Zeynel Öztürk

Google, Türkçeni geliştir!

Google, lütfen Türkçeni biraz geliştir; ya da işi bize bırak!

Google'dan Android mağazasında Translate ile yapılmış çevirileri bize göstermemesini rica ediyorum. En azından varsayılan olarak göstermemesini. Çünkü çeviriler, Türkçeye pek benzemiyor.

Google'ın Translate hizmetinde kullandığı çeviri motoru, diğer diller arasında daha başarılı olabilir ancak söz konusu Türkçe olduğunda başarılı olduğunu söylemek zor. Bugün her yaştan sayısız vatandaşımız Android'li telefon kullanıyor ve mağazaya girdiklerinde, Türkçe açıklaması bulunmayan bazı uygulamalarda garip bir Türkçe ile karşılaşıyorlar. Burada herhangi bir firmanın değil, Google'ın telefonunda kullandığı yazılımlardan ve hizmetlerden bahsediyoruz; ancak yukarıda da görebileceğiniz üzere bu manzara, Google'ın kalite anlayışına ters düşüyor olsa gerek.

Google belki de durumun farkında değil, ancak firmanın bu "çeviri" açıklamaları varsayılan olarak kapatması gerekiyor. Çeviriyi yapanlar geliştiriciler ise, o halde Google'ın geliştiricileri uyarması gerekli. Biraz teşvik ile açıklamaları düzgün bir şekilde çevirecek olan kullanıcıların çıkacağından şüphe yok.

Küçük bir başka rica, Google'ın Türkçe yazım düzeltme sözlüklerini gözden geçirmesi. Microsoft'un Word'ündeki yazım denetleme özelliklerine kıyasla Google, bazı Türkçe kelimeleri ve ekleri bilmiyor. Bu da Android'li telefonunuzda mesaj yazarken veya Google Chrome'da eposta yazarken, yazdığınız doğru kelimelerin "yanlış" olarak algılanması ve "doğru" sanılan, başka kelimelerde değiştirilmesi (veya değiştirilmesinin önerilmesi) demek.

İsterseler 5 dk'da hack'lerler (!)

Hack'lenmek o kadar kolay mı?

İnsanların korkularını kullanmak, herhalde onları etkilemenin en kolay yollarından bir tanesi. Ve günümüzde halen "hacker'lar sizi istese 5 dakikada hack'ler, isteseniz de bir şey yapamazsınız" anlayışıyla dikkat çekebilenler var. En azından okuduğum, gerçekleri yansıtmayı amaçlayan bir kitapta durum bu. Hacker'ın başarını oranının yüzde 70 olduğunu söyleyen ve bunu Verizon'un araştırmasına bağlayan kitaba göre antivirüslerin virüsleri yakalama oranı ise sadece yüzde 5! Bu durumda bağımsız antivirüs test firmalarının işi hemen başkalarına devretmeleri gerekiyor; çünkü onların listesinin en altındaki güvenlik yazılımı bile bu kadar başarısız değil. Halbuki kimse, örneğin AES şifrelemesini bugün evinizdeki son model bilgisayarla çözmenin milyonlarca yıl alabileceğini söylemiyor.

Süslü ve gösterişli cümleler, sizi etkiliyorsa günümüzde gayet geçerli olabiliyor. Elbette ustalıkla yapılmış hack'ler var; peki ama hacker'ların başarısız girişimlerinden bahsedecek olan yok mu? Yok, çünkü bunlar çoğu zaman atlanıyor. Örneğin virüs tarayıcınız, çoğu zaman zararlı olabilecek içeriği engellediğinde size sesini çıkarmıyor. Güvenlik duvarınız, portlarınız her tarandığında sizi rahatsız etmiyor. Veya Google, Gmail hesabınıza girmeye çalışanları size bildirmiyor. Ancak şifrenizi bulup, girdiğinde haberdar oluyorsunuz.

Güvenlik ve gizlilik günümüzün en tartışmalı konusu, ancak gerekli önemleri alanlar için "5 dakikada hack'lenme" çoğu zaman sözkonusu değil. Burada hack yöntemlerinden ve teknik detaylardan bahsetmeyeceğiz ancak ne kadar zamanda hack'lenebileceğiniz, çoğunlukla size bağlı ve temel güvenlik kurallarını uyguluyorsanız korkuyla yaşamanıza gerek yok.

Gerçek şu ki kullandığınız yazılımların hepsinde irili ufaklı güvenlik açıkları olabilir; ancak bu güvenlik açığının nerede olduğu bulunmadıkça hack'lenme olasılığınız da bulunmuyor. Ayrıca her güvenlik açığı, değerlendirilmesi kolay, kullanıma hazır bir açık olarak düşünülmemeli. Antivirüs firmalarının bazen kendi yazılımlarını bile koruyamadıkları doğru, ancak burada sanıldığı kadar kötü bir durum söz konusu değil. Hack olaylarının birçoğunda firmaların, kullanıcıların yaptığı neredeyse gülünç hatalar sözkonusu. Elbette ustaca düzenlenen saldırılar da var, ancak bu saldırılar, evinize ustaca düzenlenmiş bir hırsızlık planından farklı değil ve çoğu zaman sizin tarafınızda bir zafiyet gerektiriyor.

Güvenlik elbette önemli bir konu ancak bugün ve yakın gelecekte gizlilik konusunun da gündemde olması gerekiyor; çünkü verilerimizi bazen kendi ellerimizle, bazen teknolojilerin getirdiği mecburiyetten dolayı üçüncü taraflara veriyoruz (bakınız Nesnelerin İnterneti). Üstelik çoğumuzun bundan haberi bile yok.

Takip Edin