Mustafa Acungil

Gelecek, Tarih, Sosyoloji, Yapay Zeka, Bilim Kurgu, Fantastik Kurgu ve diğerleri...

Wuhan

Yüzyıllar öncesiyle farklılıklar ve benzerlikler...

Şimdiki halimiz ve geçmişteki benzerleri gerçekten benzer mi acaba? Bazı yönlerden beklenmedik benzerlikler var ve sürüyor, bazı şeylerse o kadar farklı ki ama biz sanki eskiden de şeyler şimdiymiş gibi hayal ediyoruz elimizden başka türlüsü gelmediğinden.

Wuhan’dan çıkan şu hastalığı düşünün… SARS, MERS… Bunların bir türevi gibi duruyor… Öldürme oranları bu hastalıkların yüzde 10, yüzde 40 gibi ifade ediliyor. Bulaştığı her yüz kişiden onunu gibi… Geçmişteki Kara Veba gibi salgınlar kadar öldürücü gibi geliyor kulağa. Benzer bir risk altında mıyız? Geçmişteki o dönemlerle farklılıklar çok fazla. Ama benzerlikler de var…

Birkaç farklılık birkaç benzerlik üzerinde durayım. Tam bir liste oluşturmak niyetinde değilim.

Öldürme oranındaki farklılıkla başlamakta fayda var. Kara Veba ve benzeri hastalıkların üçte bir civarı öldürme oranından bahsedilir. Ama bulaştıklarının üçte biri değil: Tüm nüfusun üçte biri. Tüm ülkenin… Yani Wuhan’ın nüfusu diyelim 6 milyonsa 2 milyonunun ölmesi bahsettiğim şey. Ya da Çin’in nüfusu diyelim 1,5 milyarsa yarım milyarının ölmesi… Aynı şey olmadığı kesin.

Eskiden nüfusun ne kadarını öldürdüğüyle öldürme oranı ölçülüyordu, şimdi bulaştıklarının ne kadarını öldürdüğüyle ölçülüyor. Çünkü eskiden bulaşıcı hastalık diye bir şeyin var olduğu bilinmiyordu zaten. Daha doğrusu belki bir hastalık olarak görülüyordu hastalık da, nasıl bulaştığı, nasıl korunulacağı konusunda cehalet çok yüksekti. Karantina yaklaşımları çok ilkeldi. İletişim teknolojileri çok yetersizdi. Ve birçok önemli fark. O zamanki bilgi seviyesiyle şu anki bilgi seviyemiz arasında o kadar devasa fark var ki, o zamanki bilgi seviyesine kendimizi indirgeyip hayatı nasıl görürdük diye düşünebilmek için ciddi bir hayal gücü ve sağlam bir edebi yetenek gerekli.

Yani hastalıkların algısı, mekanizmalarının keşfi, salgınlarla mücadele yöntemleri gibi konularda çok büyük farklar var.

Peki benzerlikler yok mu? Var tabii, onlar da çok.

Mesela hastalığı Tanrının gazabına bağlayıp tedavi unsurlarına kafa yormayanlar… Geçmişte de vardılar şimdi de varlar.

Mesela insanların inançları ve dayanışmalarından aldıkları destekler gibi unsurları küçümseyenler…

Mesela böyle ölümcül ve kontrolü imkansıza yakın unsurları biyolojik silah gibi kullanmayı düşünenler…

Mesela evrimsel süreçte bundan daha bile ölümcül salgınların kendiliğinden her an oluşabileceği olgusunu akıl dışı görenler…

Mesela böyle beklenmedik bir ölümün korkusuyla titreyip hayatında acayip değişiklikler yaparken, bir yandan çok daha kesin bir şekilde kendini öldürüyor olan alışkanlıklarını değiştirmeye eli varamayanlar…

İnsanlık ve ortaya çıkardığı medeniyet devasa adımlarla ilerliyor. Ama insanın kendisi temelde o kadar da değişiyor mu; pek de emin değilim.

Okuyucu Yorumları

İlk yorum yapan siz olun
Sen de yorum yaz

Takip Edin