Read.Me

Mahmut Karslıoğlu - Yayın Yönetmeni

South Park: Fractured But Whole - Xbox One X

80/XONE/PS4/PC/Ubisoft Yeterince ağzınız bozuksa siz de South Park oynayabilirsiniz!


Futurama, Simpsons ve American Dad tarzı çizgi filmleri izliyordum ama South Park öyle çok fazla ilgimi çeken bir seri olmamıştı. Dolayısıyla ilk oyun olan The Stick of Truth’u da es geçmiştim. Şimdi ise Ubisoft ikinci oyunu yapınca vardır bir bildikleri şeklinde incelemekte fayda olabileceğini düşündüm. Ne yalan söyleyeyim gerçekten eğlenceliymiş. Fractured But Whole, serinin önceki oyunu The Stick of Truth ile benzer şekilde, sıra tabanlı bir RPG oyunu.

Kasabaya dönüş
Sanırım South Park karakterlerini tek kelimeyle özetlemek istesek kullanabileceğimiz en iyi kelime ‘troll’ olurdu. Fractured But Whole, adının söylenişindeki absürtlükten de anlaşılacağı gibi çizgi dizinin sahip olduğu tüm o garip, kara mizah dolu olayları içeren bir evrende geçiyor. Hikaye “Allah düşmanıma böyle çocuk vermesin” diyeceğiniz tarzda bir velet olan Cartman’ın The Coon adında Batmanvari bir süper kahraman olarak bir göreve atılmasıyla başlıyor. Bulana 100 dolar verilecek olan kayıp –ve çirkin- bir kediyi bulmak için kendi süper kahraman takımını topluyor. Bu arada biz ise oyuna davet edilmeyen kasabadaki yeni çocuğuz. Ancak bir şekilde Cartman yönetimindeki oyuna dahil, olup özel güçlere sahip bir kahraman oluyoruz.


Yani evet, oyunda bol bol kapışma var. Sırasıyla hamlelerinizi yaptığınız taktiksel dövüşlerde, takım arkadaşlarınızla kasabada ne kadar uyuz tip varsa hepsine ağız burun dalıyorsunuz. Bu kavgalar sırasında takım arkadaşlarınızı da siz kontrol ediyor olsanız da kendi karakterinize özellikle dikkat etmenizi gerektirecek çok özel, muhteşem bir süper gücünüz var: Osurmak.

Sal gitsin!
Pek çoğumuz için oldukça utanç verici bir olay olan yellenme, Fractured But Whole’da bir süper güce dönüşmüş durumda. Üstelik öyle durduğunuz yerde sıranın size gelmesini beklemenize gerek yok. Belirli bir düzeyde kendinizi koruyabiliyorsunuz. Nispeten yavaş –ama kesinlikle sıkıcı olmayarak- başlayan Fractured But Whole, bence ilerleyen saatlerde daha hareketli, komplike ve absürt bir hal almaya başlıyor.


Kaç kişi karakterine Kenny ismini koyacak?

Daha oyunun başından itibaren, ana karakterimiz olan yeni çocuğu zaten biz tasarlıyoruz. Karakter gelişimimiz de biraz benzer şekilde oluyor. Yaptığımız görevler sırasında bulduğumuz envanterler ile yeni yetenekler elde edebiliyor ya da bazı nesneleri taşıyarak güçlenebiliyoruz. Yani standart level atlayarak gelişme sistemi yerine eşya toplayarak gelişiyoruz. Sonuç olarak oynarken kendinizi etkileşimli bir South Park bölümünü izliyormuş gibi hissedeceksiniz.

Forza Motorsport 7 - Xbox One X

95/XONE/PC/Turn10/Microsoft Otomobil kataloğu gibi bir yarış oyunu arayanlara sesleniyorum


Forza serisi için epey bir süredir rakipsiz en kapsamlı yarış oyunu tanımlaması yapsam herhalde yanlış olmaz. Şimdiye kadar sadece Xbox oyuncularına exclusive olan oyun, son sürümle birlikte artık PC oyuncuları ile de buluşuyor. Diğer taraftan dünyanın en güçlü konsolu Xbox One X sahipleri de artık bu oyunu inanılmaz bir akıcılıkta 4K çözünürlükte ve HDR olarak oynayabilecekler.

PC oyuncuları böyle garaj görmedi!
PC oyuncularının daha önce asla bir Forza Motorsport’u olmadığından yola çıkarak şunu söyleyebilirim, oyun, oyun araç çeşitliliği konusunda hayal edebileceğinizin bile ötesinde. Oyunda daha ilk günden 700’den fazla araç bulunuyor. Bu araçların her biri kokpitinden döşemelerine, motor tasarımından bagajlarına kadar modellenmiş durumda ve gerek kaputun üzerinde, gerekse altında gayet geniş modifikasyon seçenekleri ile geliyor. Turn 10 Studios ellerindeki yapımın bu konuda ne kadar müstesna olduğunun bilincinde olduğundan, oyuna bu “araç biriktirme” arzusunu coşturacak yeni bir mekanik eklemiş. Bu araçlar biriktikçe kazandığınız puanlar, yarışlardan biriktirdikleriniz ile birleşiyor ve sizin “koleksiyoner” olarak değeriniz arttıkça daha da nadir araçlara ulaşmaya başlıyorsunuz. Yine bu araçların bir kısmı sadece yarışlardan ödül olarak veya kutulardan elde edilebiliyor.


Teknik zerafet
Forza Motorsport 7, bir oyuncunun grafik konusundaki tüm beklentilerini karşılayacak düzeyde. Oyunda dinamik hava değişimi mevcut ve kuru havada başladığınız bir yarışın ortasında muson yağmuru ile karşılaşıp, yarışı bulutlardan süzülen akşam güneşi eşliğinde, giderek kuruyan asfaltta finişe ulaşmanız mümkün. Tüm bunlar sadece kozmetik anlamda değil, fizik anlamında da son derece iyi işlenmiş ve pistin her noktasında su kalınlığı farklı olduğundan, pistte bulunan su birikintilerine vurduğunuzda kontrolü elden kaçırmamak için çabalarken buluyorsunuz kendinizi. Yüksek hızda silecekleriniz titriyor, rüzgar sesi artıyor ve kokpit gerçek bir araçtaymışsınız gibi sürekli olarak sallanıyor.


Kutu açma kervanına Forza da katılıyor

Microsoft bu oyunla birlikte Forza Motorsport serisine “şans kutularını” dahil etmiş durumda. Farklı fiyat düzeylerindeki bu kutuların içinden yeni modlar, yarış tulumları, yeni otomobiller gibi pek çok farklı şey çıkabiliyor. Ama korkmayın oyunda microtransaction sistemi yok, zira sadece oyundan kazandığınız para ile kutu açabiliyorsunuz. Benim gibi konsol oyuncularının yıllardır tadını çıkardığı Forza Motorsport 7, en sonunda PC oyuncularına da sunuluyor ve bugüne kadar bilgisayarlarımızın gördüğü en iyi yarış oyunu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Cuphead - Xbox One X

90/XONE/PC/MDHR/Microsoft İlk dönem WB çizgilerini taşıyan imkansız bir platform!


Eğer bilgisayar oyunculuğunun ilk dönemlerine yetişmediyseniz bilmezsiniz. Oyunlar şimdiki gibi eğlenmeniz için değil, sabrınızın sınırlarını zorlamak için yapılırdı. Checkpoint yoktu, kayıt yoktu. Elinzdeki 3 hak ile oyunu bitirmeye çalışırdınız. Oyunun amacı oyuncunun daha fazla ilerlemesini engellemekti. Uzun zamandır yeni nesil oyunları oynaya oynaya unutmuştum. Ama sağolsun Cuphead tüm hatıralarımı canlandırdı.


Eski bir WB çizgi filmini oynamak

İşte Cuphead tam da eski dönem platform oyunlarını özleyenler için hazırlanmış. Yıllardır da bekliyoruz kendisini ve nedeni de el çizimi muhteşem grafiklerinden başkası değil. Cuphead, çok eskinin ilk dönem Warner Bros’un Mickey Mouse çizgi-filmlerine gönderme yapan bir tarza sahip ve oyun boyunca gördüğünüz her türlü öğeye hayranlıkla bakıyorsunuz. Kumarda kendi ruhlarını şeytana kaptıran bir çift fincan kafalı karakteri kontrol ettiğimiz oyun, bizi başka ruhları ele geçirmek üzere görevlendiren şeytanın işlerini yürütmeye yönlendiriyor. Ufak sayılabilecek bir haritada, bize sunulan görevleri “Regular” zorluk derecesinde bitirmeye çalışıp, karşılığında da kontratımızdan bir ruh eksiltiyoruz.


Atla, zıpla, vur, parçala

Bölüm tipleri klasik platform mantığında, “ilerle ve önüne gelen engelleri” aş ile “Boss savaşları” olarak ayrılmış. Normal bölümler de, boss savaşları da inanılmaz zor ve büyük bir mücadele gerektiriyor. Bolca ölmeye hazır olun. Kahramanımızın sıradan bir menzilli saldırısı ve zıplama gibi yetenekleri var. Ayrıca tüm pembe düşman ve mermilerden sıyrılabileceği bir başka hareketi daha bulunuyor. Oyunda ilerledikçe kazandığımız puanlarla da kahramanımıza yeni saldırı çeşitleri ve bazı farklı yetenekler ekleyebiliyoruz. Bunları bölüm aralarında değiştirme izni de tanınmış.


Sabrınızın sınırlarını zorlayın

Standart bölümlerin yanında uçak kullandığımız güzel bir bölüm çeşidi daha var ama bu bölümler de maşallah hiç affedici değil. İki dakika uçarken eğleneyim diyorsunuz, anında yere indiriyorlar. Boss’lar genellikle belirli bir hareket şemasında hareket ediyor ama onların üstesinden gelmek için de bolca deneme yapmanız gerekiyor. Boss çeşitliliği de hiç fena değil. İki kişi birden Metal Slug benzeri de oynanabilen Cuphead’i beğenmediğimi kesinlikle söyleyemem ama bölümler biraz kopuk kaldığından, oyunu bir macera oyunu kıvamında seri bir şekilde oynayamıyorsunuz. İncelememin başında da dediğim gibi bu özelliği bile eski oyunlara benziyor. Cuphead gibi bir oyunu bir asır daha aramızda göremeyeceğimizi bildirip herkesin bu oyunu denemesini öneriyorum. Bakalım sinirleriniz ne kadar sağlam :)

Life Is Strange: Before the Storm - Xbox One X

90/XONE/PS4/PC/Square Enix Her şeyin başladığı yere geri dönüyoruz

  
Hikayenin ön planda olduğu oyunları daha çok sevdiğimi her fırsatta dile getiriyorum. Life Is Strange de bunlardan biri. Üstelik bu sefer Xbox One X sahipleri için de 4K olarak geliyor. Dolayısıyla serinin ikinci oyununu oynamam da farz olmuştu. İlki gibi Before the Storm da birçok bölümden oluşuyor ve asi, ağzı bozuk kız, Chloe yine baş rolde. Before the Storm, Chloe’nin bir trafik kazası sonucunda babasını kaybettiği o korkunç günden iki sene sonra, ilk oyunda tanık olduğumuz olaylardan ise üç sene öncesinde geçiyor. Chloe için zor zamanlar.

  
Tüm yalnızlık, mutsuzluk ve daha iyi günlerin olacağına olan o inançsızlık içinde Chloe, bir zamanlar son derece başarılı olduğu derslerine girmemeye, kötü alışkanlıklar edinmeye başlıyor. Bu oyunda onu hayata tutunmaya teşvik eden kişi ise ilk oyunda kayboluşunun arkasındaki esrarı çözmeye çalıştığımız tanıdık bir isim: Okulun en popüler kızı olan, Rachel Amber. Max artık yok, çok uzaklarda ve belki de hatırladıkça onu mutsuz eden o korkunç günlere dönmemek için Chloe’den uzak durmakla meşgul. Max’in olmaması demek, oyunda yönettiğimiz ana karakterin de Chloe olduğu anlamına geliyor. Before the Storm, bütünüyle Chloe’nin ve onun Rachel Amber’la arkadaşlığı ve aralarındaki o özel iletişim sayesinde beraberce ayakta durmalarının hikayesini anlatıyor.

  
Tünelin ucundaki ışık

Oyun grafiksel olarak ilk oyun ile kıyaslandığında pratikte pek farklı değil, karakterler halen Barbie bebekler gibi gözüküyor ve animasyonlar da halen biraz kabaca. Diğer taraftan renk paleti, kullanılan ışık efektleri ve özenle işlenmiş mekanlar ilk oyuna göre ciddi anlamda seviye atlamış gibi gözüküyor. Oyunun belkemiği olan diyalog sistemi de mouse ile For Honor oynar gibi, sert hareketlerle seçimler yaptığımız eski modele göre elden geçirilmiş. Max’in olmaması nedeniyle kaybettiğimiz zamanı geri alma özelliği “Backtrack” adı verilen ve bazen atarlanarak bazen de nabza göre şerbet vererek hemen her tartışmayı lehine çevirebileceğiniz, “şeytan tüyü” diyebileceğimiz bir özellik ile kapatılıyor.

  
İlk oyun kadar iyi mi?

Before the Storm bir prequel’den beklediğimiz her şeyi ve daha fazlasını, oynadığım ilk iki bölümden verebileceğini gösterdi bana. Konusu itibariyle Life is Strange’in daha çok bir kız oyunu olduğu söylersek yanlış olmaz. Erkekler için söyleyeyim, sırf bu yüzden burun kıvırmazsanız sizi uzun zaman ekran başına bağlayacağını söyleyebilirim. Diyeceğim o ki Before the Storm tam da beklediğim kadar, muhtemelen daha bile iyi olacak yeni sezona harika bir giriş yapmış. Kaçırırsanız oyuncu arkadaşlarınızın sohbetinde kıskanarak dinlersiniz, söyleyeyim.

Not:İnceleme için oyunu bize sağlayanAralGame'e teşekkür ederiz!

CHIP Ocak sayısı çıktı, yoksa hala almadınız mı?

Kağıttan vazgeçemeyenler size sesleniyorum :)

İlk olarak yeni yılın gelişi ile birlikte tüm CHIP ekibi adına sizlere en iyi dileklerimi sunarak başlamak isterim. Umarım 2018; sağlık, mutluluk , huzur ve barış ile birlikte hayalini kurduğunuz tüm teknolojileri de size getirir. Geçtiğimiz 2017 yılına gelince, son üç ay teknoloji adına gerçekten çok dolu dolu geçti. İlk olarak Ekim ayının hemen başında Microsoft, çıkışı ile birlikte dünyanın en güçlü konsolu ünvanına sahip olan Xbox One X ile konsol oyuncularına 4K, 60fps ve HDR özelliklerini sunmuştu. O günden bugüne birçok mükemmel oyun da peşinden geldi. Bu sayıda ağırlıklı olarak 4K oynayabileceğiniz o oyunların en iyilerini sizler için inceledik.

2017 yılının sonlarına doğru sırasıyla önce Berlin’de düzenlenen Fujitsu Forum, ardından da Hawaii’de düzenlenen Qualcomm Summit 2017’ye de katılma şansım oldu. Bu vesileyle özellikle yapay zeka, nesnelerin interneti, bulut bilişim, blockchain, quantum bilgisayarlar, artırılmış ve sanal gerçeklik ile mobil teknolojiler konusunda en son gelişmeleri de ilk elden öğrenme şansına kavuştuk. Bu etkinliklerle ilgili tüm detaylara Read.Me sayfalarından ulaşabilirsiniz. Şimdi gelelim bu ay ki sayımızın diğer konularına. Konsollar PC’lere kafa tutmaya, taşınabilir ve mobil teknolojiler ağırlığını hissettirmeye başlasa da masaüstü PC’ler henüz ayakta.

Ancak farklı kullanım alanları için Intel ve AMD olmak üzere iki platformdan en iyi sistemi oluşturmak o kadar da kolay değil. İşte bu yüzden kapak konumuzda her iki platform için de en ideal sistemi oluşturmanıza yardımcı olacak bir rehbere yer verdik. Kripto para devrimi, internet üzerinden çalışarak para kazanmak ve yapay zeka kullanan silahlar ile ilgili ilginizi çekeceğine inandığım makalelerin yanı sıra elektrikli araçlar, alternatif enerji kaynakları, uygun fiyatlı telefonlar, en iyi ofis monitörleri, seyahatler için ideal dizüstüler ve en iyi müzik servisleri testlerini de unutmamak gerekiyor.

Her sayımızda olduğu gibi bir kere daha hatırlatmak istiyorum ki CHIP’teki makaleleri internet dahil başka bir yerde bulmanız pek mümkün değil. Teknoloji dünyasındaki anlık değişimler için ise CHIP Online (www.chip.com.tr), Facebook (www.facebook.com/chiponlineturkiye) ve Twitter (www.twitter.com/chiponline) ile kutu açılışlarından video incelemelere, canlı yayınlardan farklı video formatlarına tüm vlog’larımız için de mutlaka Youtube (www.youtube.com/user/ChipOnlineTR) kanalımıza abone olmayı unutmayın. Şimdi teknoloji genel kültürünüzü her zaman güncel tutacak CHIP dergisi ile sizleri baş başa bırakıyorum. Görüşmek üzere.

Mahmut Karslıoğlu
Takip Edin