Star Wars evreninin en ikonik karakterlerinden Han Solo, aslında “Return of the Jedi” filminde hayatta kalmak zorunda değildi. İlk planlarda Solo’nun hikâyesi çok daha erken bitiyordu. Hatta taslaklara göre film içinde öldürülmesi düşünülüyordu.
Bu karar uygulanmış olsaydı, orijinal üçlemenin finali çok daha sert bir tona sahip olacaktı.
Yapımcı Gary Kurtz’un bakışı
“Star Wars” ve “The Empire Strikes Back” filmlerinin yapımcısı Gary Kurtz, bu değişikliğe karşı çıkan isimlerden biriydi. Ona göre Han Solo’nun ölümü hikâyeyi daha güçlü ve etkili bir noktaya taşıyacaktı.
Kurtz’un anlattığına göre ilk plan şuydu: Han Solo filmin başında kurtarılacak, ardından orta bölümde bir baskın sırasında ölecekti. Ancak George Lucas bu fikri değiştirdi ve ana karakterlerin ölmesini istemedi.
Ticari kaygılar ve değişen karar
Kurtz’a göre bu değişimin arkasında sadece hikâye değil, ticari nedenler de vardı. O dönemde Star Wars oyuncakları büyük satış yapıyordu ve ana karakterlerin hayatta kalması bu pazarı doğrudan etkiliyordu.
Bu fikir ayrılığı zamanla büyüdü. Kurtz, Death Star’ın yeniden inşa edilmesi gibi yaratıcı kararlarla da aynı çizgide olmadığını söyledi ve projeden ayrılma noktasına geldi.
Alternatif final: Western tonu
Kurtz’un aklındaki final, mutlu bir kutlama sahnesi yerine daha ağır bir sonuç içeriyordu. Rebel Alliance savaşı kazanıyordu ama her şey eskisi kadar iyi olmuyordu.
Leia’nın liderlik rolüne geçtiği, Luke Skywalker’ın ise tek başına yola çıktığı bir son düşünülüyordu. Bu Luke, klasik bir kahramandan çok yalnız bir gezgin gibiydi. Yani daha çok eski western filmlerindeki “tek başına dolaşan adam” havası vardı.
Bu yaklaşım, bugünkü “The Last Jedi” filminde gördüğümüz Luke karakterine de biraz benziyor.
Bugünle bağlantı
Eğer o dönem Kurtz’un planı kabul edilseydi, Star Wars evreni daha karanlık ve daha az “mutlu son” odaklı bir çizgiye gidebilirdi. Final üçlemesinin bazı kararları da muhtemelen farklı şekillenirdi.
Ama bu gerçekleşmedi. Seri, büyük bir zafer sahnesi ve “Ewok kutlaması” ile kapandı. Bu da Star Wars’un popüler kültürdeki yerini belirleyen unsurlardan biri oldu.