Tarih böyle yazılsaydı ne olurdu? İzledikten sonra uzun süre akıldan çıkmayan 5 dizi
Alternatif tarih temasını işleyen en dikkat çekici 5 dizi bir araya geldi. II. Dünya Savaşı'ndan uzay yarışına kadar birçok tarihi olayın farklı sonuçlarını anlatan yapımlar dikkat çekiyor.
Bazen gerçek dünyadan uzaklaşıp tarihin farklı ilerlediği bir evrene bakmak ilgi çekici olabilir. Alternatif tarih dizileri de tam olarak bunu yapıyor. Küçük bir kararın ya da tek bir olayın değişmesiyle dünyanın nasıl farklı bir noktaya gelebileceğini gösteriyor.
Bu tür yapımlar sadece "ya şöyle olsaydı?" sorusuna cevap aramıyor. Aynı zamanda geçmişte yaşanan olayları bugünün bakış açısıyla yeniden ele alıyor. Bazıları romantik bir hikaye anlatırken, çoğu II. Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve uzay yarışı gibi tarihi dönüm noktalarını farklı senaryolarla ekrana taşıyor.
Alternatif tarih türüne ilgi duyanlar için öne çıkan beş dizi şu şekilde sıralanıyor.
The Plot Against America
HBO imzalı The Plot Against America, 1940 seçimlerinde ünlü pilot Charles Lindbergh'in ABD başkanı seçildiği bir senaryoyu anlatıyor. Dizi, göçmen karşıtı politikaların ve Yahudi karşıtlığının giderek güç kazandığı bir Amerika'yı ekrana taşıyor.
Hikaye 1940 ile 1942 yılları arasında geçiyor. Ülke içindeki siyasi gerilim büyürken ABD, Adolf Hitler'e yakın bir çizgi izliyor ve yönetim giderek baskıcı bir yapıya dönüşüyor. Dizi finalinde seçimin sonucunu göstermiyor. Böylece izleyiciye farklı ihtimalleri değerlendirme fırsatı bırakıyor.
Yapım, Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 87, izleyicilerden ise yüzde 73 puan aldı. Özellikle günümüz siyasi tartışmalarıyla kurduğu benzerlikler nedeniyle dikkat çekti.
SS-GB
SS-GB, II. Dünya Savaşı'nın farklı sonuçlandığı bir başka senaryoya odaklanıyor. Bu kez Almanya'nın 1941 yılında Birleşik Krallık'ı işgal ettiği bir dünya anlatılıyor.
Gerçek tarihte Müttefik Devletler arasında yer alan İngiltere, dizide Winston Churchill suikastının ardından Almanya'nın kontrolüne giriyor. ABD'nin destek vermemesi ve Sovyetler Birliği'nin farklı bir politika izlemesi de bu tabloyu tamamlıyor.
Dizinin merkezinde Scotland Yard dedektifi Douglas Archer yer alıyor. Archer, direniş hareketiyle bağlantılı görünen bir cinayeti araştırırken işgal altındaki ülkenin siyasi yapısını ve savaşın farklı yönlerini de ortaya çıkarıyor.
Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 89, izleyicilerden ise yüzde 92 puan alan yapım, polisiye hikayesiyle alternatif tarih türüne farklı bir yaklaşım getiriyor.
For All Mankind
Uzay yarışının kazananı Sovyetler olsaydı
Apple TV+ dizisi For All Mankind, tarihin en önemli rekabetlerinden biri olan uzay yarışını farklı bir sonla yeniden yazıyor. Bu evrende Ay'a ilk ayak basan ülke ABD değil, Sovyetler Birliği oluyor.
Bu gelişmenin ardından NASA, hem bilimsel alanda hem de kamuoyu desteğinde geride kalmamak için yeni projeler geliştiriyor. Kadın astronot programı da bu süreçte devreye giriyor.
Dizi ilerledikçe Ay'da ve Mars'ta kurulan üsler ile insanlığın uzay yolculuğu daha da genişliyor. Hikaye, uzay keşfinin sınırlarının nereye kadar uzanabileceğini sorguluyor.
Beş sezon boyunca Rotten Tomatoes'ta ortalama yüzde 91 eleştirmen puanı alan yapım, alternatif tarih türünün en başarılı örnekleri arasında gösteriliyor.