Google'a Epstein şoku: Yapay zekanın ifşa ettiği veriler mahkemelik oldu

Epstein davasında kimlikleri yanlışlıkla paylaşılan mağdurlar, Google'ın yapay zeka özelliklerinin bu bilgileri yaymaya devam ettiğini savunuyor. Diğer yapay zeka araçları sessiz kalırken Google’ın verileri silmemesi, şirketi milyarlık tazminat davalarıyla karşı karşıya bırakabilir.

Google'a Epstein şoku: Yapay zekanın ifşa ettiği veriler mahkemelik oldu

Yapay zeka teknolojilerinin bilgiye erişimi hızlandırması beklenirken, Google’ın yapay zeka özellikleri bu kez oldukça ağır bir suçlamayla karşı karşıya. Jeffrey Epstein davasının mağdurlarından biri, teknoloji devine karşı toplu dava açarak kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde yayıldığını iddia etti.

Kaliforniya Kuzey Bölge Mahkemesine sunulan dilekçe, hassas verilerin korunmasındaki başarısızlığı ve bu durumun mağdurlar üzerinde yarattığı yeni travmaları gün yüzüne çıkarıyor. Süreç, ABD Adalet Bakanlığının Epstein davasına ait 3 milyondan fazla sayfalık delil dosyasını kamuoyuna açma kararıyla başladı. Ancak bu devasa veri setinin paylaşımı sırasında ciddi hatalar yapıldı. Bazı suçluların isimleri gizlenirken, cinsel istismar mağdurlarının kimlikleri yanlışlıkla açık bırakıldı. Hükümet hatayı fark edip belgeleri geri çekse de Google’ın yapay zekası bu bilgileri çoktan hafızasına almıştı. Davacı "Jane Doe", hükümet verileri silmesine rağmen Google’ın bu mahrem bilgileri sunmaya devam ettiğini iddia ediyor.

Yapay zeka sadece bir arama motoru mu?

Davanın en can alıcı noktasını, yapay zekanın bilgiyi sadece bulmakla kalmayıp adeta yeniden üretmesi oluşturuyor. İddiaya göre, mağdurların isimleri aratıldığında Google’ın sistemi; tam isimleri, iletişim bilgilerini, ikamet edilen şehirleri ve Epstein ile olan bağlantıları açıkça sergiledi. Hatta sistemin, mağdurlara tek tıkla e-posta gönderilmesini sağlayan bağlantılar bile oluşturduğu öne sürülüyor. Son iki ayda yapılan uyarıya rağmen Google’ın bu içerikleri kaldırmayı reddettiği belirtiliyor. Dikkat çeken bir diğer detay ise ChatGPT, Claude ve Perplexity gibi platformların aynı testlerde hiçbir mağdur bilgisini paylaşmaması.

Bu hukuki mücadele, teknoloji devlerinin çevrimiçi içeriklerden ne derece sorumlu tutulabileceği konusundaki tartışmaları da alevlendirmiş durumda. Mevcut yasalara göre şirketler, üçüncü taraflarca paylaşılan içeriklerden doğrudan sorumlu tutulmuyor. Ancak davacılar, yapay zekanın tarafsız bir arama motoru olmadığını, aksine aktif bir içerik üreticisi haline geldiğini savunarak bu koruma kalkanının delinmesini istiyor.

Senato kanadından gelen açıklamalar da yapay zeka botlarının mevcut yasal korumalar kapsamında olmayabileceği sinyalini verdi. Bu dava, yapay zekanın yasal sınırlarının belirlenmesinde kritik bir rol oynayacak.