınız kısa kod sayesinde navigasyon cihazınız size haritayı anında oluşturacak. Belli bir sayısal aralıkta hastane, eczane, polis merkezi, taksi durakları, lokanta gibi yerlerin bulunması daha da kolaylaşacak. Örneğin; 160140-160170 arasındaki tüm lokantaları listelenebilecek. SABS sitemiyle ilgili PTT ve Telekom Genel Müdürlükleri ile çalışmalarımız devam ediyor. Hemen hemen hazır olan altyapı çalışmaları, 1,5 yıl gibi süre sonunda tamamlanmış olacak.
2012 yılında bu sistemin Türkiye'nin her yerinde tam anlamıyla hayata geçirileceğini düşünüyoruz."

İHA

Takip Edin
Kategoriler