Selçuk İslamoğlu

Teknoloji ve hayat üzerine...

TV keyfi deyince ne anlaşılır?

Siz televizyon deyince ne anlıyorsunuz bilemem ama ben TV kanallarından çok o dikdörtgen veya kare aygıtı algılıyorum....

Çünkü TV kanallarıyla pek de uzaktan yakından ilgim yok. Hele ki internet devrinde interaktif olmayan bir yayın beni oldukça sıkıyor. En azından bir altyazı seçeneği, bir ses / dublaj değiştirmesi olmalı bir TV kanalının ilgimi çekebilmesi için...

Ama bahsedeceğim konu tabii ki TV ve kanalların kullanılışı değil. Daha önce de HD Ready veya Full HD konusunda bir yazı yazmıştım. Ama bu sefer kendim için bir şeyler istedim.

Küçükken arkadaşlarım dışarıda benim yerime geçebilecek bir kaleci ararlarken, ben o sıralar, şimdi bir teknoloji istasyonu diyebileceğim, TV'si bilgisayarı, yazıcısı tarayıcısı, Videosu kaydedicisi bir ev hayali kurup planlarını çiziyordum. Neyse ki teknoloji benim "astronot olmak gibi gerçekdışı olmayan hayallerimi" geçti ve beni mutlu etti.

Bu hayallerimin bir kısmını bilgisayar sektörü karşılarken, TV sektörü genel olarak hep geriden takip etmeyi seçti. Önce renkler geldi, sonra kumanda. Boyutlar büyüdü, şekiller inceldi ama TV hala aynı TV kaldı.

Neyse ki bu da geçecek gibi, çünkü araştırdığımda artık beni en azından bir miktar tatmin edecek teknolojiye ulaşıldı. Sebebini KDV ve ÖTV'ye bağlasam da, her iki ülke vatandaşlarının da gümrük ödediği, ama nedense Almanya'da 700 Euro (Yaklaşık 1500 TL), ve Türkiye'de vergilerle canına okunmuş olarak 2900 TL olan bir Samsung 40B65x serisi bir televizyon almış bulunuyorum.

Bu televizyonu kendim için seçmemin nedeni artık TV'lerin de bir bilgisayar gibi olabildiklerini görmüş olmam. Örneğin artık "Boot" etmeleri gibi. Ama satın almadan önce ilgimi çeken DLNA olayıydı. DLNA basitçe network üzerinden diğer aygıtlara bağlanabilme ve etkileşim diyebilirim. Öte yandan televizyonda MKV, VOB,  AVI, DIVX, XVID, MP4, H264, WMV gibi formatları, Türkçe karakter de destekleyen altyazılarıyla birlikte  2 USB girişinden takılabilen herhangi bir Flash disk veya NTFS dahil taşınabilir sabit diskten (veya network üzerinden) oynatabilmesi, benim gibi sinema / dizi severler için harikulade bir durum. Ayrıca sıkça sorulabileceğini tahmin ettiğim, sevgili Ufuk'un bana ilk sorduğu soru olan "MKV altyazılarını oynatabiliyor mu?" sorusunu da yanıtlayayım: Hayır, MKV içine gömülmüş altyazılar oynatılmıyor. Ama bir diğer soru olabilecek şeyi yanıtlayayım: Evet, 1920 x 1080 MKV'leri hiç takılma yaşamaksızın oldukça rahat şekilde oynatıyor (en azından harici sabit diskten). Altyazıların dosya ile aynı isimde, ayrı dosya olarak bulunması gerekli. Dahası internete bağlanabilmesi de ayrı bir güzellik. 1920x1080 (bilinen adıyla Full HD) de bunun artık mecburi getirilerinden...

Samsung'un görüntü kalitesi de artık pek çok kişi tarafından bilindiğinden dolayı, renk canlılığı ve 100Hz özelliklerini tek satırla geçeceğim. LED TV'lerin pek çok kişi için henüz fiyat açısından tatmin edici bölgede olmadığını düşünürsek, LCD'nin son temsilcisi oldukça iyi diyebiliriz.

Ama hayalkırıklıklarım da olmadı değil. Bunlardan birincisi Wireless/DLNA özelliği. Evet, televizyon kablosuz olarak da ağlara bağlanıp, Windows 7 Media Center'ından veri alıp gönderebiliyor, uzaktaki bilgisayarınızdaki dosyaları yazılımınızla çalıştırabiliyor ve oynatabiliyorsunuz. Tabi bu sadece "kağıt" üzerinde, en azından Türkiye'de. Çünkü cihaza bağlanabilecek Wireless USB dongle Türkiye distribütörleri tarafından nedense getirilmemiş (ne zaman getirileceği konusunda da telefonda yanıt veren kızcağızın da bana tek söyleyebildiği bu konuda bize bir bilgi gelmedi demek oldu zaten. Pek de umut yok gibi, çünkü TV yine de yaz başından beri satılıyor). Tek çareniz cihazın fiyatı kadar ek bir "gönderi" ücretiyle yurtdışından getirmek veya ebay yolları taştan türküsünü söylemek.

Bir diğer hayalkırıklığı ise görüntü boyutlarını (16:9, 4:3 vs.) gibi TV kanalına özgü kaydedemiyor olmanız. Kanal HD ise otomatikman uygun görüntü boyutuna getirse de, örneğin normalde 16:9 yayın yapan bir kanalı, yayıncı 4:3 verse bile sürekli 16:9'a getirerek izlemek istiyorum diyemiyorsunuz. Ama bunun oldukça ufak bir eksi puan olduğunu söyleyim.

1-2 hayalkırıklığı da olsa, yine de beni bir kez daha bilgisayarımın başından, oturma odama sürükleyecek bir televizyonum olduğu için de mutluyum. Artık filmleri daha ferah ve geniş şekilde izlemek için bilgisayarımı bağlamak zorunda olmadığım, ek DVD/DIVX playera gerek duymadığım, daha güzeli TV'nin başına geçebilmek için illa ki bir TV kanalı açma zorunluğu hissetmediğim bir televizyonum var.
 
Eh artık bundan sonra da umut edebileceğimiz tek şey, her TV kanalının artık HD hallerinin çıkması...

Light Movie Maker adamı bozar...

Vista'da gelen Movie Maker, daha "light" versiyonuyla Live'da geldi, ama ben eskisini istiyorum diyenlere...

Nedense bir tek Windows üzerine açılan, Apple ve Linux türevlerine dokunulmayan; işletim sistemi ile birlikte verilen programlardan ötürü türkçemizde tekelcilik denilen antitrust davalarından sonra, Vista ile birlikte gelen bir çok program Windows 7'ye eklenmedi...
 
Bunlardan sevdiğim basit video hazırlama programı Movie Maker, oldukça kırpılmış bir sürümü ile Live paketi içinde sunulsa da, beni kesmiyor diyenler için, ev kullanıcısına oldukça yeterli olabilecek Movie Maker 2.6'yı Windows 7'de kullanmak istiyorsanız, öyle sağda solda aramadan, direk membaandan bir çözüm isteyenler için işte indirme linki:
 
Vista için Movie Maker 2.6
 
Türkçe Windows Vista ve Windows 7 için adrese gidip,  MM26_TR.msi dosyasını indirin. Vista için dediğine bakmayın, Windows 7'niz için de sorunsuz çalışacak... Tabii diğer gerekli dosyalar için önceden Windows Live Movie Maker'ı kurmuş olmanız gerekiyor...