Apartment No 129 incelemesi: Gerçek olay iddiası, paranormallik ve bol jumpscare…
Korku oyunları milli oyun türümüz olma yolunda ilerliyor. Apartment No 129 da iyi bir çıkış noktası yakalamış ama oyun biraz aceleye gelmiş gibi duruyor.
Bağımsız korku oyunları söz konusu olduğunda beklentiyi doğru ayarlamak şart. Türün deneyimli oyuncuları bilir. Bazen tek bir iyi fikir, teknik kusurları unutturur. Batuhan Gündüz’ün önceki projelerinde de bu çabanın izlerini görmüştük. Ancak Apartment No 129, geliştiricinin geçmişte başardıklarının yanında oldukça sönük kalıyor. Önceki işlerinde atmosfer kurma konusunda daha istekli bir yaklaşım varken, bu oyunda o özenin yerini sanki acelecilik almış gibi duruyor.
Bu tarz psikolojik korku oyunlarına bir kaç yıldır yeni ilgi göstermeye başladığımı söyleyebilirim. Benzer yapımlar arasında kıyas yaparken beklentim devrim değil, tutarlılık oluyor. Apartment No 129’u oynarken sık sık “Bu fikir aslında fena değilmiş” deyip ardından kaçan potansiyele üzüldüğüm anlar oldu. Oyun korkutmaktan çok sabır testi gibi. Korku oyunlarında gerilim oyuncuyu içine çekmeli, burada tam o hissi alamadım.
Gerçek olay dediler, merak ettik
Oyunun çıkış noktası 2009’da geçtiği iddia edilen esrarengiz bir olay. Ankara’daki 129 numaralı apartmanda yaşayan iki genç kızın, mumlarla yapılan gizemli bir ritüel sırasında hayatını kaybettiği söyleniyor. Görgü tanıkları şiddetli bir sarsıntıdan bahsediyor ama resmi kayıtlarda tek bir deprem izi yok. Sonuç olarak bina boşaltılıyor ve kaderine terk ediliyor. Kulağa hoş geliyor, hatta sağlam bir korku zemini var ama iş uygulamaya gelince o gizem hızla dağılıyor.
Emir abi içeri girme diyoruz
Günümüze geldiğimizde, oyunda kontrol ettiğimiz karakter Emir, doğaüstü olayların peşinden koşan bir içerik üreticisi. Şüpheci ama cesur. Apartmana giriyor, yaşananlara tanıklık ediyor ama karakter derinliği neredeyse sıfır. Başına gelenler onu pek etkilemiyor, daha çok bir kamera gibi. Olup biteni gösteriyor ama hissettirmiyor. Dolayısıla biz de onunla bağ kurmakta zorlanıyoruz.