Mustafa Acungil

Gelecek, Tarih, Sosyoloji, Yapay Zeka, Bilim Kurgu, Fantastik Kurgu ve diğerleri...

Taze taze!

Dijital dönüşümle ilgili kitabımı yazmaya başladım. Size kitaptan küçük bir parça... Dengenizi kaybememeye dikkat edin!

Beyni düşünün… Hepimizin hayatının kumanda odasında yer alan ya da kumanda odası olan beyin, sinyaller alan ve sinyaller veren bir süper sistemden ibarettir. Beyin dış dünyayı bilmez, dış dünyadan gelen sinyalleri bilir, onlara tepki olarak kendi ürettiği sinyalleri bilir.

Acıya duyarsızlık oluşturan bir hastalık olduğunu duymuş muydunuz? Bazı insanlar acı hissetmezler. Bu yüzden de genelde ömürleri kısa olur. Çünkü tehlikeleri ve tehlikelerin derecelerini doğru düzgün algılayamazlar. Kazara ölmeleri normal bir insana göre çok daha kolaydır.

Beyniniz acıyı algılayamadığında, acı sizin için yoktur!

Hepimiz her gün dünyayı modelleyerek yaşıyoruz. Dünya fiziksel olarak var olan bir yapı. Biz onunla ilgili modeller oluşturuyoruz zihnimizde. Her model bir basitleştirme, bir indirgemedir, bir yalandır. Ama bu yalan yeterince iyi sonuçlar üretebildikçe, işimize yarıyor ve istediğimiz sonuçları elde etmemizi sağlıyor.

Dijilalleşmenin ucu bucağı olmayacağının garantisi şu: Beyin dediğimiz şey algımızın merkezinde. Dünya dediğimiz şey bir bakış açısıyla beynimizdeki birtakım modellerden ibaret. Yani zaten ancak sinyallere dönüştürülmüş şeyleri algılayıp ancak o tür sinyaller üzerinde çalışabiliyoruz. Kendimiz herşeyi sinyaller olarak işlediğimize göre duyduğumuz, anladığımız, anlattığımız, hissettiğimiz herşey dijitalleşebilir.

Dokunmak bile beyindeki bir histen ibarettir. Fiziğin derinliklerine inerseniz, dokunmak diye bir şeyin mümkün olmadığını görürsünüz. Dünya hemen hemen tamamı boşluklardan ibaret atomlardan oluşur. Bu devasa boşlukların birbirinin içine geçmesini engelleyen şey enerjilerdir. Atomlar, moleküller, partiküller karşılıklı enerji alanlarıyla birbirlerine karşı direnirler. Biz işte bu direnci dokunma olarak algılarız. Fiziksel bir şeyi elle tutmanızdan kendinize çimdik atmanıza kadar her şey, aslında tam anlamıyla var olmayan, hissedilen şeylerdir. Elinizin atomlarıyla masanın atomları arasındaki enerji itişmesini zihniniz dokunma sinyalleri olarak algılar.

Fiziksel her şey de aslında dijitaldir ya da dijital olarak ifade edilebilir… Eninde sonunda. Zaten kuantum fiziğinin geldiği noktada, en üst seviyeli bazı bilim insanları madde diye bir şey olmadığını, maddenin aslında enerji titreşimlerinin hissedilme şekli olduğunu düşünür oldular.

Henüz dijilalleşmemiş her şey de bir gün dijitalin alanına girecek. Duygularınızı düşünün, beyninizde sinyaller nasıl duyguları oluşturabiliyorsa, bir bilgisayar diskine o duyguları kaydedebileceğimiz günler gelecektir. Sorun şu ki, duyguları nasıl kodladığımız gibi beyni ilgilendiren pek çok konu hakkında neredeyse hiçbir fikrimiz yok.

Bugün günlerden mucize!

Bu cümleyi ilk ben kurmuş olmayı çok isterdim. Ama hayatıma bir duvar yazısı olarak karşıma çıkarak girdi.

Çalıştığım firmanın (BilgeAdam / Opthema) ofislerinden birine giderken yolumun üzerindeki bir duvar yazısı: "Bugün günlerden mucize."

Her gün ve bugün de bir mucize. Ve bugün benim için önemli günlerden biri. Uzun zamandır yaptığım bir yolculuğun geleceğe doğru giden kıvrımlarından birinde, önemli bir gündeyim.

Tuti'den yayınlanan iki kitabım var: 24 Kariyer Tuzağı ve 24 Eğitim Tuzağı. Daha yayınlanacak kitaplar da var... Kimisi odak noktası belirlenmiş olarak yazılmayı bekliyor. Kimisinin birinci taslağı zaten bitmiş durumda. Kimisi de bir fikir olarak zihnimde belirmeyi, ilhamını ve zamanını bekliyor.

Ama tüm bunların anlamlı olması, bir okur kitlesiyle mümkün. Ve yavaş yavaş o okur kitlesini de oluşturmaya çalışıyorum. Sizlere yararlı olabildiğim ve eserlerimi beğendirebildiğim ölçüde ve bunları yapabilmek için sizlere ulaşabilmenin yollarını ne kadar başarılı bulabilirsem, ona göre bir okur kitlesi oluşacak.

Ey sadık okurum olmasını umduğum arkadaşım: Ufukta neler var yazmayı düşündüğüm, onları biraz seninle paylaşayım.

2001'den beri veri alanında çalışıyorum. İş zekası ve raporlama gibi konularla ise 2004'ten beri uğraşıyorum. 2007'de veri madenciliğine başladım. Şimdi adıyla makine öğrenmesi ya da biraz hormonlusu yapay zeka. Bunların tamamı çok önemli bir ana trendin alt bileşenleri: Dijital Dönüşüm.

Bugün, dijital dönüşüm üzerine kitabımın ilk taslağını yazmaya başlıyorum. Sizlere Mart 2018 gibi kitap olarak ulaştırmayı planladığımız bir içerik.

Peki niye dijital dönüşüm? Neden teknik sayılabilecek bir alanda sonunda kitap yazmaya karar verdim?

Çünkü bu teknik bir konu değil!

Teknik alanda yazılar yazıyorum ama kitap yazmayı hiç düşünmedim. Hem ürünlerin versiyonları hızla değişiyor hem de özellikle temel bir İngilizcesi olan için internette çok fazla kaynak var. Ama dijital dönüşüm teknik bir konu değil. En azından benim ele alacağım şekliyle sadece teknik bir konu değil. Bu kitapla dijital dönüşümün bizleri nasıl etkilediğini ve etkileyeceğini anlatacağım. Dijital dönüşüm dev bir dalga ve gelecek falan değil, şu an üzerimizden geçiyor. Dalganın üstüne binebilenler çok daha iyi noktalara gelecekler, altında kalanlar ise şoktan şoka zıplayan seneler yaşayacaklar.

Kitapta bu büyük dalgayı anlatacağım. Bu dalganın kariyerlere çok büyük etkileri olacak. Bu etkiler şimdiden hayatımızın içinde. İleride de daha büyüyecekler.

Kitabın çıkmasını beklemek zorunda değilsiniz! Kariyerlere olan etkilerini yönetmek için dikkat etmeniz gereken tuzakları zaten yazdım: 24 Kariyer Tuzağı! Ve kariyeri yönetebilmek için en önemli konu da etkin öğrenme. Etkin öğrenmenin önündeki engelleri de şimdiden yazdım: 24 Öğrenme Tuzağı!

Önemli bir bileşen daha var aslında. Tuzakları fark ettik diyelim. Çözüm önerilerimiz de giriş seviyesinde var kitapta her tuzak için. Peki ama bu tuzaklardan kurtulmak için en önemli unsur olan kendimi değiştirme sürecini nasıl yönetmeliyim? Bununla ilgili de bir içeriğim hazır aslında. Onun sizinle buluşacağı olası zaman ise Ekim 2018.

Mart 2018... Ekim 2018... Bu tarihleri beklerken boş durmayın. Hazırda olan iki kitabı okuyup hayatlarınızda faydalarını görmeye başlayın.

Dijital dönüşüm üzerine yazacaklarımın ana unsurlarını zaman zaman burada da konu edeceğim. Tuzak kitaplarının içeriklerinden de zaman zaman yine sizinle konuşacağımız şeyler olacak.

Görüşmek üzere...

Takip Edin