Dünyada sadece tek bir tane kalan ağaç için ölümü göze alıyorlar

Şili açıklarındaki sarp bir volkanik adada, insanlığın doğaya karşı borcunu ödemek için nefes kesen bir operasyon başladı. Uçurumun kenarında halatlara bağlı şekilde hayata tutunmaya çalışan o son canlının laboratuvardan gelen müjdeli haberi, tüm bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.

Dünyada sadece tek bir tane kalan ağaç için ölümü göze alıyorlar

Sarp volkanik kayalıklar ve metrelerce yükseklikteki uçurumlar, şu günlerde tıp ve botanik dünyasının kalbinin attığı bir kurtarma operasyonuna sahne oluyor. Şili ana karasına yüzlerce kilometre uzakta bulunan Robinson Crusoe Adası'nın dik yamaçlarında, doğada sadece tek bir örneği kalmış olan özel bir bitki türü var.

İsmi Dendroseris neriifolia olan bu ağaç, insan faaliyetleri, istilacı türler ve erozyon yüzünden yok oluşun tam eşiğinde. Şili Ulusal Orman Kurumu korucuları, kırılıp düşmesini engellemek adına bu son ağacı halatlarla uçuruma sabitledi. İşte o sarp kayalıklarda, adanın ikonik bitkisini geleceğe taşımak adına kelimenin tam anlamıyla hayati bir mücadele yürütülüyor.

Bu nadide ağaçtan nesli devam ettirecek parçaları toplamak büyük bir cesaret gerektiriyor. Ekipler, sarp araziye ulaşmak için saatler süren zorlu yürüyüşlerin ardından uçurumlara tırmanmak zorunda. Her yıl mart ayı geldiğinde, görevliler halatlarla boşluğa sarkarak olgunlaşan tohumları özel ağlarla yakalıyor. Toplanan bu tohumlar, küresel bir operasyon kapsamında İngiltere'deki Millennium Tohum Bankası'na ulaştırıldı. Laboratuvarda gerçekleştirilen röntgen analizleri ise harika bir sonucu ortaya koydu. Gönderilen örneklerin büyük bir kısmı canlanma potansiyeline sahip. Hatta şu an laboratuvar ortamında yedi küçük fide kök salarak büyümeye başladı bile. Uzmanlar, bu fideler çiçeklendiğinde daha fazla tohum elde etmeyi ve türün üzerindeki büyük riski yok etmeyi hedefliyor.

Tek bir ağacın genetik yalnızlığı

İtalyan botanikçi Carlo Bertero tarafından 1830'lu yıllarda tanımlanan bitki, aslında 19. yüzyılın sonuna kadar adada sıkça görülüyordu. 1980 yılındaki araştırmalarda boyu 5 metreyi bulan yedi ağaç tespit edilmiş olsa da bugün o aileden geriye sadece bu sarp uçurumdaki tek bir üye kaldı.

Botanisyenler, tek bir bitki kalması sebebiyle genetik çeşitliliğin azalmasından ve biyolojik zayıflıklardan endişe duyuyor. Kendi kendini dölleme yeteneği bulunsa da sınırlı dal sayısı yüzünden üretkenliği oldukça düşük seyrediyor. Tohum bankaları tam da bu noktada, doğadaki ağacın başına gelebilecek felaketlere karşı bir sigorta görevine sahip.

İlerleyen süreçte dron gibi teknolojilerin kullanılması planlansa da şimdilik bu son sığınak insan gücüyle korunuyor. Bilim insanlarının nihai hedefi ise bu bitkiyi bir gün yeniden ana vatanının topraklarında özgürce çoğaltabilmek.