Selçuk İslamoğlu

Teknoloji ve hayat üzerine...

#direnhashtag

Twitter'da başkalarının oyuncağı olmayın, güvenliğiniz sizin elinizde #direnhashtag

Twitter bile hashtag'leri çıkarırken, Türkiye'de böyle bir zulümle karşılacağının farkında değildi. Üç kağıtçıların "Takipleşelim" "X'ler takipleşiyor" ortak parantezinden başlatılan hashtaglerin ardı arkası kesilmiyor, üstelik bu düzenbazların diğer tüm hashtag'lere attığı (son modası karikatürlü) takipçi kazanın başlıklı tweetleri de gözden kaçmıyor. Tabii ki takipleşme bunla sınırlı değil. Sizi anında takip eden kişilerden linkler gelmeye başlıyor. Buna da bak, gibi. Genelde kendi yazdıklarını "Fav" eden kullanıcılar olmalarına dikkat. 

Bir takım "profesyonel" ekipler tarafından kullanılan gerek sahte, gerekse kontrol altına alınmış hesaplar aynı mesajı topluca gönderilmesini sağlıyorlar, retweet yaptırıyorlar, böylelikle gündem oluşturuluyor.

Bu ekipler, sizin hesaplarınızı yönetebilme hakkını sonra dilediği yere, kişiye kuruma satıyorlar.

Peki bu nasıl yapılıyor? Örneğin bir web sitesine / gazete / haber sitesine girdiğinizde, sosyal medya hesabınızla giriş yapıp yorum atmanız isteniyor. Daha önceleri Facebook'la çok yapılan bu olay, artık Twitter'da sizin hesabınız üzerinden işleniyor. Üstelik oldukça akıcı olan Twitter'da kendinizin eski mesajlarını görmüyorsanız bu durum daha vahim bir halde olabilir.

Nasıl Kurtulursunuz?

Hesabınıza giriş yaptıktan sonra https://twitter.com/settings/applications adresine girin. Burada sizin hesabınıza erişebilecek uygulamalar yer alıyor...

Burada dikkat ederseniz her uygulamanın altında izinler yer alıyor. Genel olarak bir çok kişide girdikleri mobil cihazların uygulamaları yer alır, (Twitter for Android, Twitter for iPhone vb.) bunlara dokunmadan "yazma" ve/veya "direkt mesaj" izinleri olan tüm web sitelerini, kurumları, tanıdığınız tanımadığınız herşeyi "Erişimi kaldır" butonuyla kaldırın.

Her ne kadar kendilerinin de yüzlerce sahte hesaba sahip olduğu aşikarsa da kendinizi kullandırtmayın

Asla sizden "yazma" ve "direkt mesaj" hakkı isteyen hiç bir siteye Twitter'ınızla giriş yapmayın, aynı şey Facebook için de geçerli. İsterse en güvendiğiniz kurum olsun, o kurumların da hacklenebileceğini unutmayın.

Bir tür manipülasyon yapılıp, Twitter düzenbazlığına alet olmayın.

Sosyal medya sanal mı?

Sanki herşey dezenformasyonmuş gibi davranmanın alemi yok

Son iki haftada bir hayli sosyal medya tartışması yapıldı. Özellikle sosyal medyayı toplu SMS'ten öteye kullanamayan kelli felli eski çağın insanları tarafından. TV programları sosyoloji tartıştı, psikoloji tartıştı, gençliği TV'lerinin başında oturan diğer eski çağın insanlarına anlatmaya çalıştılar. Ne yapsınlar, dışarıdan gelen gaz bombası sesleri karşısında artık belgesel gösteremezlerdi.

Bundan 10 sene önce olsa, ölen öldüğüyle, yaralanan yaralandığıyla, gözü çıkanlar "merdivenden düştüğüyle" kalır, birkaç semt dışında kimsenin ruhu duymazdı. Yıllar sonra yapılan belgeseller ve itiraflar komik kalırdı.

Hala TV'lerden sosyal medyada dolaşan herşeyin dezenformasyon ve yalan olduğunu yedirmeye çalışan; sosyal medyanın ne kadar tehlikeli olduğunu ve durdurulması gereken bir şey olduğunu "gazlamaya" çalışanları gördükçe görüyoruz ki, bu sosyologların ve psikologların çözümleyeceği bir şey değil. Hatta kendine etik bilmemne diyenlerin anlayabileceği bir şey hiç değil... 

Sosyal medya içindeki doğrular ve yanlışlar, hayattakilerle eşittir.  Dezenformasyon dediğin şeyin adı eskiden "Fısıltı gazetesi"ydi, değişen bir şey yok...   

Tıpkı eski çağın insanlarının sana miting alanlarından, gazetelerden, TV programlarından söylediği ne kadar yalan varsa o kadar yalan vardır elbet. Hayatın her alanında olduğu gibi iftira da vardır... Ama farkı şudur, teyit edilmesi artık çok daha kolaydır. Çok seslidir, sorulur, sorgulanır... Anında eski türden yalanlar dökülüverir, ama videoyla ama fotoğrafla. Artık gizlenmesi, üstünün örtülmesi çok daha zordur. Çünkü dünkü ve bugünkü gazeteler ve TV'ler gibi "çüş" deyince durmaz sosyal medya, "deh" deyince gitmez. 

Bilgisayarlardan veya cep telefonlarından girilmesi, yazılması, düşünülmesi onu sanal yapmaz, o kelimeler beyinlerden dökülür, sadece ağız kası yerine parmak kasları çalışır.