Selçuk İslamoğlu

Teknoloji ve hayat üzerine...

Sosyal medya sanal mı?

Sanki herşey dezenformasyonmuş gibi davranmanın alemi yok

Son iki haftada bir hayli sosyal medya tartışması yapıldı. Özellikle sosyal medyayı toplu SMS'ten öteye kullanamayan kelli felli eski çağın insanları tarafından. TV programları sosyoloji tartıştı, psikoloji tartıştı, gençliği TV'lerinin başında oturan diğer eski çağın insanlarına anlatmaya çalıştılar. Ne yapsınlar, dışarıdan gelen gaz bombası sesleri karşısında artık belgesel gösteremezlerdi.

Bundan 10 sene önce olsa, ölen öldüğüyle, yaralanan yaralandığıyla, gözü çıkanlar "merdivenden düştüğüyle" kalır, birkaç semt dışında kimsenin ruhu duymazdı. Yıllar sonra yapılan belgeseller ve itiraflar komik kalırdı.

Hala TV'lerden sosyal medyada dolaşan herşeyin dezenformasyon ve yalan olduğunu yedirmeye çalışan; sosyal medyanın ne kadar tehlikeli olduğunu ve durdurulması gereken bir şey olduğunu "gazlamaya" çalışanları gördükçe görüyoruz ki, bu sosyologların ve psikologların çözümleyeceği bir şey değil. Hatta kendine etik bilmemne diyenlerin anlayabileceği bir şey hiç değil... 

Sosyal medya içindeki doğrular ve yanlışlar, hayattakilerle eşittir.  Dezenformasyon dediğin şeyin adı eskiden "Fısıltı gazetesi"ydi, değişen bir şey yok...   

Tıpkı eski çağın insanlarının sana miting alanlarından, gazetelerden, TV programlarından söylediği ne kadar yalan varsa o kadar yalan vardır elbet. Hayatın her alanında olduğu gibi iftira da vardır... Ama farkı şudur, teyit edilmesi artık çok daha kolaydır. Çok seslidir, sorulur, sorgulanır... Anında eski türden yalanlar dökülüverir, ama videoyla ama fotoğrafla. Artık gizlenmesi, üstünün örtülmesi çok daha zordur. Çünkü dünkü ve bugünkü gazeteler ve TV'ler gibi "çüş" deyince durmaz sosyal medya, "deh" deyince gitmez. 

Bilgisayarlardan veya cep telefonlarından girilmesi, yazılması, düşünülmesi onu sanal yapmaz, o kelimeler beyinlerden dökülür, sadece ağız kası yerine parmak kasları çalışır.

Okuyucu Yorumları

Toplam 4 Yorum

Bir teknoloji düşkünü olarak harfiyen katılıyorum ama eksik buluyorum. Sonuçta SANAL alemde sahte hesaplar var. bilmem kaç 1000 tane sahte takipçi edinme yöntemi var. sonuçta karşındaki insana göremediğin için birileri tarafından ücretleri ödenip belli bir yöne kanalize edilme ihtimali var.

Sosyal medyadan hiç kimse medet ummamalıdır; çünkü o da gizli servislerin kontrolündedir. Örneğin Twitter da TT'leri kim belirliyor sanıyorsunuz? Merak etmeyin gizli servislerin bağımsız değişkenlere karşı önlemleri var. Önlemler yetersiz kalırsa, sizi ortadan kaldırırlar olur biter...

harikulade anlamlı ve gerçekçi bir yazı olmuş tebrikler... ülkemiz de artık sorgulayan, düşünen ve koyun olmayan insanlar ümidiyle diyelim...

Şimdi inkar etmeyelim, Deh deyince gidiyor sosyal medya. Yeterki gündemi takip et ve insanları tanı biraz yeter. 5 tane resmi için 1 milyon takipçisi olan kadının resmini yayınla en az yarısını kanalize edersin hocam :) Ki son günlerde bu fazlasıyla yapıldı.

Sen de yorum yaz