Selçuk İslamoğlu

Teknoloji ve hayat üzerine...

Tarayıcı savaşları asıl şimdi başladı...

Tekelci markaya inat, özgür ortamlardaki tarayıcı savaşları tam gaz bu hafta başladı...

Apple'ın tüm iOS cihazlarında malum Safari tarayıcı kullanılıyor. Başka isimli tarayıcı yükleseniz de (Dolphin, Maxthon vb), şirket Safari motorunu zorla kullandırıyor. Başka işleme motoru olan tarayıcı herhangi bir şekilde App Store'a bulaşamıyor ama Android'in özgürlükçü yapısında rekabet şimdi başladı...

Opera yıllardır bu işte ve Opera Mobile ve Opera Mini ile Android'te. Her ne kadar Opera Mini kötü bir işleme mekanizmasına sahip olsa da (Sunucuda işleyip gönderme) , Opera Mobile sizin cihazınızda tam anlamıyla çalışan müthiş bir tarayıcıydı.

Daha sonra Maxthon ve Dolphin tarayıcıları ile tanıştık. Her ne kadar ikisi de Webkit arabirimini kullansa da, Android'le gelen varsayılan tarayıcıdan çok daha fazla özellik sunuyorlardı.

Ama sadece bu hafta içinde sektörün iki büyük ismi bu tarayıcı savaşlarına katıldı:

Firefox ve Chrome...

Uzun zamandır Beta sürümleri ile marketteydiler ama her ikisinin de beta sürümleri kullanılamayacak kadar kötüydü ama yeni sürümleri ağzımızı açık bıraktı...

Firefox, masaüstü sürümünün aksine Android üzerinde müthiş bir performansı var.  Chrome ise, masaüstündeki hızını cebe de taşımış gibi görünüyor. Her ikisinin de kendine özgü özellikleri müthiş. Her ne kadar Firefox henüz Türkçe olmasa da, hız açısından cepteki yeni favorim oldu şimdiden. Chrome ile masaüstündeki Chrome'unuzla da yerimleri ve parolalarınızı paylaşabilmesiyle bir hayli kullanışlı.

Siz de Google Play'e gidip, bu tarayıcıları deneyin ve kendiniz için en iyisini seçin ve http://m.chip.com.tr 'yi ziyaret edin... Artık tarayıcılar hakkındaki tartışmalar bir de mobil üzerinden devam edecek.

Sen ağlama Opera...

Windows 7'nin Avrupa Birliği yasalarına uyum sorunu çözüldü. Artık Windows 7E yok... Ama Opera ağlamayı sürdürecek mi?

Microsoft, Avrupa'ya özel, IE'siz Windows 7E'yi geri çekti. Yeni sistemle birlikte Avrupa'daki sürümlerde IE'yle birlikte açılacak seçim bölümüyle, isteyen istediği tarayıcıyı seçebilecek... Ama piyasada yüzde 0.5%'ten fazla kullanılan tarayıcılar sadece...

Bence bu rakam çok az, en az yüzde 1 olmalı çünkü Opera yüzde 0.97

Opera ağlamaya devam ediyor. En son da bu ekrandaki logolara takmış durumda. Yok efendim mavi e simgesi olan Internet Explorer, interneti temsil ediyormuş da, logolar kaldırılsınmış... Opera yöneticilerinin henüz "marka bilinirliği" teriminden pek haberi olmasa gerek. Netscape ile IE çekişmesinde sen neredeydin peki Opera? Evet, üstün olduğunu iddia edip, tarayıcını parayla satmaya çalışıyordun...
 
Her ne kadar Türkiye'de böyle bir şey olmasa da, davanın sonucuna bakmak lazım. Sonuçta Avrupa gas çıkar dese, bizler neler yapıyoruz malum (en basit örnek, "Avrupa yasaları uyum çerçevesinde çıkarıldığı söylenen sigara yasağı".. Avrupa'da işletmelerde ayrı sigara odalarını işletmelere zorunlu tutuyor, bizde o bile yasak)

Davada çıkan 2 sonuç veya çözüm önerisi var:

1. Internet Explorer'ın Windows 7'ye entegre edilmemesi...
2. Tarayıcı seçme ekranı...
 
Microsoft önce 1.sini düşündü. Hiç bir internet tarayıcısı (IE dahil) Windows 7'nin Avrupa sürümünde olmayacaktı. Bu OEM satıcılar için zorlulukları beraberinde getirecekti, hem de kullanıcılar için de oldukça hayalkırıklığı olacaktı.. Herkesin FTP komutlarını kullanamayacağını varsayarsak, tarayıcısız bir işletim sistemi herkesi zorlayacaktı.
 
Opera buna itiraz etti. Sebebi ise, IE'nin bazı parçalarının işletim sisteminin belkemiği olması dolasıyla, içinde kalacak olmasıydı. Maxthon, Avant gibi bazı 3. parti "Kabuk browserlar" veya bir çok uygulamanın belkemiği webbrowser kontrolleri "mecburen" içinde kalacaktı.
 
Bu kez Avrupa mahkemelerinin 2. isteğine yöneldi Microsoft. Google'ın da takip ettiği (fakat nedense Google'ın Youtube meselesi gibi meselelerde Türkiye'ye karşı iplemediği) "Kimseyle kötü olma" mantığını işletmeye koyuldu. Bir ekran gelecek ve tarayıcılar seçilecek...
 
Opera, bu dava nedeniyle dünyanın her yerinde adını duyurdu duyurmasına da... Hala kendi marka bilinirliğinden pek emin değil anlaşılan ki, ağlamaya devam ediyor.

Her ne kadar aleyhine gibi görünse de, dava aslında Microsoft'un lehine sonuçlandı diyebiliriz... Apple gibi bir markanın, "Bizde herşey dahil, PC'de indirmek zorundasınız" (bkz: Out-of-the-box reklamı) sloganı ile reklamlarını yaparken oldukça rahat olması da başka bir "hmm" dedirtecek nokta kimsenin gözünden kaçmadı... Bu da tipik olarak politikadaki gibi "mağdura destek" olayına dönüştü... Sorun tekelcilik davasıysa, bu da ilginç, çünkü Avrupa'da IE zaten kullanımda 1. sırada değil.
 
Günümüzdeki tarayıcılar artık birbirinden farklı değil. Şu özellik + şu özellik eksi diye bir şey kalmadı, hemen hepsi "kendine özgü" kitlelerden oluşuyor. Hepsinin kendine özgü konforu var. Opera'nın ise bu pazarda ne kadar tutulduğu tartışılır...
 
Ama koşarken elinden şekerini düşürmüş çocuk, bunun için kaldırımı suçluyor izlenimden başka bir şey değil şu anda Opera'nın "hele hele son mazeretleri". Bence Opera'nın artık ağlamayı kesmesi ve "Seni babama söyleyecemm" modundan çıkıp, Mozilla gibi alın teriyle bir yerlere gelmeye çalışması gerek...

Tarayıcıların kafa karışıklığı tarihçesi

Tarayıcıları birbirinden ayırt edilmesini sağlayan kullanıcı-tanımlama satırı nasıl gelişti?

Bana da sizlere bu hikayeyi anlatmak düştü...
 
En başta sadece ve bir tek NCSA Mosaic vardı ve Mosaic kendine NCSA_Mosaic/2.0 (Windows 3.1) dedi ve o ki, resimleri metinlerle birlikte de gösterdi ve mutluluk vardı.

Ta ki, yeni bir web tarayıcı çıktı, kendine "Mozilla" dedi, Mozilla, "Mosaic Katili Canavar"ın kısaltması idi ama Mosaic bundan hoşnut olmadı. O "Mosaic katili" ki, Halk arasında bilinen ismini Netscape'e çevirdi ve Netscape dedi ki "Ey kavmim, bundan sonra Mozilla/1.0 diye bilineyim" ve çerçeveleri destekledi ve kavmine sevdirdi ama Mosaic çerçeveleri desteklemedi. İşte böyle başladı, Kullanıcı-Tanım satırı savaşları ki çerçeve (frame) destekleyen Mozilla müritleri başka sayfaya, Mosaik müritleri başka sayfaya yönlenebile...

Ve Mozilla Netscape dedi ki, "Haydi Microsoft'la dalga geçelim ve ona lakap takalım 'kötü biçimlenmiş sürücü bozması' diye" ve bu Microsoft'u kızdırdı ve dostça geçinirken dostunun ona lakap takması hoşuna gitmedi ve hiç aklında olmayan fikirleri aklına getirdi.  Microsoft bir tarayıcı yarattı ve ona "Internet Explorer" adını verdi. Internet Explorer da çerçeveleri destekliyordu ama halk bunu bilmiyordu ve Internet Explorer'ı Mosaic için yapılmış eski sayfalara yönlendiriyordu. Microsoft halkın bunu anlamasını beklemeden, ismini "Mozilla compatible" (Mozilla uyumlu) olarak söyledi ve Netscape için yazılmış sayfalarda da kendi çerçevelerini gösterdi. Internet Explorer ki, artık web sayfaları onu Mozilla/1.22 (compatible; MSIE 2.0; Windows 95) olarak bilirdi. Websiteleri çalıştı ama Webmasterların kafası karıştı.

Ve Microsoft IE'yi Windows'un içine attı, onu Netscape'den daha iyi kıldı. Artık ilk büyük tarayıcı meydan savaşı başlamıştı. Ve Internet Explorer ki, galip geldi, Netscape ölmüştü. Ama Netscape  cesedinden yine dirildi. Yine adına Mozilla dedi ve Mozilla Gecko'yu yarattı ve kendisine Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 5.0; en-US; rv:1.1) Gecko/20020826 dedi ve Mozilla adına Firefox dedi ve üremeye başladı. Bunlardan biri kendine Mozilla/5.0 (Macintosh; U; PPC Mac OS X Mach-O; en-US; rv:1.7.2) Gecko/20040825 Camino/0.8.1 dedi, diğeri Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 5.1; de; rv:1.8.1.8) Gecko/20071008 SeaMonkey/1.0 dedi ama ikisi de Gecko motorunu kullandı ve Mozilla gibi davrandı.

O zamanlar Gecko iyiydi, IE kötü ve tarayıcı-satırlarına göre sayfalar yine türedi ve Gecko'yu daha farklı ve iyi sayfalara yönlendiren webmasterlar diğerlerini kötü sayfalara yönlendirirdi. O sırada, Linux kavmi büyük üzüntüdeydi, el birliği ile Konqueror'u oluşturmuşlar ve motoruna "KHTML" demişlerdi. Motorunun Gecko kadar iyi olduğunu düşünseler de, Gecko'nun kendisi değildi ve webmasterlar onu da kötü sayfalara yönlendiriyordu. O da kendini "Gecko" gibi tanıtmaya başladı ve web sayfalarına dedi ki: "Ben Gecko gibiyim" Mozilla/5.0 (compatible; Konqueror/3.2; FreeBSD) (KHTML, like Gecko) ve kafalar daha da karıştı.

İşte orada Opera dile geldi ve dedi ki "Biz öyle yaptık ki, tarayıcıları kim nasıl görüntülenmek istiyorsa öyle görüntülesin" ve kendine menü eyledi ve diğerlerinin kılığına girdi. Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 6.0; Windows NT 5.1; en) Opera 9.51 , Mozilla/5.0 (Windows NT 6.0; U; en; rv:1.8.1) Gecko/20061208 Firefox/2.0.0 Opera 9.51 veya Opera/9.51 (Windows NT 5.1; U; en) adlarıyla bilindi.

İşte orada Apple Safari'yi öne sürdü, bir çok özellikle besledi ve büyüttü. Projenin adı WebKit'ti ama KHTML ile yazılmış sayfaları isterdi ve Safari kendine Mozilla/5.0 (Macintosh; U; PPC Mac OS X; de-de) AppleWebKit/85.7 (KHTML, like Gecko) Safari/85.5 ve kafalar daha da karıştı.

ve son olarak Microsoft Firefox'u fena korkuttu ve Internet Explorer geri döndü ve kendine Mozilla/4.0 (compatible; MSIE 8.0; Windows NT 6.0) olarak tanıttı, web sayfalarını çok güzel tanımladı ama ona izin verildiyse eğer...

ve Google Chrome'u üretmişti. Chrome aslında Safari'nin motoru Webkit'ti ve o da Safari için üretilmiş sayfaları istedi. Kendini safari gibi tanıttı ve Chrome Webkit olduğu için, kendini Safari gösterdiği için ve Webkit de KHTML sayfaları istediği için ve KHTML sayfaları da kendini Gecko gibi tanıttığı için tüm tarayıcılar kendilerini Mozilla diye tanıttığı için Chrome kendini Mozilla/5.0 (Windows; U; Windows NT 5.1; en-US) AppleWebKit/525.13 (KHTML, like Gecko) Chrome/0.2.149.27 Safari/525.13 olarak benimsedi...

İşte böylelikle user-agent satırı tamamen bir karmaşaya ve kaosa sürüklendi ve herkes, diğerleri gibi olduğunu iddia ederek, herkese, diğerlerine benzediğini söyleyerek tamamen yararsız ve anlamsız hale dönüştü ve kafa karışıklığı daha da büyüdü ve kafalar patladı.