Ercan Uğurlu

Far Cry 6 İnceleme

Tropikal bir cennet... Yoksa cehennem mi demeliydik? İşte FarCry 6 İncelemesi

Ubisoft’un son dönemde ürettiği oyunlar artık birbirinin tekrarı olmaktan öteye gidemiyor. Far Cry serisi de bu oyunların başında geliyor desek yanlış olmaz sanırım. Far Cry 3 ile başlayan ve baş kötünün ön planda olduğu ve onu bir şekilde alt etmeye çalıştığımız seri, aynı hızıyla devam ediyor. Bu kez hedefimizde Karayipler’de bulunan -ve aslında gerçek olmayan- bir ada olan Yara’nın başındaki diktatör Anton Castillo var. Ubisoft, bu kez kötü adam seçimi için kolları sıvamış olacak ki bu karakteri oynaması için Breaking Bad’de Gus Fring’i canlandıran Giancarlo Esposito’yu seçmiş. Oyunu oynadığımızda bu seçimin ne kadar yerinde bir karar olduğunu anlıyoruz zira kendisi Far Cry serileri içinde şimdiye kadarki gelmiş geçmiş en kötü adamı canlandırma konusunda mükemmel bir performans ortaya koymuş.

Gelelim Anton’u bu noktaya gelmeye sürükleyen olaylar silsilesine. Anton henüz 13 yaşındayken adanın eski diktatörü olan babası Gabriel Castillo isyancılar tarafından devriliyor ve gözleri önünde öldürülüyor. Ardından Anton da hapse atılıyor ve 15 yıl boyunca türlü hizmet cezası alıyor. Bu cezasını da tütün tarlalarında çalışarak geçiriyor. Geçen bu süre zarfında Anton, babasına yapılanları asla unutmuyor ve adeta intikam almak istercesine güçleniyor ve adanın yönetimini eline alarak Yara’nın başına geçiyor. Kendisine boyun eğdirmek isteyenleri yakalayıp çalışma kamplarına göndermeye hatta gerekirse güç kullanarak öldürmeye bile başlıyor. İşte bu noktada biz devreye giriyoruz. Oyunun hemen başında kadın veya erkek olarak bir seçim yapmamız gerekiyor ve seçimimiz sonrası Dani Rojas olarak hikayemiz başlıyor. Aslında bu olaylardan oldukça uzakta olan ve Miami’ye kaçma hayalleri kuran Dani, bindiği botun Anton tarafından durdurularak batırılması ile adeta cehennemin içine düşüyor. Bottan tek sağ kurtulan kişi olan Dani, Yara’nın açıklarında asilerin sığınak olarak kullandığı bir ada olan Isla Santuario’da gözlerini açıyor. Olayların sonucu olarak burada asiler ile birlikte hareket etmeye ve Anton’u devirerek Yara’yı özgürlüğüne kavuşturmak için ilk adımlarımızı atmış oluyoruz…

88 kilometrekare büyüklüğü ile Far Cry 6, şimdiye kadarki en büyük Far Cry haritasına sahip ve birkaç görev sonrası ana bölgeye adım attığınız anda da istediğiniz yere gitmekte özgürsünüz. Harita demişken, tıpkı Far Cry 5’te yer alan outpost’lar gibi bölgeler bulunuyor. Ve yine tıpkı Far Cry 5’te yaptığımız gibi bu bölgeleri düşmandan temizleyerek ele geçirmeye çalışıyoruz. Ancak belirtmem gerekiyor ki burada bir spawn rezaleti söz konusu. Örneğin bir kaleyi temizlemiş olmama rağmen üst üste spawn olan düşmanlar yüzünden bir türlü ele geçiremedim ve en sonunda “Artık yeter!” diyerek oradan uzaklaştım.

Silah mı dediniz?

Far Cry 6’da oldukça fazla sayıda silah yer alıyor. Bu silahlara yeni ekipmanlar takarak ya da kaplamalarını değiştirerek özelleştirebilmek de mümkün. Üstelik birbirinden eğlenceli ve çılgın silahlar da var! Bunların başında elbette sırta takılan dev bir roketatar olan Supremo geliyor. Diğer bir adıyla oyunun hemen başında tanıştığımız Juan Cortez (Ufak bir not: Karakterlerin tanıtımları gerçekten de muazzam olmuş.) tarafından icat edilmiş olan bir ölüm makinası. Üzerine takabileceğimiz farklı aparatlar ile daha da güçlenen bu cehennem silahı işleri lehimize çevirmek için biçilmiş kaftan. Oyunda yedi farklı supremo bulunuyor ve hepsinin de özellikleri farklı. Kimisi güdümlü füze yollarken, kimisi zehirli gaz saldırısı yapabiliyor. Elbette böylesine kuvvetli bir silahı her saniye kullanamıyoruz. Bu silahı bir kere ateşledikten sonra bir müddet beklememiz gerekiyor.

Ubisoft’un son dönemde üzerinde durduğu konulardan biri de RPG öğeleri. Önceki oyunlarda bulunan skill sistemi yerine artık üzerimize giydiğimiz eşyalar ile yeni yeteneklere ulaşabiliyoruz. Mesela daha hızlı koşmamızı sağlayan ayakkabılar, kafadan vuruş hasarını artıran şapkalar ya da eğildiğimizde daha az ses çıkartmamızı sağlayan pantolonlar mevcut. Far Cry gibi bir oyunda böyle eşyalar gerekli miydi, bence değildi… Her oyunu RPG yapmaya çalışmaktan vazgeç artık Ubisoft!

Ayrıca yine etraftan çeşitli eşyalar da toplamak da mümkün. Geri dönüştürülebilen camlardan araç parçalarına, baruttan bilgisayar bileşenlerine kadar çeşitli sayıda eşya toplayabiliyoruz. Bunları elbette silahlarımızı geliştirmek için kullanıyoruz. Bazı geliştirmeler ilkel gibi görünse de(Kolonya şişesinden susturucu yapmak gibi) oldukça işe yaradıklarını söyleyebilirim.

Ubisoft’un genelde optimizasyon konusunda sorunlu bir firma olduğunu biliyoruz ancak Far Cry 6’yı bu kategorinin dışında tutmak gerek. Akıcılık ve görsellik açısından gerçekten de üst seviyelerde olduğunu söyleyebilirim. Oyunda kullanılan renk paleti de cennetten bir adada gibi hissetmemizi sağlıyor. Oyunun bir de HD kaplama paketi bulunuyor ve bunu da mutlaka yüklemenizi öneririm.

Bu arada Far Cry 6’yı  PlayStation 5 üzerinde oynadım ve PS5’in hızlı yükleme süreleriyle birlikte, önceki Far Cry oyunlarının can sıkıcı yükleme süreleri artık aşılmış durumda. Özellikle hızlı seyahat noktaları arasında hiç duraksamadan geçiş yapmak şahane bir detay olurken, görsellik de kuşkusuz şahane.

Sonuç

Toparlayacak olursam, yazının başında da söylediğimiz gibi Ubisoft birbiri tekrarı oyunlar yapmaktan hiç çekinmiyor. Far Cry 6 da serinin dördüncü ve beşinci oyunundan çok farklı değil. Oynaması keyifli ama kesinlikle bir baş yapıt beklemeyin. 20-25 saat ana hikayesinin yanı sıra yapacağınız diğer tüm yan etkinliklerle toplamda bir 50-55 saatlik oyun süresi sunan Far Cry 6, umarız serinin tekrarını sonlandıracak oyun olur ve Ubisoft, Far Cry 7 ile birlikte çok daha farklı bir şeyler ile karşımıza çıkar...

PUAN: 77

Yapım: Ubisoft
Dağıtım: Ubisoft
Tür: FPS
Platform: PS5, PS4, PC, XS, XONE
Web: https://www.ubisoft.com/en-gb/game/far-cry/far-cry-6

Death Stranding Director's Cut İnceleme

Death Stranding Director's Cut İncelemesi: Death Stranding Geri Döndü!

Evet, Death Stranding, 2019 yılında çıkmış ve bize "kargoculuğun" ne kadar önemli olduğunu anlatmıştı. Tabii ki, aslında konu tam olarak bu değildi, ancak bir kesim ısrarla bunda diretti ve oyun dünyası adeta ikiye bölündü. Oyunun konusuna az sonra yine bir değiniriz fakat enteresandır ki Hideo Kojima'nın "anlatmak istediğini" fark etmemiz çok zaman almadı. 2019'un sonunda patlak veren ve insanlık tarihine adeta bir virgül atan COVID-19 salgını yaşamımızı bir anda değiştirdi. "Yeni normal" adını verdiğimiz bu kaotik düzen, şimdilerde biraz "normalleşmeye" yüz tutmuş olsa da, yine de yaşantımız eskisi gibi olmayacak. Zira hayatın dinamikleri değişti, kartlar baştan dağıtıldı ve yeni düzen şimdilerde bunun üzerine kuruluyor. Öte yandan bu salgın biraz da kıymet bilmeyi öğretti galiba. Tabii insan ders almayı pek beceremeyen bir varlık. Neyse bu konuyu daha da derinleştirebiliriz belki, ancak şu an konumuz bu değil. Konumuz Kojima'nın adeta yaklaşmakta olan pandemi için bir kehanet niteliği de taşıyan Death Stranding'in yeni oyunu hakkında.

Death Stranding: Director's Cut, tabii ki başlı başına yeni bir oyun değil. Ana oyuna gelen bir eklentiler yumağı. Bunlardan bahsedeceğiz, ancak önce Death Stranding'in konusuna bir göz atalım.

Ana sayfada incelemeyi kaçırdıysanız doğrudan bu linke tıklayarak hemen ulaşabilirsiniz.

Ghost of Tsushima Director's Cut İnceleme

Ghost of Tsushima Director's Cut ile yolculuğumuz bu kez Tsushima'dan Iki Adası'na!

Geçen sene, başından sonuna dek sindire sindire oynadığımız, bitmesin diye çok ağırdan aldığımız, hikaye modunun bitmesinin arkasından gelen Legends moduyla beraberse yeniden kılıcımızı kınından çekip kendimizi arenalarda bulduğumuz bir oyundu Ghost of Tsushima. Aslında bu oyun çok şaşırttı, zira bu denli büyük bir etki bırakacağını kesinlikle düşünmemiştik. Gerçekten geçen sene bizi en çok heyecanlandıran yapım The Last of Us Part II olur diye düşünürken, hemen arkasından çıkan Ghost of Tsushima, tam bir ters köşe etkisi yarattı ve artık adını duyduğumuzda bile heyecanlandıran yapımlar arasındaki yerini aldı. Oyunu oynamış olanlar da bu düşüncelerimize katılacaktır kanaatindeyiz.

Evet, Ghost of Tsushima bitti. Arkasından Legends modunda heyecanımızı sürdürdük ve açıkçası bir süre Ghost of Tsushima'ya yeni bir DLC gelir gibi bir beklentimiz de yoktu. Ancak oyunun yapımcı ekibi Sucker Punch, yine bizi şaşırttı ve karşımıza taş gibi Ghost of Tsushima Director's Cut'ı çıkarttı.

Hemen söyleyelim: Director's Cut, yeni, başlı başına bir oyun değil. Ghost of Tsushima'ya gelen bir ek paket olarak düşünebilirsiniz. Yaratıcı ekip, Ghost of Tsushima'yı PlayStation 5'e taşırken Director's Cut ile beraber bize yeni bir hikaye daha sunuyor. Bu defa yolculuğumuz Iki Adası'na oluyor ve tabii ki oyuna önemli yenilikler de geliyor.

Ana sayfada incelemeyi kaçırdıysanız doğrudan bu linke tıklayarak hemen ulaşabilirsiniz.

Ratchet & Clank: Rift Apart İnceleme

Boyutlar Arası Eğlence Fırtınası: Ratchet & Clank: Rift Apart İncelemesi

Ratchet & Clank herhalde bugüne kadar oyun dünyasında gördüğümüz en eğlenceli ikili olabilir. 2002 yılında PlayStation 2'de tanıştığımız bu renkli karakterler öyle sevildi ki, tam 19 yıldır maceraya hiç sıkmadan tam gaz devam ediyor. Arada onlarca oyun gördük, jenerasyonlar değişti ve geldiğimiz noktada PlayStation 5'e özel olarak geliştirilen Ratchet & Clank: Rift Apart gerçekten de PS5'in tanıtımındaki etkiyi bıraktı. Rengarenk bir dünya, boyutlar arası seyahatler, soluksuz macera, eğlenceli diyaloglar, akıcı bir hikaye ve oynanıştaki ferahlık hissi neticesinde çok keyifli bir macera bu oyunda sizleri bekliyor.

(Evet, ferahlık hissi, Ratchet & Clank'i Resident Evil: Village'ten hemen sonra oynadığımız için olabilir.)


Ana sayfada incelemeyi kaçırdıysanız doğrudan bu linke tıklayarak hemen ulaşabilirsiniz.

Resident Evil Village İnceleme

Cesaretinizi toplayın, köye gidiyoruz! İşte Resident Evil Village incelemesi!

Oyun dünyasının çeyrek asırlık çınarı Resident Evil serisinde bugüne kadar farklı konseptler denendiğini gördük ve bunların her biri de çalıştı. Her oyunuyla fanlarından tam not alan seri, 2017 yılına geldiğimizde ise Biohazard ile yeni bir cephe açmış ve yeni oynanış şekli, serinin köklerindeki "Survival Horror" türünü daha fazla pekiştirmeyi başarmıştı. Sürekli gergin bir atmosfer, atmaktan çekineceğiniz adımlar ve bolca kan derken, bu bölümde yepyeni bir aile ile tanışmıştık: Baker Ailesi ile. Yeni oyun da Biohazard'ın izinden yola devam ediyor. Biohazard'da eşini bir şekilde Baker Ailesi'nden kurtarmayı başaran Ethan'ın çilesi de öyle.

Ana sayfada incelemeyi kaçırdıysanız doğrudan bu linke tıklayarak hemen ulaşabilirsiniz.