Dark Executioner

Çocuk ve bilgisayar oyunları

Bilgisayar oyunları yararlı mı yoksa zararlı mı?

Günümüzde bilgisayar ve çocuk bulunan her eve kesinlikle bilgisayar oyunu en az bir defa girmiştir.Zaten bu çok doğal birşeydir çocuğun doğasında bulunan oyun oynama isteği kırılamaz veya yok edilemez çocuk mutlaka bir şekilde oyun oynar veya oynayabileceği bir ortama girer...

.Bilgisayar oyunlarının çocuklara etkisi

Bilgisayar oyunları deyince birçok çocuğun ve ailenin aklına şiddet içerikli oyunlar gelir.Bu yüzden ilk önce işe bu pencereden bakmakla başlayalım...

Şiddet içerikli oyunlar vardır ve olmayada devam edecektir.Bu oyunları çocukların oynaması ne derece doğrudur ne derece yanlıştır.İşte asıl soru bu...

Şiddet içerikli oyunları çocuklardan belli bir yaşa kadar uzak tutmak gerektiğini düşünüyorum.Bu yaş ilk aşamada 12 ikinci aşamada 16 olmalı çocuğunuza asla bu yaştan önce şiddet içerikli oyun oynatmamaya çalışın.Daha basit içinde spor olan veya daha eğlenceli çocuğun kişisel gelişimine yararlı oyunlar seçmek hem aile hem de çocuk sağlığı için 12 yaşına kadar idealdir.

Çocuğum 12 yaşında artık şiddet içeren oyunlar oynasın ortalığı yakıp yıksın mı?

Bu sorunun cevabı tabii ki hayır bu yaşta ve 16 yaşına kadar çocuğa içinde spor olan ve aşırı şiddet içermeyen oyunları oynatmalısınız.Bu oyunlar boks ve boksun dallarındaki oyunlar olabilir mesela.Peki neden bu tür oyunları oynamalı? Artık çocuk 12 yaşına geldiğinde farklı dallara ve farklı oyunlara yönelim göstermeye başlar onun ağır şiddet içeren oyunlardan uzak durması da ailenin elinde tabii ki.O nu yönlendirin ve basit ve içinde spor olan oyunları oynaması sağlayın böylece çocuğunuzun şiddet meraklısı biri olmasının önüne geçin...

Artık çocuğum 16 oldu her istediğini oynayabilir mi?

Aslında kısmen evet 16 yaş bir çocuk için artık etrafında olanları fark edip iyiyi kötüden ayırdığı bir yaştır.Yani çocuk bir savaş oyunu oynadığında onun gerçek olmadığını karşısındakilerin sadece sanal dünya da yer aldığını ve şiddetin sadece oyun içinde bir zevk olduğunu fark edebilir.Onu bu yaşlarda daha serbest bırakabilirsiniz.İstediği türde oyunu oynayıp oyundaki karakterlerin gerçek olmadığını çözmüştür.Bırakın sadece oynasın ve zevk alsın...

.Neden Oyun oynamalı ki...

Yazının başında da dediğim gibi çocuğun doğasında olan birşeydir ve engellenemez.Kısmen engellersiniz ama çocuk başka bir ortamda bu sefer hiçbir şekilde sizin kontrolünüzde olmadan istediği türde oyunu rahatlıkla oynar ve buda büyük bir hata olur aile için.

Özellikle günümüzde internet kafelerdeki denetimsizlik oyun oynamasını engellediğiniz çocuğun ekmeğine yağ sürer hemen hemen her yaşta ki çocuğun rahatlıkla girip çıktığı internet kafelerde çocuk istediği oyunu rahatlıkla oynar ve bu da sizin onu denetleme şansınızı sıfara indirir.

Bende bilgisayar yok çocuğum oyun oynayamaz nasılsa doğru bir yaklaşım mıdır ?

Çocuk bir şekilde yine oyun oynar özellikle internet kafeye kesinlikle gider.Çünkü evde bilgisayarı olmayan çocuk bilgisayar kullanmayı başka bir yerde öğrenmişse bilgisayarsız ve oyunsuz duramaz.Aileden gizli veya ailenin haberi olarak mutlaka internet kafeye gidilir.Hepsinde olmasa da çoğu kafe de denetimsiz oyun oynatılır, yaş sınırı yoktur, ortamda pis işlerle uğraşanlar mutlaka bulunur.Bu da çocuğunuz şiddet yanlısı biri yapabilir daha kötüsü onu internet kafeye yollayarak kötü işlere bulaşmasının önünü açmış olabilirsiniz.

İnternet kafe olmalıdır ama çocuğa mutlaka bir bilgisayar alınmalı ve internet kafeyi sadece arkadaşlarla toplu olarak oyunlar oynayabileceği bir eğlence alanı olarak görmesi sağlanmalıdır...

.Aile ne yapmalı...

Bir çocuğa “Bilgisayar oyunu oynama” demek hiçbir zaman gerçekçi olmaz. İnsanlarda yasaklanan şeylere karşı merak ve öğrenme içgüdüsü uyanır.Oyun oynamayı daha çok ister ve bir süre sonra merak duygusu ile mutlaka oyun oynar...

Burda yapılması gereken doğru zamanda doğru oyun ve oyun kontrolüdür.Çocuğu asla oyun oynarken kontrolsüz bırakmayın kontrol edin, ne oynuyor sorun, oyun ne türdür sorun, çocuğa oyunu kendiniz alın...

Her zaman kontrol demek sık sık ve her saat başı kontrol demek değildir.Eğer ki sürekli kontrol ederseniz bu sefer oyun oynarken gizli işler çevirmesine neden olursunuz.Çocuk farketmeden ne oynadığına, ne tür oyun oynadığına bakın.Eğer ona uygun değilse bunu ona anlatın ve alternatif bir oyun alın.

Çocuğu asla kendi başına oyun seçmeye yollamayın kesinlike gözü sizin istemediğiniz oyunlara kayacaktır.Birlikte gidin veya birlikte bir oyun seçin bu sayede belli bir seviyede çocuğu kontrol etmiş olursunuz...

Hadi kalk ders çalış...

Belkide yapılan en büyük hatalardan biridir bu.Oyun oynayan bi çocuğa kalkta dersini yap demek.Eğer bunu yaparsanız çocuğu oyundan değil de dersten soğutursunuz.Çocuk dersini oyuna karşı gelen birşey olduğunu düşünür ve ders yapmamaya ya da ben sabah çalıştım gibi ufak yalanlar söylemeye hazır bir duruma gelir.Bunun yerine 20 dakika daha oyna sonra dersine çalışırsın veya benim ufak bir işim var 10 dakika sonra bilgisayara girmek zorundayım sende git bu arada dersini çalış gibi şeyler hem çocuğun oyun-ders arasındaki o kötü düşüncelere kapılmamasını hem de çocuğu oyuna aşırı kaptırmamanızı sağlar...

Size en uygun dizüstü hangisi?

Piyasada bulunan yüzlerce dizüstü bilgisayardan hangisi size daha uygun,hangisi sizin ihtiyaçlarınızı karşılıyor birlikte inceleyelim...

Piyasada bulunan yüzlerce dizüstü bilgisayardan hangisi size daha uygun,hangisi sizin ihtiyaçlarınızı karşılıyor birlikte inceleyelim...

Artık günümüzde bilgisayarla ve internetle tanışmayan ev veya aile neredeyse kalmadı. Bilgisayar türlerinden dizüstü bilgisayarlarda son yıllarda pazar payından nasibini almış hatta masaüstünü solllamış durumda.Peki dizüstüne bu kadar ilgi varken siz nasıl bir dizüstü bilgisayara sahip olmalısınız ?

Neden dizüstü bilgisayar ?

Aslında cevabı çok kolay bir soru taşınabilirlik ve kolaylık.Dizüstüler her istediğimizde yanımıza alabileceğimiz kolaylıkla çantamıza atıp her yere götürebileceğimiz bir araç.Ayrıca kullanımı da rahat ve estetik.Bu gibi artıları olan bir bilgisayara herkes sahip olmak ister.Özellikle de çalışıyorsanız veya gün içinde çok fazla yer değiştiriyorsanız bir dizüstünün size sağlayacağı faydaları anlata anlata bitiremeyiz...

Tamam taşınabilirlik,kolaylık,rahatlık ama bu dizüstünün eksi diyebileceğimiz yönleri yok mu? tabi ki var özellikle masaüstü bilgisayarlar ile karşılaştırdığımızda bir nebze de olsa performanstan vazgeçmiş oluyorsunuz.Çünkü masaüstü bilgisayarlarla dizüstüleri performans açısından değerlendirdiğimizde masaüstüler daha fazla öne çıkıyor ama bu bizim için önemli bir detay değil çünkü artık fark o kadar da büyük değil.

Hangi tür dizüstü bilgisayar?

Her kullanıcı bilgisayarı farklı amaçlar için kullanır. Sadece internete girmek ve e-postlarına bakmak isteyenler ile Hd video izleyip en son çıkan oyunları oynamak isteyenler aynı dizüstüyü mü almalı? Kim hangi tür dizüstüyü seçmeli hepsi bu yazıda cevabını bulacak.

Dizüstüleri üç ana katagoriye ayırarak incelememize başlayalım.Standart,taşınabilir ve üst seviye dizüstüler.

Standart Dizüstüler

Dizüstü bilgisayarınızla İnternet'te sorunsuz dolaşmak, hemen her türlü içeriğe performans sorunu yaşamadan ulaşmak, video ve DVD izlemek ve hatta çok gelişmiş grafiklere sahip olmayan oyunları da oynamak istiyorsanız, standart seviye bir dizüstü bilgisayar almalısınız.

Genellikle evde veya işyerinde kullanacağınız sürekli bir yerden başka bir yere taşımayacağınız bir dizüstü istiyorsanız donanım açısından birçok seçeneğe sahipsiniz demektir...

Donanımsal olarak baktığımızda sizi memnun edecek bir standart dizüstü bilgisayarda işlemci,ram ve sabit disk ön plana çıkıyor.İşlemci olarak İntel'in en çok tutulan modellerinden Core i5 çok iyi bir tercih olarak öne çıkıyor.Bunun yanında AMD/ATI veya NVIDIA'nın grafik yongalarının bulunduğu bir dizüstü tercih edebilirsiniz ama grafik performansı ne kadar yukarıya çıkarsa pil ömrününde aşağıya ineceğini unutmayın derim.

Diğer donanımsal parçalara baktığımızda ise sizin 320 ile 500 GB sabit disk ve 2 ile 4 GB arası Ram bellek ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır.Bunun yanında ekran boyutu 15-17 inç olan dizüstüler standart bir kullanıcı için idealdir.

Standart bir dizüstünün pil ömrü ise ortalama 4 saat civarındadır.Bu da size kısa sürede olsa dışarıda dizüstünüzü kullanma imkanı sağlar.

Taşınabilir Modeller

Bu tür modellerin en büyük özellikeri hafif ve uzun pil ömürlü olmalarıdır.her yere rahatlıkla taşıyabilmek ve uzun süre şarj etmeden kullanabilmek için bu iki özelliklik bu tür dizüstülerde çok önemli.

Taşıma konusunda bir sorun yaşamak istemiyorsanız en fazla 2.5 kg'a kadar çıkan modelleri tercih etmelisiniz.Eğer daha ağır bir model seçerseniz uzun sürede büyük sıkıntılar ve ağrılar hissedebilirsiniz.

Bu modellerde ki dizüstüleri de donanımsal olarak incelediğimizde.Özellikle işlemcide Intel'in Atom ve Core 2 Duo çeşitleri öne çıkıyor.Sadece internete girip ofis yazılımlarını kullanacaksanız bu tür bir dizüstü sizin işinizi görür.Eğer işlemciyi bir tık öteye götürmek isterseniz yine Intel'den Core i3 modelide performans açısından size istediğinizden fazlasını verebilir.Bunun yanında 1 ile 2 GB arası ram ve 160 ile 250 GB arası sabit disk işinizi görür.Ekran boyutu konusunda ise bu tip modellerde genelde 11,6 ile 13 inç arasında ekran seçenekleri olur.

Fiyat olarak oldukça cazip olan bu modellerde pil ömrü genelde yüksek olsada siz yinede alacağınız bilgisayarın pilinin altı hücreli olmasına dikkat edin.Bu kategoride, pil ömrü 7-8 saate kadar ulaşan modeller bulunuyor.

Bu tür modeller için kısa bir not: Bu kategoride ki medeller için DVD sürücü genelde bulunmuyor.DVD sürücüler pil ömrünü olumsuz etkilediği için DVD sürücüden vazgeçmek zorunda kalabilirsiniz.

Üst Seviye Modeller

Üst seviye bir dizüstüde masaüstü bilgisayayarda yapabileceğiniz herşeyi yapmanız mümkün piyasaya yeni çıkan tüm oyunları oynamak, HD video izlemek ve aklınıza gelen diğer herşey...

Fakat bu tür güçlü dizüstülerin birkaç dezavantajı var ağırlık, pil ömrü ve fiyat.Masaüstü bilgisayarlarla aynı işi gören bu dizüstüler çok güçlü gibi dursalarda bu 3 eksisi ile yara alıyor.Özellikle pil ömrü açısından ortalama iki saat kullanabileceğiniz dizüstüler mevcut bu da dizüstünüzün gün içinde belli bir zamanı prizde geçireceğinin gösteriyor.Ayrıca bu kategorideki dizüstülerde 4 kg'ı aşabilen modeller ve bir yerden başka bir yere taşırken sorun çıkartabiliyor bunun yanında fiyat olarakta 2000 TL'nin altında üst düzey bir dizüstü bulmak pekte kolay değil.

Bu dezavantajlar beni etkilemez ben oyun oynamak HD video seyretmek istiyorum diyorsanız tek çareniz bu tür üst düzey modelleri tercih etmek.

Donanımsal olarak baktığımızda bu kategoride ki modellerde işlemci olarak Intel'den Core i5 veya Core i7 tercih edilmeli.İşlemcinin yanı sıra mutlaka NVIDIA ve AMD/ATI'nin grafik yongalarına sahip dizüstü bilgisayarlardan tercih etmelisiniz. ATI Mobility Radeon HD 5000 ve NVIDIA GeForce 300 serisine öncelik vermelisiniz.Sabit dist tercihinde ise 500 GB ile 1 TB arasındaki medeller size uygun.Bu tür üst düzey dizüstülerde 4 ile 6 GB Ram bellekte sizin işinizi görecektir.

Bu kategorideki modellerde genelde 17 ve 18 inçlik ekranlar kullanılır. Daha yüksek bir görüntü kalitesi arıyorsanız Full HD çözünürlük sunan ve LED ekranları tercih edebilirsiniz.

Bilgisayar satın alma rehberi

Okulların açıldığı şu günlerde nasıl bir bilgisayar seçmeli...

Okul ihtiyaçları arasında kalem, defter ve kitabın yanında bilgisayar da vazgeçilmez bir yer edinmiş durumda. Okulların açıldığı şu günlerde çocuğuna bilgisayar almayı düşünen aileler, bilgisayar alırken aşağıdaki noktalara dikkat etmeli.

Eylül ayı geldi çattı, yeni eğitim ve öğretim yılı başladı. ABD ve Avrupa’da yılın en büyük ikinci alışveriş dönemi olarak bilinen “okula dönüş” dönemi, ülkemizde de yoğun alışverişe sahne oluyor. Bu dönemde kalem, defter ve çanta gibi ihtiyaçların yanı sıra çocuğunuz için olmazsa olmaz bir ihtiyaç daha var: Öğrencilerin yüzde 80’inin okulda çalışmak için ihtiyaç duyduğu, yüzde 70’inin evinde halihazırda bulunan ama eskimiş olan kişisel bilgisayar…

Bilgisayar alışverişi teknolojiye yakın olmayan tüketiciler için zaman zaman korkutucu olabiliyor. Özellikle ihtiyaçları sizden farklı olan çocuğunuz ya da çocuklarınız için alıyorsanız, bilgisayar alışverişi daha da zorlaşıyor. Dünyanın en büyük işlemci üreticisi Intel, çocuğunuza bilgisayar ararken aklınızda tutmanız gereken ipuçlarını hazırladı. İşte bilgisayar almaya giderken göz önünde bulundurmanız gereken sekiz temel soru.

1. Bilgisayarımı neye göre seçmeliyim?

Bilgisayar alırken dikkat edilmesi gereken en önemli bileşen kuşkusuz bilgisayarın beyni ya da kalbi diyebileceğimiz işlemcidir. İşlemci, bilgisayarın gerçekleştirdiği işlemlere temel oluşturan hesaplamaları yapar, bilgisayardaki işlemleri gerçekleştirir ve gerekli yerlere gönderir. Örneğin klavyedeki bir tuşa basmamız, fareyi hareket ettirmemiz birebir olarak işlemcide gerçekleşir. Bu nedenle işlemci seçimi çok önemlidir. Seçeceğiniz işlemcinin modeline ve hızına karar verirken, bilgisayarınızı ne amaçla kullanacağınızı ve onunla ne tür çalışmalar yapacağınızı göz önüne almanız gerekir. Özellikle grafik kalitesi yüksek oyunlar, mimarlık/mühendislik programları, yüksek işlemci kapasitesi gerektirir. Ancak bilgisayarı ağırlıkla yazı yazmak, internette dolaşmak ve sohbet etmek için kullanıyorsanız, en üst fiyat kategorisinden işlemci seçmenize gerek yok.

2. Nasıl bir bilgisayar almalıyım?

Tasarımına ve kullanım alanına bağlı olarak üç farklı seçenek karşımıza çıkıyor:

. Dizüstü bilgisayar:
Günümüzde dizüstü bilgisayarlar taşınabilirliği nedeniyle birçok bilgisayar kullanıcısının tercihi. Alt seviye dizüstü bilgisayarlar bile, 250 GB sabit disk kapasiteyle tüm işletim sistemlerini, Microsoft Office uygulamalarını ve diğer grafik yazılımlarını sorunsuz çalıştırıyor. CD/DVD okuyucu ve yazıcı özellikleri de bulunan dizüstü bilgisayarlar farklı çevre birimlerinin bağlanabilmesi için portlar da sunuyor. Masaüstü bilgisayarlara rakip sayılabilecek daha yüksek seviye dizüstü bilgisayarlar, günümüzde sürücü boyutu ve hızıyla orta seviye masaüstü bilgisayarlarla örtüşüyor. Kısaca bu bilgisayarlara hayallerinizin taşınabilir veri makineleri diyebiliriz. Ancak dizüstü bilgisayarlar söz konusu olduğunda dayanıklılık dikkat edilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor. Standart sabit disk tabanlı cihazlar çalışır durumdayken hareket ettirilmeleri gerekiyorsa özen göstermeniz gerektiğini hatırlatalım. Bu sorunu SSD’si olan bir bilgisayar alarak çözebilirsiniz. Dizüstü bilgisayarların olumsuz olabilecek bir diğer yanı da ağırlık. Bu cihazlar modeline göre 2 kilodan daha az olabildikleri gibi, 4 kilonun üzerine de çıkabiliyor. Bu da tüm gün taşındıklarında sırt ağrısı yapabilecekleri, yaşı çok küçük olan çocuğunuzun vücuduna zarar verebilecekleri anlamına geliyor. O nedenle dizüstü bilgisayar seçerken ağırlığa dikkat etmek gerekiyor.

.Netbook (Taşınabilir bilgisayarın ultra-taşınabilir versiyonu): Dizüstü bilgisayarlardan daha küçük, daha hafif, daha sade ve daha şık cihazlar olan netbook’lar, daha sınırlı bilgisayar işlem kapasitesine ihtiyaç duyan kullanıcılar için iyi bir çözüm. Netbook’lar, Word, PowerPoint ve Internet Explorer gibi giriş seviyesi programlar, göreceli olarak daha az depolama alanı ve çevre birimi erişimi gibi sınırlı ihtiyaçları olan kullanıcılar için ideal cihazlar olarak dikkat çekiyor. Bu cihazların olumsuz yanı, küçük kullanım alanı nedeniyle ergonominin sıkıntı yaratma ihtimali. Ama eğer çocuğunuz okul ödevleri için bir bilgisayara ihtiyaç duyuyorsa, sırt çantasına kolay sığacak bir cihaz istiyorsa ve sınırlı bütçeniz varsa netbook tercih edebilirsiniz.

.Masaüstü bilgisayar: Daha fazla dayanıklılık, daha fazla depolama alanı ve aksesuvarlara daha kolay erişim isteyen gelenekselci insanlar için masaüstü bilgisayar hala iyi bir seçenek. Masaüstü bilgisayarınızda, makinenin gücüne paralel olarak istediğiniz monitör boyutunu kolayca seçebilir, böylece daha geniş ekran alanına sahip olabilirsiniz. Masaüstü bilgisayarların olumsuz yanı, herkesin bildiği gibi taşınmalarının zorluğu. Eğer bilgisayarınızı yanınızda taşımanız gerekmiyorsa ve yeterli alana sahipseniz çocuğunuza masaüstü bilgisayar almayı düşünebilirsiniz.

3. Hangi işletim sistemini tercih etmeliyim?

Halihazırda bilgisayarlar için dünün teknolojisi olan ama mevcut yazılım uygulamalarıyla hala fazlasıyla popüler olan Windows XP, 2007’den bu yana kullanılan Windows Vista ve 2009’da duyurulan ve neredeyse tüm yeni bilgisayarlarda kullanılan Windows 7 gibi çeşitli işletim sistemi seçenekleri bulunuyor. Elbette güvenlik önlemleri çok daha sıkılaştırılmış Windows 7’yi kullanmanızı öneriyoruz.

Öte ayndan yine Intel işlemcinin güç verdiği Mac bilgisayarlarda, Apple’ın kendi geliştirdiği Mac OS işletim sistemleri kullanılıyor. Bunlar işletim sistemi, özellikle şık arayüzü ve dış tehditlere karşı korumalı olduğu için tercih edilebiliyor.

Bunlar dışında Linux tabanlı, yani açık kaynak kodlu, Pardus gibi işletim sistemleri de temel görevlerde sorunsuz performans gösteriyor. Ne var ki bazı çok özel yazılımlarda işletim sistemiyle uyumsuzluk yaşanma ihtimali var.

4. Günümüzde iyi sabit sürücü boyutu nedir?

Konu bilgisayar olunca hiçbir zaman çok fazla sabit disk alanınız olmaz. Çok küçük ve sadece birkaç uygulama ile (ya da müzik ve video gibi özel dosyalar yüklendikten sonra) dolan bir sabit diske sahip olmak istemezsiniz. Bu konuda masaüstü bilgisayarlar en fazla seçeneği sunarlar. Dizüstü bilgisayarlar 640 GB’a kadar çıkabilir. Netbook’lar 160 GB ile 320 GB arası boyutta kapasite sunar. Bazı istisnalar olsa da, sabit disk boyutu büyüdükçe fiyat artar. Ana kural, alabileceğiniz en yüksek kapasiteli bilgisayarı almaktır. Bütçe kısıtınız varsa ya da kapasiteniz dolarsa da, bir harici disk alarak kapasitenizi artırabilirsiniz.

5. Ne kadar RAM’e ihtiyacım var?

Çoğu tüketici uygulaması, 2 GB RAM’e ihtiyaç duyar. Belirli bilgisayar işlem ihtiyaçları için eklemeler yapmak isterseniz ekstra para harcamanız gerekebilir. En küçük bilgisayarlar olan netbook’lar 512 MB’tan başlayarak en düşük RAM’i sunarlar ve en fazla 2 GB’a kadar olmak üzere en az yükseltme kapasitesine sahiptirler. Yine de bu sınıfta bir cihazla yapacaklarınız için bu kapasite yeterlidir. Grafik açısından yoğun programları ya da genel olarak çok fazla uygulama kullanacaksanız daha yüksek RAM tercih edin. Bazı makineler yine de yükseltme için uygun RAM eşlerine ihtiyaç duyabilir. Bu, bir defada her ikisi de aynı boyutta olan iki ayrı kart yerleştirmeniz gerektiği anlamına gelir. Diğer türlü, bilgisayar sadece en büyük RAM kartını tanır.

6. Ya oyun oynamayı seviyorsak?

Eğer çocuğunuza bir bilgisayar veriyorsanız, çevrimiçi ya da yüklenen oyunların da hayatına gireceğini kabul edin. Bunun için tüm masaüstü ve birçok dizüstü bilgisayarda bulunan GPU’yu, yani grafik işleme birimini göz önüne almalısınız.

7. Ya pil ömrü?

Genelde netbook ya da dizüstü bilgisayarınızla ne kadar çok şey yapmaya çalışırsanız ve bu bilgisayarlar ne kadar güçlüyse, pil ömrü o kadar kısa olur. Netbook üreticileri cihazlarının şarj edildikten sonra 12 saate kadar çalışabildiğini, dizüstü bilgisayar üreticileri de cihazlarının genellikle 8 saate kadar pil ömrü olduğunu duyururlar. Ama bunlar “ideal” koşullar altında geçerlidir.

8. Geçen yılın modelini ya da elden geçirilmiş bir cihaz mı almalıyım?

Eski model bilgisayar almak, geçen yılın arabasını almaya benzemez. Arabalar yıldan yıla çok değişmez ve bir arabanın ömrü ona nasıl baktığınıza bağlıdır. Ama sürekli teknolojik gelişmeler nedeniyle bilgisayarların ömrü yaklaşık 3 – 4 yıldır. Yükseltmeler bu ömrü birkaç yıl uzatabilir. Eğer çocuğunuz bilgisayarı sadece okul ödevleri için bir araç olarak kullanıyorsa, bilgisayarı ona liseye ya da üniversiteye kadar yetebilir. Bu noktada dikkat etmeniz gereken, alacağınız bilgisayarın garanti süresidir. Garanti süresinin uzun olması ve sadece el işçiliğini kapsamayan daha geniş bir garantisi olması önemlidir.

Teknolojik gelişmeler bilgisayarlara ve kullanıcılara daha fazla güç katıyor. Kısa bir süre öncesine kadar bilgisayar alırken bütçeniz yetmediği için sahip olamadığınız ya da daha azıyla yetindiğiniz bazı özelliklere, teknolojik gelişmeler sayesinde artık daha rahat sahip olabiliyorsunuz. Örneğin:

.Ekran çözünürlüğü:
İster netbook, ister dizüstü ister masaüstü bilgisayar olsun, cihazdan bağımsız olarak ekranınızda gördüğünüz şeyler günlük kullanımınız için yeterlidir. (Oyun ya da daha yoğun grafik gerektiren programlar daha fazla ekran çözünürlüğü gerektirebilir) Standart çözünürlüğün dizüstü bilgisayarlarda 1440x900 dolaylarında, masaüstü bilgisayarlarda 1440 x 1080, netbooklarda da 1024x600 olmasını bekleyebilirsiniz.

Ethernet ve kablosuz ağ arayüz kartları:
Bir zamanlar internet bağlantısıyla kablosuz bağlantı isteyenlerin tercih ettiği ethernet ve kablosuz ağ kartları günümüzde artık bilgisayarlarla birlikte standart olarak geliyor. Bilgisayarınızda olmasalar bile USB portları aracılığıyla bilgisayarınıza kolayca bağlanabiliyorlar.

Ekstra USB portları:
Kablosuz klavye, mouse ve yazıcı erişiminin sağlanabildiği günümüzde bilgisayarınızda 6 port olması gerekmiyor. Birçok dizüstü bilgisayar ve netbook’un zaten 2 ya da 3’ten fazla portu bulunmuyor. Eğer daha fazla porta ihtiyacınız olursa, istediğiniz zaman bir USB hub’ı edinebilirsiniz.

Firewire, RCA, telefon ve Ethernet erişim portları:
RCA portları dışındakiler, 2007’den sonra üretilen dizüstü ve masaüstü bilgisayarlarla birlikte standart olarak geliyor. Ama kablosuz erişim ve çevirmeli bağlantının ortadan kalkmasıyla birlikte yakın zamanda tüm bu birimler demode olacak. Bazı üreticiler şimdiden yeni modellerine Firewire girişi koymaya başladılar bile.

RAM genişletme yuvaları:
Her ne kadar bazı sınırlamalar olsa da, günümüzde her bilgisayar sanal olarak hafızayı genişletebilme yeteneği ile birlikte geliyor.
Web kamerası: Kamera da artık bilgisayarlarla, hatta bazı netbook’larla birlikte standart gelen bir özellik. Ancak dahili kameraların çoğunun 3 megapiksel dolaylarında, yani göreceli olarak düşük çözünürlüğe sahip olduğunu unutmayın. Bu yüzden isterseniz daha yüksek çözünürlüklü harici kameraları tercih edebilirsiniz.

Dünyanın en hızlı ekran kartı

ASUS, dünyanın en hızlı oyun kartı ARES'i görücüye çıkardı

ASUS, dünyanın en hızlı oyun kartı ARES'i oyuncuların  beğenisine sundu.

Dünya oyun piyasası sürekli büyüyor ve gelişiyor. Her gün gerçek yaşamla neredeyse tıpa tıp aynı denilebilecek bir oyun piyasaya sürülüyor. Haliyle binlerce oyun tutkunu bu görsel şöleni kaçırmamak için bilgisayarının ihtiyaç duyduğu gereksinimleri en doğru biçimde karşılamak zorunda. Ürettiği ARES grafik kartıyla oyunun kurallarını değiştiren ASUS, ROG (Republic of Gamers - Oyuncular Cumhuriyeti) serisi yeni grafik kartıyla yüksek performans arayanların tüm dileklerini gerçekleştirirken, üst düzey profesyonel kullanıcıların ise tüm ihtiyaçlarını tamamen karşılıyor.

ROG serisinin yeni üyesi ARES, temelde 2 adet 850 Mhz hızında çalışan Radeon HD5870 çekirdeği bünyesinde barındırıyor. Bu iki üst düzey performanslı çekirdeği en verimli şekilde harmanlayıp kullanan ARES, özel tasarımı ile referans tasarımlı diğer 2 çekirdekli kartlara oranla %32'ye varan performans farkı sağlıyor.

ARES ayrıca 3200 stream işlemci ve 1.2 GHz'de çalışan 4 GB GDDR5 belleği ile yine fark yaratmaya devam ediyor. Mevcut teknolojilerin uç noktasında bulunan ve bunları en verimli şekilde kullanan ARES, yüksek oyun performansı ve benchmark rekorları arayanlar için tek tercih olmaya aday bir çözüm.

Teknik Özellikleriyle ARES :

ARES, işlemcisinin gücüne ve yüksek performansta çalışmasına rağmen serinliğini koruyabiliyor. Özel tasarımı sayesinde, referans tasarıma göre 6 kata varan daha yüksek hava dolaşımı sağlıyor. Bununla birlikte ağırlıklı olarak bakırdan oluşan soğutma bloğu, termal iletimi arttırıcı kalın ısı boru tasarımı ile çok daha yüksek ısı iletimi ve dolayısıyla serin çalışma ortamı sağlıyor.

Bu yüksek soğutma performansının yanında ARES oldukça sessiz çalışıyor. Yüksek performans, düşük sıcaklık ve düşük ses seviyesi ARES’te bir araya geliyor.

Overclock nasıl yapılır

Overclock ile biraz daha hız ve performans isteyenlere overclock yapımı.

Overclock Nedir ? Ne işe Yarar ? Nasıl yapılır ?

Overclock Türkçe'de tam karşılığını birebir bulanamasada en uygun hız aşımı,hız aşırtma gibi terimlerle ifade edilmektedir.Biz kısaca overclock'a bir işlemciyi normal çalışma frekansının daha üstünde bir frekansda çalışmaya zorlamak diyebiliriz.

Bu ne demektir?

Diyelimki elimizde P4 3000 mhz bir işlemcimiz var biz bunu 3200 mhz de çalışmaya zorlar ve başarılı olursak overclock yapmış oluruz.

Peki bunu nasıl yaparız?

Her işlemcinin bir iç frekansı vardır.Front side bus denilen (fsb) Türkçe olarak önyüz veri yolu diyebileceğimiz mhz cinsinden bir çalışma frekansı var ve bunun yanında her işlemcinin bir çarpan kat sayısı vardır (x9 , x10, x15 gibi) ve bu çarpan ile fsb hızını çarptığımızda işlemcinin asıl mhz ini bulmuş oluyoruz.Örnek olarak P4 3.0 ghz için bu değer fsb 200x15 olduğundan 3000 mhz'dir.

Şimdi önümüzde toplam mhz'i arttırmak için 2 yol var.Bunlar;

1. Yol : Fsb hızını arttırmak,

2. Yol : Çarpan kat sayısını arttırmak suretiyle toplam mhz'i arttırmaktır.

Şimdi biz bu iki değerden fsb yada çarpan hangisini arttırırsak arttıralım elde ettiğimiz mhz değeri yükselecektir.Yani overclock yapmış olacağız.Malesef İntel işlemcilerin genellikle çarpanları kilitli olduğu için bu değerle oynama yapılamıyor ve bu yüzden iş sadece fsb hızını artırmaya kalıyor.AMD işlemcilerde durum daha farklı, çoğunlukla çarpanları açık oluyor yada bazı yöntemlerle kilitli olsalar bile açılabiliyorlar.Bu durumda her iki değerlede oynama imkanı doğduğu için daha esnek overclock imkanımız olabiliyor. Aslında şunuda unutmamakta fayda var.Her ne kadar çarpanlarla oynama çeşitliliğimiz olsa bile overclockta en yüksek performansın fsb hızını arttırmakla elde edilebileceğini unutmayın.Nedeni ise yüksek fsb hızlarında buna bağlı olarak,bellek denetleyicisi, depolama aygıtları denetleyicileri ve AGP/PCI saat hızları da artar.Tabi AGP/PCI saat hızları yüksek overclocklarda sorun çıkarabildiği için stabilite için modern anakartlara bu hızı sabitleme özelliği ilave edilmiştir.

Şimdi adım adım overclock yapmaya başlayalım.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki overclock için en önce board'umuzun bu işe elverişli olarak üretilmiş olması gerekmektedir.Yani overclock için neler gerekiyorsa her özelliğin mevcut olması gerekiyor.Bu özellikleri aşağıdaki resimlerlede göreceksiniz.Overclock'a niyetlendiyseniz öncelikle uygun bir board edinmelisiniz yoksa overclock için doğru düzgün özellik sunmayan anakartlarla bu işe koyulmak boşuna uğraş ve moral bozukluğu olacaktır.Tabi iş sadece board ile bitmiyor.Overclock için buna yatkın birde işlemci bulmamız gerekiyor.Bu iş öylesine ilginç ki her işlemcinin overclock perfromansı aynı olmuyor.Üretim tarihleri,üretim yerleri,kodları bir işlemcinin overclock performansını değiştirebiliyor hatta öyleki bazen aynı üretim yer tarih ve kodlarına sahip iki işlemcide bile aynı overclock değerlerine ulaşamayabiliyorsunuz.Yani bu iş öncelikle şans işi tabi ama önce overclock forumlarında hangi CPU ve kodların overclocka daha yatkın olduğuna dair bilgi edinmekte ve işlemci seçiminide ona göre yapmakta fayda var.
İşlemcimizide seçtikten sonra iş tabiki yine bitmiyor;sırada Ram var.Eğer stabil bir overclock yapmak ve maximum performans almak istiyorsak ramlerimizin kaliteli ve cas gecikmesinin (cl2-cl2,5-cl3 gibi.düşük değer daha iyi) mümkün olan en düşük değerlerde olması gerekiyor.

Buna ilaveten overclock yapılan parçaların enerji ihtiyaçları artacağından mutlaka kaliteli ve en az 400 watt lık bir powersupply'ımızın olması gerekiyor.
Tabi son olarak en önemli konu soğutma.Overclock edilen sistemimiz daha fazla ısınacağı için (en başta cpu) çok daha iyi bir soğutmaya sahip olmamız gerekiyor.
Aslına bakarsak overclock işi oldukça pahalı ve riskli bir hadisedir.Farkındaysanız sözünü ettiğim tüm enstrümanlar normallerinden daha pahalı olan şeyler.Her şeyin iyisini almak durumunda olduğumuzdan bu iş haliyle pahalıya gelecektir.(Tabi bazen umulmadık uygun fiyatlı ürünlerede denk gelerek ucuza mal etmek de mümkün) Elbette pahalı donanımlarımızın zarar görme riskide vardır her zaman için.

Riskli ve pahalı,peki o zaman niçin overclock yapıyoruz ?

Bu soruya verilecek en kısa ve öz cevap hızdır,ihtirasdır.İnsanı bir kere sardımı kolay kolay kurtulmak mümkün değildir  

Overclock için öncelikle boardumuzun biosu dediğimiz temel ayaralamaların bulunduğu kısma girmemiz gerekiyor. (Her ne kadar windows üzerinden de overclock yapma imkanı olsada sağlam overclockcular tarafından tercih edilen bir tarz olmadığından o konuya hiç girmeyeceğim)

Pc açılırken del tuşuna basarak biosa girilir.Ben yaygın olduğu için i865 çipsete sahip kendimde kullandığım abit AI7 nin biosundan örnek verceğim.

Abitin meşhur soft menüsünden cpu,ram,agp frekans ve voltaj ayarlarının bulunduğu en can alıcı bölüme giriyoruz.

Bize default değerler lazım olmadığı için "cpu operating speed"seçeneğini "user defined"yapıyoruz ki cpu fsb ,cpu:ram oranı ve agp/pci ayarları açık hale gelsin. Çünkü bu değerlerle oynayarak overclock yapacağız.

Öncelikle fsb miktarını biraz arttırıyoruz ben 200 mhz den 250 ye çıkardım ama cpu ma güvendiğim için direkt bu değeri denedim. Siz azar azar arttırmayı deneyin aceleci olmayın. Mesela önce 210 mhz e çıkarın sonra 220 ye.
Dikkatinizi çektiyse ben cpu:ram ratio(oranı) nı 1:1 yaptım bu ne demek? Bu cpu ile ramlerimin 1:1 eşit aynı mhz de senkron çalışacağı anlamına geliyor. Tabi benim ramlerim DDR 566 olduğu için (2x 283 mhz) cpu ile senkron rahatlıkla çalışabilmekte. Eğer sizin elinizde bu değerlerde çalışan ramler yoksa bu değeri düşürmelisiniz.

Yani eğer DDR 400 ramlere sahipseniz ve ramlerinizin 200 mhz üzerinde çalışamayacağına eminseniz bu oranı yukarıdaki görülen seçeneklerdeki gibi 5:4 yapmalısınız ki sistem çakılmasın. Bence önce ramlerle uğraşmak yerine öncelikle işlemcinizin sınırını bulabilmek amacıyla ram oranınızı düşük bir oranda tutun,mesela 3:2 gibi. Bu durumda ramler daha düşük değerlerde çalışacağı için cpu sınırını tayin etmenize engel olamayacaklardır.

CPU'nın sınırını nasıl bulacağız ?

Öncelikle default voltajında mhz olarak gidebildiği yere kadar arttıracağız. Her arttırdığımızda pc yi kapatıp açıp stabilitesini ve en önemlisi cpu sıcaklığını kontrol etmelisiniz. Eğer stabilite ve ısınma sorunu yoksa bu iyi haber demektir yolumuza devam edebiliriz. Tekrar tekrar biosa girip fsb hızını arttırdıktan sonra diyelimki işlemcimiz artık 240 fsb de çakılmaya stabilliğini kaybetmeye başladı. Ha tabi bunu nasıl anlıyoruz ,stabiliteden kasıt öncelikle fsb arttırırmından sonra windowsa sorunsuz bir biçimde girmesi ve bir kaç bench programıyla sandra,pc mark vs. gibi yapılan testleri başarıyla reset,donma vs.olmadan tamamlamasıdır. Bunlardan geçemiyorsa reset yada donma oluyorsa bu demektir ki cpu muzun default voltajındaki sınırına gelmiş bulunuyoruz. Ne yapacağız?Tekrar biosa giriyoruz.

cpu core voltajını bir miktar arttırmak işe yarıyabilir. Bu stabilitesi bozulan işlemciye yardımcı olabilir. Bunu yaparken azar azar yapmakta fayda var çünkü overclockda en tehlikeli hadise voltaj olayıdr,fazla voltaj direkt cpu nuzu götürebilir.İntel işlemcilerde (northwood) 1.7 voltu aşmamanız en doğru yol olacaktır.Buna kabaca default voltajın %15 fazlasını aşmamakta diyebiliriz.

Bu şekilde voltaj arttırımlarıyla stabilite sağlandıktan sonra yeniden fsb arttırımlarına giderek cpu nun çıkabileceği stabil en yüksek değeri buluruz. Bahsettiğim gibi test programlarıyla denedikten sonra en uygun değeri buluruz. Tabi tekrar ediyorum tüm safhlarda cpu sıcaklığını kontrol altında bulundurmalısınız. Cpu nuzun default durumdaki sıcaklığının %25 den fazla artmamasına dikkat edin. Her ne kadar bazı boardlar sıcaklığı doğru okumasalarda dediğim gibi en doğru yol default halindeki değer ile overclock sonrası değeri%25 ten fazla olmaması. Fazla sıcaklık demek tehlike demek,işlemcinin çok yıpranması demek,stabilitenin bozulması demek olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Şimdi sıra geldi ramlerimizi yoklamaya;

Şimdi ramlerin sınırını bulacağız. Bunu önce yukarıda görüldüğü üzere cpu:ram oranıyla oynayarak bulacağız. Eğer ramlerimiz zaten hızlıysa DDR500 ve üzeri zaten pek sorun çıkmayacaktır fakat ramlerimiz DDR 400 yada daha düşüğü ise 1:1 cpu/ram oaranını kaldıramayabilir. Bu durumda mecburen ramleri daha düşük bir değerde çalıştırmak zorunda kalacağız mesela 3:2 yada 5:4 gibi. Fakat bu ramlerin sağı solu belli olmuyor bazen oem bir ram alıyorsunuz DDR 400 yada 366 ve normalde bu değerlerde çalışması gerekiyorken sizi şaşırtıyor ve neredeyse DDR 500 hızlarında bile çalışabiliyor. Bunu deneyerek bulacaksınız. Aynı cpu gibi denediniz ve bir yerden sonra sistem çakıldı. Cpu muzun sınırını bildiğimiz için cpu dan şüphelenmiyoruz. Cpu voltajını arttırdığımız gibi ram voltajını arttırmakta fayda sağlayabiliyor.

ram voltajını arttırarak en stabil ve max değerini buluyoruz.Tabi bazı ramler voltajı sevmeyebilir ve voltaj tam tersi etkide yapabilir.Voltajı seven ramlere denk geldiysek şanslıyız bu ramlerle epeyce yukarı mhz lere çıkabiliriz.

Ramlerinde sınırını bulduk şimdi geldik ram timingleriyle oynamaya yani ramlerimizi daha düşük cl değerleriyle daha agresif çalışmaya zorlamaya.Düşük cl değeri daha çabuk veri döngüsü olacağı için daha fazla performans demektir.Bunun içinde ana menümüzden advanced chipset features a girerek yapıyoruz.

buradaki ram zamanlamalarını deneme yanılma yoluyla düşürmeye çalışıyoruz. Dediğim gibi ne kadar düşük değer o kadar performans. Tabi her ramin kaldırabileceği timingler farklıdır. Benim buradan şu ayarlarda olsun demem mümkün değil. Deneyerek bulacaksınız. Bulabildiğimiz en düşük ram zamanlaması beraberinde stabiliteyide sunuyorsa ram lerimizide azami derecede overclock etmişiz demektir.

Bu arada i875 çipsetlerdeki ramlere artı bir performans daha getiren PAT (Performance Acceleration Technology) hadisesi i 865 chipset boardlarda değişik adlar adı altında sunulabiliyor. Bu kiminde Hyper Path adı altında kiminde game accelerator adı altında sunuluyor.Bunlarıda deneyerek buluyorsunuz.Çünkü her ram ve i865 board bu özellik aktif edildiğinde stabil çalışmayabiliyor.

Tüm bu denemeleri yaparken overclock ettiğiniz bileşen cpu yada ram yaptığınız arttırımı hazmedemediğinde sisteminiz kilitlenip hiç açmayabilir. Telaş etmeyin, bunlar olağan durumlardır. Çaresi, cereyanı kesip beş on saniye bekledikten sonra insert tuşuna basılı tutarak sistemi yeniden açmaya çalışmak. Bazen buda çare olmaz o zaman board üzerinde bulunan clear cmos jumper ile biosu resetleyerek default değerlerde açılmasını sağlamalısınız.Tabi bu tüm yaptığınız ayarlamaları sil baştan yeniden yapmanız demektir.
(Önce boardunuzu iyi tanımalısınız.kitapçığını inceleyip ne nerede öğrenmelisiniz)

işlemcinin çarpanı açık ve burada istediğimiz gibi çarpanlada oynama imkanımız var.Yani hem fsb hemde çarpanla değişik varyasyonlar yapma imkanımız var tabiki toplam makul mhz değerlerinin üzerine çıkmamak kaydıyla.Görüldüğü gibi nf7 de birde chipset voltaj ayarı var.Bunuda arttırmak nf7 de stabiliteyi arttıran bir unsurdur.Ayriyeten agp voltajı da var ki bu zaten diğer platformlarında çoğunda var.Ekran kartı oc edildiğinde Stabiliteyi arttırdığı rivayet edilir ama ben pek bu rivayeti doğrulayamadım yani pek bir işe yaramıyor ama siz deneyebilirsiniz tabiki.

Soğutma;

Evet mümkün olduğunca sade bir şekilde overclock'u anlatmaya çalıştım.Bahsettiğim gibi overclock edilen parçalar daha fazla ısınacağı için normalden daha iyi soğutma isterler.Bunun için en uygun olanı, cpu ile gelen kendi heatsink(ısı giderici)-fanı yerine tamamı bakır olan soğutucular kullanmak.

Bu soğutucunun üzerine tercihinize göre performanslı bir fan takabilirsiniz.Bu size stock soğutmadan çok daha iyi bir soğutma sağlayacaktır.  

Ekran kartlarında overclock

Evet sistemimizi overclock etmiş olduk.Tabi bununla yetinmeyebilirsiniz.Ekran kartınızıda overclock etmek isteyebilirsiniz.Bunuda yapmak için çeşitli yollar var.Kartınıza göre değişen Ati yada nvidia.Çeşitli programlar ile ekran kartlarınıda overclock etmek mümkün.Ati kartlar için ati tool oldukça kullanışlıdır.

Ati tool'u sistemimize kurduktan sonra çalıştırdığımızda karşımıza programın gördüğünüz arayüzü çıkıyor.9800xt kartım default değerlerinde ve bunu overclock etmek için hem ram hemde core-gpu (çekirdek)hızlarını yükseltiyoruz.Tabi bunuda aynı cpu overclock'undaki gibi yavaş yavaş deneyerek yapıyoruz.

Nvidia kartlarda da çeşitli programlar var.Riva tuner,coolbits vs.gibi. Ben en pratik olanından bahsedeceğim.Yani coolbits'den.coolbits bir reg dosyası olup üzerine tıklandığında windowsumuzun (registry) kayıt defterine yerleşince nvidia ekran kartı sürücümüzün ayarlar bölümüne

Clock frequencies (saat frekans ayarları) adı altında bir seçenek eklenecek.Buradan ram ve core hızlarını ayrı ayrı ayarlamamız mümkün.

Coolbits size yeterli gelmeyebilir.O zaman farklı programlar deneyebilirsiniz.
Ben programlar için link vermiyorum çünkü sürekli güncelleniyorlar.Zaten google da aratınca bir sürü link bulunabiliyor.

Evet kısaca ekran kartına overclock'uda anlatmaya çalıştım.Tabi overclock hadisesi sadece bu kadar değil.Sizi ilerki dönemlerde bunlar kesmeyebilir, o zaman vmod olaylarınada girmek isteyebilirsiniz.Bu farklı bir hadise ve bununla ilgili benimde dahil bir çok arkadaşımızın çalışmaları var.Her kartın, her boardun mod şekli farklı o yüzden mod olayını alakalı topiklerden takip etmenizi öneririm.Bu topiğe bunuda eklersek iyice karışır durum.O yüzden bu topik böylece kalsın.

Not: Overclock riskli bir iştir ve riski sadece yapan kişiye aittir.

Stabil overclock'lar diliyorum

Takip Edin
Kategoriler