Evlilik ve Aile Hayatı

schindler2013
16-06-2013, 14:42   |  #1  
OP Taze Üye
Teşekkür Sayısı: 1
10 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Haz 2013

Evlilik ve Aile Hayatı
Azize Nilgün CANEL " T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı " 2011

Sevgi ve aşk iki insanı bir araya getirip bir arada tutan özel duygulardır. Ancak bu duyguları sadece hissetmek yetmez, göstermek ve korumak gerekir. Bu bölümde; sevgi dolu bir beraberlik oluşturmanın püf noktaları, sevgiyi gösterme yolları, aşkın ve sevginin sürekliliği için yapılması gerekenler hakkında bilgi verilmektedir.

Sevgi Emek İster
Sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygudur. Eşe duyulan sevgi kişinin eşine karşı içinden geçirdiği duygu ve düşüncelerinden etkilenir. Örneğin kişinin eşine karşı hissettiği koruma, acıma, merhamet, şefkat, saygı gibi olumlu duygular da; nefret, öfke, suçlama, kırılmışlık gibi olumsuz duygular da sevgiyi etkiler.

İlişkinin başlangıcında, örneğin nişanlılık ve yeni evlilik evrelerinde daha yoğun olarak yaşanan ve gösterilen sevgi, hayatın rutin koşuşturmacası içerisinde sıradanlaşırsa çiftler birbirlerine sevgilerini yeterince sergilememeye, bu konuda yeterli ihtimamı göstermemeye başlarlar.

Evinize kıymetli bir çiçek getirip koyduğunuzda onun ilk günkü gibi güzel ve hoş kokulu kalmasını istiyorsanız ona bakmanız, özen göstermeniz, özveriyle zaman ayırmanız gerektiğini bilirsiniz. Aksi takdirde dünyanın en güzel çiçeği bile olsa zamanla solup gidecektir.

Eğer; eşimize karşı hareketlerimiz kırıcı ise, ona karşı cümlelerimiz saygı ve nezaketten yoksunsa, olaylara karşı yapıcı değil, yıkıcı veya yıpratıcı tepkiler veriyorsak, ona karşı yeterince verici, ilişkimize karşı yeterince fedakâr değilsek, her sözün ve hareketin altında bir şey arama eğiliminde isek, küskünlükleri uzatıyor ve barışmak için hep karşı tarafın çaba göstermesini bekliyorsak bu çiçeğin solması kaçınılmazdır. Evlilik ilişkisini sevgi ve onun ayrılmaz bir parçası olan saygı ile yürütmek, bu konunun öneminin farkında olan eşlerin elindedir.

Sevgiyi hissetmek yetmez. Onu göstermek, ona emek vermek gerekir.

Aşk... Nereye Kadar?
Hayatta her şey sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir. Dolayısıyla çiftin arasındaki aşk duygusunun da değişime uğraması kaçınılmaz bir durumdur. Ancak arzu edilen değişim, çiftin her yaşta yaşamaları mümkün olan olumlu, sevgi dolu, olgun, birlikte büyüyen ve gelişen bir aşk ve sevgi ilişkisi içerisinde olmalarıdır. Kişinin eşine duyduğu aşk, ilişkisini geliştirmeye ve korumaya gösterdiği çabayla doğru orantılıdır. Eşlerin birlikte kurdukları yuvada ailebağları kuvvetlendikçe, beraberlik duyguları güven ve huzur ortamıyla desteklendikçe aralarındaki sevgi paylaşımı sadece ikisine özel bir hâl almakta ve ilişkilerinin kıymetini arttırmaktadır.

Aşkın Ölmemesi İçin Ne Yapmalı?
Aşk duygusu içerisinde yer alan en temel bileşenler; sıkı dostluk, tutku ve bağlılıktır. Aşkın devamı için; eşlerin birbirlerine zaman ayırmaları, birbirleriyle iyi arkadaş olabilmeleri, serbest zamanları beraber paylaşma konusunda istekli olmaları, aralarındaki tutkunun ve bağlılığın korunması konusunda istekli ve gayretli olmaları önemli etkenlerdir.

Araştırma sonuçları, eşiyle isteyerek evlenmiş, aralarındaki romantik ilişkiyi sürdüren, birbirlerine karşı iletişimlerinde olumlu mesajlara sahip çiftlerin aralarındaki sevgi dolu birlikteliği yitirmediklerini, tam tersine sağlam bir beraberliğe dönüştürmeyi başardıklarını göstermektedir. Çiftlerin aralarındaki ilişkinin devamı, birbirlerine duydukları sevgi ve yakınlık sonucu geliştirecekleri duygusal bağlılığa ihtiyaç duyar. İlişkinin başlangıcında yoğun olarak yaşanan aşk ve sevgi, ileriki yıllarda aralarında güçlü bir bağın oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Mutlu çiftler de üzüntü veya geçimsizlik yaşamakta, hatta zaman zaman ilişkilerinde kavga ve dövüşe bile rastlanmaktadır. Üstelik bu çiftler de problemlerini her zaman başarıyla çözümleyememektedirler. Buna rağmen mutlu olabilen bu çiftleri mutsuz çiftlerden ayıran en temel farklılık, tartışmalardan sonra bu bağı tamir edip yenileyebilme becerileridir. Sevgi temelli bir ilişkide çiftler birbirlerinin duygu, düşünce ve davranışlarındaki farklılıkları keşfederek bu farklılıkları kabul etme yoluyla, birbirlerine duygusal anlamda yakınlaşmaktadırlar. Ayrıca araştırmalar, çiftin arasındaki sevgiyi destekleyen, aşkın devam etmesini sağlayan ve aralarındaki gerginlikleri azaltan en önemli unsurlardan birisinin de sağlıklı bir cinsel hayat olduğunu göstermektedir.

Eşinizle aranızdaki aşkı sürekli kılmak için birlikte zaman geçirmeye ve aranızdaki romantik ilişkiyi beslemeye özen gösterin.

Eşinize Sevginizi Nasıl Gösteriyorsunuz?
Evlilik ilişkisinde eşe duyulan sevgi ve aşk günlük iletişim içerisinde seçilen kelimelerle, eşe karşı sergilenen hareket ve tavırlarla yansıtılır. Herkesin sevgisini göstermesinin farklı yolları vardır. Bazıları sevgisini doğrudan kelimelere dökmeyi tercih eder, bazıları eşini mutlu edecek bir şeyler yaparak sevgisini göstermeye çalışır, bazıları da hislerini dokunarak veya sarılarak aktarmayı tercih ederler. Her yaşın sevgi göstergesi farklı olabilir. İlişkilerin başlangıç aşamasında çiftlerin birbirlerine sevgi ve aşklarını daha fazla ifade ettikleri, ilişki ilerledikçe sanki buna gerek yokmuş gibi bir tavır içerisine girdikleri görülmektedir. Ancak çiftlerin yaşlandıkça birbirlerine karşı daha fazla ihtimam gösterdikleri, birbirlerini koruyup kollama eğiliminde oldukları görülmektedir. Oysaki çiftin arasında sevgi dolu bir beraberliğin olması ve bu sevginin kelimeler ve hareketlerle karşı tarafa yansıtılması, çiftin arasındaki sağlıklı ilişkiyi destekler, sevgi ve aşkın sürekliliğini sağlar.

Eşinize aşkınızı ve sevginizi göstermenin yolu:Ona bunu söylemektir:"Seni seviyorum.", "Sen benim için çok önemlisin." vb. Ve Ona bunu göstermektir:hediye, sürpriz, çiçek, onun için yapılan herhangi bir şey... Ve Ona dokunmaktır:sarılmak, el ele tutuşmak, koluna girmek vb.
Eğer eşinize ve çocuklarınıza sevginizi göstermekte zorlanıyorsanız hayatınızın anlamını bir kez daha gözden geçirin. Hayatta sizin için onlardan daha önemli ne var?

Kıskançlık Sevginin Bir Göstergesi midir?
Kıskançlık sağlıksız ve normal olmayan bir duygudur. Dolayısıyla sevginin bir göstergesi değildir. Kişide sağlıksız bir muhakeme yapısının varlığına, bazen de karşısındaki kişiye duyulan güvensizliğe işarettir. Kıskançlığın kişinin kendine olan güvensizliğinden kaynaklandığı da düşünülebilir. Gerçek sevgide güven, hoşgörü, karşısındakinin ihtiyaçlarına karşı hassasiyet ve denge vardır.

Evlilik üzerine T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın hazırlatmış olduğu e-kitap. Sitesinden ücretsiz indirilebilir. Ayrıca kitabın geniş özetini şuradan okuyabilirsiniz: Evlilik ve Aile Hayatı

Kuşçubaşı
16-02-2019, 19:54   |  #2  
Kuşçubaşı avatarı
Yeni Üye
Teşekkür Sayısı: 0
27 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Eki 2018

 

Şüphesiz evlilik ve aile hayatında denge çok önemli bir unsurdur fakat yine herkesin ortak mutabakat ettiği bir nokta da kadınların ilgi ve alaka beklediğidir. Bu noktada evlilik yıldönümleri ve doğum günlerinin önemine dikkat çekmek gerekir. Eşine ya da sevgilisine sürpriz doğum günü ya da evlilik yıldönümü yapmak isteyenler için DerYat'ı tavsiye edebilirim. İlginç bir evlilik yıldönümü kutlaması düşünen arkadaşlara ise yatta evlilik yıldönümü noktasında da kesin bir şekilde DerYat'ı önerebilirim. Arayış içerisinde olan arkadaşlar bir göz atmalı kesinlikle.

Selma3493
30-10-2019, 10:44   |  #3  
Yeni Üye
Teşekkür Sayısı: 2
32 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Ağu 2019

Kulağa monotonluk aşılıyor :D