Read.Me

Mahmut Karslıoğlu - Yayın Yönetmeni

Tom Clancy’s The Division - Xbox One

85/100, Xbox ONE/PS4/PC, Ubisoft Son zamanların en iyi oyun motoruna sahip oyunda New York’u kurtarmak elinizde

  
Bir oyun üç sene boyunca beklenir mi? Eğer geçmişinizde oyun tasarım dünyası içinde bulunmuş bir geliştiriciyseniz ve Snow Drop oyun motorunu görmüşseniz aksi düşünülemez bile. Dinamik global ışıklandırma, inanılmaz gerçeklikte zarar gören yapılar, yüksek oranda detay ve hava koşulları gibi görsel efektler ile bezenmiş bu yeni oyun motoru gerçekten de diğerlerine benzemiyor ve heyecan uyandırıyor. Dolayısıyla da bu oyun motorunu kullanan ilk oyun olan The Division’ı üç senedir bekliyordum. Her ne kadar Snow Drop, günümüz donanımları ile akıcı çalışabilir olması için optimize edilmiş ve  bazı özellikler kısıtlanmış olsa da hala muhteşem görünüyor. Gelelim oyuna. Tom Clancy’s The Division, Amerika’lıların belki de en çok para harcadığı meşhur Black Friday’in hemen sonrasını konu alıyor.
  
Banknotlara bulaşan bir biyolojik virüs, paranın hunharca harcandığı bu günde, elden ele dolaşıp tüm ülkeye yayılıyor. New York’ta deyim yerindeyse kaos yaşanıyor. Şehre giriş ve çıkışlar Division ajanları hariç yasaklanıyor. Division olarak tek bir amacımız var, o da şehri kurtarmak.
  
Bu tür açık dünya oyunlarından alıştığımız üzere oyuna bir karakter yaratma ekranı ile başlıyoruz. Ancak Division’da bu işlemin, oyuna başladıktan hemen sonra yakındaki bir aracın camından yansımamız üzerinden yapılıyor olması gerçekten oldukça şık ve farklı olmuş. New York’u iyi bilen biri olarak hem dış mekanların hem de metro istasyonlarının benzerliğinin şaşırtıcı olduğunu söyleyerek başlamam gerekiyor. Oyun içinde daha önce gönderilen ekiplerin başarısızlığı üzereine New York tamamen kaybetmemek için karakterimizin omuzlarına çok büyük bir yük düşüyor.

İlk iş olarak Base of Operations isimli bölgeye ulaşmaya çalışıyorsunuz. Bu sırada Snow Drop oyun motorunun da başarısı ile New York’ta yaşanan çaresizliğe çok rahat bir şekilde tanık oluyoruz. Elinizi kolunuzu sallayarak ilerleyeceğinizi sanıyorsanız ise yanılıyorsunuz. Çünkü şehrin çaresiz durumundan faydalanmak isteyen bir kesim ile çatışmaya girmeniz neredeyse kaçınılmaz. İsminden de anlaşılacağı üzere tüm planların yapıldığı ana merkez olan Base of Operations’a ulaştıktan sonra Medical, Tech ve Security olmak üzere üç kanada bölünmüş olan bu merkezi geliştirmeye başlayabilirsiniz.
  
Oyunda yapacağımız görevler ve bu görevlerden toplayacağımız puanlar ise bize talent sisteminden seçebileğimiz yetenekler olarak geri dönüyor. Bu yetenekler de oyunda bize oldukça yardımcı oluyorlar. Örneğin, kendimizi iyileştirebiliyor ya da bir farklı kademelerde virüs içeren alanlarda dayanmamızı sağlayan gaz maskeleri yapabiliyorsunuz. Oyun RPG öğeleri de barındırdığı için oyunda birçok silah, kıyafet vb. eşya mevcut.

Bu eşyaları elde etmek için birçok seçeneğimiz bulunuyor. Düşmanı öldzürerek düşürmek, etrafta yer alan sandıkları açmak, craft etmek ya da NPC’den satın almak bunlardan birkaçı. Tabii ki en iyi eşyaların Dark Zone’da yer aldığını söylememe herhalde gerek yok. New York’un duvarlarla çevrili bir bölümünden oluşan Dark Zone, oyunda gerçek oyuncuların karşı karşıya geldiği  kısmı oluşturuyor. PvP deyince hemen aklınıza karşılıklı çatışma gelmesin. Bu oyunda sistem biraz farklı işliyor. Bölgede çok sayıda Division ajanı yer alıyor.
  
Ortak amaç NPC’ler tarafından istila edilmiş bölgeleri kurtarmak. Ancak işler her zaman umulduğu gibi gitmeyebiliyor. Division ajanları aynı zamanda birbirilerini de öldürebiliyorlar. İşte bir Division ajanı bir diğerine ateş ettiği anda, diğer tüm Division ajanlarını karşısına almış oluyor ve bu durum Rogue olarak adlandırılıyor. Bu durumda sağ kalmanız oldukça zor ve üzerinizde taşıdığınız eşyaları ve parayı kaybedebiliyorsunuz. Peki Rogue olmak bize ne kazandırıyor derseniz, daha hızlı rütbe atlamaya, daha çok para ve eşya düşürmeye yaradığını söyleyebilirim. En iyi eşyaların da Dark Zone’da yer aldığını düşünürsek, zamanımızın büyük bir kısmı burada geçiyor. Dolayısıyla umarım Ubisoft, Dark Zone’u zaman içinde geliştirmeye ve görevler ile de desteklemeye devam eder ki biz de bu güzel oyunu uzun süreler oynamaya devam edebiliriz.

Whispers of the Old Gods!

Popüler kart oyunu Hearthstone’un en yeni güncellemesinin lansmanı için Mart ayı başında Blizzard’ın kampüsündeydim!

Magic kaynaklı olduğunu düşündüğüm ön yargı ile uzun bir süre kart oyunlarından uzak durmuş, hatta Hearthstone, bizim ofisi ele geçirmeye başladığı dönemlerde bile temkinli yaklaşmıştım. Ancak öğrenilmesi ve oynanmasının ne kadar kolay ve ne kadar eğlenceli olduğunu gördüğüm andan itibaren de kendi destelerimi oluşturmaya başladım ve artık boş zamanlarımda tabletim üzerinden bağımlılık derecesinde oynuyorum. Durum böyleyken yeni güncelleme Whispers of the Old Gods lansmanı için özellikle de Blizzard kampüsünde yapılacak bir lansman için davet gelince tabii ki de kaçırmadım. Mart başında kalktım ta Los Angeles’e kadar gittim ve bizzat yapımcıların kendi ağzından tüm detayları öğrenme şansım oldu. Yeni, kart odaklı genişleme paketi, Azeroth’un dört tanrısını bizimle buluşturup, Hearthstone sakinlerini biraz da karanlık tarafa çekmeyi planlıyorlar. En karanlık genişleme paketi olacağı kesin. C’Thun, N’Zoth, Yogg-Saron, ve Y’Shaarj.
gibi eski tanrıların her birinin bir Dark Soul gönderme yeteneği olacağı yeni güncellemede özellikle C’Thun, oyunun mekaniklerini iyi işlettiğiniz takdirde gerçekten ortalığı birbirine katacak gibi görünüyor. Kendisi destenizde olduğu sürece yancısı olan kartları oynadığınızda, C’Thun’a +2 Attack ve +2 Health gibi özellikler otomatik yükleniyor. Öylece durduğu yerde güçlenebiliyor ve saldırı gücü bir anda iki katına çıkabiliyor. 20/20’lik bir saldırıyı 10 mana ile yapabildiğinizi düşünsenize? Bir de bunun alan etkili olduğunu? Yeni genişleme paketinde bela dolu 134 kart bulunuyor ve bazı kartların özellikleri birbirini tamamladığından, gerçekten agresif bir desteye sahip olmak, doğru stratejileri uyguladığınızda an meselesi. Whispers of the Old Gods kartları Arena’lardan elde edinilebileceği gibi, diğer kart desteleri gibi Shop kısmından da 49.99 Dolara satın alınabilecek. Daha fazla bilgi için oyunla ilgili olarak Blizzard oyun direktörü Eric Dodd ve oyun tasarımcısı Peter Whalen ile yaptığım röportajı CHIP Online üzerinden izleyebilirsiniz.

Nesnelerin internetinde Nisan ayında neler oldu?

Bağlantılı arabalar, giyilebilir teknolojiler ve akıllı evler konularında ayın dikkat çekici gelişmeleri karşınızda!

Normal yolda gitmek kolay, peki ya karda?
Ford Fusion Hybrid otonom araçlarını karda da test etti. Bunun için 4 LIDAR tarayıcısına ek olarak kamera ve radar sistemi de kullanıldı. En önemlisi bu araçlar sensörlerin karla kaplanmasını da artık engelleyebilecek.

Hamileler durumunu artık kendi takip edecek
Bloom firmasının Belli ürünü anne adaylarının doğum öncesi dönemde kasılmaları nı sayabildiği gibi vücutlarının doğuma nasıl hazırlandığını izleyebilmelerini de mümkün hale getiriyor.

Awair ile oturma odasının havasını ayarlayın
Isı, nem, organik bileşenler, karbon diyoksit ve toz gibi havadaki partikülleri ölçerek siz ve aileniz için ideal hava koşullarını sağlamaya yarayan bu alet şık yapısı ile de  oturma odanıza uyum sağlıyor.

Eksiksiz bir VR deneyimi...

VR gözlükler beynimizi kandırıyor. Peki ama oyun içinde daha gerçekçi bir etkileşim için ekstra neye ihtiyacınız var?

5 duyumuzdan sadece ikisine hitap eden sanal gerçeklik gözlüklerine ek olarak diğer duyuları da oyuna dahil etmek için bu ay sizlere 5 mükemmel VR aksesuarı önereceğim. Bunlardan ilki olan ve yüzünüze, VR gözlüklerin heman alt tarafına takılan  Feelreel, (http://feelreal. com/) içindeki sıcak soğuk fanlar, nem ve titreşim oluşturucuya ek olarak koku kapsülleri ile sizi oyunun içine iyice çekmeyi planlıyor.   Tüm vücut hareketlerini oyun içine iletebilen  TeslaSuit (www.teslastudios.co.uk/teslasuit) ise ek olarak vurulma, rüzgar, soğuk ve sıcak gibi etkileri doğrudan vücuda iletebiliyor.
Oyunlar içinde yürüyüp koşabilmeniz için evinizin dar alanlarında bile size hareket özgürlüğü tanıyan ise bir çok seçenek bulunuyor. Virtuix Omni ve Cyberith Virtualizer’ın ardından piyasaya yeni çıkan Kat Walk, (www.katvr.com) hareket sırasında daha fazla özgürlük sağlaması ile dikkat çekiyor. Herhangi bir kontrol aygıtı tutmadan parmaklarınız dahil serbestçe ellerinizi kullanmanıza olanak tanıyan Leap Motion’ı (www.leapmotion.com) dokunduğunuz nesneleri hissetmenizi sağlayan Glove One (www.gloveonevr.com) ile birleştirdiğinizde ise artık sanal dünyanın gerçeğe dönüşmemesi için pek bir neden kalmıyor.

Mahmut Karslıoğlu
Takip Edin