Selçuk İslamoğlu

Teknoloji ve hayat üzerine...

Windows 7'de sürücüleri gizleyin

Bilgisayarım'dan sürücü gizlemek veya saklamak için herhangi bir yazılıma ihtiyacınız yok


 
Eğer benim gibi bir çok sürücünüz varsa, bazı sürücüleri gizlemek isteyebilirsiniz. Örneğin tamamen ReadyBoost'a adadığım bir USB Flashdiski...
 
Bunun için eskiden TweakUI ile XP üzerinde yapabiliyordunuz ama henüz Windows 7 için böyle ücretsiz yazılımlar olmadığına göre iş başa düşüyor.
 
Öncelikle hangi sürücüyü gizlemek istediğinizi belirleyin ve aşağıdaki listeden o sürücüye ait sayıyı bir kenara yazın. Farkederseniz, 2'nin katları şeklinde gidiyor ama uğraşmamak için liste yine de en temizi olacak...
 
A: 1
B: 2
C: 4
D: 8
E: 16
F: 32
G: 64
H: 128
I: 256
J: 512
K: 1024
L: 2048
M: 4096
N: 8192
O: 16384
P: 32768
Q: 65536
R: 131072
S: 262144
T: 524288
U: 1048576
V: 2097152
W: 4194304
X: 8388608
Y: 16777216
Z: 33554432
Tümü: 67108863
 
Şimdi Başlangıç'a Regedit yazarak Kayıt Defterini açın. Eğer sadece kendiniz için değiştirmek istiyorsanız:

[ Tüm kodu seç ] [ Yeni Pencerede Göster ]
HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Policies\Explorer
 
Bilgisayarın tüm kullanıcıları için gizlemek istiyorsanız:
[ Tüm kodu seç ] [ Yeni Pencerede Göster ]
HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Policies\Explorer
 
Sağ bölüme sağ tıklayarak, "Yeni" -> "DWORD Değeri (32-bit)" seçin... Yeni isim olarak NoDrives yazın. Şimdi NoDrives'a da sağ tıklayarak "Değiştir"i seçin. Gelen ekranda "Ondalık"ı işaretleyin ve "Değer" kısmına daha önceden gizlemek istediğiniz diskin sayısını girin.
 
İşlem bu kadar basit, tekrar başlattığınızda veya explorer.exe'yi kapatıp açtığınızda sürücünüz görünmeyecek ama işin güzel yanı Readyboost gibi veya direk ismini yazarak tekrar kullanabileceksiniz...
 
 
 
 

Yolculuk ve Teknoloji

Sık seyahat eden biri olarak teknolojinin yavaş yavaş nasıl da halka inebileceğini gözlemliyorum.

Artık insanlar çok daha fazla şeyi çok daha kolayca kavrayabiliyor.
 
İlk yolculuklarımı hatırlıyorum da, Mercedes 301'lerin zamanında, bugün 2.5 saatin çok fazla geldiği yollar, 6 saatte 320 km katettiğim günleri. O zamanlar kaset çalar Walkman'lerin bile lüks olduğu 80'lerin başları... Şimdiyle kıyas dahi götürülemeyecek kadar sıkıntılı günler. Kesinlikle onlar da sıkıntı mıydı deyip, kağnı arabalarıyla seyahatleri de hatırlayanlarınız olacaktır muhakkak...
 
Ama hayatımıza her hızlıca giren şey gibi sindirmesi güç oluyor çoğu zaman teknolojik yenilikleri, özellikle o teknolojiyle doğmamış olanlar için.
Seyahatte ise durum biraz daha hızlıca alışılmış görünüyor.
 
Bunu dün yaşlı bir amcanın benden yardım istemesiyle anladım. Yenikapı-Bursa sefer biletini internet üzerinden almış fakat biletin kesileceği İDO terminalinde bilet makinasının nasıl kullanılacağını soruyordu bana. Hoşuma gitti bunu öğrenmek. Zaten feribotların uçak rahatlığına hatta daha rahat bir duruma geldiğini zaten seyahat edenler bilse de, yaşı ne olursa olsun, internet üzerinden kendi biletini ve koltuğunu seçebileceğin, herhangi bir sıra beklemeden ve o telaşa, zamanlamaya gerek duymadan bu işleri gerçekleştirmenin rahatlığını yaşamak başka bir şey.
 
Yolculuk kısa; feribot seferlerinde zoraki olarak ideolojisi işletmeye yakın bir TV kanalını izlemeye mecbur bırakılmak biraz can sıkıcı olsa da, akan giden denizi izlemek size çok daha huzur kazandırabilir (Ben varacağım yerdeki sevdiklerimi düşünmeyi tercih ettim mesela). Cep telefonlarının yasak olduğu deniz seferleri de belki zamanla tarihe karışır. Ama teknoloji açısından düşünüldüğünde otobüs firmaları artık çok daha önde...
 
İnternet, film, TV.. Otobüsleri...
 
Otobüslerde ise, teknolojilerin ve yolcu ihtiyaçlarının artmasıyla, meşrubat ikramından çok daha fazla yenilikler içeriyor servisler. Yolculuk boyunca laptopunuzla internet bağlantısı daha önce de bazı firmalar tarafından sağlanıyordu ama artık hemen hemen her firmanın hizmetlerinde yerini almış durumda. Benim gibi astigmatınız varsa, bir kitap okumanın eziyet olduğu kara yolculukları daha sıkıcı iken artık bir multimedya cennetine dönüşmüş durumda. Her koltuğun önünde dokunmatik  ve bir çok navigasyon sistemine benzer özellikler barındıran bir ekranla yolculuk hiç de çekilmez bir hal almıyor. Değişik TV kanallarını izleyebiliyorsunuz, türüne göre müzik seçebiliyor; yine türlerine göre kategorilenmiş onlarca filmden seçip izleyebiliyorsunuz. Hatta yetmiyorsa, USB çubuğunuzu takıp, bir çok multimedya dosyasından kendi film ve müziklerinizi de dinleyebiliyorsunuz. Eh artık daha da canınız sıkılırsa, oyun da oynayabiliyeceğiniz bir ekran bu.
 
Yolculuk artık gündelik hayatın bir parçasıysa, tek bir koltukta saatlerce akan geçen çizgileri izlemeye mecbur kalmanın sıkıntısı artık taşımacılık şirketleri de farkediyor ve bu farkındalık her geçen yıl daha iyi teknolojik yatırımlarla geliyor. Cep telefonu sinyalleri yüzünden duran, kaza yapan toplu taşımacılık artık tarihe de karışmak üzere. Bunun arkasında ise, tabii ki yine yolcuların artık isteklerinde daha bilinçli olmaları yatıyor.
 
Ama yine de bunları konuşuyor olmak bile bizi hala insan taşımacılığındaki en önemli eksikliğimizin ne olduğu konusu unutturmuyor...
Raylı sistemlerin dayanılmaz eksikliği...