Monster'ın masaüstü bilgisayarı Monster Tulpar TD3 V1.1.5 nasıl? Test ettik!
Monster’ın uzun zamandır beklenen masaüstü platformuna yakından bakıyoruz. İşte Monster Tulpar TD3 V1.1.5 hakkında tüm bilmeniz gerekenler.
Monster Bilgisayar, uzun zamandır beklenen masaüstü oyun bilgisayarlarını sonunda oyun severlerle buluşturdu. Biz de bir süredir merakla beklediğimiz modellerden biri olan Tulpar TD3 V1.1.5 ile birlikteyiz. Bu incelemede yalnızca donanım listesinin ne kadar güçlü olduğuna değil; bu masaüstü sistemin gerçek kullanımda nasıl bir karakter sunduğuna, masanın üzerinde nasıl bir his bıraktığına ve uzun süreli kullanımda güven verip vermediğine odaklanıyoruz.
Evet, Monster markası bugüne kadar oyuncuların zihninde daha çok dizüstü bilgisayarlarla yer etti. Taşınabilirlik, güçlü donanım ve geniş servis ağı, bu algının temel taşlarıydı. Ancak masaüstü bilgisayar, hala performansın en saf, en filtresiz hali olarak kabul ediliyor. Daha rahat soğuyan bileşenler, daha stabil güç dağılımı, yükseltmeye açık yapı ve yıllarca aynı platform üzerinde kalabilme fikri... Tulpar TD3 V1.1.5, Monster’ın masaüstü dünyasına nasıl baktığını göstermesi açısından önemli bir model.
Bu yüzden bu yazıda “şu parça var, bu parça var”dan çok; bu sistemle yaşamak nasıl bir deneyim, oyun oynarken ne hissediyorsunuz, masanın üzerindeki varlığı ne anlatıyor sorularına cevap arayacağız. Ama önce tasarım...
Tasarım ve Kasa
Tulpar TD3 V1.1.5 temperli cam paneliyle sistemin içini sergileyen bir tasarıma sahip. RGB ışıklandırmalarıyla beraber tam bir oyuncu olduğunu ortaya koyuyor. Yan ve üst panelde kullanılan mesh yapı da hava akışının düzgün yapılabilmesini sağlıyor.
Kasa içerisinde yer alan ARGB fanlar, oyuncuların hoşuna gidecek bir detay. Şeffaf tasarımla berabe zaten renkler ve efektlerle kasa dikkat çekici bir objeye dönüşebiliyor. Bu ışıklandırmayı Monster Sync üzerinden detaylıca ayarlayabiliyor olmanız güzel; fakat RGB’yle hiç uğraşmak istemeyenler için kasa üzerindeki fiziksel kontrol düğmesi de kıymetli bir detay.
Kasa içi düzen konusunda da Tulpar TD3 güven veren bir iş çıkarıyor. Kablolar ortada değil, hava akışını bozan bir karmaşa yok. Bu hem görsel anlamda daha temiz bir yapı sunuyor hem de uzun vadede sistemin serin ve stabil çalışmasına katkı sağlıyor. Kısacası TD3’ün kasası, masaüstü tarafında temiz, görsel açıdan güzel görünen bir karaktere sahip. Bu arada kasa seçeneği olarak siyah ve beyaz olarak sunulduğu bilgisini de verelim.
Monster Ekosistemi
Şimdi bu noktada daha fazla detaya girmeden kısa bir parantez açalım, çünkü burası önemli: Tulpar TD3 V1.1.5; Monster’ın masaüstü sistemler için sunduğu 4 yıl garanti, ömür boyu ücretsiz bakım hizmeti ve tam sistem garantisiyle geliyor. Ayrıca ilk 15 gün koşulsuz iade seçeneği de mevcut. Biliyorsunuz Monster Bilgisayar, dizüstü bilgisayarlarında da bu avantajları sunuyordu, elbette aynı destekten masaüstü bilgisayarlarında da faydalanabiliyorsuz. PC gibi uzun soluklu bir yatırım söz konusu olduğunda, bu tür detayların varlığını bilmek önemli.
Bu arada Monster tarafında ödeme seçenekleri de masaüstü sistemler için erişilebilirliği artıracak şekilde çeşitlendirilmiş. Vinov iş birliğiyle sunulan “Şimdi Al, Sonra Öde” modeli sayesinde, satın alma sonrası ödemeyi ileri bir tarihe ertelemek ya da kişisel bütçeye uygun şekilde taksitlendirmek mümkün. Kredi kartı zorunluluğu olmadan sunulan bu yapı, masaüstü bilgisayar gibi daha uzun vadeli yatırımlar için alternatif bir ödeme planı arayan kullanıcılar açısından pratik bir seçenek oluşturuyor. Bu da oyun severler için güzel haber.
Platformun Temeli: Dengeli Kurulmuş Bir Sistem
Evet, şimdi gelelim platformun teknik kadrosuna, güç veren bileşenlerine. Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor: Monster Bilgisayar, kendi sistemlerinde kullandığı anahtar bileşenleri Monster’a özel yapılandırmalarla bir araya getiriyor.
Baktığımızda, bu sistemin temelini oluşturan B850 Gaming WiFi anakart, AMD B850 yonga seti üzerine inşa edilmiş ve Monster’a özel BIOS ile yapılandırılmış bir model olarak karşımıza çıkıyor. Aynı şekilde sistemde yer alan Radeon RX 9070 XT ekran kartı da AMD’nin GPU mimarisini temel alan, Monster tarafından markalanmış ve yazılımsal olarak özelleştirilmiş bir OEM çözümü olarak sunuluyor.
Diğer yandan işlemciyi soğutan 240 mm sıvı soğutma çözümü, Monster logolu ve sistem uyumu gözetilerek tercih edilen özel bir yapı sunarken, kasamız da yine Monster’a özel tasarımıyla bu platformun genel karakterini tamamlıyor.
Evet, dönelim sisteme: Tulpar TD3 V1.1.5’in genel karakterini belirleyen şey, tek bir parçanın çok güçlü olmasından ziyade, parçaların birbirini yormadan çalışması. Sistemin merkezinde yer alan Ryzen 7 9700X, tam da bu dengeyi kurmak için seçilmiş bir işlemci gibi duruyor. Sekiz çekirdekli bu işlemci, ne “sınırları zorlayayım” diyor ne de sistemi geride tutuyor. Oyun oynarken ekran kartının önüne geçmeye çalışmıyor; arka planda sessizce işini yapıyor.