Okyanustan çıkan ölümsüzlük şifresi: Kopan parçalar 3 yıldır ölmüyor

Yıllardır tıp ve kozmetik sektöründe tartışma konusu olan canlı hayvan deneyleri tarih olmak üzere. Bilim dünyasının su altından izole ettiği özel bir doku modeli, canlılara hiçbir zarar vermeden laboratuvarlarda yıllarca yaşatılabilecek yeni bir yöntemin kapısını araladı.

Okyanustan çıkan ölümsüzlük şifresi: Kopan parçalar 3 yıldır ölmüyor

Tıp ve kozmetik dünyasında yürütülen biyolojik testler, uzun yıllardır canlı hayvanların kobay olarak kullanılması sebebiyle büyük etik tartışmaları beraberinde getiriyor. Ancak su altı dünyasından gelen son veriler, bu zorunluluğu tamamen ortadan kaldıracak cinsten.

Kanada’daki Newfoundland Memorial Üniversitesinden araştırmacı Sara Jobson ve ekibi, okyanus derinliklerinden elde edilen dokuların canlı bir organizmaya ihtiyaç duymadan yaşayabildiğini kanıtladı. Canlı bir hayvana zarar vermeden alınacak küçük bir parçanın laboratuvarda tek başına yıllarca yaşatılabilmesi, insanlık için yeni bir deneysel modelin doğuşu anlamına geliyor. Bilim insanları, bu ölümsüz doku modelleri sayesinde gelecekte biyolojik testlerde canlı hayvanları tamamen devre dışı bırakmayı planlıyor.

Doğada kertenkele gibi bazı canlıların tehlike anında kuyruklarını bıraktığı bilinir. Fakat kopan o parça birkaç dakika içinde canlılığını yitirir. Kuzey Atlantik sularında yaşayan "Psolus fabricii" türü deniz hıyarında ise durum tamamen farklı. Bu canlıdan kesilerek ayrılan küçük doku parçaları, tam üç yılı aşkın süredir laboratuvar ortamında bağımsız birer biyolojik birim olarak hayatını sürdürüyor. Üstelik ayrılan dokular sadece kendi iç rezervlerini tüketmekle kalmıyor; hücre bölünmesi ve bağışıklık sistemi gibi hayati süreçleri de aktif şekilde yürütüyor. Science Advances dergisinde detayları paylaşılan araştırmaya göre, bu parçalar kendilerini yeniden eksiksiz bir deniz hıyarına dönüştürmek için uğraşmıyor. Aksine, mevcut yeni halleriyle hayatta kalabilmek için dokularını sıfırdan yapılandırıyor.

Organ yenilemenin ötesindeki biyolojik güç

Deniz hıyarlarının organ yenileme yeteneği biyologlar tarafından uzun zamandır biliniyor. Bazı türler tehlike anında tüm sindirim sistemini düşmanına fırlatıp kaçar ve sonrasında kendine sıfırdan bir mide üretebilir. Hatta kafasını koparıp yepyeni bir beden büyüten türler bile mevcut. Ancak bugüne kadar, hayvandan ayrılan dokuların doğrudan öleceği varsayılıyordu. Psolus fabricii türünün epidermal, bağ doku, sinir ve kas hücreleri bu varsayımı tamamen çürüttü.

Araştırmanın en gizemli yönü ise bu doku parçalarının herhangi bir ağız ya da sindirim sistemine ihtiyaç duymadan beslenmeyi başarması. Küçük doku yumruları, hayatta kalmak için ihtiyaç duydukları besini doğrudan deniz suyunda çözünmüş maddeleri emerek karşılıyor. Yakın akraba olan diğer türlerle yapılan benzer deneylerde hiçbir doku bu kadar uzun süre canlı kalamadı. Uzmanlar, bu özel türün dokularında bakteriyel istilayı ve çürümeyi engelleyen çok güçlü biyosentetik bileşikler barındırdığını tahmin ediyor. Hücresel yaşlanma ve doku ölümsüzlüğü kavramına bakışımızı değiştiren bu canlılık, bilim dünyasında hayranlıkla takip ediliyor.