Mustafa Acungil

Gelecek, Tarih, Sosyoloji, Yapay Zeka, Bilim Kurgu, Fantastik Kurgu ve diğerleri...

Sanal Mevcudiyet 4

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur (Kamil Asma, 24 Mart 2054)

Bir insanın vücut sağlığı kendi geleceğinde önemli bir rol oynayagelmiştir. Hatta toplumların geleceğini belirleyen faktörler arasında da insanlarının vücut sağlığının ortalaması önemli bir etkiye sahiptir.

Sizin yaşadığınız 2000’li yılların başları döneminde vücut sağlığı sanki önemini kaybediyormuş gibiydi. Bununla kastım tabii kritik hastalıklar ve özürler değil. Onların kişinin yaşamındaki etkileri tarihin her döneminde bazen insanca insafın bile ötesinde etkili olabilmiştir. Ama mesela fiziksel çekicilikten bedenen uzak olacak kadar orantısız vücut ölçülerine sahip kişiler de mesela bilgisayar dünyasındaki yetenekleriyle bir çeşit zihinsel çekicilik kazanabiliyorlardı. Bilgisayar başından günde 20 saate yakın kalkmayan kişiler, sanal alemde daha etkin konuma gelebiliyorlardı – bu sabit konumun vücutlarındaki olumsuz etkilere rağmen ve bu etkilerle birlikte.

Oysa bilişimin oluşturduğu sanal bulutla temel etkileşim yöntemi ekran ve klavye türü araçlar olmaktan çıkıp beyinle doğrudan bulut arasında bağlantı sağlanabildiğinde her şey değişti.

2050’lerin dünyasında sanal izlenimlerin de doğrudan beyinde oluşabilmesi ve doğrudan beyinden sanal aleme iletim yapılabilmesi sayesinde bir kez daha vücut kapasitesi ve zindeliği önem kazandı. Beynin bu kadar etkin kullanılabilmesi için ona hizmet sunan dolaşım sistemi gibi altyapıların çok etkin olması gerekiyordu. Beslenme düzeninin öneminin artması, dolaşım sisteminin ekstra performansta olması gerekliliği gibi konular çok sayıda sanal mevcudiyeti destekleyebilecek beyinlerin ancak çok sağlıklı vücutlarda bulunabilmesine yol açtı.

Çok zayıf, çok göbekli, sürekli terleyen, kızların dalga geçmeleri yüzünden onlarla iletişime geçmekten korkan garabet bilgisayar bağımlıları tarih oldu. Bugün sanal alemde en etkin olan, 2-3’ün üzerinde sanal mevcudiyete sahip herhangi bir kişi, Cengiz’in ordusundaki atlılar ya da Osmanlı’nın erken dönemindeki yeniçeriler kadar sağlıklı, aktif ve atılgan bir vücuda sahip.

Aslında bu gelişmenin ardında birinden biraz bahsettiğim iki önemli etken var.

İlk etken çok daha aktif bir beynin çok daha aktif bir bedensel altyapıya ihtiyaç duyması. Newland’in sanal mevcudiyet sertifikasyon programının ilk aşamasının yani ilk sanal mevcudiyete sahip olma programının bir tam yıl aldığından ve çok yüksek miktarda fiziksel etkinlik içerdiğinden bahsetmiştim. Bu fiziksel etkinlik seviyesini yakalayamayan bir vücut tek bir sanal mevcudiyeti bile destekleyecek beyin kaynaklarını sürekli bir şekilde üretemiyor.

İkinci etken ise, vücudun ürettiği enerji ve atılganlık seviyesinin beyin tarafından tüketilebilir hale gelmesi. İnsan beyni çok etkin bir enerji yönetimine sahip. Bu etkinlik sayesinde, fazlaca enerji üretimi durumunda beyin etkinlikleri bu enerjiyi tüketmeye yetmiyordu. Bu yüzden de enerji üretimi fazla olan zinde bedenler beyin dışı etkinliklere daha çok yöneliyordu. Yani sizin döneminizde böyle oluyordu. Oysa 2050’li yıllarda, birden fazla sanal mevcudiyete sahip bedenler, ürettikleri tüm enerjiyi çok etkin bir şekilde beyin faaliyetleriyle tüketebiliyorlar. Bu da eski sarmalda daha çok enerji daha az beyinsel yönelime sebep oluyorken, yeni sarmalda daha çok enerjinin daha çok ve daha çok beyinsel yönelime sebep olabilmesini sağlıyor.

Sizin döneminizle benim dönemim arasında bu bakış açısıyla değişen önemli bir konu da, uygarlık ve bedensel aktivite arasında ters gibi görünen ilişkinin tekrar doğrusal yöne dönmüş olması. Türkler gibi bedensel aktivitenin daha önemli görüldüğü toplumlar, yeni düzende beyin güçlerini de daha iyi kullanabilir hale geldiler. Kır, at, koş, yak, düş, göç, al, ver, sat kelimelerinin hareketli ve az söz çok aksiyon kültürü daha fazla zihinsel üretimi daha fazla bedensel aktiviteye bağlayan yeni düzenden fayda sağladı.

NewLand’in orman içindeki sokaklarında Amerikan göçmeni kurucularının dili olan İngilizce’den sonra en çok konuşulan dillerden biri Türkçe. Dünyadaki sanal mevcudiyetlerin önemli bir oranının sahibi de Türkler.

(2054'te yaşayan Kamil Asma'nın dilinden, Yazar: Mustafa Acungil)

Sanal Mevcudiyet 3

Sertifikalı Paralel Mevcudiyetler (Kamil Asma, 10 Mart 2054)

NewLand’den daha önce bahsetmiştim. Hani şu Afrika’da AIDS ve diğer hastalıklarla mücadele ederek hakim olduğu toprakları genişletmiş ülke. Amerika’nın dağılması sürecinde Bill Gates ve üst seviye Microsoft çalışanlarının Afrika’da başlattıkları ve Bilginin Kara Kutusundan bitkilerden oluşan dünyanın en büyük veri merkezlerine kadar pek çok buluşa imza atan girişim. Yönetim kuruluyla yönetilen ve tam temsili demokrasi ile çalışan mekanizma.

NewLand’in en önemli gelir kaynaklarından birisi sanal mevcudiyet. İlk başta düşünebileceğinizin aksine, sanal mevcudiyeti sağlayan altyapıların, yazılımların ve benzeri ürünlerin geliri değil bu. Asıl para getiren, sanal mevcudiyetin eğitimi, izlenen sertifikasyon yolu.

Sanal mevcudiyet beynin çok yoğun kullanımını ve küresel ağa çok kanaldan ve farklı zihin seviyelerinden bağlanabilmeyi gerektiriyor. Böyle bir yük idmanlı olmayan bir beyni, sonu ölümle bitecek kadar ‘ısıtabilir’.

Fiziksel varlığının yanında tek bir sanal mevcudiyet yönetebilmek için bile bir insanın en az bir yıllık bir eğitim sürecinden geçmesi gerekiyor. Çok zahmetli bir eğitim olmasının yanı sıra aynı zamanda çok da pahalı bir eğitim. Bu ilk süreç, fiziksel olarak NewLand’de bulunmayı gerektiriyor. Dünyanın en sert askerlik eğitimi kadar fiziksel çaba da gerektiren programı hatırladıkça hala kollarım ağrır. NewLand’in şehirlerinin içinde ve etrafında dolaşan vahşi ormanın içinde birkaç kere ölüm tehlikesi atlatarak yaşadığım bu deneyim beni çok şaşırtmıştı. Dışarıya yönelik ilk uygulamalarına katılmıştım. Ne elde edeceğimizle ilgili net olmasa da fikirlerim vardı. Ama bu uğurda katlanmamız gereken eğitimin bu kadar fiziksel yönü olacağını hiç düşünmemiştim.

Şu ana kadar söylediklerimden tamamen fiziksel bir eğitim uygulandığını düşünmüş olabilirsiniz. Aslında çok yönlü bir eğitimdi ve temel fikir, insanın çeşitli boyutlarda kapasitesinin yırtılmaya az kalaya kadar esnetilmesine dayanıyordu. Fiziksel mevcudiyetimin yanında ilk sanal mevcudiyetimi kazanmam, bu duruma adapte olmam ve beynimde çok yük oluşturmadan normal bir yaşam sürebilir hale gelmem o bir sene boyunca çektiğim tüm çilelere değdi.

Şimdi artık milyonlarca insan NewLand’de bu eğitimi almış durumda.

Sonraki sanal mevcudiyetler için NewLand’de fiziksel olarak bulunmaya gerek yok. Edinmiş olduğunuz ilk sanal mevcudiyet yetenek geliştirme çalışmalarının devamı için NewLand’de yeni bir eğitime katılabiliyor.

Bu yaklaşımı uygulayabilen insan sayısının bu kadar az olmasına halen şaşarım. Bir sanal mevcudiyet elde edebilecek kadar açık görüşlü, kararlı ve dirençli, üstelik de bu eğitimi alabilecek kadar zengin bir insanın, en yoğun çaba gerektiren işlerinde fiziksel mevcudiyetini kullanmakta diretmesini anlayabilmiş değilim.
Ben fiziksel varlığımı artık tamamen keyif aldığım işlere ayırıyorum. Mesela size bu bilgileri aktaran, fiziksel mevcudiyetim.

Üçe çıkarmış olduğum sanal mevcudiyetlerimi ne için kullandığımı bilmek ister misiniz?

İlk sanal mevcudiyetimden itibaren, her zaman bir sanal mevcudiyetimi yeni bir tane daha eklemek üzere eğitimde tutmayı ilke edindim. İlkini sadece bir yıllık bir eğitimle elde etmiştim, ama şimdi dördüncü bir sanal mevcudiyeti daha yönetebilir hale gelmek için birini beş yıldır eğitimde tutuyorum ve henüz eğitimin sonu ufukta gözükmedi.

Sanal mevcudiyetlerimden birisi, tamamen araştırmaya ayrılmış durumda. Sürekli olarak yeni ve eski, henüz bilmiyor olduğum bilgilerin peşinde.

Diğer sanal mevcudiyetim ise ticari faaliyetlerimi yönetiyor.

(2054'te yaşayan Kamil Asma'nın dilinden, Yazar: Mustafa Acungil)

Takip Edin