Mustafa Acungil

Gelecek, Tarih, Sosyoloji, Yapay Zeka, Bilim Kurgu, Fantastik Kurgu ve diğerleri...

Bilgisayar dünyasından internet dünyasına

Farklı bir sosyal düzen

Bilgisayarlar yaygınlaşırken çocukların ekrana takılıp kaldıkları, arkadaşlık kuramadıkları, asosyal yetiştiklerine ilişkin şikayetler dinlerdik ebeveynlerden. Haklıydılar da...

Ama artık yaygınlaşan bilgisayarlar değil, internet. Ve halen aynı eleştiriler yapılıyor. Ama bu sefer eleştiriler haksız.

Bilgisayar çağında insanla bilgisayar arasında bir etkileşim vardı. Bu etkileşim gerçekten hayli kısıtlayıcıydı ve bilgisayarla arası iyi ama insanlarla iletişim kurmakta sorun yaşayabilen kişiler ortaya çıkması mümkündü.

İnternet çağında insanlarla insanlar arasında etkileşim var. Ama bu etkileşimin mecrası bilgisayarlardan oluşan bir sistem.

Artık internete bağlı bir bilgisayar ya da bilgisayar benzeri nesneyle zaman geçiren çocuklar, vakitlerinin büyük kısmını başka insanlarla etkileşimde geçiriyorlar.

Sohbet ediyorlar (chat), oyun oynayıp rekabet içine giriyorlar, yazı yazıyorlar, resim yayınlıyorlar, görüntü yayınlıyorlar, başkalarının yazdığı yazılara ya da yayınladığı resim ve görüntülere yorumlar yapıyorlar.

Geleceğe direnmek anlamsız. Üstelik internet asosyal falan yetiştirmiyor çocukları. Farklı sosyal yetiştiriyor sadece.

Yapılması gereken, internet ortamının hukukunu, etik değerlerini, sosyal kurallarını oluşturabilmek. İnsan ve bilgisayar etkileşiminden olsa olsa asosyal tipler ortaya çıkabilir. İnternet üzerinden tarihte hiç olmadığı kadar geniş imkanlarla insanlar arası etkileşim ise çok daha başka şeyler ortaya çıkarabilir. Bu eşi insanlık tarihi boyunca görülmemiş sosyalleşme ortamından iyi sonuçlar çıkarabilmek için her birey çaba sarf etmeli.

Türkiye, sadece nüfusuyla bile internet dünyasında önemli bir yer edinmeye başladı. Ama şu an büyük ölçüde tüketici durumunda. Facebook'ta, Live Messenger'da, başka ortamlarda büyük kitleler oluşturuyorlar Türkler. Şimdi sıra internetin içeriğinde, üretimde etkin bir topluluk haline gelmede.

Bu arada interneti daha etkin kullanabilmenize, yeni başlayanlara internetten yapabileceklerini öğretmede içerik oluşturmak da yapılması gereken şeylerden biri.

Kadim dostum Kadir Çamoğlu ile bu konuda biz de üzerimize düşeni yaptık, bir içerik ürettik. Hızlı ve Kolay İnternet Kullanım Kılavuzu adlı kitabımız yayınlandı. Hem interneti kullanabileceğiniz alanları daha iyi tanımak için, hem de internete yeni başlayan yakınlarınıza örenebileceğiniz bir kitap.

İncelemek isteyenler için:


Bilgi tsunamisi

Bir alıntı

David A. J. Axson bir kitabının giriş bölümünde der ki:
"A typical weekday edition of the New York Times contains more information than the avarage person was likely to come across in a lifetime in seventeenth-century England."

Türkçesi:
New York Times'ın hafta içi tipik bir güne ait kopyası onyedinci yüzyıl İngilteresinde ortalama bir insanın bir ömür boyu karşılaşması muhtemel bilgiden daha fazlasını içerir.

Bilindik bir konu ama çarpıcı bir ifade. Hayatımızın nasıl etkilendiğine ilişkin birkaç yazı yazılabilir. Yansımaları çok geniş... Ama öte yandan eklediğim bu birkaç satırlık yorum bile fazla ve gereksiz.

Nükleer!

Yok etme becerisine sahip olmak

Çözümleyemiyorum. İnsanın bildiğimiz haliyle dünya yaşamını neredeyse yok etme becerisine sahip olmasını çözümleyemiyorum.

Bilim kurgu alanında geleceğe kafa yorarken dönüp dolaşıp hep takıldığım bir konu var:

Nükleer tehditi ne yapacak insanlar? Unutmak mümkün mü? Japonlar tüfekle ilk tanışmalarından bir müddet sonra tüfeği ülkelerinden silmişler. Uzun süre de ateşli silahlar tekrar kullanılmamış, dünyada giderek daha yoğun kullanılıyor olduğu halde.

Peki Einstein'i geriye almak mümkün mü? Atomla ilgili o kadar bilgiyi ortaya çıkaran onca insanın insanlık bilgi birikimine katkısını yok etmek mümkün mü? Değil. Bu bilgiler yok edilse bile, insan bir kez bulduğunu tekrar bulabilecektir.

Bu kadar büyük bir yok etme gücünün insanın elinde olması ile ne halt edeceğiz? Bırakın küresel ısınmayı, sera gazlarını falanı filanı... Onlar insanın marjinal etkilerinin birikimi ve dünyanın makro tarihi boyunca oluşan yavaş birikimlerin sonuçları. Daha kontrol edilebilir sonuçlar, uyum sağlanabilecek sonuçlar. Zorunda kalırsa insan tamamen su ortamında yaşamaya da adapte olabilir.

Ama büyük çaplı, dünyanın büyük kısmının nükleer kirlilik altında kalmasına sebep olabilecek bir nükleer saldırılar zinciri mümkün. Böyle bir zincir herhalde bir günü aşmayan bir sürede olup biterdi. Bu kadar hızlı ve köklü bir olay giyotindir. Kopan başı yerine dikemezsiniz.

Nükleer tehditle nasıl başa çıkacak insanlık? En ümit verici konu, insanların bu teknolojiye zaten onlarca yıldır sahip oldukları halde henüz dünya yaşamını yok etmiş olmamaları.

Nükleer bir dünyada ilk yirmi ekonomi içinde yavaşça da olsa giderek daha üst sıralara da çıkan bir ülke olarak nükleer güce sahip olmamamızdan da rahatsızım. Öncelikle nükleer enerji açısından, sonra da nükleer silah açısından. ABD'nin elindeki, Rusya'nın elindeki, muhtemelen İsrail elindeki, olası gelecekte İran'ın elindeki, halen Pakistan ve Hindistan'ın elindeki bir caydırıcı güce sahip olmadan nasıl rahat olabiliriz?

Başbakanıma da, Cumhurbaşkanıma da, Genelkurmay Başkanıma da saydığım ülkelerin herhangi birinin başındakilerden daha fazla güveniyorum. Türkiye gibi dengeleyici bir unsurun elinde enerji kaynağı olarak da caydırıcı bir silah olarak da nükleer güç bulunmalı.

Takip Edin