Selçuk İslamoğlu

Teknoloji ve hayat üzerine...

Tarayıcıların kafa karışıklığı tarihçesi

Tarayıcıları birbirinden ayırt edilmesini sağlayan kullanıcı-tanımlama satırı nasıl gelişti?

Bana da sizlere bu hikayeyi anlatmak düştü...
 
En başta sadece ve bir tek NCSA Mosaic vardı ve Mosaic kendine NCSA_Mosaic/2.0 (Windows 3.1) dedi ve o ki, resimleri metinlerle birlikte de gösterdi ve mutluluk vardı.

Ta ki, yeni bir web tarayıcı çıktı, kendine "Mozilla" dedi, Mozilla, "Mosaic Katili Canavar"ın kısaltması idi ama Mosaic bundan hoşnut olmadı. O "Mosaic katili" ki, Halk arasında bilinen ismini Netscape'e çevirdi ve Netscape dedi ki "Ey kavmim, bundan sonra Mozilla/1.0 diye bilineyim" ve çerçeveleri destekledi ve kavmine sevdirdi ama Mosaic çerçeveleri desteklemedi. İşte böyle başladı, Kullanıcı-Tanım satırı savaşları ki çerçeve (frame) destekleyen Mozilla müritleri başka sayfaya, Mosaik müritleri başka sayfaya yönlenebile...

Ve Mozilla Netscape dedi ki, "Haydi Microsoft'la dalga geçelim ve ona lakap takalım 'kötü biçimlenmiş sürücü bozması' diye" ve bu Microsoft'u kızdırdı ve dostça geçinirken dostunun ona lakap takması hoşuna gitmedi ve hiç aklında olmayan fikirleri aklına getirdi.  Microsoft bir tarayıcı yarattı ve ona "Internet Explorer" adını verdi. Internet Explorer da çerçeveleri destekliyordu ama halk bunu bilmiyordu ve Internet Explorer'ı Mosaic için yapılmış eski sayfalara yönlendiriyordu. Microsoft halkın bunu anlamasını beklemeden, ismini "Mozilla compatible" (Mozilla uyumlu) olarak söyledi ve Netscape için yazılmış sayfalarda da kendi çerçevelerini gösterdi. Internet Explorer ki, artık web sayfaları onu Mozilla/1.22 (compatible; MSIE 2.0; Windows 95) olarak bilirdi. Websiteleri çalıştı ama Webmasterların kafası karıştı.

Ve Microsoft IE'yi Windows'un içine attı, onu Netscape'den daha iyi kıldı. Artık ilk büyük tarayıcı meydan savaşı başlamıştı. Ve Internet Explorer ki, galip geldi, Netscape ölmüştü. Ama Netscape  cesedinden yine dirildi. Yine adına Mozilla dedi ve Mozilla Gecko'yu yarattı ve kendisine Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 5.0; en-US; rv:1.1) Gecko/20020826 dedi ve Mozilla adına Firefox dedi ve üremeye başladı. Bunlardan biri kendine Mozilla/5.0 (Macintosh; U; PPC Mac OS X Mach-O; en-US; rv:1.7.2) Gecko/20040825 Camino/0.8.1 dedi, diğeri Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 5.1; de; rv:1.8.1.8) Gecko/20071008 SeaMonkey/1.0 dedi ama ikisi de Gecko motorunu kullandı ve Mozilla gibi davrandı.

O zamanlar Gecko iyiydi, IE kötü ve tarayıcı-satırlarına göre sayfalar yine türedi ve Gecko'yu daha farklı ve iyi sayfalara yönlendiren webmasterlar diğerlerini kötü sayfalara yönlendirirdi. O sırada, Linux kavmi büyük üzüntüdeydi, el birliği ile Konqueror'u oluşturmuşlar ve motoruna "KHTML" demişlerdi. Motorunun Gecko kadar iyi olduğunu düşünseler de, Gecko'nun kendisi değildi ve webmasterlar onu da kötü sayfalara yönlendiriyordu. O da kendini "Gecko" gibi tanıtmaya başladı ve web sayfalarına dedi ki: "Ben Gecko gibiyim" Mozilla/5.0 (compatible; Konqueror/3.2; FreeBSD) (KHTML, like Gecko) ve kafalar daha da karıştı.

İşte orada Opera dile geldi ve dedi ki "Biz öyle yaptık ki, tarayıcıları kim nasıl görüntülenmek istiyorsa öyle görüntülesin" ve kendine menü eyledi ve diğerlerinin kılığına girdi. Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; en) Opera 9.51 , Mozilla/5.0 (Windows NT 6.0; U; en; rv:1.8.1) Gecko/20061208 Firefox/2.0.0 Opera 9.51 veya Opera/9.51 (Windows NT 5.1; U; en) adlarıyla bilindi.

İşte orada Apple Safari'yi öne sürdü, bir çok özellikle besledi ve büyüttü. Projenin adı WebKit'ti ama KHTML ile yazılmış sayfaları isterdi ve Safari kendine Mozilla/5.0 (Macintosh; U; PPC Mac OS X; de-de) AppleWebKit/85.7 (KHTML, like Gecko) Safari/85.5 ve kafalar daha da karıştı.

ve son olarak Microsoft Firefox'u fena korkuttu ve Internet Explorer geri döndü ve kendine Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 8.0; Windows NT 6.0) olarak tanıttı, web sayfalarını çok güzel tanımladı ama ona izin verildiyse eğer...

ve Google Chrome'u üretmişti. Chrome aslında Safari'nin motoru Webkit'ti ve o da Safari için üretilmiş sayfaları istedi. Kendini safari gibi tanıttı ve Chrome Webkit olduğu için, kendini Safari gösterdiği için ve Webkit de KHTML sayfaları istediği için ve KHTML sayfaları da kendini Gecko gibi tanıttığı için tüm tarayıcılar kendilerini Mozilla diye tanıttığı için Chrome kendini Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 5.1; en-US) AppleWebKit/525.13 (KHTML, like Gecko) Chrome/0.2.149.27 Safari/525.13 olarak benimsedi...

İşte böylelikle user-agent satırı tamamen bir karmaşaya ve kaosa sürüklendi ve herkes, diğerleri gibi olduğunu iddia ederek, herkese, diğerlerine benzediğini söyleyerek tamamen yararsız ve anlamsız hale dönüştü ve kafa karışıklığı daha da büyüdü ve kafalar patladı.

HD Ready, yok yok değil..

Teknolojiyi yeni anlamaya çalışan biri için o kadar garip bir durum ki şu etiketler..

Haftasonu bir vitrinin önünden geçerken bir 46 inç Sony televizyon üzerinde aşağıdaki ibareleri gördüm.

Full HD, HD Ready...

Gel de yarım yamalak forumlardan bilgi edinmeye çalışan halkıma anlat farkını... Tabii ki satıcıların bunu teknik detaylarıyla anlatma şansı da düşük. Nitekim hiç bir şeyden anlamayan, bir uydu kanal sağlayıcısından maç izlemeye çalışan, teknolojiyle öyle de yakın olmayan bir insan taklidiyle satıcıya terler döktürdüm.

Forumlardaki tipik yanıt:

"HD Ready alma, Full HD(!) al"... Niye, neden?

Sorun HD Ready ile 720p HDTV'lerin "karıştırılması" ve bu etiketin yanlış şekilde uyarlanması, lanse edilmesi...

HD Ready'nin anlamı HDTV yayınları alıp, izletebilecek kapasitede olmasıdır.

Full HD'nin anlamı ise HDTV yayınlarını en yüksek çözünürlükte gösterebilecek olmasıdır.

Şimdi görmüş olduğunuz fotoğrafta ise, hem Full HD ibaresi, hem de HD Ready ifadesi bir hayli kafa karıştırıyor. Ama HD-Ready etiketinin altındaki 1080p ibaresi bir çok şeyi de açıklıyor. Yani bir diğer deyişle:

"FULL HD televizyonlar da, HD READY'dir, HD Ready ibaresi "dandik" olduğu anlamına gelmez"

veya

"Her HD-Ready Televizyon, HDTV yayınlarını gösterir ve kendi çözünürlüğündeki en yüksek kaliteyle gösterir"

Ama tabi satıcılarında "belki görmezler" deyip, HD Ready ibaresinin altına çözünürlüğü yazmaması da affedilecek cinsten bir durum değil. Her ne kadar "minik harflerle" özelliklerinde belirtseler de, tüketicinin kafasını karıştırmaktan öteye gitmiyor...

En iyisi mi, biz HDTV olayını baştan alalım:

Standart TV yayınları 756 x 568 çözünürlüğe sahiptir. Eğer uydu sağlayıcınızda, HDTV kanallar için bir tomar para daha ödemiyorsanız veya televizyonunuzu bir PS3'e, Blu-ray cihaza veya, bir bilgisayara bağlamayacaksanız (ve en az 8 gb'lık filmleri toparlamıyorsanız bilgisayarınızda), evinizde bir tek VCD veya DVD oynatıcınız varsa veya sadece yerli kanal izliyorsanız, FULL HD tamamen sokağa atılmış bir para olacaktır. Ama genel olarak bizim "İleride lazım olur, olmuşken daha iyisini alalım" mantığını göz önünde bulundurursak, bilgilerimize devam edelim.


HDTV yayınlar ise, ikiye ayrılır:
720p veya 720i : Çözünürlük: 1280 x 720
1080p veya 1080i : Çözünürlük: 1920 x 1080


Oran bellidir: 16 x 9

Yani başka bir yayın standardı yoktur ama tabii ki başka çözünürlüklerde (veya ara çözünürlüklerde televizyonlar bulunabilir ama her zaman 16x9 oranı bulunur)

Eğer alacağınız televizyonunuz 40 inçten küçük bir televizyonsa, Full HD'deki detayların bir çoğunu göremeyeceksiniz baştan belirteyim. Şahsi kanaatimce sadece 40" ve üzeri televizyonları "İlle de full HD olsun, ister çamurdan olsun" diyenler için önermekteyim çünkü ancak o zaman piksel boyutlarındaki farklar adam gibi ortaya çıkıyor...

O zaman son kez bir alışveriş listesi düzenleyelim:

1. HDTV veren kanalım yok, Blu-ray'im yok, internetim kotalı, PS3'üm yok... diyorsanız Herhangi bir HD-Ready televizyon size bir hayli yetecektir.

2. Yukarıdakilerden bir veya birkaçı var veya internetim kotasız, e, üstüne diğer HD-Ready'nin iki katı parayı da sayabilirim (veya hiç biri yok, sırf "bende en teknolojiki var, yaa" diyerek hava atmak istiyorum), o zaman FULL HD (veya HD-Ready 1080, veya 1920 x 1080 teknik özelliklikli televizyon) sizi paklar...

Çok daha sık sorulan bir soruya yanıtla da yazımı tamamlayayım:
"FULL HD, bir DVD'yi, bir VCD'yi veya HDTV yayını olmayan bir TV kanalını HD-Ready'ye göre daha net göstermez!"