Türkiye'deki ilk bilim kurgu dizisi oydu: Adeta bir nesli ürpertti...
Bugün hayatımızda onlarca televizyon kanalı, dijital platformlar, video platformları var... Türkiye'nin ilk yerli bilim kurgu dizisi denemesi ise tek kanallı bir dönemde yapılmış ve adeta bir nesli ürkütmüştü. Yıl 1987
Türkiye'de günlük düzenli televizyon yayınlarına 1974 yılında başlandı. 1984'den yılından itibaren tümüyle renkli yayına geçildi. TRT 1'in ardından resmi olarak 1986 yılında ikinci kanal TRT2 hayata geçti. TRT GAP 1989 yılında 3. kanal olarak yayın hayatına başlayacaktı. Özel televizyonların hayatımıza girmesi ise ancak 1990 yılında olacaktı.
İLK YERLİ BİLİM KURGU
1980’lerin sonunda, Türkiye televizyon tarihinde o güne dek eşi benzeri görülmemiş bir yapım ekrana geldi. 1987 yılında yayınlanan dizi bir kuşak için oldukça sarsıcıydı.
Muhtemelen 80'lerde televizyon açan herkesin gördüğü o dizi psikolojik gerilim unsurları ağır bassa da bilimkurgu türünde bir ilk örnekti. Hem konusu hem de atmosferiyle bir nesli derinden etkiledi. Belki de çok sayıda çocuk için hayatları boyunca hatırlayacakları kadar ürkütücüydü.
Ahmet Mekin'in düşünen adam pozu hafızalara kazınacaktı.
Yapımcılığını Bahattin Özcan’ın yaptığı dizi, Türk televizyonculuğunda bilim kurgu öğelerini kullanan ilk yerli yapım olarak tarihe geçti.
PSİKOLOJİ, GERİLİM...
Psikolojik unsurlar, gerilim ve bilim kurgunun bir araya geldiği bu dizi Kavanoz'daki Adam'dı. 5 bölümlük dizi Faik Baysal’ın aynı adlı tiyatro eserinden uyarlandı. Mini dizinin yönetmenliğini Mesut Uçakan üstlendi. Başrollerde Ahmet Metin, Metin ve Nevra Serezli vardı.
KAVANOZDAKİ ADAM'IN KONUSU
Dizinin merkezinde, ünlü bir yazar olan Semih Şerifoğlu yer alıyor. Geçirdiği beyin tümörü nedeniyle ölümle yüzleşen Semih, deneysel bir ameliyatla kurtarılmaya çalışılır: bir köylüye ait olan Mehmet Ekinci’nin beyni onun bedenine nakledilir. Ancak Semih’in bedeni artık ona ait değildir; içinde başka birinin geçmişi, öfkesi ve hafızası uyanmaktadır. Yeni Semih, kendi benliğini yavaş yavaş yitirirken, kan davası sonucu öldürülen Mehmet’in geçmişi bedende hâkimiyet kurar.