Selçuk İslamoğlu

Teknoloji ve hayat üzerine...

Tatile giderken yanınıza almanız gerekenler

Yaz geldi gelecek derken geek'ler için mini tatil rehberi burada...

1. Fotoğraf Makinesi

Cep telefonunuza güvenmeyin. Bir çok tatil yöresi gece eğlenceleri ile ünlü. Bu anları kaybetmek istemeyenlerin eski yöntem olan gerçek fotoğraf makinesine ihtiyaçları var. Optik zoom'lu olanları tercih etmenizi öneririm. Cep telefonları her ne kadar gündüz birbirine çok yakın sonuç verseler de, PureView teknolojili bir telefonunuz yoksa geceleri çektiğiniz fotoğraflar en fazla Geri Dönüşüm Kutusu kalitesinde olacaktır.

2. Tablet

Gündüzleri güneş altında, sahilde bu seçeneği unutun derim. En kalitelisinden en kötüsüne, ekranda yazıları okumak güneş altında, şemsiye altı dahi olsa eziyet. Eğer yanınıza acil durumda kullanmak üzere bir dizüstü götürüyorsanız tablete gerek dahi yok. Ha, e-mürekkeplileri hariç tutuyorum. Kitap okumak için birebir olan mürekkepli tabletler sayıca oldukça az olduklarından bulması zor olabilir. "Kitap okumak" yabancı bir tabir kaldı gerçi...

3. Elektrik uzatma kablosu

Kesinlikle üçlü, dörtlü priz de götürün veya gittiğiniz yerden edinin. Bir çok otelde zaten sayıca kısıtlı prizler, cep telefonu şarjları ile doluyor bile. Hele ki birden fazla yetişkinseniz, şarjları bir gün bile gitmeyen yeni akıllı telefonlar onları dolduracaktır. Ayrıca şöyle bir açık havaya çıkıp dizüstünüzü açmak isterseniz, evin veya odanızdan içinden uzayabilen bir uzatma kablosu hayat kurtaracaktır.

4. Cep telefonunu ekranınız için koruma

Sakın ola cep telefonunuza ön koruma filmi çekmeden tatile çıkmayın, özellikle de sahile gidecekseniz. Kum ve tuz kristalli yapısıyla Gorilla Glass'ı dahi çiziyor. Kumdan mayonuzun içini dahi koruyamadığınızı hesaba katıp, "çantamda bir şey olmaz" demeyin. Tablet götürdüyseniz, onu sahile götürmeyin (bakınız: Madde 2)

5. MP3 Çalar ve müzik arşiviniz

Eğer cep telefonunuzu müzik dinlemek için kullanmayacaksanız, sahilde iyi şeylerden birisi de bir MP3 Çalar veya radyo olacaktır. Sevdiğiniz favori parçaları atlamayın.

6. Uygulamalar

Eğer cep telefonunuzda yüklü değilse; ulaşım firmalarının, gideceğiniz yere özgü turların, uçak kalkış ve havaalanı bilgilerini kapsayan uygulamaları yükleyin. İnternetin her yerde olmayacağını hesaba katarak Çevrimdışı haritaları olan bir navigasyon uygulaması da ayrıca faydalı olabilir.

7. Daha büyük bir cep telefonu pili

Cep telefonunun pilini değiştirebilen şanslı gruptansanız, Daha büyük amper değerine sahip, telefonunuza uygun bir pil, oturduğunuz yerde sizi oyalayacak cep telefonununuz için günde 2 kez şarj etme zorunluluğunuzu azaltacaktır. 

8. Tabii ki internet paketleri

Eğer halihazırda internet paketiniz yoksa, operatörlerin internet kampanyalarından birini seçin. Wi-Fi hem her yerde ücretsiz bulunamıyor, hem de herkese açık kablosuz ağlar güvenli olmayabilir. En iyisi mi siz kendi operatörünüze güvenin. Eğer dizüstü götürüyorsanız, her operatörde bulunan USB stick'ler size oldukça faydalı olabilir...

Ya da en güzeli, gerçekten tatile gidiyorsanız, bunlardan hiç birini yanınıza almayın... Sahili dinleyin, Facebook ve Twitter dışında arkadaşlar edinin, tüm sene zaman ayırdığınız elektronik cihazlar yerine yanınızdakilere zaman ayırın; en önemlisi beyninizi dinlendirin...

Zaten senede sayılı günler olan tatilinizde işleri "şimdi onlar düşünsün"...

http://twitter.com/sislamoglu

Android derken, hangi Android?

En rezili de reklamında "Andoid'li" diyor, en veziri de...

Android şöyle iyi böyle iyi derken, dönüp bir de çuvaldızı ele almanız vakti geldi de geçiyor. Şöyle geriye dönüp yapılan karşılaştırmalara bakın:

nVidia'mı, ATI mi? Intel mi AMD mi?

Bunlar oldukça adil rekabete dayalı sorular. Çalıştıkları sektör aynı sektör, ürün segmenti aynı segment, çok profesyonel modeller var, ekonomik modeller var ve bunlara göre kıyaslanır.

Lakin en adaletsiz karşılaştırma olan Mac mi PC mi, bugünün iOS mu Android mi karşılaştırmasına döndüğünde işte orada elma ve armut olan iki farklı şeyi kıyaslıyoruz.

Bugün bir çok teknoloji yazarı işletim sistemi kıyaslarken donanımı hemen hemen hiç hesaba katmıyor, ben de katmıyorum çoğu zaman ama nedense bunu belirtme ihtiyacı da görmüyoruz. Çünkü işletim sistemi demek kullanıcı ile donanım arasındaki bölüm ve donanım aslında bunun büyük bir parçası.

Android'in iOS'a göre üstün olduğu bir çok taraf var, bu neredeyse su götürmez bir gerçek. Hatta Apple fanatikleri bile bunun farkındalar ki, Apple'ı yeni ürünlerde değişiklik yapmazsa kötü olabileceği konusunda zorluyorlar, hisseleri zaten tepetaklak.

Ama sorun burada başlıyor, hangi Android'in?

Herhangi bir iOS modeliyle bir Android sürümünü kıyaslarken genel olarak "eşdeğer fiyat aralığına" bakarız. Yani Android üstünlüğü de donanımla birlikte artıyor.

Samsung, HTC, Sony gibi üreticiler Android cihazlarına kendilerinden bir şeyler katıyorlar, ekliyorlar, değiştiriyorlar ve dolayısıyla üst segementte rekabet için fiyatları da ona göre yükseliyor. Tabii ki iOS'tan daha pahalısını yapmak biraz zor ama bu sadece "fiyat" olarak.

İşte o yüzden bir çok kişinin Android hakkındaki deneyimleri ve düşünceleri farklılaşıyor. Bunu neden yazdım? Elime bir tablet geçti. Sözde bir Türk markasının Android tableti. Ucuz tabii ki 100 - 200 TL arasında bir fiyat etiketi var. Türk markası diyorum ama aletin içinde hiç bir Türk emeği yok. İçine konulan bir kaç "Dizi izle", "TV izle" gibi dandik Türkçe uygulama ve Flash Player haricinde. Elime aldığım gün arka kapağındaki marka yazısı dahi silindi. Önceden yüklenmiş Google hesabını silmek için "Fabrika ayarlarına" dön dediğim gibi firma logosu hariç Çince'ye dönüverdi. Cihazın üstünde Android 4.0.3 bulunmasına rağmen, inanılmaz şekilde yavaş, uygulamalar açılırken cihazın anası ağlıyor, web sayfası açmak ömrün yarısını götürüyor.

Aynı bağlantıda eşimin 4 senelik Galaxy S (evet S-bir, 2 değil, 3 değil, 4 hiç değil) telefonu çok hızlı ve sorunsuz çalışıyor, üstelik resmi olmayan CyanogenMod firmware ile üzerinde Android 4.1.2 çalıştığı halde. Kağıttaki özelliklere bakarsanız, bu cihazın Galaxy S'ten 2 gömlek üstte olması gerekir ama değil. Eğer şu cihazla birlikte ilk kez Android'le tanışan bir insan olsaydım, yemin ederim bir daha Android'in yüzüne bile bakmazdım. Bırak iş görmeyi insanı kanser eder. Ha işin gücün Facebook'ta "Burchucum çoq güsel çıqmışshın yha", ya da Twitter'da "takipleşelim" ucuzluğu ise, senin işini çok rahat görür.

Tabii ki iş "ucuz etin yahnisi" veya "herkes zengin mi kardeşim" aşamasına geçmeden önce söyleyeyim. Bizim iOS'la, iPhone'larla, iPad'lerle kıyasladığımız Android bu değil. Eğer "Android'tir, nasılsa iyidir" diye bir görüşünüz varsa önerim bundan usulca uzaklaşmanız. Android ancak donanım da güzel olduğunda iOS'la yarışır, hatta üst seviyelerde toz yutturur ama bu segment kesinlikle Android görünümlü Dijital Fotoğraf çerçeveleri.

"Herkes zengin mi" konusuna gelince, benim sorum "Ne kadar ihtiyacın var böyle kötü bir cihaza?" olacaktır. Neredeyse kahve altlığından daha fazla faydası olmayan bir cihazla hangi işini göreceksin? Özetle senin akıl sağlığından değerli mi? Hiç alma daha iyi... Analar ağlamasın...

Google Now Türkiye'de nasıl kullanılır?

Google Now özelliğini Türkiye'de ve Türkçe kullanın...

Nedir bu Google Now dedikleri adlı makalemizi okuduktan sonra, Google Now nasıl Türkçe kullanılır diye ufak bir bilgi..

Google Now aslında basitçe telefonunuzda zaten bulunan bir Google uygulaması ama malum hizmetlerin bir bölümü Türkiye için henüz tam anlamıyla desteklenmediği için henüz Android telefonlarımızda aktif değil.

Bunun için yapmanız gerekenler kısaca şöyle:


  • Öncelikle telefonunuzun Ayarlar bölümüne gidin.
  • Dil ve Giriş ayarına girip, Dil seçeneğine tıklayın ve karşınıza gelen listeden English (United States) 'ı seçin.
  • Uygularımıza geri dönün ve Google uygulamasını çalıştırın. Karşınızda Google Now'a geçmek isteyip istemediğinizi soracak ekranlar gelecektir. "Next" seçeneği ile sonuna kadar ilerleyin.
  • Daha sonra tekrar telefon ayarlarınıza (Settings) gelin ve Dil ve Giriş (Language and Input) ayarından, Dil (Language) seçeneğine tıklayarak Türkçe'yi etkinleştirin.

Artık Google Now özelliğini elverdiği ölçüde kullanabilirsiniz, aynı zamanda Widget olarak dilediğiniz ana sayfanıza ekleyebilirsiniz.