İngilizce Öğrenme Kılavuzu ve Bir Öneri

Feel Good
01-08-2009, 18:12   |  #1  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008

 

“Ya, nasıl halledeceğiz şu İngilizce olayını? Başlayamadım bir türlü.”
”Hocam, var mı şöyle bildiğin iyi bir kurs? İngilizce’ye başlamam lazım hemen.”
”Liseden aslında iyi bir temelim var ama çoğunu unuttum. Özel ders mi alsam acaba?”
”Keşke evlenmeden önce dil öğrenme işini halletseydik. Şimdi vakit bulamıyorum.”
Ülkemizde yukarıdaki cümleleri kuran insan sayısı o kadar fazla, ve gerçekten dil öğrenebilen kişilerin sayısı o kadar az ki, ortaya çıkan tablo bir yerlerde mutlaka sorun olduğunun sinyallerini veriyor. Millet olarak İngilizceyle ilgili genetik bir problemimiz olmadığına göre, ya motivasyon sorunumuz var, ya da yöntemlerimiz yanlış. Peki, dil öğrenmeye karar veren bir kişi ne yapmalı? İşte bazı tavsiyeler…
• Öğrenmeye karar verin ve hemen başlayın. Kaç yıl süreceğini, hangi aşamalardan geçmeniz gerekeceğini, masraflarını ve diğer bütün detayları düşünmeden başlayın. Başlamak için bir kelime öğrenmek bileyeterlidir. Karar vermek öğrenim sürecine girmek demektir ve bu da asıl problemi çözer. Yöntem, maliyet, zaman gibi sorunlar bu sürecin içinde sırasıyla çözülecektir.
• Yabancı dil öğrenmeye karar verdikten sonra öncelikli hedef olarak kendinize mutlaka güçlü bir “öğrenme nedeni” sağlayın. Öğrenme nedenlerini belirlemek için bir grup öğrenci arasında yapılan bir soruşturmada şu tür nedenler ortaya konmuştur;
- Yabancı dil bilmediği için iş bulamayan yakından etkilenme
- Turistlerle iletişim kurma dürtüsü
- Türkiye’de iş kaynakları tükeniyor
- İnternette hakim dilin İngilizce olması (%84)
- Satın alınan cihazların kullanma kılavuzlarını okuyabilme dürtüsü
- Kültürümüzü yabancı platformlarda anlatabilmek
- Gelişen dünyayı yakalayabilmek ve değişime ayak uydurabilmek için yazılı ve sözlü kaynaklardan yararlanabilmek
Bu düşünceler içinde baskın olan küme iletişim kurabilme ve iyi bir iş bulabilmek için yabancı dil öğrenmektir. Aslında ülkemizde güçlü bir “öğrenme nedeni” ve gerekli motivasyonu sağlayabilmek için sarı sayfalardaki iş ilanlarına bir göz atmak bile yeterli olabilir. Yabancı dil çoğu zaman bir amaç değil, hedefe taşıyan çok önemli bir araçtır ve bu yüzden geleceğe yönelik kesinlik kazanmış bir perspektifinizin olması dil öğrenme sürecinde çok önemli bir rol oynar.
- Dil öğrenmek için mevcut olan kaynakları sakın bazı yayınevlerinin hazırlamış olduğu kitap ve kasetlerle sınırlı sanmayın. Günümüzde İngilizce eğitimine ilişkin en kapsamlı kaynak İnternettir ve Türkiye’de olmasa da birçok ülkede çoğu insan yalnızca internet üzerinden dil öğrenmekte, eğitim sürecinde olanlar ise mutlaka destek amacıya interneti kullanmaktadır. “Okulsuz Eğitim” kavramı dünya literatürüne girdiğinden beri, “online” eğitim hizmeti veren sitelerinsayısı ve ciddiyeti önemli ölçüde artmıştır. Görünen o ki yakın zamanda insanlar dil öğrenirken parmak kaldırmak yerine, farenin sol düğmesine tıklayacaklar, zil sesinin yerini modem zırıltısı alacak ve diplomamız e-postamıza gelecek. Bir bilim kurgu romanının satırları arasından fırlamış gibi duran bu ifadeler artık daha az sayıda insanı şaşırtıyor. Daha on yıl önce bilgisayarın başında pijamasıyla alışveriş yapan vekarısına “Sevgilim, patlıcan da lazım mı?” diye bağıran bir insan karikatürüne kahkahalarla gülen insanlar, bugün birşeye gülmeden önce iki kez düşünür oldu. Tüm bu gelişmelere rağmen ülkemizde hala “internet eşittir chat” anlayışından kurtulamayan bir kitle var ve bu bilgi “teröristleri” örgüt evi olarak çoğunlukla internet cafeleri kullanıyorlar. Siz sakın bu örgüte dahil olmayın. Yabancı dil öğrenirken mutlaka internetteki kaynaklara ulaşmaya çalışın.
• Bir yabancı dilin öğrenilmesi, tarih, fizik ya da bir başka dersin öğrenilmesinden farklıdır. Bir dil, ait olduğu toplumun düşünce biçimini yansıtan bir araçtır. Dil toplumla birlikte geliştiği için, yabancı bir dile hakim olabilmenin ilk şartı, o dili konuşan toplum gibi düşünebilmektir. Örneğin, yabancı bir dilde erkek ve kadın içinkullanılan kelimeler, o toplumda erkek ve kadının sosyal statülerini ortaya koyar. Başka bir örnek vermek gerekirse Türkçe’de söylenen “Dereyi görmeden paçaları sıvama” atasözü “İngilizce’de “Şişman kadın söylemeden operayı bitti sanma” şeklinde söylenmektedir. Her iki atasözü de aynı amaçla söylenmiş olsa da, kültürel farklılıklar sonucu farklı biçimlere bürünmüştür. Günümüzde sinemanın ve (popüler) müziğin başkenti Amerika olduğu için bu kaynaklardan da faydalanma şansımız yüksektir. Film metinleri ve şarkı sözleri toplumun aynasıdır ve “İngilizce düşünme” sürecini hızlandıran faktörlerdir.
• Dil öğrenme sürecini mutlaka zevkli bir hobiye dönüştürün. Bunun için yabancı bir dergiye (Newsweek veya Time) abone olun. Sinemaya gittiğinizde İngilizce’nizin mutlaka gelişeceğini bilin ve o bilinçle seyredin. Filmlerden maksimum derecede yararlanmak için eğer gerekli donanım varsa DVD filmleri hem seslendirmesi, hem de altyazısı İngilizce olarak seyredin.
• Eğer evinizde kablolu televizyon veya başka bir sistem varsa, günün belirli bir saati düzenli olarak BBC veya CNN seyredin. Hiç anlamıyorum diye yakınmayın. Bu öğrenme eylemi “bilinçsiz öğrenme” olarak adlandırılır ve öğrendiğinizi anlamazsınız.
Çoğumuzun başına gelmiştir. Bir alışveriş merkezinde dolaşırken dilimize bir şarkı takılır ve bir süre sonra alışveriş merkezinde deaynı şarkının çaldığını farkeder ve tesadüf sanarak hayret ederiz.Halbuki bu bir tesadüf değildir. Alışveriş merkezinde çalan müziği kulağımız fark eder ve beyine mesajı iletir. Ve biz o şarkıyı söylemeye başlarız ama niye söylediğimizi asla bilmeyiz. Yani bilinçsiz bir uyarılma vardır. Bir süre sonra ancak fonda çalan müziği beyin ayırdeder ve biz bunu tesadüf sanarız. Televizyon seyrederken veya film seyrederken de aynı durum yaşanır. Bu yüzden sakın “hiçbir şey anlamıyorum” diyerek vazgeçmeyin.
• Düzenli olarak mutlaka seviyenize uygun kitaplar okuyun. Eğer seviyenizi bilmiyorsanız ölçünüz şu olsun. Eğer kitabın bir sayfasında 10 kez sözlüğe bakıyorsanız o kitap size göre ağırdır ve bıkkınlığa neden olabilir. Eğer bir sayfada hiç sözlük ihtiyacı duymuyorsanız o kitap da seviyenizin altındadır ve bir fayda sağlamaz. Bu yüzden her sayfada sadece 2-3 kez sözlük ihtiyacı duyacağınız kitapları seçin ve seviyeyi giderek artırın.
• Eğer büyük bir engeliniz yoksa hedefleriniz arasında kısa sürelide olsa mutlaka bir yurtdışı gezisi olsun. Yurtdışına çıkma fikri bile birçok insana çok uzak gelmektedir. Genellikle ekonomik kaygılar nedeniyle uzak durulan yurtdışı planları sanıldığı gibi zor değildir aslında. Yapmanız gereken tek şey Amerika veya İngiltere’de yaz boyunca süren yarı gönüllü kamp programlarını araştırmak ve uygun olan birtanesini seçip katılmaktır. Genelde dört ay süren bu kamplar İngilizce konuşma problemini büyük ölçüde halleder ve dile yeni bir bakış açısı kazanmanızı sağlar.
• Son olarak dili önemseyin ama dil öğrenme işini hafife alın. Hafife almak demek, sürekli nasıl öğreneceğinizi araştırıp kaygıyla beklemeye bir son vermek ve cesaretle ilk adımı atmak demektir. Bisiklete binmeyi öğrenmek isteyen bir kişi nasıl öğreneceği, öğrenirken nelere dikkat etmesi gerektiği, öğrendikten sonra geçireceğievreleri, bisiklet kullanabilen birisi olarak elde edeceği avantajları vs araştırmaya kalkarsa boş yere vakit kaybetmiş olur.
Bisiklet kullanmak isteyen kişinin yapması gereken ilk iş seleye oturmaktır. Önce düzlük yerde başlayan çalışmalar daha sonra bir yokuşun başında olgunluğa erişir. Rüzgar ilk saçlarını okşadığında bisikletin üzerindeki kişinin hafif bir korku ve tedirginlik oluşsa da, bu duygu çok kısa bir zamanda güven duygusuna dönüşür. Siz de düzlükteilk adımınızı atın ve bekleyin. Emin olun çok kısa bir süre içinde dik bir uçurumun kenarında aşmış olduğunuz yola bakacaksınız gururla. Rüzgar saçlarınızı okşarken aşağıda hala birbirine “Abi, nasıl öğreniriz bu İngilizceyi yaa?” şeklinde soru soran insanlar görüp şaşıracaksınız.
ALINTIDIR

Bir Öneri : Forumda İngilizce ile ilgili bir bölüm açılabilir mi? Benim gibi İngilizce'ye meraklı olanlar için...

Son Düzenleme: Feel Good ~ 01 Ağustos 2009 18:24
mareoussean
01-08-2009, 20:48   |  #2  
Taze Üye
Teşekkür Sayısı: 0
7 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2009

....
Bir Öneri : Forumda İngilizce ile ilgili bir bölüm açılabilir mi? Benim gibi İngilizce'ye meraklı olanlar için...

  Bir ingilizce öğretmen adayı olarak benim hoşuma giderdi şahsen..

Feel Good
02-08-2009, 10:59   |  #3  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008

Forum yöneticileri sizlere sesleniyorum... Olumlu ya da olumsuz bir cevap bekliyorum.

uGuR.uK
02-08-2009, 13:36   |  #4  
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 1
8,316 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Haz 2007
Alıntı: Feel Good  
Forum yöneticileri sizlere sesleniyorum... Olumlu ya da olumsuz bir cevap bekliyorum.
burdan seslenmektense direk özel mesaj at, daha çabuk görürler.

Feel Good
02-08-2009, 13:53   |  #5  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008
Alıntı: uGuR.uK  
burdan seslenmektense direk özel mesaj at, daha çabuk görürler.
Doğru diyorsun Göz kırpma

International Affairs
02-08-2009, 14:00   |  #6  
International Affairs avatarı
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 4
4,659 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: May 2009
Alıntı: Feel Good  
Forum yöneticileri sizlere sesleniyorum... Olumlu ya da olumsuz bir cevap bekliyorum.
Evet iyi düşündün benim seviye ADVANCED  ingilizcede ama daha da gelişmesini istiyorum...
Hiç ingilizce bilmiyormusun sen seviyen nedir?

Son Düzenleme: International Affairs ~ 02 Ağustos 2009 14:03
Feel Good
02-08-2009, 14:03   |  #7  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008
Alıntı: İnternational Affairs  
Evet iyi düşündün benim seviye ADVANTEC ingilizcede ama daha da gelişmesini istiyorum...
Hiç ingilizce bilmiyormusun sen seviyen nedir?
Seviyem yaptığım teste göre(ne kadar doğruysa) Intermediate-Upper Intermediate arası.
Bu arada ADVANTEC==>ADVANCED Göz kırpma

International Affairs
02-08-2009, 14:06   |  #8  
International Affairs avatarı
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 4
4,659 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: May 2009

O zaman ben bir anket yapim ingilizce seviyesi ile ilgili burda bi bakalım...

Feel Good
02-08-2009, 14:08   |  #9  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008
Alıntı: İnternational Affairs  
O zaman ben bir anket yapim ingilizce seviyesi ile ilgili burda bi bakalım...
Bilemiyorum. Forum yöneticilerinden daha ses çıkmadı. Yanıtları olumsuz olabilir. Onun için dereyi görmeden paçaları sıvamayalım. Ne dersin? =)

Selçuk İslamoğlu
02-08-2009, 14:22   |  #10  
Selçuk İslamoğlu avatarı
CHIP Online
Teşekkür Sayısı: 73
4,127 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Ağu 2003

İleri derecede ingilizce bilen biri olarak şunu söyleyebilirim:
 
Bir dili ilerletmek istiyorsanız, ana dilinizle bağlantınızı bir süre koparmalısınız. Yanlış anlaşılma olmasın, ana dilinizi unutmak değil, aslında çok iyi bilmek gerekiyor.
 
Ortaokulu bir Anadolu lisesinde bitirdim ama benimle birlikte bitiren arkadaşların bir kısmı hiç kullanmaya meyilli olmadıkları için yarı seviyedeler belki...
 
Diyeceğim şu, burası Türkçe bir forum ve Türkçe bir site ve sadece öyle kalacak. Ama tavsiyelerimi dinlerseniz belki biraz yardımcı olabilir...
 
1. Hepiniz film izliyorsunuz, Türkçe alt yazısı yerine İngilizce alt yazısıyla izlemeye çalışın. Dile aşinalık en önemli şeydir. Konuşmasında nasıl kullandığı yazılı kelimeleri alışkanlık kazandırır.
 
2. Hepiniz internettesiniz, sorununuzu sadece Türkçe değil, İngilizce de aratın...
 
3. Hepiniz müzik indiriyorsunuz veya dinliyorsunuz; sadece sözlerini "taklit etmeye çalışmaktansa", gidin şarkı sözü sitelerinden nasıl yazıldığını bularak tekrar edin. Karoeke iyidir...
 
4. Yabancı arkadaşlar edinin. Bunların illa ana dili İngilizce olan kişiler olması gerekmez ama kolay kaçıp Türkçe konuşabileceğiniz birisi olmasın.
 
5. Yabancı forumlara takılın. Chatlere takılın... Bilemediğiniz bir şey olduğunda "bu ne anlama geliyor" diye sormaktan çekinmeyin.
 
6. İmkanınız varsa, yabancı ülkelere gidin, yalnız gidin... Yoksa, sahillerimiz turist kaynıyor... Medeni olduktan sonra, bu hiç de sorun değil...
 
7.  Türkçe'ye çok iyi hakim olun. Kendi ana dilini bilmeyen ve öğrenmeyen, yabancı dillerde çuvallamaya mahkumdur.
 
 
Unutmayın, bir yabancı dili öğrenmek "zeka" işi değildir. Öğrenememek sadece tembellik veya kendini zorlamayı göze alamamaktır o kadar...
 

International Affairs
02-08-2009, 14:26   |  #11  
International Affairs avatarı
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 4
4,659 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: May 2009

Selçuk abi yurt dışında Amerikada hiç bulundunmu

Feel Good
02-08-2009, 14:29   |  #12  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008

Dediklerinizin 1. maddesini bir ara yapmıştım ama sıkılıp bırakmıştım. =) Tekrar başlamam gerekiyor sanırım.
2. maddeyi hiç yapmadım. Denemek lazım.
3. öneriyi sık sık yapıyorum =)
.
.
.
Son olarak Türkçeye oldukça hakimim bu konuda rahatım. Geriye yabancılarla konuşmak kalıyor. =)
Tavsiyeleriniz için teşekkürler.
İngilizce için o konudaki forumlardan faydalanacağız anlaşılan. İlginiz için teşekkürler...

uGuR.uK
02-08-2009, 14:41   |  #13  
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 1
8,316 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Haz 2007

Selçuk beyin öneriler gayet güzel, yabancı dilini yaşayarak öğrenmiş biri olarak bende öneririm. hepsini deneyin, ama şunu unutmayın; herkesin öğrenme hızı ve yöntemi aynı olmaz. biçok yöntem deneyebilirsiniz, sabırlı olun. tek bişey kesin söylerim size, eğer okulda basitte olsa bi temel eğitim aldıysanız(çok ufak tefek bi bilgi birikimi bile olsa) kurslara para falan vermeyin. çok zeki olan arkadaşlarım bile hala bi haltı beceremiyor kurslarda, diğerleri zaten Allah'a emanet:)
aslında yaz başlarında sutlanahmet yada güney-ege taraflarında turistlerle olabileceğiniz bir işe girseniz o 3 ay için 2 yıllık iler düzey kurs programlarından daha iyi seviyeye gelirsiniz. size sorulan gramer kurallarını bilmezsiniz, bu niye böyle dendiğinde açıklamasınıda bilmezsiniz ama insanlarla herşekilde konuşur, anlar ve anlaşılırsınız.

Feel Good
02-08-2009, 15:07   |  #14  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008

Şimdi internette dolaşırken buldum. İngilizceyi, İngilizce fıkralarla öğrenmek de güzel bir yöntem =)

ParanoiD
02-08-2009, 15:58   |  #15  
ParanoiD avatarı
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
1,900 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Nis 2009

Tesadüf bizde bu konuyu dün akşam bi arkadaşımın ablasıyla konuştuk.Oda geçen sene Amerikaya gitmişti tek başına dil ogrenmek için.İlk gittiginde hiçbişey anlamamış niye buraya geldim diye pişman olmuş hatta.Sonra insanlar onun anlamadıgını gorunce yavaş yavaş anlaşılabilir şekilde konuşmaya başlamışlar.Sonuçta dışardan gelen bi turist burda nasıl bize şirin gözüküyosa.Yada yabancı birisinin yarım yamalak Türkçe konuşması sempatik geliyorsa, onlarada aynı şekilde yarım yamalak ingilizce konuşmak sempatik geliyor.3 ay sonra Amerikadan dönerken rahat rahat muhabbet edebiliyormuş insanlarla.Yani yaşayarak ogrenmenin büyük katkısı var bana göre.Zaten bazı terimleri burda bize öğretilen gibi kullanmıyorlar.Yurt dışına çıkıp konuşarak ogrenmek çok faydalı olucaktır heralde.

GazI_9o9
02-08-2009, 18:55   |  #16  
GazI_9o9 avatarı
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
1,127 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008
Alıntı: İnternational Affairs  
Evet iyi düşündün benim seviye ADVANCED  ingilizcede ama daha da gelişmesini istiyorum...
Hiç ingilizce bilmiyormusun sen seviyen nedir?
Beğendim bravo hun.!

TuncaBozkurt
02-08-2009, 19:11   |  #17  
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
4,805 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Oca 2006
Alıntı: Selçuk İslamoğlu  
4. Yabancı arkadaşlar edinin. Bunların illa ana dili İngilizce olan kişiler olması gerekmez ama kolay kaçıp Türkçe konuşabileceğiniz birisi olmasın.
Eğer adınızı vermek istemiyorsanız omegle.com'u deneyebilirsiniz. Herhangi bir üyelik yok. Siteye girip Start a Chat butonuna tıklıyorsunuz, sistem sizi o sırada butona tıklamış biriyle eşleştiriyor. Sitede bol bol Hollandalı, Tayvanlı ve Türk var. Çin'den insanlara da sık sık rastlanabiliyor. Buradaki Türkler de bir Türk'le karşılaştıklarında çoğunlukla Türkçe konuşmak istiyorlar(Hakkını yemeyeyim, bir Türk'le İngilizce konuşmuştum). Nereli olduklarını soracaksanız önce siz sorun. Eğer karşıdaki sorarsa yanlış söyleyebilirsiniz. Veya direkt Cyprus deyin, karşınızdaki Türk çıkarsa Yunan numarası yaparsınız. Eğer "ben doğrudan şaşmam" derseniz de, karşınızdaki Türk çıktığında önce "Speak English" benzeri bir şey söyleyin, eğer kabul etmezse konuşmadan çıkın.

Veya istediğinizi yapın, çok da önemli değil aslındaGülüş

Feel Good
02-08-2009, 19:57   |  #18  
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
2,690 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Tem 2008
Alıntı: tuncab  
Eğer adınızı vermek istemiyorsanız omegle.com'u deneyebilirsiniz. Herhangi bir üyelik yok. Siteye girip Start a Chat butonuna tıklıyorsunuz, sistem sizi o sırada butona tıklamış biriyle eşleştiriyor. Sitede bol bol Hollandalı, Tayvanlı ve Türk var. Çin'den insanlara da sık sık rastlanabiliyor. Buradaki Türkler de bir Türk'le karşılaştıklarında çoğunlukla Türkçe konuşmak istiyorlar(Hakkını yemeyeyim, bir Türk'le İngilizce konuşmuştum). Nereli olduklarını soracaksanız önce siz sorun. Eğer karşıdaki sorarsa yanlış söyleyebilirsiniz. Veya direkt Cyprus deyin, karşınızdaki Türk çıkarsa Yunan numarası yaparsınız. Eğer "ben doğrudan şaşmam" derseniz de, karşınızdaki Türk çıktığında önce "Speak English" benzeri bir şey söyleyin, eğer kabul etmezse konuşmadan çıkın.

Veya istediğinizi yapın, çok da önemli değil aslındaGülüş

Orada da muhabbet hep aynı şekilde işliyor. Dolayısıyla sıkıyor. Konuşma hep m/f ile son buluyor =) Yani bana pek bir katkısı olmadı.