Mustafa Acungil

Gelecek, Tarih, Sosyoloji, Yapay Zeka, Bilim Kurgu, Fantastik Kurgu ve diğerleri...

Bukra’yı niye yazdım ya da niye roman yazıyorum?

Bukra’yı niye yazdım? Neden roman yazıyorum? Neden kurgu yazıyorum? Neden yazıyorum? Sondan başlayıp cevaplayayım...

Bukra’yı niye yazdım? Neden roman yazıyorum? Neden kurgu yazıyorum? Neden yazıyorum?

Sondan başlayıp cevaplayayım bunları…

Yazıyorum çünkü yazmak benim için akış hali eylemlerinden. Yazarken akış haline geçiyorum. Öğrenmek, okumak, anlatmak, yazmak… Bunlar benim bağımlı olduğum, akış halinde gerçekleştirdiğim, içinde kendimi kaybettiğim, aşık olduğum eylemler. Yani istesem de duramam; hem neden isteyeyim ki durmayı! Yazarken benim. Yazarken bir bütün olarak benim, bilincimle, bilinç altımla, bedenimle, kainatla bağlantımla, hayatımın anlamı üzerinde yürüyüşümle… Yazarken “bir ben vardır bende benden içeri”deki gibi benim.

Konuşan bilincim değil, anlatan bilincim değil, yazan bilincim değil. Aracıyım ben. Ve aracılık ettiğim yük öyle yüklü ki, onu içimde hapsedebilmem mümkün değil.

Yazıyorum, çünkü yazmak zorundayım.

Neden kurgu yazıyorum? Çünkü anlatmak yetmiyor. Kurgu dışı kitaplarım; anlatan, açıklayan kitaplar. Bağlı olduğum yerde sadece analizler, açıklamalar yok… Öyküler var, anlar var, anlatılar var, kelimeler var, sahneler var, karakterler var; içimde çokluk var. Şiire, kurguya, kelimeye kendimi kaptırınca öyle güzel ki her şey, öyle alımlı, öyle çekici, öyle kapıp götürücü ki… Kurgunun yanında, analizler, açıklamalar zayıf birer çırpıntı. Şiirlerim var benim, öykülerim var, romanlarım var; onları yazmıyorum, dinliyor ve aktarıyorum. Zaten var onlar, benim bulmamı bekleyen cevherler, madenler, kaynaklar… Ben olmasam gün ışığına çıkmayacak şeyler; ancak benim zihnimin, kişiliğimin, biriktirdiklerimin haritasıyla ulaşılabilir onlara. Bir özelliğim yok, özel biri değilim; bunlar, bende birikenlerle erişilebilir olanlar… Sonsuzdan, çokluktan, zenginlikten, bolluktan yaratımlar… Keşifler her biri, keşiflerim…

Neden roman yazıyorum? Öyle özel bir amaçla yapmıyorum ki, elimi attığımda, kulağımı verdiğimde gelen her ne ise öyle çıkıyor: Bir şiir olarak bazen… İki satır, üç satır ya da onlarca sayfa bir şiir. Bir öykü olarak kiminde… Öykü zinciri belki. Kimisi roman. Ve kimisi roman serisi…

En az kırk roman var kıpırtıları bilincime doğru yükselen. Bukra Ömürkapan yazılmış ve yayınlanmış durumda. Okudunuz mu?

Beni dinlemiş, izlemiş, benimle konuşmuş olanlara davetimdir: Merak edin; bu adam nasıl roman yazar acaba diye… Alın, okuyun, arkasında 40 roman var yazılmayı bekleyen; okuyun ki romana aksın klavyem.

Okuyucu Yorumları

Toplam 2 Yorum

Harikasınız tebrikler . Yine muhteşem bir vizyonla karşımızdasınız . Allah kolaylaştırsın .

Yazmak benim için de çok önemli bir faaliyet, Mustafa! Kitabın hayırlı, uğurlu olsun...

Sen de yorum yaz

Takip Edin