Read.Me

Mahmut Karslıoğlu - Yayın Yönetmeni

Rush: A Disney Pixar Adventure - Xbox One X

75/XONE/PC/Microsoft Studios Disney’in en popüler 6 animasyon filminde oynamak ister misiniz?


Evde dünyanın en güçlü oyun konsolu Xbox One X dururken içindeki oyunların büyük bir çoğunluğunun yetişkinlere yönelik olmasından dolayı oynayamıyor olması, en sonunda kızımı isyan ettirdi. Bir çok evde de durumun benzer olduğuna eminim. O yüzden bu sayıda sizlere çocuklarınız ile birlikte oynamaktan zevk alacağınız bir oyun tanıtmak istedim.

İlk olarak Xbox 360 için piyasaya sürülmüş olan Rush: A Disney Pixar Adventure, artık yeni Xbox’da 4K ve HDR özelliklerle geri dönüyor. Oyuna Disney’in parkında başlıyoruz ve seçeceğimiz karakter ile en popüler Disney animasyon yetefilmleri olan Up, Ratatouille, Toy Story, Incredibles, Cars ve Finding Dory’den birini seçip maceraya atılıyoruz. Grafikler, filmden aşina olduğumuz sahneler ve karakterler çok renkli ve genç oyuncular için zorluk seviyesi de çok iyi ayarlanmış.


Özellikle Co-op modu, çocuklarıyla oynamak isteyen ebeveynler için harika. Park merkezi eğlenceli bir konsept ve oyuncuların film alanları arasında hızlı bir şekilde ileri ve geri hareket etmelerini sağlıyor. Orijinal oyun sadece Kinect desteklerken, bu sefer artık çok daha keyifli bir deneyim sağlayan denetleyici desteği de sunulmuş. Yeni oyunda ek olarak Finding Dory de yer alıyor. Oyun çok uzun sürmüyor olsa da, seviyeler yeterince kısa olduğundan fazla sıkılmadan birkaç kez oynayabilirsiniz.

Super Lucky’s Tale - Xbox One X

70/XONE/PC/Microsoft Studios Küçük tilkimizin sevimliliği bile bu oyunu oynamak için bir neden


Çocuklarınızın evdeki oyun konsolunun 4K çözünürlüklü grafiklerinden nasibini alması için bu sayıda tanıtmak istediğim bir diğer oyun da yine Xbox’a exclusive olarak yayınlanan Super Lucky's Tale. Oyunda kaçırılan kız kardeşini kurtarmaya çalışan sevimli tüy yumağı küçük bir tilkiyi kontrol ediyoruz. Çocukların gözlerini alacak bu çok renkli isometrik platform oyunu her biri sekiz bölümden oluşan 4 farklı dünyada geçiyor.


Oyuna ilk başladığınızda Super Lucky's Tale'nin seviyelerinin çoğu kilitli olarak geliyor ve yalnızca gerekli sayıda şanslı yonca toplayarak açabiliyorsunuz. İkinci dünyanın yaklaşık yarısına kadar topladığınız yoncalar yetebiliyor ama sonrasında ilerleme kaydedecek kadar zengin olmadığınızı keşfediyorsunuz. Bu nedenle, halihazırda tamamladığınız düzeyleri tekrar gözden geçirmeniz, altın paraları keseye indirmeniz ya da L, U, C, K ve Y harflerini toplamanız gerekiyor.


Normalde çoğu oyunda sadece çeşitli sırları açığa çıkarmak ve ödüller kazanmak için eski bölümleri tekrarlamak gerekir ve çoğu durumda bu ödüller kesinlikle isteğe bağlı olur. Ama ne yazık ki burada böyle değil. Özellikle yetişkinler, ilk defa oynarken ne kadar keyif almış olursanız olun, tekrar tekrar oynamak sıkıcı olabiliyor. Ancak bu sizin için değil ve bir çocuk oyunu. Dolayısıyla onların sıkılacağını pek düşünmüyorum. Çocuklarınız bu oyunu hakediyor.

Always On PC Platformu ve Snapdragon 845'e Merhaba

Qualcomm, Snapdragon işlemci ailesine kattığı yenilikler ile mobil dünyada tek olma yönünde ilerliyor.


Qualcomm'un ikinci yıllık Snapdragon Teknoloji Zirvesi bu sene dünyanın öbür ucu sayılabilecek bir noktada okyanusun tam ortasındaki Hawaii takım adalarından biri olan Kahului'de gerçekleşti ve bu seneye damgasını vuran gelişmeler Always Connected PC ve Snapdragon 845 mobil işlemci oldu. Lansmanın sürpriz konuğu ise AMD kurumsal müşterek yönetici biriminin genel başkan yardımcısı Kevin Lensing'di. Qualcomm ve AMD işbirliği ile AMD'nin yüksek performanslı Ryzen işlemci platformunu her zaman bağlı Gigabit LTE hızına sahip üstün bilgi işlem platformuna dönüştürmek için Qualcomm'un benzersiz modem teknolojisi kullanılacak. İki rakibi bir araya getiren bu sürpriz gelişmeye ek olarak sahneye çıkan Samsung Electronics'in başkan yardımcısı ve genel müdürü ES Jung da Snapdragon 845'e övgüler yağdırırken Samsung Foundry'nin yeni işlemcileri üretmek için işbirliğini de duyurdu. Qualcomm'un artık mobil işlemci dünyasını domine ettiğini kanıtlar nitelikteki bu gelişmelerin ardından özellikle Intel'i zor günlerin beklediğini söylersek herhalde yanlış olmaz.

Daima Bağlı PC: Yepyeni bir PC platformu
Kısaca, her zaman bağlı, her an kullanıma açık ve uzun pil ömrü kelimeleri ile özetleyebileceğimiz Always Connected PC platformu temelinde Snapdragon 835 üzerinde Windows 10 çalıştıran cihazları kapsıyor. Bu platformun ilk örneği ise yine bu etkinlikte duyuruldu ve yeni dizüstü Asus'tan geldi. ASUS NovaGo'nun gelecek yılın başında piyasaya çıkması bekleniyor. Detayları belli olmayan Lenovo'nun cihazının CES 2018'de tanıtılması beklenirken HP'nin şimdilik bu platformdaki en ince olan ürünü olan HP ENVY x2'nin örnek cihazlarını ise Asus NovaGO ile birlikte deneme şansı bulduk. Bu yeni PC sınıfı, Gigabit LTE hızı ile 22 saate kadar kullanım ve 30 gün bekleme süresi ile her zaman bağlantılı bir deneyim sunacak.


Snapdragon 845 ile mükemmel bir mobil deneyim
Snapdragon 845 ise özellikleri ile gerçekten mobil deneyimi bambaşka bir boyuta taşıyacak bir işlemci olmuş. Mobil teknolojileri ve yapay zekayı hayatımızın içine daha fazla sokacak yeni bir mimariye sahip olan Snapdragon 845; performans, imersiyon, yapay zeka, güvenlik ve bağlantı ana başlıkları atında gerçekten devrim sayılabilecek yenilikler içeriyor. Kryo 385 işlemci, Adreno 630 grafik birimi, Hexagon 685 DSP, Spectra 280 ISP, X20 LTE modem, Aqstic ses, genel kullanım için sistem belleğine ek olarak işlemci üzerinde üst düzey mobil güvenlik için ayrı bir birim de yer alıyor.

Snapdragon 845'in yeni mimarisi performans ve pil ömrü için önemli iyileştirmeler içeriyor. Yeni kamera ve görsel işleme mimarisi ile Snapdragon 845 video çekimleri, oyun oynama ve XR uygulamalarının kullanımında önceki nesillere göre yüzde 30'a ulaşan enerji tasarrufu gerçekleştirebiliyor. Yeni Adreno 630'un kullanılması ile birlikte grafik performansı ve güç verimi de yüzde 30'a yakın bir oranda daha iyi hale geliyor. Arm Cortex teknolojisi ile geliştirilen yeni Qualcomm Kyro 385 mimarisi, oyun oynama, uygulama açılma süreleri ve yoğun performans gerektiren uygulamalar için performansı yaklaşık yüzde 25 oranında da artırıyor. Snapdragon 845 akıllı telefonlar, XR başlıkları, İnternete Sürekli Bağlı PC'ler için kullanılabilecek.

Nasıldı o meşhur söz? Video uçar, yazı kalır mıydı

Çerez video içeriklerin daha fazla ilgi çekiyor olması, öğrenmeye aç beyinlerin okumaktan vazgeçtiği anlamına gelmiyor!

Bundan 18 sene önce etrafımızda bu kadar göz alıcı mecra yokken dikkat aralığımız 12 saniyeydi. Şu an eş zamanlı olarak kişi başına 3 ekran düşerken dikkat aralığının 8 saniyeye gerilemiş olmasına da pek şaşırmıyorum aslında. Akıllı telefonlar sayesinde dikkat aralığımız akvaryum balıklarının bile gerisine düştü. Mobil devrim, internete ve akıllı cihazlara olan bağımlılığımız ve aşırı medya tüketimi bilişsel kapasitemizde çok ciddi gerilemelere sebep oldu.

Veri o kadar hızlı akıyor ki hep daha yenisi için bir öncekinden vazgeçer haldeyiz. İşte asıl sorun burada ortaya çıkıyor. Çünkü okuma hızımız izleme hızımız kadar fazla değil ve yeni veriye olan açlığımızı doyurmak için artık yetmiyor. İşte bu yüzden de video içerikler bugün yazı karşısında daha popüler. Bugün sosyal videolar, metin ve resmin toplamından %1200 daha fazla paylaşılıyor. İstatistikler video trafiğinin toplam internet trafiğinin %75’ini oluşturduğunu gösteriyor. Facebook’un başkan yardımcısı Nicola Mendelsohn’un öngörüsü ise platformun beş sene içinde tamamen video içeriklerden oluşacağı.

Hatta Hubspot’un bu seneki araştırması da gösteriyor ki, yaşamını yazarak kazanan birçok kişi, videonun yükselişiyle işlerini kaybetmenin korkusunu yaşıyor. Peki bunda ne kadar haklılar? Bir başka araştırma şirketi olan Quartz’ın araştırması ise okumaktan vaz geçmediğimizi gösteriyor. Yeter ki kaliteli olsun. Buna göre en fazla paylaşılan içerik türleri sıralamasında birinci sırada %84 ile uzun makaleler yer alıyor, video içerikler ise %34 ile ancak üçüncü sıraya yerleşebilmiş durumda.

Dile ve yazıya olan biyolojik yatkınlığımız, sırf herkesin elinde bir video kamera var diye elbette sona ermeyecek. 22 yıl sonra bile dergimizin hala hatırı sayılır bir okunma rakamına sahip olması; kaliteli, doğru, tarafsız ve güvenilir yazıya olan ilginin hiç bitmeyeceğinin de diğer bir kanıtı. Şu meşhur sözü biraz değiştirip hatırlamaya ne dersiniz. Video uçar, yazı kalır!

Mahmut Karslıoğlu
Takip Edin