Yoğurtta domuz menşeili jelatin iddiası

viking20
21-06-2012, 19:48   |  #1  
viking20 avatarı
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 141
7,681 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: May 2006

 

Yoğurtta domuz menşeili jelatin iddiası


TÜKETİCİLER Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, Türkiye'de 'gıda terörünün' devam ettiğini, yoğurt üretiminde domuz menşeili ithal jelatin katkı maddesi kullanıldığını iddia etti. Dinç, ''Yoğurtlara kıvam arttırmak ve su tutması için jelatin katılmaktadır. Jelatin, domuzun deri veya kemiklerinin kaynatılmasıyla elde ediliyor. Normalde 2 litre sütten, 1 kilo yoğurt elde edilirken, jelatin katıldığında, 1 litre sütten 1 kilo yoğurt elde edilebiliyor'' dedi.

Mustafa Dinç, Tüketiciler Birliği olarak, sağlığa zararlı üretimlerin araştırılması ve kamuoyu ile paylaşılması konusunda yıllardan bu yana çalışmalarının devam ettiğini ve sonunda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın çalışmalarına kulak verip, ürün içinde farklı katkı maddesi bulunan firmaları teşhir ettiğini kaydetti.

Firmaların teşhir edilmesinin yeterli olmayacağını savunan Mustafa Dinç, "Teşhirin yanında para cezası ve halk sağlığıyla oynayan kişilere hapis cezaları da getirilmeli" dedi.

EKMEKTEKİ MÜCADELEMİZ MEYVESİNİ VERDİ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ekmek ile ilgili tebliğ hazırlandığını ve bunun da temmuz ayı itibariyle uygulamaya konulacağını vurgulayan Dinç, şunları söyledi:

"Tüketiciler Birliği olarak özellikle, ekmekte 2002 yılından beri yaptığımız çalışmalar meyvesini verdi. Temmuz ayından itibaren ekmek tebliği yürürlüğe girecek. Ekmekte beyazlatıcı madde olarak kanserojen içerikli BENZOİL PEROKSİT kullanılıyordu. Kabarık, kızarmış ve bayatlamaması için çeşitli katkı maddeleri konuluyordu. Bunların çoğu da halk sağlığına zararlı ürünlerdi. Biz de çalışmalarımızda hastalıkların yarısından fazlasının ekmekten kaynaklandığını gündeme taşımıştık. Bakanlığın yaptığı son çalışma ile tam buğday ekmeğinin üretilmesi zorunluluğu gündeme geldi. Artık BEYAZ  EKMEK üretilmeyecek."

Büyük gıda firmaların tamamında gıda mühendislerinin görev aldığını hatırlatan Mustafa Dinç, mühendislik fakültelerinde gıda mühendislerinin ürünlerin uzun ömürlü ve firmaya daha çok kar getirmesi için, katkı maddesi katılması teziyle yetiştiğini ifade etti. Dinç, bu nedenle eğitim sisteminin de değişmesi gerektiğini savundu. Dinç, bir çok katkı maddesinin Avrupa ülkelerinde yasaklandığını ama Türk mevzuatında uygun olduğunu kaydetti.

Yoğurt üretiminde domuz menşeili ithal jelatin katkı maddesi kullanıldığını iddia eden Mustafa Dinç, şu iddialarda bulundu: ''Yoğurtlara kıvam arttırmak ve su tutması için jelatin katılmaktadır. Jelatin, domuzun deri veya kemiklerinin kaynatılmasıyla elde ediliyor. Normalde 2 litre sütten, 1 kilo yoğurt elde edilirken, jelatin katıldığında, 1 litre sütten 1 kilo yoğurt elde edilebiliyor. Ayrıca yoğurt kaşıkla alındığında dağılmıyor. Katkı maddesiz köy yoğurtları ise kaşığa alındığında dağılır. Yoğurda katılan jelatini ithal ediyoruz. Çünkü sığır derisi ve kemiğinden 6 haftada içinde jelatin üretimi yapılıyor. Domuzdan 2 gün içinde jelatin elde ediliyor. Jelatini ise Türkiye'de üretilmiyor ve genellikle Amerika ile Avrupa'dan ithal ediyoruz. Orada domuz eti kullanıldığı içinde domuzdan jelatin elde ediyorlar."

"GIDA TERÖRÜ DEVAM EDİYOR "

Türkiye'de 'gıda terörünün' devam ettiğini belirten Mustafa Dinç, et ve ürünlerine koruyucu madde olarak nitrat ve nitritler katıldığını iddia ederken, şöyle konuştu: "Bunlar patlayıcı sektörü ve tarlaya gübre olarak kullanılmaktadır. Bunun da direkt mide kanseri yaptığı bilinmektedir. Ayrıca sebze ve meyvelerde tarımsal ilaçların atıkları kalmaktadır. Bunların bir kısmı meyve ve sebzenin bünyesine girmektedir. Bunların hasattan 15 gün önce kullanılması gerekir. Ama domates ve salatalık gibi ürünlerde ilaç kullanıldıktan 3-4 gün sonra hasat gerçekleştirilmektedir. Bu da ilaç daha ürünün bünyesinden uzaklaştırılmadan pazara ve tüketiciye sunulması demektir. Bu da ciddi kanser ve şeker hastalıklarına yol açmaktadır. Bunların tamamen yasaklanarak organik ilaçlara dönülmesi sağlanmalıdır."

Soğuk içecekler ve dondurma gibi serinletici gıdalarda da bir çok sağlığa zararlı katkı maddesi kullanıldığını kaydeden Mustafa Dinç, şunları söyledi: "Özelikle dondurmada süt ve salep gibi ana maddeler kullanılmayıp yerine aspartan ve sakarin gibi tatlandırıcılar ve süt tozu ile aromalar kullanılmaktadır. Portakal suyu diye içtiğiniz bir içeceğin içerisinde hiç bir şekilde portakal suyu olmayıp şeker ve portakal aromasından oluşmaktadır. Meyve suyu diye satılan bir çok üründe de benzer şekilde sadece su şeker ve aromadan oluştuğu görülmektedir. Bu da insanlarda kısa zamanda şeker hastalığına yol açtığı bilinmektedir. Son zamanlarda şeker hastalığının ilkokul yaşlarına kadar düştüğünü görmemiz bunun bir sebebidir."
Kaynak: burdan
------------
Ekmek Ürünlerinde Kullanılabilen Katkı Maddeleri:
Enzimler, E 300 Askorbik Asit(C vitamini), Bitkisel Yağlar, Emülgatörler(E 471-E477 Mono- ve digliseridler ve modifiye edilmiş formları), E 282 kalsiyum propiyonat, E 281 sodyum propiyonat, E 262 Sodyum diasetat, sirke, E 260 asetik asit, E 280 propiyonik asit, E 202 potasyum sorbat, E 200 sorbik asit, E 202 potasyum sorbat ve E 203 kalsiyum sorbat, E 283 potasyum sorbat, Şekerler (Sakaroz,Maltoz,Fruktoz,glukoz), E170 kalsiyum karbonat, E332 Potasyum sitrat, E481 Sodyum stearol-2-laktilat,E422 Gliserol (gliserin)
"Ayrıca, Daha beyaz görünen un elde etmek için, E928 benzoil peroksit ve E924 potasyum bromat gibi kanserojen ve alerjik maddeler beyazlatıcı olarak, E920 Sistain gibi insan saçından ve domuz kılından üretilen ve hacım artırıcı olarak kullanılan katkı maddeleri de söz konusudur." (Alıntı)
[Bizi biz yapan yaşam tarzımızda, ekmeğimiz de bugünkilerden çok farklı idi ve yaşamımızda saygın ve önemli bir yeri vardı. Bir zamanlar, içinde un, su ve tuzdan başka hiçbir katkı maddesi içermeyen mayalı ekmeklerimiz vardı... Tandırda pişirilen tandır ekmeklerimiz vardı... Bazlamalarmız vardı... Saçlarda pişirilip bütün kış boyunca hafif nemlendirildikten sonra yediğimiz yufka ekmeklerimiz vardı...Bunların çoğunu şehirlerimizde yaşarken başımıza musallat edilen modern hayat uğruna kaybettik. Şimdilerde Anadolumuzun birçok yörelerinde köy ve kasabalarında bu ekmekleri yapan şanslı aileler az da olsa bulunmaktadır.](Alıntı)
Kaynak: burdan

Son Düzenleme: viking20 ~ 22 Haziran 2012 10:39
anarxia
21-06-2012, 20:35   |  #2  
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 41
663 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Nis 2011

bizden habersiz olarak bize yedirdikleri şeyleri tam olarak bilsek kendimizden iğreniriz. domuz yediğine şükret :=)

viking20
21-06-2012, 20:44   |  #3  
viking20 avatarı
OP Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 141
7,681 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: May 2006

hmm,çok haklısın onu bende biliyorum da forum ortamında daha fazla moral bozucu olmayayım dedim.Katgın için teşekkür ederim.Eskiden 10-12 saatde gidilen mesafeler 2-3 saate düşecek,hibrit veya elektrikli otolara bineceğiz,en ileri düzey cep telf. bilg. tv ler  kullanacağız,en modern evlerde oturacağız ,her yere ucuz tarifeli uçaklar olacak ...vs ,ama korkarım galiba sağlığımız olmayacak.Tüm özlemimiz aslında büyüklerimizin,atalarımızın o el atılmamış,kirletilmemiş,oynanmamış güzel sağlıklı günlerine dönüş .Sağlığımızdan olarak sahte cennetlerde yaşamak istemiyorum.
Nisasta Bazli Şeker [NBŞ] Alarmı
https://www.chip.com.tr/forum/nis ... alarmi_t195173.html
Mandalina Yetiştiriçiliği
https://www.chip.com.tr/forum/man ... 17.html?ynt=1202003
MSG {Çin Tuzu }denen zehir.
https://www.chip.com.tr/forum/msg ... -zehir_t238373.html
Kola içince ilk bir saat içinde vücudmuzda olanlar
https://www.chip.com.tr/forum/kol ... lanlar_t153153.html
Kanseri insan yarattı!
https://www.chip.com.tr/forum/kanseri-insan-yaratti_t182156.html

Son Düzenleme: viking20 ~ 22 Haziran 2012 10:35
okinkurt
21-06-2012, 21:32   |  #4  
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 307
4,897 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Ara 2010

En iyisi yoğurdu kendin yapıcan :D köy yoğurdu süper oluyor hazır yogurtlar berbat :/

mladenbmv
21-06-2012, 21:55   |  #5  
mladenbmv avatarı
Yıllanmış Üye
Teşekkür Sayısı: 0
497 mesaj
Kayıt Tarihi:Kayıt: Eyl 2007

o tarz üşkağıtçılıklar her gıda işinde oluyor bu gerçek ilk giden partiyi iyi sağlıklı göndeririz sonra içine kat ne katabilirsen nasıl olsa gidipte mağazalardan alıp ta denetleyen yok .şampuan deterjan da da öyle adamlar üretiyor diyorlar büyük marketlere işte biz bunu şu tarihte aldık ucuzdan şimdi size ucuz fiyattan veriyoruz diye satıyorlar sonra sende kullanıyon kaliteli marka diye bir bakıyorsun kepek yapmaz yazna şampuanda kepek yapıyor ve saç döküyor.