Zeynel Öztürk

iCloud sızıntısının ardından

iCloud sızıntısının Android'i ve diğerlerini de harekete geçirmesi gerekiyor

iCloud sızıntısının interneti sallamasının ardından, gizlilik konusunun "fotoğraf" boyutu bir süre çok konuşulacak gibi görünüyor.

Bulutta çıplak fotoğrafları saklamanın (veya çıplak fotoğraf çekmenin) doğru olup olmadığı konusu, haliyle şu an herkesin dilinde. Ancak fotoğrafı internete sızan ünlüler, fotoğraflarının nerede (daha doğrusu nerelerde) depolandığını belki de çoktan unutmuşlardı. Apple'ın spesifik bir hizmetinde (Find My iPhone) farkında olmadan "brute force" yani "kaba kuvvet" saldırısına izin vermiş olması, bu skandalın muhtemelen sebeplerinden (açığın şu an kapatıldığını söyleyelim). Ancak bu durum, aynı zamanda kullanılan parolaların onca uyarıya rağmen pek de kuvvetli olmadığını gösteriyor.

Bu yazının yazılma nedeni ve belki de asıl üstünde durulması gereken konu ise, kabak her ne kadar Apple'ın başına patlamış olsa da, kullanıcı sayısı açısından şu anki en büyük mobil ekosistem olan Android'de de benzer şeylerin yaşanabileceği. Üstelik buluta gerek de kalmayabilir. Örneğin telefonunuzdaki hangi uygulamaların fotoğraflarınıza erişebildiğini biliyor musunuz? Kontrol ettiğinizde "bu uygulamanın fotoğraflarımla, mikrofon ve kamerayla ne işi var?" diyeceğiniz bir veya birkaç uygulamaya rastlama olasılığınız yüksek. Herhangi bir uygulamanın fotoğraflarınıza ve dosyalarınıza erişebilmesi, elbette onları aynı zamanda internete gönderebilmesi anlamına geliyor.

Dahası "güvenilir" uygulamaların fotoğraflarımıza ve diğer kişisel bilgilere erişmediğine, şimdilik sadece "güvenmekten" başka çaremiz yok. Gerçek şu ki yüklü tüm uygulamalarınızın hepsinin iyi niyetli olma ihtimali yüksek. Ancak ortada bir potansiyel var ve aralarından bir tanesinin "kafasına esip", arkanızdan işler çevirmeyeceğinin bir garantisi yok.

Bir de buradaki gibi fotoğraflarımızı kendi ellerimizle teslim ettiğimiz uygulamalar var ki, bu konuya hiç girmeyelim.

Depolanan fotoğraflar tamam, peki ya kamera gibi donanımlarınız, sizi sızırabilir mi? Google, Android'de kamerayı kullanan uygulamaların bunu yaparken ekranı vizör olarak kullanmalarını şart koşuyor. Yani kamera etkin iken bunu ekrana bakarak net biçimde anlayabiliyorsunuz. Ancak bu güvenlik önlemini aştığını söyleyen araştırmacılar da var.

Çözüm ise işletim sistemi geliştiren firmaların bu alanda özel önlemler almasından, fotoğraflara ve kişisel dosyalara hem cihaz üzerinde, hem de çevrimiçi hizmetler üzerinde özen gösterecek, gerekirse şifreleyecek yeni mekanizmalar geliştirmesinden geçiyor. Örneğin bulutta depolanan dosyalarınız güvende bile olsa, onlara kimsenin bakmadığından emin olmamızı sağlayacak herhangi bir teminat yok.

Benzer durumlara bilgisayarlarda da rastlayabileceğimiz doğru, ancak telefon kullanan ve onun temel işleyişinden pek haberi olmayan çok fazla insan var. Ancak belki de yeterli olacak önlemlerin alınabilmesi için, firmaları buna zorlayacak olayların yaşanması gerekiyor.

https://twitter.com/zeynel84ozturk

Takip Edin